“Şeker en tatlı zehirdir”
28 Şubat 2016 18:37
Prof. Dr. Canan Karatay; “Rafine olmuş tüm unlu gıdalar şekere dönüşüyor. Bunları yediğiniz zaman damak tadınız tatmin oluyor. Fakat vücut bu besinleri şeker olarak görüyor ve ‘bu bana zehir’ deyip yağlanmaya gönderiyor. O yağlarda hastalık üretiyor. O halde şeker yemesek, ekmek yemesek yağlanma olmayacak. Bu sayede hastalık yapan hormonlar azalacak ve hastalık olmayacak.” dedi.

SEVDA DEMİR

Kalp ve İç Hastalıkları Profesörü, Elazığlı hemşehrimiz Prof. Dr. Canan Karatay, Halk Sağlığı Müdürlüğü’nce düzenlenen'' Sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam'' konulu konferansa katılmak üzere Elazığ’a geldi.

İlginç önerileriyle sık sık gündeme gelen Prof. Dr. Canan Karatay, Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi’nde yaklaşık 200 kişiye sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konusunda önemli bilgiler verdi.

Karatay, açıklamasında, Kardiyometabolik risk faktörlerinin bütün kronik hastalıklarının altında yatan risk faktörleriyle aynı olduğunu belirterek, “Yanlış beslenme, yanlış yaşama, hareketsiz yaşama vesaire. Başta şeker geliyor. Şeker en tatlı zehirdir. Esas şekerdir kalp krizini başlatan ve kan şekerinin yüksekliğidir. Kan şekeriniz yüksek kaldığı sürece biliniz ki risk altındasınız. Kalp şekerini yükselten, kan şekerinin düşmesini önleyen de karbonhidratlardır. Yani rafine olmuş hamurlardır. Rafine olmuş şekerlerdir, şekerli şuruplardır. Şekerli içeceklerdir. Şeker bütün dokularımızı tepeden tırnağa harap eder, hücreleri bozar. Biz farkında olmadan bozar. Vücudumuz o kadar akıllıdır ki vücut kendini korumak için programlanmıştır. Tedbir alır. Pankreasımızdan insülin diye bir hormon salgılar bu hormon dolaşımda bulunan bütün hormonlara aynı anda ulaşan, her kalp atışında kanda bulunan toksit şekeri hemen trigliserine çevirir ve depoya gönderir. Depo nedir? Depo vücut yağlanmasıdır. Karaciğer yağlanmasıdır, organların yağlanmasıdır. Bunu insülin yapar. İnsülin şekeri yağ olarak depo eden tek hormondur. Bütün hastalıkların altında bu yatıyor. O halde ne yapacağız, şekerimizi yükseltmeyeceği ki insülini yükseltmesin. Gayet basit. Diyete gerek yok.” dedi.

Özellikle meyve şekeri olarak bilinen Fruktozun insan vücuduna daha zararlı olduğunu belirten Karatay, “İnsan vücudu Fruktoz şekerini enerji olarak kullanamaz. Çok toksit olduğu için derhal yağ olarak karaciğere gider ve karaciğeri yağlandırır.” dedi.

Tam buğday ekmeğinin de şeker olduğunu hatırlatan Karatay; “Tam buğday ekmeğinin kan şekerini yükselttiği söylenmiştir. Tam buğday ekmeği kan şekerini çok fazla yükseltir. Ekmek de şekerdir. O halde gençlerimizin ve çocuklarımızın, tüm halkımızın sağlığını tehdit eden son derece önemli bir bağımlılıktır. Ekmek tüketimi hareketsizlik yapmaktadır. Bu kadar basit. Bu nedenle yol yürüyün. Asansöre binmeyeceğiz. Arabaya binmeyeceğiz. İşimize ve evimize yürüyeceğiz.” dedi.

Şeker hastalığının genetik olmadığını, tamamen yanlış beslenme ve yanlış yaşam biçiminden kaynaklandığını belirten Karatay, “ Şeker hastalığı çevresel bir faktördür. İleri yaşlarda ortaya çıkan bu hastalık genetik değildir ve önü alınabilir. Bunun önünü almak da bizim elimizdedir.”

OBEZİTE VE AŞIRI KİLO MANTAR GİBİ PATLADI

1980’lerde bütün dünyada birden bire ortaya çıkan obezite ve aşırı kilo sorununa da değinen Karatay; “Aşırı kilo, obez falan önemli değil. Önemli olan biraz bel çevresinin genişlemesi sizin rahatsız ve hasta olduğunuzu gösteriyor. Bunun nedeni de aşırı düzeyde şeker ve rafine olmuş un tüketimi sonucudur. Tabi hareketsizlik de var burada. Beslenme tarzımız, bunların hepsi bir faktör. İlkokul kitabında var. Artık ilkokul kitaplarına bu konu girmiş. Canan teyze ceviz yiyin diyor. Ekmek ve şekeri çok yersek kilo yaparmış. Yumurta, tere yağı ve sütü bol bol tüketin, kızartma yemeyin diyor.  Et, balık, ciğer yememizi istiyor. Pirinç pilavı yememizi istemiyor. Bulgur pilavını tercih ediyor. Kuru yemişi çok seviyor. Fındık, fıstık, badem yararlıymış. Hazır paketlenmiş yiyecekler zararlı. Sağlıklı olmak için dengeli düzenli beslenmemiz, doğal şeyleri yememizi öneriyor. Koşun, yürüyün, spor yapın diyor. Bu bilgiler kitaplara girdi. Bu çok önemli.” şeklinde konuştu.

Ekmeklerin bozulduğunu, bu nedenle insan sağlığının da bozulduğunu ifade eden Karatay, şöyle devam etti: “Temel neden yüksek kan şekerimizdir. Yüksek kan şekerinin nedeni de insülindir. Yani yağlanmanın, kilo almanın sebebi budur. Gayet basit. O halde bırakamıyorum diyenler, yavaş yavaş azaltmaya başlasın. Sigarayı atın. Ekmek yenmeyecek diyorum. Rafine olmuş tüm unlu gıdalar şekere dönüşüyor. Bunları yediğiniz zaman damak tadınız tatmin oluyor. Fakat vücut bu besinleri şeker olarak görüyor ve bu bana zehir deyip yağlanmaya gönderiyor. O yağlarda hastalık üretiyor. Bu hastalıklar beyinden başlıyor felç, kalp krizi, şeker hastalığı, tansiyon hastalığı, jinekolojik hastalıklar adet görememe, kısırlık, diz ağrıları, damar bozukluğu, deri hastalığı ve kanserleri oluşturuyor. O halde şeker yemesek, ekmek yemesek yağlanma olmayacak. Bu sayede hastalık yapan hormonlar azalacak ve hastalık olmayacak.”

 

 

 

Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.