Dersaneye gitme oranı yüzde 8
25 Ocak 2013 14:43
Avrupa Dershaneciler Birliği Türkiye Temsilcisi İbrahim Taşel, ülkemizde dersaneye gitme oranının yüzde 8 olduğunu açıkladı.

Avrupa Dershaneciler Birliği Türkiye Temsilcisi İbrahim Taşel, ülkemizde dersaneye gitme oranının yüzde 8 olduğunu açıkladı.

Avrupa Dershaneciler Birliği’nin (ENES) Berlin Eyalet Meclisi 5’inci toplantısında, Türk dersaneciler yabancı meslektaşlarıyla biraraya geldi. ENES Türkiye Temsilcisi İbrahim Taşel, toplantıda yaptığı konuşmada, “Dershaneler “özel ders” gibi pahalı bir eğitimin masrafını kişilere bölerek ucuzlatan ve özel ders imkanından daha çok kişinin yararlanmasını sağlayan kuruluşlardır” dedi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Alman Yeşiller Partisi ve Berlin Eyaleti Eğitim Komisyonu üyesi milletvekili Özcan Mutlu, sadece Almanya’da çocukların özel dersine 1.5 milyar dolar harcandığını söyleyerek, “Bu eğitimden beklentinin artması ile doğru orantılı bir durumdur” dedi. Dershaneleri eşitlik getiren kurumlar olarak gördüklerini belirten Mutlu, şöyle devam etti: “Mali durumu kötü olanları iyileştirmek için dershaneler büyük destek. Eğitim sistemi çoğu zaman yetersiz kalıyor. Devletin eğitim sistemi tüm çocuklara eşit şans tanımadığı için dershanelerin rolü artıyor.” Mutlu, Avrupa Birliği genelinde takviye dersler için 5 milyar Euro harcandığını, Almanya’da ise 1.5 milyar Euro takviye derse ayrıldığını aktardı.

Dershanelerin Türkiye’de tartışıldığı bir dönemde bu toplantının AB’nin en önemli başkenti Berlin’de yapılmasının çok önemli olduğunu söyleyen Dünya Eğitim Girişimcileri Derneği ve TÖDER Başkanı Enver Yücel ise “Eğitim tarihten bu yana büyük değişimler geçiriyor. Biz bu koşullarda eğitimin sadece devlet eliyle yapılmasının mümkün olmadığına inanıyoruz” dedi.

"TÜRKİYE'DE DERSANEYE GİTME ORANI YÜZDE 8"

Yücel, Japonya’da dershaneye gitme oranının yüzde 80, Türkiye’de ise yüzde 8 olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Türkiye’de dershanelerle ilgili tartışmanın yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Başbakanın söylediği ve hedeflediğinin doğru anlaşılmadığı kanaatindeyim. Başbakan okulların seviyesini eşitleyip bütün öğrencilere eşit kalitede eğitim sunmaktan bahsediyor. Bu düşünceyi kim desteklemez ki! Bu konuda devlet veya özel herkes üstüne düşeni yapmalıdır.”

Yunanistan Dershaneciler Birliği Başkanı George Hagitegas ise Yunanistan’da 3 bin dershane olduğunu söyledi. Hagitegas “Yunanistan’da öğrencilerin yüzde 80’i dershanelere gidiyor. ENES Türkiye’de son zamanlarda başlayan tartışmalarda dershanelere destek olacaktır. Eğitimde kısıtlama olmamalı. Dershanelerin devam edeceğine inanıyorum” dedi.

Alman Dershaneler Birliği adına konuşan Cornelia Sussieck de şu bilgileri verdi: “Almanya’da öğrencilere takviye ders veren kurumlar ilkokuldan başlayarak eğitime destek sağlıyor. Almanya artık bu kurumlardan daha fazla nasıl yardım alacağını konuşuyor. Almanya’da her yıl 250 bin öğrenci sınıfta kalıyor. 400 bin çocuk okuldan geç mezun oluyor. Bunun telafisi için 16 bin eğitimci çalışıyor bunun maliyeti Almanya’ya yıllık 1.2 milyar Euro’dur. Bunun yarattığı kayıp 7 milyar Euro’dur. Bu kaybı önlememiz lazım. Bu öğrencilerin başarısızlığını gidermek için devletin kaybı olan 1.2 milyar Euro’nun yarısına dershaneler bu sorunu çözebilir. Tabii burada çocukların iyi öğrenmesi de diğer bir faydadır.”

TÖDER Başkan Yardımcısı İbrahim Taşel, Berlin Eyalet Parlementosu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Dünyanın birçok ülkesinde ve Avrupa’da dershaneler önemli bir gerçekliktir. Tarihin her döneminde okul dışı takviye eğitim kurumları var olmuştur ve olmaya devam edecektir. Çünkü bir ülkedeki okulların kalitesi hiçbir zaman aynı olmamaktadır. Bütün okullarda bir kalite standardı yakalansa bile öğretmen niteliği aynı olmamaktadır. Bütün bunları eşitlediğimizi hayal etsek de insanların zeka düzeyi, anlama ve öğrenme hızı farklılıklar göstermektedir. Yani bireysel farkları eşitlemek ancak takviye eğitimle mümkün olmaktadır.

Önemli olan kaliteli bir eğitimde eşitlik sağlamaktır. Özel sektöre bu alanda sınırlamalar olursa eğitimde düşük düzeyde bir eşitlik ortaya çıkar. Hatta bu bile sağlanamaz. Dershaneler “özel ders” gibi pahalı bir eğitimin masrafını kişilere bölerek ucuzlatan ve özel ders imkanından daha çok kişinin yararlanmasını sağlayan kuruluşlardır.

Avrupa’da ve Türkiye’de dershaneler hiçbir zaman okulların alternatifi değildir. Onlara hizmet eden, yardımcı olan kuruluşlardır. Yararına inanılmayan hiçbir şeye insanlar ek bir masraf yapmazlar. Dershaneler öğretimin yanı sıra öğrencilere motivasyon sağlayan, onlara koçluk yapan, öğrenmeyi öğreten kurumlardır. Ciddi rehberlik ve yol göstericilik yapan kurumlardır. Öğrencilere özellikle sınav döneminde yol arkadaşı olmaktadırlar.

 

 

Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.