“SARSILDIK ANCAK YIKILMADIK”
01 Ocak 2017 21:30
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, “2016’da yaşadıklarımızı asla unutmayacağız. 2016’yı unutalım, yeni yıla bakalım demek 15 Temmuz’u unutalım, unutmaya terk edelim demektir. Bunu asla yapmayacağız.” dedi.
HABER: SEVDA DEMİR
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Elazığ ve Ülke gündemine ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu.

Alpay, yaptığı açıklamada, 2016 yılının Türkiye’ye sayısız tuzakların kurulduğu, içerden ve dışardan çok sayıda terör örgütünün alçakça, haince terör saldırılarına uğradığı bir yıl olduğunu söyledi.

2016 Yılında yaşananların asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, “Yaşadığımız acı hadiselerden dersler çıkarmış, dostunu, düşmanını tanımış öfkesini aklının önüne geçirmeden, vakarla, inançla, cesaretle unutmadan, unutturmadan kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Millete hizmet yolunda bu kararlı yürüyüşümüz; millete adanmış bir hayat, samimi bir mümin, çok cesur, yerli ve milli olan sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde devam etmektedir.” dedi.

Yaşanan bütün olumsuzlukların öğretici ve ibret verici olduğunu belirten Alpay, şu ifadelere yer verdi: “2016, bu ülkeye sayısız tuzakların kurulduğu, batının çok yüzlü sahtekarlığıyla desteklenen başta pkk, fetö, deaş olmak üzere içerden ve dışardan çok sayıda terör örgütünün, alçakça, haince terör saldırılarına uğradığı bir yıl oldu.İstanbul, Ankara, Gaziantep, Diyarbakır, Elazığ, Bursa ve Kayseri başta olmak üzere ülkemizin her tarafını haince saldırılarla kana buladılar. 2017 yılının ilk saatlerinde yine menfurca yapılan bir terör saldırısında çok sayıda insanımız hayatını kaybetti. Aslında bu milli birliğimize, bütünlüğümüze, milletimizin ve devletimizin varlığına, bekasına yöneltilen top yekün saldırının son kısmı idi. Nereden, kimden gelirse gelsin, kime karşı ve nerede yapılırsa yapılsın, her terör saldırısı alçaklık ve insanlık suçu, her terörist de toplum düşmanıdır. Takiyye gibi iğrenç bir yöntemi esas alarak yapılanan insanlık dışı, hain fetö yapısı, 15 Temmuzda bu ülkenin, tarihimizin kaydettiği en hain terör ve işgal saldırısını gerçekleştirdi.
Ama Türkiye, 79 milyon, tek bilek, tek yürek oldu, ülkesini, devletini, bayrağını, ezanını geleceğini koruma adına, hainlere gereken dersi verdi ve tarih yazdı. Vatanı, milleti, mukaddesatı için hak ve hakikat için, canlarını veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Rabbim, şer gibi gözüken hadiselerden hayır çıkarmak için bu millete bir fırsat vermiştir. Milletimiz de, varlığını ve yüreğini ortaya koyarak bunun gereğini yapmıştır. Yapmaya da devam edecektir.”
 
ACILAR BİZİ OLGUNLAŞTIRIYOR
“Çok derin acılar yaşadık, yandık, sarsıldık ancak yıkılmadık. Acılar bizi olgunlaştırıyor ve dersler çıkararak yolumuza devam etme imkanı veriyor. 2016 yılında yaşadıklarımız ve 2017’nın ilk saatlerinde yaşanan hadise bu yönü ile de ibretliktir. Öğretici ve ibret vericidir. Düşmanı ve dostu tanımak açısından öğreticidir. ‘Su uyur düşman uyumaz’ bizim hassasiyetle gözetmemiz gereken gerçekliğimizdir. 2016 şerefli olanı şerefsizden, iyiyi kötüden, milletini, vatanını sevenlerle, hainleri, bilmek ve unutmamak açısından da önemlidir.
O sebeple bütün yeni yıl kutlama mesajlarından farklı olarak diyorum ki; acı ve tatlı hatıralarla geçen 2016’yı geride bırakırken onu unutacağız, 2017’ye bakacağız demeyeceğiz.
2016’da yaşadıklarımızı asla unutmayacağız. 2016’yı unutalım yeni yıla bakalım demek
15 Temmuz’u unutalım, unutmaya terk edelim demektir. Bunu asla yapmayacağız.”
 
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa değişikliği kanun teklifi ile ilgili düşüncelerini de paylaşan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, şunları kaydetti: “TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edilen Anayasada değişiklik yapan kanun teklifidir. Şimdi görev TBMM genel kurulundadır. Ancak AK Partinin ve MHP’nin ortaya koyduğu irade ve toplumsal temsiliyet açısından, en önemli Anayasal reform olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yapılmakta olan, bu ülkenin, milletin ve devletin, geleneğimizin, kodlarına çok uygun, bir sistem değişikliğidir. Kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak yasamanın yürütmeyi denetlemesi, Cumhurbaşkanına yürütme ve kararname çıkartma yetkisi konuları önemli değişikliklerdir. Mevcut Anayasada Cumhurbaşkanı sorumsuzdur. Değişiklikle suç işlediği iddası ile Cumhurbaşkanına karşı soruşturma açılması mümkün hale getiriliyor ve millete hesap veren sorumlu Cumhurbaşkanlığı sistemi gerçekleşiyor. Bunlar milletimizin geleceğe dair umutlarını çok arttırmaktadır.”
 
ELAZIĞ’A YAPILAN HİZMETLER
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, gerek bakan yardımcılığı gerekse milletvekili olduğu dönemde Elazığ’da gerçekleştirdikleri hizmetleri anlattı.
Görev süresi içerisinde Elazığ’da çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini ve önemli ödeneklerin hizmet birimlerine aktarılmasına vesile olduklarını belirten Alpay, şunları kaydetti:
“Bir yıldır Milli Savuma Bakan Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Sayın Başbakanımızın açıkladığı orta vadeli ekonomik programda, ekonomik kalkınmamızın ana unsurlarından biri olarak savunma sanayi gösterilmiştir. Görev yaptığım sürede bunun ne kadar önemli ve gerçekçi bir karar olduğunu yakından görme imkanım oldu. Kendi uçağımızı, helikopterimizi tankımızı, gemimizi, füzemizi, uydumuzu, önemli silah ve mühimmatımızı tasarlama ve yapma konularında önemli aşamalar yaptığımıza en yakından şahit oldum, görevim gereği sağladığım katkılar oldu.  Milletvekili olarak görev yaparken de milli ve yerli sanayi ve üretime, Elazığ olarak, nasıl katkı yaparız çabası ve anlayışı içinde bulundum.
Birlikte görev yaptığımız Milletvekili arkadaşlarımızla çok sayıda projeyi hayata geçirdik ve önemli ödeneklerin hizmet birimlerine aktarılmasına vesile olduk. Bunun yanında en baştan itibaren emek vererek birebir çabalarımla hayata geçmesine büyük katkı sağladığım, çok önemli projeler oldu. Bunlar Elazığ’ın bize dua etmesine vesile olan ve benim içinde en büyük onur tablolarıdır.”
 
SİVİL HAVACILIK YÜKSEK OKULU
“Savunma sanayiyle ilgisi olduğu için ilk ifade edeceğim, Fırat üniversitesi rektörü Kutbettin hoca ve ekibi ile birlikte hayata geçirdiğimiz Sivil Havacılık Yüksek okuludur. Bunun için bürokrasi ile ciddi mücadele ederek sonuca ulaştım. Hava alanı eski terminal binası ve eklentilerinin üniversiteye kiralanması için DHMİ’den özel bir yönetim kurulu kararı çıkardım. Alt yapı ve YÖK kısmını çok hızla çözdük. Bu süreçler devam ederken Beoing uçak firmasının Türkiye temsilcisi ve heyeti ile THY Teknik genel müdürü ve ekibini iki defa Elazığ’da ağırladık. Teknokent’deki ve Elazığ’daki iş adamları ile çok önemli birkaç toplantı yapıldı. Bunlar yapılırken biz Elazığ’a nitelikli, katma değeri yüksek iş ve projeleri getirmenin gayreti ve heyecanını gösteriyorduk. Rabbim bize bunun ilk adımlarını nasip etti. Bu çalışmalar sonucunda Sivil Havacılık Yüksek okulunu şehrimize ve üniversitemize kazandırdık. Yine bu süreçte üretken iş adamlarımız önemli bir savunma sanayi şirketi kurdular, OSB’de iş adamımız İHA’larda da kullanıla bilecek motor üretimi sürecini başlattı. Teknokent’deki bir Elazığ’lı firma THY Teknik ile ürün geliştirme konusunda önemli bir süreci başlattı.
Uçak elektrik – elektronik, uçak gövde motor bakım onarım, hava trafik kontrolörü ve insansız araç sistemleri olmak üzere Sivil Havacılık Yüksek okulunda dört program açıldı. Bunlardan uçak elektrik – elektronik bölümüne bu yıl 30 öğrenci alınarak, eski hava alanı terminal binasında yapılan düzenlemeler ve laboratuvarlarla çok nitelikli bir ortamda eğitim öğretime başlandı. Bu aşama Elazığ’ımızın havacılık alanında mesafe alması için önemli bir adımdı.”
 
ELAZIĞ ŞEHİR HASTANESİ
“Üzerine çok titreyerek emek verdiğim en önemli proje olarak Elazığ şehir hastanesi üzerinde durmamız ve konuşmamız gerekiyor. Çünkü bu proje şahsımla özdeş hale geldi bundan dolayı da siyaseten çok haksız ve insafsız saldırılara maruz kaldım. Projenin olmayacağı, yapılmayacağı, başka illere gideceği yalan ve iftiraları üzerinden hakaretlere uğradım. Danıştaya açılan dava nedeniyle meydana gelen gecikme dahil, ismi bölge hastanesimiydi yoksa şehir hastanesimiydi şeklindeki hiçbir kıymeti olmayan meseleden polemik oluşturup, şahsıma saldırıp, itibarsızlaştırmak isteyen çevreler sürekli tezvirat ve dedikodu yaparak zarar vermeye çalıştılar. Ancak Rabbime sonsuz hamd olsun yüzümüz ak, anlımız açık olarak yolumuza devam ediyoruz. Bu projenin öncesiyle ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum. Bunlar Cumhurbaşkanımızın çok önem verdiği şehir hastaneleri projeleridir. Elazığ şehir yada bölge hastanesi (siz adına ne derseniz deyin) gerçekleşme şansını yitirmişti. Zira o dönemde sadece YPK kararı verilmiş ve sözleşmesi tamamlanmış projelerin başlamasına karar verildi. Elazığ bu süreçleri tamamlamadığı için kapsam dışı kalacakdı. Bunun üzerine Başbakan yardımcımız Lütfü Elvan beyin o zaman Başkanlığını yaptığı TBMM Plan Bütçe komisyonuna değişiklik önergesi verdim. Bu önerge ile ilgili Başkan Lütfü Elvan ve o zaman ki Sağlık Bakanımız Recep Akdağ başta olmak üzere komisyon üyeleriyle tek tek görüşmek süretiyle mutabakat sağladım. Bakan ve komisyon başkanımızın verdiği desteklede komisyon önergeyi kabul etti, Genel Kurul süreçleri de tamamlandı. Böylelikle yaptığımız fikri takip ve yoğun çabayla sözleşmesi yapılmamış olsa da, ihale hazırlık süreçleri tamamlanmış olan projelerin de kapsama alınıp, yapımı süreci gerçekleşmiş oldu. Eski ismiyle bölge hastanesi şu andaki tanımlamayla Elazığ şehir hastanesi projesi yapım süreci başladı. En önemlisi yapılan bütün dedikodu, iftira ve karalamalara rağmen bu proje başlangıçtan sonra yaklaşık %15 büyüyerek gerçekleşiyor. 1050 yataklı genel hastane ve 60 üniteli bölgenin en büyük diş hastanesi dahil olmak üzere bu muhteşem proje onur abidesi gibi yükseliyor.Bu ihtişamlı projenin finansal kapanışı 20 Aralık’da İstanbul’da törenle yapıldı ve Elazığ şehir hastanesi en önemli ulusal kanallarda, yazılı ve görsel basında büyük bir övgü ile örnek proje olarak tanıtıldı. Bunun sebebi ve anlamı şudur; Bu proje uluslar arası kredi kuruluşlarının finanse ettiği bir projedir. Özel bir finans yöntemi ile kredilendirilmiştir.
Bu şu anlama geliyor, bu uluslar arası kredi kuruluşları, kredi kararı verilmezden önce Elazığ’ı bir anlamda masaya yatırmıştır. Yaklaşık bir yıl önce başlayan bu süreç boyunca Elazığ’la ilgili özel veriler tartışılmıştır. Sonunda Elazığ, çevresel, kültürel, sosyal, ulaşım ve ekonomik potansiyel açısından uluslar arası boyutta yatırım yapılabilir şehir ve bölge olarak kabul edilmiştir. Elazığ şehir hastanesinin yapımını yüklenen dünyanın sayılı firmalarından Rönesans firması başlangıçta öz kaynaklarıyla başlattığı bu büyük proje için toplam 290 milyon Euro bedelli kredisini böylelikle karar alınmak suretiyle garantilemiş ve toplamda 350 milyon Euro büyüklük deki projenin bütün finansal karşılığı sağlamıştır. Bu kredi temini ve finansal kapanış işlemi Elazığ’ın bölgede yer olarak güvenli bölge olarak tescili ve hem yurt içi hem yurt dışından yatırımcı, iş adamları için yatırım yapılabilir yer olarak kabulü açısından da çok önemlidir. Rönesans firmasına 290 milyon Euro’luk krediyi sağlayan, uluslararası kredi kuruluşlarının bu kararı bütün dünyaya yönelik çok önemli bir referansdır.
Elazığ şehir hastanesi projesi bu yönleriyle, deprem izalatörü ve özel finans yöntemi ile yapılması özellikleriyle bölgenin örnek gösterilen projesidir. İnşaat imalat ve etapları 2017 yılının sonunda tamamlanacaktır. Medikal cihaz ve tüm donanımlarıyla birlikte Elazığ şehir hastanesinin en geç 2018 yılı sonlarında hizmete alınması hedeflenmektedir. Daha evvelde çok kez ifade ettiğim gibi işletmeye alındığında en az 2500 civarında yeni istihdam sağlayacakdır. Bu Türkiye şartlarında bile çok büyük bir rakamdır. Yine bu hastane işletmeye alındıktan itibaren yıllık yaklaşık en az 250 milyon TL ciro hedeflenmektedir. Elazığ’ımıza çok sayıda ticari alan ve esnaf için yine yıllık yaklaşık 100 milyon TL ilave ekonomik girdi yapacağı tahmin edilmektedir. Hastane dışındaki diğer sosyal alan, donatı ve eklentiler için ayrıca planlamalar yapılacaktır. Sadece Elazığ şehir hastanesi işletmeye alındığında yukarda verdiğim rakamlardan da anlaşılacağı üzere inşallah ekonomik açıdan çok büyük bir kazanç sağlayacaktır.
Sağlık Bakanımız sayın Recep Akdağ’ın 2015 yılı Haziran seçimlerinde sonraki Elazığ ziyaretinde Ak Parti il başkanlığımız binasında, gazetecilerinde bulunduğu ortamda büyük bir alicenaplıkla ifade ettiği şekilde, birebir emek vererek hayata geçmesine vesile olduğum bu muhteşem proje Türkiye’mizin, bölgemizin ve bu aziz şehrin yüz akı ve onur projelerindendir.  Bu sebeple de yapılan bütün haksız, insafsız ve gerçek dışı saldırıları unutup, geride bırakarak önüme doğru bakıyorum ve ihtişamla yükselen onur projemiz içinde Allahıma hamd ediyorum, beni her zaman bağrına basan ve el üstünde tutan bu aziz şehrin çok daha fazla projeyi fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum.”
 
BİLİM MERKEZİ ÖZEL EMEK VERDİĞİM PROJELERDENDİR
“Elazığ eski valimiz Muammer Erol’un fiziki gerçekleşmesine büyük katkı sağladığı ve valimiz sayın Murat Zorluoğlu’nun hizmete alınmasında katkı sağladığı Bilim Merkezi de özel emek verdiğim projelerdendir. Yardımcılığını yapmaktan onur duyduğum Bakanımız Fikri Işık’ın, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı olduğu sırada bana verdiği büyük destekle TÜBİTAK’la ortak olarak bu projeyi hayata geçirmiştik. Sessiz sedasız ama hem şehrin eğitim öğretim hayatına hem de ekonomisine katkı sağlayarak yoluna devam ediyor.”
 
DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ HİZMETE AÇILDI
“Yine Milletvekilliğimizden önce çok emek verilen ancak değişik gerekçelerle hayata geçirilemeyen diş hekimliği fakültesinin, üniversitemize ve şehrimize kazandırılmasını Rektör hocamız ve ekibiyle birlikte gerçekleştirmek bize nasip oldu. Şu anda şehir ve bölgemiz açısından da çok büyük önemi olan diş hekimliği fakültesi eğitim öğretim hayatına devam ediyor.”

ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI %90’LARA ULAŞTI
“Sayın Başbakanımızın başkanlığında ki şuanda ki hükümetimizin açıkladığı orta vadeli hedeflerde yer alan, arazi toplulaştırmasını, Milletvekili olduktan hemen sonra gündemime alıp birebir emekle hayata geçmesine vesile oldum. Şu anda Elazığ’ımızın arazi toplulaştırmasıyla ilgili olarak %90’lara ulaştığını söyleyebilirim. Bu şehrimizin geleceğiyle ilgili nitelikli ve kaliteli tarım arazisine ve tarım potansiyeline ulaşması, aile fertleri ve arazi komşulukları nedeniyle çıkan arazi ve sınır uyuşmazlıklarının köklü olarak çözülmesi açısından önemlidir.”
 
ELAZIĞSPOR İÇİN ÇOK ÇABA GÖSTERİP, KATKI SAĞLAMAYA ÇALIŞTIM
“Uzun yıllar sporla meşgul olup, spor camiasının içinde olan bir sporcu ve Elazığsporlu olarak o dönemdeki başkan ve yöneticilerimizle Elazığspor içinde çok çaba gösterip, katkı sağlamaya çalıştım. Bu gün Türkiye’de örnek gösterilen Elazığ Atatürk stadının zemini ve tüm stad tadilatıyla ilgili birebir emek verdim ve sonuç aldık. Daha iyisi şüphesiz yapılabilir.
Bakan Yardımcılığı görevimiz devam ederken de şehrimizle ilgili yapacağımız ve yapabileceğimiz katkıları yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda Elazığ askeri hastanemizin yol çalışmasıyla ilgili Kolordu komutanımızın desteği ve genel sekreter Adnan Seyrek hocamızın çaba ve katkılarıyla da güzel bir eser kazandırdık.”
 
ELAZIĞ’I HAVACILIK MERKEZİ YAPMA KONUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR
“Şu anda Jandarma Genel Komutanımız ve ekibiyle, sayın Valimiz ve Kolordu komutanımızın da emek ve katkılarıyla Elazığ’ı önemli bir havacılık merkezi yapma konusunda çalışmalarımız devam etmektedir. İlk aşamada insansız hava araçları ve Jandarma Genel Komutanlığımıza ait helikopterlerin Elazığ’da konuşlandırma çalışmaları devam etmektedir. Hatırlanacağı gibi Bakan Yardımcılığı görevime başladıktan sonra TAİ’ye ait insansız hava aracı ANKA’mızı Elazığ’da konuşlandırıp, test uçuşunu başarıyla tamamlamıştık. Tüm bu süreçler Elazığ’ı hedeflediğimiz ve çabasını gösterdiğimiz savunma sanayi ve havacılık alanında iyi bir noktaya getirme çabalarımızın işaret ve ürünleridir. Bundan sonra ki süreçlerde, Milletvekillerimiz, Belediye başkanımız, Üniversitemiz, Ticaret ve Sanayi odamız ve OSB’deki iş adamları ve yatırımcılarımızla yakın ve yoğun bir çalışma temposuyla katkı sunmaya devam edeceğiz.”
 
BU ŞEHRE SEVDALANDIM, ŞEHRİN DERTLERİYLE DERTLENMEYE ÇALIŞTIM
“Ben bu şehrin evladıyım, çocuk yaşımdan itibaren bu şehrin her tarafında oldum, bu şehre sevdalandım, şehrin dertleriyle dertlenmeye çalıştım. Bu şehir bana çok şey verdi ve ben bu şehre karşı kendimi hep borçlu hissettim. Milletvekilliğinden öncede, Milletvekilliğim sırasında da, sonrasında da bu şehir için elimden gelenin iyisini yapmaya çalıştım, gayret ettim. Bu şehre hep inandım ve bu şehir beni hep heyecanlandırdı. Şüphesiz bizimde eksiğimiz doğru bildiğimiz halde yanlışa denk düşen şeylerimiz olmuştur, istemeden de olsa ihmallerimiz olmuştur. Ama hiç kimsenin tereddütü olmasın ki, iyi niyetimle, samimiyetimle inandığım, güvendiğim, aşık olduğum ve beni heyecanlandıran Elazığ için çok çaba sarf ederek çalıştım, hizmet ettim. Yerli ve milli duruşa sahip, bu şehrin evladı olarak da Allah izin verdiği müddetçe millete hizmete ve çalışmaya devam edeceğim.”
 
Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.