“Hergün sebze yemeği yemeliyiz”
16 Aralık 2016 21:59
Diyetisyen Zehra Betül Erman, kış aylarında mevsimsel hastalıklardan korunmak için her gün mutlaka 2 porsiyon sebze yemeği tüketilmesini önerdi.
RÖPORTAJ: VEDAT YETİK

Diyetisyen Zehra Betül Erman, kış aylarında mevsimsel hastalıklardan korunmak için her gün mutlaka 2 porsiyon sebze yemeği tüketilmesini önerdi.

Özel Elazığ Hayat Hastanesi Diyetisyeni Zehra Betül Erman, günışığı’na yaptığı açıklamada, Kış mevsiminde özellikle kış mevsimi sebzeleri olan karnabahar, brokoli, ıspanak, lahana, havuç, kabak, pırasa gibi sebze yemeklerinin tüketilmesini önerdi. Bu besinlerin antioksidan vitaminler olan A ve E vitaminlerini içerdiğini belirten Erman, özellikle de grip ve soğuk algınlığının arttığı bu dönemlerde hastalıklardan korunmak için sebze yemeklerinin tüketilmesinin gerekliliklerini açıkladı.

Özel Elazığ Hayat Hastanesi Diyetisyeni Zehra Betül Erman, düzenli, dengeli ve sağlıklı beslenmeyle ilgili gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

Diyetisyen Zehra Betül Erman ile yaptığımız röportaj şöyle;
 
Sayın Erman, öncelikle diyet nedir. Kısaca anlatır mısınız?
Diyet sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmektir. Sağlıklı beslenme de yeterli ve dengeli beslenmekle olur. Yeterli beslenmek kişinin gereksinmelerine göre (yaş, vücut ağırlığı, boy, hastalık durumuna göre) değişebilmektedir. Dengeli beslenmek ise 4 yapraklı yoncamızı oluşturan 4 besin grubundan her gün dengeli bir şekilde tüketmektir. Diyet kişiye özgüdür, parmak izi gibidir.
Diyet denilince insanların aklına sadece zayıflamak, kilo vermek geliyor. Ama aslında öyle değil. Bizim işimiz sadece zayıflatmak değil. Aynı zamanda kilo aldırmak ve hastalığı olan bireylerde hastalığına yönelik bir beslenme tedavisi düzenlenmektir. Mesela böbrek, karaciğer hastalığı, yanık hastaları, gut hastalığı, metabolik hastalıklar, tüp mide ameliyatı olan hastalar ve bunlar gibi bir çok hastalık durumunda beslenme tedavisi değişmektedir. Yani kısacası aslında zayıflatmak yani sağlıklı kilo verdirmenin bizim işimizin en kolay kısmı olduğunu söyleyebilirim.
 
Yeterli ve dengeli beslenme nasıl sağlanır?
4 besin grubu vardır. Bunlar Et, kurubaklagil ve yumurta; Süt ve ürünleri; Tahıllar ile Sebze ve meyvelerdir. Yeterli ve dengeli dediğim bu dört besin grubu 4 yapraklı yoncamız oluyor. Her birinden bütün öğünlerde olmasa da gün içerisinde dengeli bir şekilde tüketmektir. Mesela dengeli bir öğle öğününü anlatayım; et grubundan kırmızı et, balık, tavuk veya kurubaklagil, süt ürünlerinden bir bardak ayran, tam buğday ekmeğimiz ve bolca yeşillik veya salata. 4 besin grubundan dengeli bir şekilde tüketmiş oluyoruz.
 
Bu besinleri her gün tüketmeli miyiz?
Evet. Dengeli olması için sağlıklı beslenme önerisi olarak bu besinleri her gün tüketmeye çalışmalıyız. Bir öğünde olmasa bile gün içerisindeki dengeyi sağlamamız lazım.
 
Yeterli ve dengeli beslenmede öğünler de önemli. Bu noktada öğünlerde neler yemeliyiz. Öncelikle kahvaltıdan başlarsak neler önerirsiniz?
Sağlıklı bir insan, herhangi bir sağlık sıkıntısı yoksa mutlaka her gün bir yumurta tüketmeli. Çocuklar da dahil olmak üzere. Ama LDL kolesterol, trigliserit yüksekliği olan bireyler, yumurtanın kolesterol içeriğinden dolayı her gün yumurta tüketmemelidir. Bu bireyler haftada üç gün yumurta tüketebilir. Geri kalan 4 günde kahvaltı öğünlerinde peynirin miktarını arttırarak tüketmeli. Sağlıklı bir beireyin kahvaltısında peynir ve yumurta olmalı. Fakat kilo problemi olan bireyler çok yağlı peynirleri tercih etmemelidir. Ekmeğiniz mutlaka tam buğday veya çavdar ekmeği olmalı. Vitamin, mineral ve lif olarak yüksek içerikli olduğundan bu ekmekleri tercih etmeliyiz. Beyaz ekmeği önermiyoruz. Diyette olanlara kahvaltıda 5-6 tane zeytin öneriyoruz. Veya onun yerine 2 tane ceviz olabilir. Çünkü ikisini de yağ değişimi olarak kabul ediyoruz. Kahvaltıda bunlar tüketilebilir. Eğer kilo problemi varsa reçel, bal, pekmezden uzak durulmalı ve çay mutlaka açık ve şekersiz olacak şekilde tüketilmelidir.
 
Öğle öğününde hangi yiyecekleri tavsiye edersiniz?
Sağlıklı beslenmede üç ana, üç ara öğün vardır. Üç ana, üç ara öğünü şu şekilde istiyoruz; Eğer üç ana öğün tüketirlerse, aralığa da hafif atıştırmalıklar dediğimiz yiyecekler olmalı. Mesela bir porsiyon meyve olabilir. İki yemek kaşığı yoğurt olabilir. Bir su bardağı süt olabilir. Bu değişir. Aralarda hafif atıştırmalıklar olunca ana öğünlerde çok acıkmıyoruz. Amacımız insanların az az, sık sık beslenmelerini sağlamak. Az az, sık sık beslenmenin faydası şu olacak; Bir öğünde çok fazla miktarda besin tüketmemiş olacağız. Yani midemizin hacmi çok fazla büyümeyecek. Çünkü aralarda da ara öğün dediğimiz sağlıklı atıştırmalıklar tüketileceği için ana öğünde çok acıkıp fazla miktarda besin tüketilmeyecek böylece mide hacmi büyümeyecektir. Diyet yapanlara da biz bunu öneriyoruz; üç ana, üç ara öğün şeklinde yani bir öğündeki yoğunluğu arttırmadan, aralara yayarak beslenmelerini sağlıyoruz.
 
Ara öğünlerde özellikle neler yenilmeli?
Özellikle meyve veya süt, yoğurt, çiğ fındık badem veya ceviz gibi kişiye göre farklı miktarlarda besinler öneriyoruz. Önerdiğimiz porsiyon miktarı çok önemli. Mesela bir öğünde 4-5 tane mandalina yenilmemeli. Mandalina yenilecekse iki küçük boy, nar yenilecekse eğer küçük bir narın yarısı olmalı. Kivi yenilecekse bir tane orta boy yeterli olacaktır. Ara öğünlerdeki meyvelerimizin porsiyonlarına dikkat etmeliyiz. Sabah 08:00’da kahvaltı yapan biri 10:30 gibi bir ara öğün yapmalı. 12:30’da öğle yemeği varsa, 14:30-15:00 gibi bir ara öğün daha yenilmeli. Akşam yemeği de 17:30’da yenilebilir. En son ara öğün saatimiz, uyumadan 2 saat önce olmalı. Yani her 2-2.5 saatte bir beslenilmeli. Uyumadan hemen önce bir şey yenilmesini, süt içilmesini bile istemiyoruz. Kilo vermek isteyenlerde bu böyle fakat kilo almak isteyenlerde ise uyumadan biraz önce önerdiğimiz besinleri tüketmelerini tavsiye ediyoruz.
 
Protein gurubundan yiyecekler olan et, tavuk, balık hangi öğünlerde yenilmeli?
Et, tavuk, balık ile kurubaklagiller, yumurta, süt ve ürünleri protein kaynağı besinlerdir. Normalde her bireyin yiyebileceği et, balık, tavuk miktarı kişinin gereksinimlerine göre değişmektedir. Tabi insanların enerji gereksinimine göre enerjiyi ihtiyaçlarını hesaplıyoruz. Her bireyin alması gereken enerji miktarı farklıdır. Tabi kilo vermek isteyenlerde bu enerjiyi 300-500 kilokaloriye kadar azaltabiliyoruz. Yavaş yavaş azaltıyoruz. Birden düşük kalorilerde beslenmelerini istemiyoruz. Çünkü vücudumuzun belirli bir metabolizma hızı var. Vücudumuzu aç bırakarak metabolizma hızını yavaşlatmak kesinlikle doğru bir şey değil. Her gün kırmızı et tüketmemeliyiz. Tavuk, balık ve kırmızı eti dengeli bir şekilde tüketmeliyiz. Haftada 2 gün balık tüketmeye çalışmalıyız. Balığın iyi bir omega 3 kaynağı olduğunu unutmamalıyız. Omega 3 yağ asidinin özellikle zihin gelişimi, kanserden koruyucu etki ve çocuklarda büyüme gelişme üzerine olumlu etkileri bulunmaktadır. Balık tüketimi kalp damar sağlığı açısından da son derece önemlidir. Kan lipit düzeylerinin normal seviyelerde seyretmesine yardımcı olur. HDL kolesterol(iyi huylu kolesterol olarak bilinen) düzeyinin artmasına, LDL kolesterol (kötü huylu kolesterol olarak bilinen kolesterol) ve trigliserit düzeylerinin düşmesine yardımcı olur. Özellikle kolesterol yüksekliği olan kişiler her gün kırmızı et tüketmemelidir. Kırmızı et yerine daha çok tavuk eti, balık eti gibi beyaz etlerden veya kurubaklagillerden tüketilmeli. Sağlıklı beslenme önerilerimizde özellikle etin pişirilme yöntemini sürekli vurgulamaktayız; Et yemeklerimizi yağda pişirmeyi önermiyoruz. Eti pişirme yöntemimiz şöyle olmalı; ızgara, haşlama veya fırında. Kızartma kavurmalardan uzak durmaları gerekmektedir. Kahvaltıda da patates kızartması, biber kızartması gibi kızartma besinler yerine fırınlanmış bir şekilde bu besinlerin tüketilmesini öneriyoruz. Kilo almak veya vermek isteyenler için bu durum fark etmez, çünkü sağlıklı beslenmeye uygun değiller ve bu tür yiyecekler sağlığımızı tehdit eden yiyeceklerdir.
 
Balığın vücuda ne gibi faydaları var?
Tekrar bir bu konunun üzerinden geçecek olursak şöyle özetleyeyim; Balık, iyi bir omega 3 yağ asidi kaynağıdır ve omega 3 yağ asidi çoklu doymamış yağ asitleridir. Özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, ton, somon, gibi yağlı balıklarda bulunmaktadır. Omega-3 yağ asitleri yağlı deniz balıklarından başka bazı bitkilerde keten tohumu ve yağında, kanola yağında, soya yağında, ceviz ve fındıkta bulunmaktadır. Omega-3 yağ asitleri LDL kolesterol yapımını azaltarak kan trigliserit düzeyini düşürmektedirler. Omega-3 yağ asitlerinin kalp koruyucu etkisi nedeni ile bu yağları tüketenlerde koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerde düşüş görülmektedir. Bu etkiyi yapabilecek Omega-3 yağ asidi dozu günlük 850 mg ile 1.5 g’ dır. Günde yağlı bir porsiyon balık yenmesi ile yaklaşık 900 mg Omega-3 yağ asidi alınabilmektedir. Bu nedenle haftada en az 2 kez balık yenilmesini (300 g) öneriyoruz.
 
İçecekler konusunda neler önerirsiniz? Gazlı içecekleri öneriyor musunuz?
Kola, hazır meyve suları ve gazozları kesinlikle önermiyoruz. Sağlıklıksız besinler olduklarını unutmayıp çocuklarınızı da bunlardan uzak tutmanızı istiyoruz. Eğer meyve suyu içmek istiyorsanız taze sıkılmış meyve suyu içmenizi öneriyoruz. Fakat taze sıktığınız meyve sularını da uzun süre bekletmemenizi, sıktığınız öğünde tüketmenizi öneriyoruz; içerisindeki C vitamininin azalmaması için. O yüzden kendimiz evde taze sıkılmış meyve sularını tüketmeliyiz. Kış mevsimindeyiz. Bu mevsimde portakal suyu, nar suyu tüketebiliriz. Hazır içeceklerden sade maden suyunu öneriyoruz. Günde bir iki şişe tüketilebilir. Ama bununda şekerli ve meyveli olanlarını önermiyoruz. Limon sıkılacaksa eğer, evde limon sıkılabilir.
 
Suyun kilo yapma veya kilo verme özelliği var mı?
Su kilo vermeyi hızlandırmaktadır aslında. Günde 2-2.5 litre su mutlaka tüketilmelidir. Bol su içildiği taktirde daha güzel, daha hızlı kilo verildiğini söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalara göre öğünlerden önce iki su bardağı su tüketildiğinde o öğünde tüketilen besin miktarları azaldığı ve kilo korumunu veya kilo verme durumunun daha etkin olduğunu söyleyebiliriz. Mesela zayıflamak isteyen insanlarda öğünlerden önce çorba tüketmelerini istiyoruz. Çünkü mideye giden çorba midenin belli bir hacmini doldurup daha sonrasındaki yiyeceklerden daha az miktarlarda yenilmesini sağlıyor. Fakat kilo almak isteyen bireylerde sıvı besinleri öğünlerden 45 dakika önce veya sonra tüketmelerini öneriyoruz. Öğün sırasında sıvı tüketmelerini istemiyoruz. Çorbayı yemeğe başlamadan önce tüketmelerini istemiyoruz. Eğer içmek isterlerse yemeklerini yedikten sonra içmelerini tavsiye ediyoruz ki çorbanın mide hacmini doldurmasın ve sonrasında diğer yiyeceklerden daha az yemelerine sebep olmasın. Şu konuyu da belirtmek istiyorum; gün boyunca aralıklı olarak suyu yudum yudum tüketmek yerine çok fazla susayınca suyu hatırlayıp bir defada çok miktarda su içenler oluyor. Vücudumuzda kullanılıp metabolizmamıza faydalı olması için suyu yudum yudum içmeliyiz. Bir kerede içtiğimiz su idrar olarak dışarı çıkacaktır. O yüzden suyumuzu gün içeresine yayarak yudum yudum içmeliyiz.
 
Tatlı ve çikolata sevenler için tavsiyeleriniz var mı?
Kış aylarındayız zaten. İnsanların kilo alması bu dönemlerde çok muzdarip oldukları bir konu. Havalar soğuk olduğu için hareket alanımız kısıtlanıyor. Üzerimize rehavet çöküyor ve insanlar dışarı çıkmak istemiyor bu yüzden de evde hareketsiz bir yaşam sürüyoruz. Hareketsiz bir yaşam sürülmesinin yanı sıra özellikle uzun kış akşamları çok yağlı ve şekerli besinler tüketiliyor. Bu nedenle böyle bireylerde kış aylarında kilo almak kaçınılmaz oluyor. Biz özellikle kış aylarında çok yağlı ve şekerli besinler, şerbetli tatlılar yerine genellikle sütlü tatlılar ve meyve salataları öneriyoruz. Porsiyon miktarına dikkat etmek şartıyla tabiki. Patlamış mısırlar da bu mevsimde çok tercih ediliyor. Bunu yaparken de yağsız yapmalıyız. Yağ kullanacaksak eğer çok az yağla yapılmasını öneriyoruz. Patlamış mısırın bir su bardağı miktarı bir dilim ekmek demektir. Akşam 4-5 su bardağı olacak şekilde patlamış mısır tüketilirse, 4-5 dilim ekmek yemiş olduğunuz anlamına gelir. O yüzden tükettiğimiz besinlere ve miktarlarına mutlaka dikkat etmeliyiz. Kilo problemi, şişmanlık sıkıntısı olup da çikolatayı çok sevenler için haftada iki defa, iki küçük kare bitter çikolata öneriyoruz. Onun dışında çikolata çok önermiyoruz.
 
Kış aylarındayız. Özellikle tüketilmesini istediğiniz yiyecekler nelerdi?
Özellikle her mevsimde tükettiğimiz sağlıklı besin gruplarının yanı sıra kış sebzelerini sevmeyen çok fazla birey olduğunu düşünüp özellikle kış sebzelerinin de tüketilmesini öneriyorum. Karnabahar, brokoli, ıspanak, lahana, havuç, kabak, pırasa gibi sebzelerin çorbaları, salataları, yemekleri
tüketilmelidir. Bu besinler antioksidan vitaminlerden olan A ve E vitaminleri içeriyor. Özellikle grip ve soğuk algınlığının arttığı bu dönemlerde bu besinler mutlaka tüketilmeli. Bahsettiğimiz sebze yemekleri vücudumuzun dirençli olmasını sağlıyor, mevsimsel hastalıklardan koruyor. Her mevsim sebzesinin kendi mevsiminde tüketilmesi lazım. Her gün tek besinle beslenmemeliyiz. Her gün ıspanak tüketmemeliyiz. Bir gün karnabahar olur, bir gün pırasa olur, ertesi gün kabak yemeği olur. Bir sonraki gün karnabahar olur. Ama mutlaka gün içerisinde 2 porsiyon sebze tüketilmelidir.
Meyvelerden ise mevsim meyvesi olan portakal, nar, mandalina, kivi, ananas gibi meyveler tüketilmeli. Tabi aynı zamanda protein kaynağı olan besinlerden de bu mevsimde tüketmemiz gerekiyor. Süt ve süt ürünlerini tüketmemiz gerekiyor. Haftada bir yada iki gün mutlaka kurubaklagil tüketilmesi lazım. Kuru fasulye, barbunya, nohut, mercimek mutlaka tüketilmeli.
Kış aylarında bitki çaylarından da mutlaka faydalanmalıyız. Fakat içilecek bitki çayının türü seçilirken hastalık durumu ve varsa kullanılan ilaca göre bu işin uzmanı olan kişilerden bilgi alıp ona göre tüketilmelidir. Ihlamur çayı, nane, limon zaten tükettiğimiz bir çay. Kuşburnu içilebilir. Yeşil çayın sağlıklı bireylerde yaz kış tüketilmesini söylüyoruz. Günde iki – üç fincan yeşil çay tüketilmeli. Bu şekilde kış mevsiminde hastalıklardan da korunmak için kuşburnu, ada çayı, ıhlamur, nane-limon çayı gibi bitki çayları tüketilebilinir.
 
Sayın Erman, sağlıklı olmak için sadece diyet mi yapmalıyız. Hastalarınıza spor veya egzersiz yapmalarını öneriyor musunuz?
Sadece diyetle sağlıklı olamayız tabiki. Diyet ve egzersiz bir bütündür. Diyet yapan kişilere biz egzersiz yapmalarını da öneriyoruz. Bu şekilde kilo vermeleri daha hızlı gerçekleşecektir. Bizim amacımız kilo verdirirken insanlarda kas kütlesini koruyup yağ kütlelerinden kilo vermelerini sağlamaktır. Yani sağlıklı bir şekilde zayıflatıp, sağlıklı beslenmeyi kişinin yaşam tarzı haline getirmek. Her gün çıkılmasa bile iki günde bir, 45-60 dakikalık yürüyüş yapılmalı. Çünkü herkesin spor salonuna gitme gibi bir şansı olmayabiliyor. Biz genelde yürüyüş öneriyoruz. Yada dışarı çıkamayanlara evde internette açıp bakabilecekleri belli programlar var, onları açıp evde yapmalarını istiyoruz. Mutlaka diyetin yanında egzersiz yapmalarını öneriyoruz.
Çok fazla popüler diyetler var. Tek besine dayalı veya şok diyet tarzı diyetleri biz kesinlikle önermiyoruz. Mesela sadece protein kaynaklı beslenmek gibi. Yada ekmeği diyetten çıkarmak gibi şeyler yapılıyor fakat vücudumuzun karbonhidrata da proteine de yağa da belli oranlarda ihtiyacı var. Karbonhidrat kaynağı olan ekmeği beslenmenizden çıkarmak kesinlikle doğru bir yaklaşım değil. Peki hiç ekmek yemezseniz ne olur? Vücudunuzun karbonhidrat ihtiyacını yeterince sağlayamadığınız için karbonhidrat kaynağı olan pilav, makarna, bisküviler, hamur işleri veya tatlılara olan isteğiniz artacak ve ekmek tüketmeyip o besinlerden tükettiğiniz için kilo probleminin yanı sıra başka sağlık sıkıntıları da yaşayacaksınız. Biz beyaz ekmek değil de kesinlikle tam buğday veya çavdar ekmeği gibi esmer ekmeklerin tüketmesini öneriyoruz.
 
Tahin, pekmez, bal gibi besinleri önerir misiniz?
Kilo problemi olanlarda elzem olamadığı için önermiyoruz. Diyabet hastalarımıza s aynı şekilde hiç önermiyoruz. Ama şöyle; demir eksikliği olan kişiler pekmez tüketebilirler. Onun da miktarı bellidir. Maksimim bir yemek kaşığı kadar tütebilirler. Ama kilo problemi olanlarda bir tatlı kaşığı kadar öneriyoruz. Bal ve reçeli kilo vermek isteyenlere önermiyoruz fakat kilo almak isteyenlere tabiki öneriyoruz.
 
Kuruyemişlerin zayıflama diyetinde bir etkisi var mı?
Biz zayıflama diyetinde çiğ badem, fındık ve cevize yer veriyoruz. Ancak dediğim gibi kavrulmamış yani çiğ olanlarını öneriyoruz. Kavrulmuşların tuz içeriği artıyor ve kavrulduğu için zararlı bileşikler de içeriğinde artmakta. Zayıflama diyetinde olan kişiler için bireye göre maksimim 15-20’ye kadar çiğ badem, fındık önerebiliyorum. Kilo almak isteyenlere de aynı şekilde kuruyemişleri mutlaka kullanıyorum.
 
Baharatların insan sağlığına ne gibi etkileri oluyor?
Baharatların sağlık güzel etkisi var aslında. Baharatlar mutlaka kullanılmalı diye düşünüyorum. Zencefil, zerdeçal, karabiber, pul biber gibi baharatların mutlaka diyette yer alması gerekiyor. Tabi mide-bağırsak rahatsızlığı olmayan kişilerde. Çünkü mide-bağırsak rahatsızlığı olanlarda büyük sıkıntılara neden olabiliyor. Kısacası sağlıklı kişilerde baharatlar kullanılabilir.
 
Günlük tuz ve şeker tüketimimiz ne ölçüde olmalı?
Sağlık açısından değerlendirildiğinde; tuzun içeriğinde de bulunan sodyum organizmada sıvı ve elektrolit dengesi ile kan basıncının düzenlenmesinde rol oynar. Ancak fazla tuz tüketiminin yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) ile ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Fazla tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atımını arttırabilir. Bu durum kemiklerden kalsiyum çekimini arttırarak kemik mineral yoğunluğunu azaltır, osteoporoz ve kırık riskini arttırır. Ayrıca fazla tuz tüketimi mide kanseri ve böbrek hastalıkları ile de yakından ilişkilidir. Bu nedenle yiyeceklerin tadına bakmadan tuz eklenmemeli ve fazla tuzlu besinler tüketilmemelidir. Sağlıklı beslenme önerisi olarak tüketilmesi gereken maksimim tuz miktarı 5 gramdır. 5 gram tuz ise yaklaşık 1 silme tatlı kaşığı kadardır. Zaten yemeklerin tadına bakmadan tuz atma gibi kötü bir alışkanlığımız olduğu için fazlasıyla tuz tüketmiş oluyoruz. Tüketilen tuza mutlaka bir kısıtlama getirilmesi gerekiyor.
Şeker konusuna gelecek olursak; insanlar beyaz şeker değil de esmer şeker kullansak olur mu diye soruyorlar genelde. Şu şekilde anlatmaya çalışayım; beyaz ve esmer şeker enerji değeri açısından değerlendirildiğinde, aslında çok büyük bir fark yoktur: 100 g beyaz şekerin kalorisi 400 iken, esmer şeker ise 380 kkal'dir. Yani anlayacağınız şekerin her türü kilo problemi olan bireylerde özellikle fazladan alınmış boş enerji demektir. Özellikle gün içerisinde çok fazla miktarda tüketme alışkanlığı olan bireyler çayda kullanılan şeker miktarı azaltılmalı hatta tamamen bırakılmalıdır. Çayınızı açık ve şekersiz olacak şekilde birkaç damla limonla tüketmeniz daha sağlıklı olacaktır.
 
Hızlı yemenin sakıncası var mı?
Yemek yerken beynimize tokluk hissi 15-20 dakikada gidiyor. Yani yemeğe başladıktan 20 dk sonra beynimiz doyduğumuza dair sinyaller veriyor bize. Bu yüzden yemek yeme süremizin 15-20 sürmesi gerekiyor. İyi çiğneyip yavaş yediğimiz için az miktarda yemek yemiş olsak bile zaten 20 dakika sonunda beynimize tokluk hissi gidecek, mide hacmimizi büyütmeden doyduğumuzu hissediyor olacağız. Bu yüzden lokmalarınızı iyi çiğneyip yavaş yemek yemenizi öneriyoruz.

Sayın Erman verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.
 
Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.