KENDİ MARKAMIZI OLUŞTURALIM
26 Eylül 2016 22:13
FIRATSİFED Başkanı Yahya Alper Bektaş, Doğu ve Güneydoğu Yatırım Destek Programı kapsamında yer alan Elazığ’da, mermer ve maden sektörünün de desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bektaş, cazibe merkezi kentler arasında yer alan Elazığ’ da mermer ve maden sektörünün desteklenmesi ile ülke ekonomisine ciddi katkı sağlanacağını belirtti.
HABER: SEVDA DEMİR
 
FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Yahya Alper Bektaş, 23 ili kapsayan Doğu ve Güneydoğu Yatırım Destek Programı ile ilgili açıklama yaptı.

Bektaş, gerek STK yöneticileri olarak gerekse işletme sahipleri olarak yatırım destek programından son derece memnun olduklarını dile getirdi.

Konfeksiyon, yapı malzemeleri, küçükbaş hayvancılık, arıcılık ve meyvecilik sektörlerinin destekleneceğini Elazığ’da, mermer ve madencilik sektörünün de desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, mermer ve maden sektörünün desteklenmesi ile ülke ekonomisine ciddi katkı sağlanacağını belirtti.

Elazığ'da bulunan mermer rezervinin Türkiye’ deki rezervinin önemli bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çeken Bektaş, Elazığ'ın bu rezervinin sanayiye kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Bu sektörde faaliyet gösteren firmaların kendilerini geliştirmeleri gerektiğini, halen birçok işletmenin atölye bazında faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Bektaş: “Kentimizin gerçekten bir cazibe merkezi haline gelmesi için hali hazırda var olan ve altyapısı mevcut olan mermer ve maden sektörünün desteklenmesi gerekmektedir. Elbette ki kentlerin gelişim sürecinde tek ürüne dayalılık bu süreci yavaşlatmakta olup farklı sektörlerin de desteklenmesi gerektiğine inanmaktayım. Örneğin; kentimizde tarım ve hayvancılık da önemli yer arz etmektedir. Bu sektörlerin de gelişimi için çalışmalar yapılmalıdır. Ama alt yapısı güçlü olan sektörlerin de ayrıca ön plana çıkarılması gerektiğini düşünmekteyim" dedi. 
 
BİZ ÜRETELİM, KENDİ MARKAMIZI OLUŞTURALIM
Elazığ’da mermer ve maden ihracatının yüzde 80’lik bir kısmını mermer ve maden sektörü oluşturduğunu belirten Bektaş, bu sektörlerin gelişmesi ve üretimi yapılan ürünün bir marka haline getirilmesi için çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti.

Bektaş: "Biz üretelim, kendi markamızı oluşturalım, üretim alt yapısını geliştirip dünyaya açılalım düşüncesini benimseyerek çalışmalarımızı sürdürürsek ve bir duruşumuz olduğunu kanıtlarsak, var olan ürünümüzün önemini daha net ortaya koymuş oluruz.  Bugün Elazığ‘da doğrudan mermer ihracat oranı 30 milyon dolar civarında olup, üreticilerimizin birçoğu ihracatçı firmalara ürünlerini satarak onların aracılığı ile İhracını yapıyor. Direkt olarak satış tutarımıza baktığımızda 60 milyon dolar olduğunu söyleyebiliriz. En başta Elazığ Vişne Mermerimiz olmak üzere dünyada eşi benzeri olmayan birçok mermer çeşidine sahip bir kentiz.  Bunların değerlendirilmesi için gerek sektörde faaliyet gösterenlerin, gerekse devletimizin ciddi anlamda bu ürüne sahip çıkması ve desteklemesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Alt yapısı ve kıymetli ocakları bulanan mermer ve maden  sektörünün gelecek yıllara taşınması ve varlığını bir marka halinde sürdürmesi için bazı çalışmaların yapılması gerektiğini de vurgulayan Yahya Alper Bektaş şöyle devam etti: "Sayın Başbakanımızın açıklamış olduğu Cazibe Merkezlerinin oluşturulması ile ilgili olarak temel duygu ve düşüncelerim öncelikli olarak kentteki ihracatın büyük çoğunluğunu oluşturan sektörlere  bir canlılık ve hareketlilik getirilmesidir. Bu oluşum için hepimize görev düşmektedir. Bizler var olan ürünlerimize değer kazandırmak için bazı önemli noktaları dikkatle değerlendirmeliyiz. İlk olarak ürünün üretimini yapan firmaların gelişimi için çalışmalar yapılmalıdır. Üniversite sanayici işbirliğine son derece önem verilmelidir, sektördeki herkesin birlikte hareket etmesi ve sektöre ait birliğin desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca sektör ile ilgili fuarlar yakından takip edilerek yeni fikirler alınmalı ve gerekirse kentte sektöre ait fuarlar düzenlenmelidir. Ayrıca çok önemli noktalardan birisi olan navlun giderleri içinde üreticilere devlet desteği sağlanması gerekmektedir. Doğuda sanayileşmenin getirmiş olduğu dezavantaj ile limana olan uzaklık sanayicilere ciddi oranda yükler oluşturmakta olup bu durumu avantaja çevirecek   çalışmalar yapıldığı takdirde ürün marka haline gelecek olup marka ürünü satan kentlerde cazibe merkezleri haline gelecektir "  
 
 
 
 
Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.