YGS’de Finale Doğru
14 Şubat 2013 18:46
İstanbul Dershanesi Rehber Öğretmeni Abdurrahman Öztekin, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı öncesi önemli uyarılarda bulundu.

İstanbul Dershanesi Rehber Öğretmeni Abdurrahman Öztekin, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı öncesi önemli uyarılarda bulundu.


Öztekin, yaptığı açıklamada 2013 Yüksek Öğretime Geçiş Sınavının 24 Mart 2013 tarihinde yapılacağını hatırlatarak, gençlerin gelecekleri ile ilgili önemli dönüm noktalarından biri olan bu sınavın, ister istemez öğrencileri kaygılandırdığını ve bazı yersiz düşünceler ile karşıya karşıya getirdiğini belirtti.

Sınava girecek her öğrencinin kaygı yaşamasının normal olduğunu vurgulayan Öztekin, “Ancak bu kaygı aşırı düzeyde olursa öğrenciye zarar verebilir. Bu durumda öğrencinin kendini toparlaması ve kendini daha reel bir biçimde değerlendirmesi gerekir. YGS’ye hazırlık süreci bir maratondur ve bu maratonun en önemli yanı bitişe az mesafe kaldığı andır. Çünkü bu dönemde nasıl çalışacağını iyi planlayanlar hem rakiplerine fark atarlar hem de öz güvenleri artar. Bu dönemde öğrenciler ders çalışma sürelerini gözden geçirmeli, boşa harcanan zamanları görmeli (Tv, Bilgisayar, cep telefonu, arkadaş muhabbetleri vs.) bu zaman dilimlerini de derse dönüştürmelidir. Kendi durumunu en iyi öğrenci bildiğinden bir kritik yapmalı ve eksik olduğu yönleri tamamlamaya çalışmalıdır.” dedi. Öztekin, kendini değerlendiren öğrencilerin karşılaşacağı muhtemel sorunlar ve çözüm yolları konusunda şu bilgileri verdi.

1 – YGS konularım bitti, bundan sonra ne yapmalıyım?
Bir öğrenci YGS konularını bitirmiş ise soru bankalarından bitirdiği konularla ilgili bol soru çözmeli, ve 40 soruluk bölüm denemeleri çözerek hızını ve pratikliğini arttırmaya çalışmalıdır. Ayrıca haftada en az 2 – 3 adet YGS denemesi çözülmelidir. Bu öğrenci LYS konularına da çalışmaya devam etmelidir.

2 – Konularımı bitiremedim ne yapmalıyım?
Konu eksiği çok fazla ise öğrenci tercih yapacağı puan türüne katkısı en fazla olan derslere yoğunlaşmalı ve bir an önce o derslerdeki eksiklerini kapatmaya çalışmalıdır. Örneğin öğrenci MF puan türlerini kullanarak tercih yapacaksa matematik ve fen derslerine, TM puan türlerini kullanacaksa matematik ve Türkçe derslerine, TS puan türlerini kullanacaksa Türkçe ve sosyal derslerine daha fazla ağırlık vermelidir. Kendi alanı ile ilgili olan dersin konularına çalıştığı halde öğrenemediyse eksikliği diğer derslerle kapatmaya çalışmalıdır.
3 – Şimdiye kadar pek çalışmadım ve konularımın tamamını yetiştirme şansım yok ne yapmalıyım?

Bu durumda olan öğrenci ders seçiminden çok konu seçimi yapmalı, ÖSYM ‘nin geçmiş yıllarda en fazla soru sorduğu konulara yoğunlaşmalıdır. Alanı daraltıp çalışma süresini artırarak ulaşılabilecek maksimum seviyeyi yakalamaya çalışılmalıdır.

4 – Çok çalışmama rağmen puanlarımda yükselme olmuyor, neden?
Puanlardaki artış hızı sınav yaklaştıkça düşer. Çünkü konu eksikliğinden dolayı kaçırılan sorular artık azalmıştır. Dönem başında konu eksiği fazla olduğu için öğrenilen her konu nete dönüşüyordu ve bu da puan artış hızını ve miktarını olumlu yönde etkiliyordu. Ancak şimdi konu eksiği azaldığından konu çalışarak puanınıza ekleyeceğiniz katkı azaldı. Bu aşamadan sonra çözeceğiniz deneme sınavları ve o sınavlardan alacağınız dönütler puanınızı yükseltecektir.

5- Ne sıklıkta deneme çözmeliyim ve deneme çözerken nelere dikkat etmeliyim?
Deneme sınavları öğrenci için bir boy aynası gibidir. Nasıl ki sabah evden çıkmadan önce hazırlanıp aynanın karşısına geçip kendimize çeki düzen veriyorsak, saçımızda ya da kılık kıyafetimizde uygun olmayan bir yer varsa düzeltip öyle dışarıya çıkıyorsak, deneme sınavları da öğrencinin gerçek sınava girmeden önce kendini görüp deneyeceği ve değerlendireceği bir boy aynasıdır.
Deneme çözme sıklığı öğrencinin durumuna göre değişiklik gösterir. Konuları biten ya da bitmek üzere olan öğrenciler haftada 2-3 YGS denemesi çözebilir. Konu eksiği fazla olan öğrencilerde bu sayı daha az olabilir. Mart ayının 10 ‘undan itibaren ise her gün 1 YGS deneme sınavı mutlaka çözülmelidir. Deneme sınavları çözülürken ciddiye alınmalı, gerçek sınavda uyulması gereken kurallar göz önünde bulundurularak çözülmelidir. Sınav esnasında süre tutulmalı, sınavı çözerken ara verip başka işlerle uğraşılmamalı, sınav ortamına benzer bir atmosferde sınav çözmeye gayret gösterilmelidir. Belki her sınav, sınav atmosferine uygun bir sınıf ortamında ya da bir gurupla çözülemeyebilir ancak sınava yakın dönemde çözeceğimiz sınavların bu atmosferde olmasında fayda vardır.

Deneme sınavı çözerek öğrenci sınav çözme ve sınavı yönetme pratiği kazanacaktır. Hangi testten başlamalıyım ve hangi sıralamayla devam etmeliyim, sınavda süreyi en etkili biçimde nasıl kullanabilirim, olası bir olumsuzlukta nasıl hareket edebilirim gibi birçok sorunun çözümünde kendi kendinize uygulayacağımız ya da dershanede gireceğiniz deneme sınavları size yol gösterecektir. Ayrıca dikkat ve konsantrasyon sürenizin artmasında işlem ve okuma hatalarının azalmasında size katkı sağlayacaktır. Deneme çözmenin diğer bir katkısı da gireceğiniz gerçek sınav öncesi hangi dersin, hangi konularında ve ne tip sorularda hata yaptığınızı tespit etmek ve o hataları düzeltmektir. Deneme çözdükten sonra mutlaka analiz yapılmalı ve denemeden sonra zaman ayırıp yapılan hataları telafi etmeye yönelik çalışma yapılmalıdır. YGS denemeleri çözerken süre artırmaya gayret edilmeli. 160 dakika olan sınav süresi 15-20 dakika azaltılarak çözülmeye çalışılmalı. Bu hem soru çözme hızınızı arttıracak hem de sorularla inatlaşmamanızı sağlayacaktır. ÖSYM’nin geçmiş yıllarda çıkmış üniversiteye giriş sorularını çözmeyi ihmal etmeyiniz. Hepinize iyi çalışmalar, başarılar dilerim.”
Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.