BU ÜLKE İÇİN YEMİNİMİZ VAR
18 Mart 2017 16:20
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, “Bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmeyecektir. Yeminlerimizi tutarız. Biz Milliyetçi Hareketiz. Yeminlerimizi savunuruz. Biz Türk-İslam’ın ümidiyiz. Yeminlerimizi çiğnetmeyiz. Biz ecdadın kahramanlık nefesiyiz. Yemin millet iradesidir, yemin Türklüktür, yemin milli ve manevi değerlerdir, yemin Elazığ’dır, yemin bin yıllık kardeşliktir.” dedi.
HABER: SEVDA DEMİR – SUAT ÖZTÜRK
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, partisinin referandum kampanyasının startını Elazığ’da verdi.
Bahçeli, Elazığ İstasyon meydanında düzenlenen mitingde Elazığ halkına seslendi.
16 Nisanda yapılacak anaya referandumu nedeniyle Elazığlılar ile birlikte olmaktan bahtiyarlık duyduğunu ifade eden bahçeli, 16 nisan referandumunun barış huzur demokratik sabır ve adap çerçevesinde geçmesini diledi.
İçte ve dışta  Türk ve Türkiye düşmanlarının devrede olduğunu ifade eden Bahçeli, Çanakkale döneminin küresel güçlerin başlattığı saldırının, yüksek bir imanla def edildiğini, benzeri bir saldırının da 15 Temmuz’da gerçekleştirilmeye çalışıldığını söyledi. 
Türk milletinin zaaf anını kollayanların hiç boş durmadığını dile getiren Bahçeli, yarım kalan işgal emellerini tamamlamaya çalışanların 15 Temmuz’da tekrar çalıştıklarını vurguladı. 
İşgalcilerin, kaleyi içeriden yıkmak için işbirlikçiler yetiştirme ve gayri milli zihniyetlerle eylem ve amaç birliği yapmayı amaçladıklarını aktaran Devlet Bahçeli, 15 Temmuz ihanet ve melanetine bakıldığında ihanetçilerin epey bir mesafe aldıklarını söyledi.
 
OYNANAN OYUNUN ACIMASIZ VE VAHŞİ
Türkiye’ye karşı çok çetin bir oyunun sahnede olduğunu belirten Bahçeli, oynanan oyunun acımasız ve vahşi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin kuşatma altında olduğunu dile getiren Devlet Bahçeli, “Bugün kardeşliğimizi kıskananlar çok sayıdadır. Karşımızda çok çetin bir oyun sahnededir. Bu oyun acımasız, vahşi ve ahlaksızdır. Küresel komplonun hedefinde Türk milleti vardır. Bu nedenle terör örgütleri kışkırtılmaktadır. Bu nedenle tehditler yoğunlaşıp derinleşmektedir. Türkiye kuşatma altındadır. Yıkım müteahhitleri, sanal sorun mucitleri taarruzdadır.  Bin yıllık kardeşliğimizden rahatsız olan mihraklar içimizde ve çevremizde kanlı nöbettedir. Dikkat ediniz, 20 Temmuz 2015’den bu tarafa vatan ve millet uğruna toprağa düşen şehit sayımız bin 137’dir. PKK saldırmaktadır. Lice, Kulp, Genç üçgeninde günlerdir üstün bir mücadele sergilenirken, maalesef şehadet haberleri de alınmaktadır. Artık hainlerin kökü kazınmalı, inleri, saklandıkları delikleri yerle bir edilmelidir. Bunun yanında İblisin yeryüzü garnizonu olan IŞİD gözü dönmüşçesine kan dökmektedir. Kahraman Mehmetçiğin El Bab’ta 182 gün boyunca destan yazarak IŞİD’i söküp attığına millet ve Elazığ şahittir. PYD-YPG ise sınırlarımızın hemen dibinde, küresel güçlerin himayesiyle dört parçalı Kürdistan için tuzak kurmaktadır. Menbiç teröristlerin tasallutunda, Rakka tutsaktır. Bu cinayet çetelerinin en şerefsizi, en adisi, en sinsisi olan FETÖ 15 Temmuz’da silaha sarılmıştır. FETÖ, son haçlı akınına komuta eden barbarlardan, Türkiye’yi işgal emrini alarak 15 Temmuz akşamı harekete geçmişti. Bunlar şerefli Türk askerinin kamuflajı içine saklandılar. Bunlar din ve diyanet istismarıyla batıla hizmet edip, küfrün yanında hizalandılar. Bunlar ki, yaratılmışların en aşağısı, en aşağılığı, en alçağı olarak milli hafızadaki kirli yerlerini aldılar. FETÖ, Anadolu’yu ele geçirmek maksadıyla yüzyıllardır pusuda bekleyen muhasım odakların, müstevli emellerin kızgın maşası, karanlık parçasıdır. Savaş uçaklarımızı gasp edip tepemizden bomba attılar. Helikopterlerimizi kaçırıp üzerimize kurşun yağdırdılar. Milli birliğimizi çözmek, milli bünyemizi çürütmek istediler. Askeri askere, askeri polise, polisi askere kırdırıp iç savaşa hizmet ettiler. Türkiye böylesi bir ihaneti hiç görmedi. Türk milleti böylesi bir zillete hiç düşmedi. Hiç kuşkunuz olmasın, 15 Temmuz bir Haçlı operasyonuydu. Planlaması ise Pensilvanya’daki hoca kılıklı hain ve arkasından itekleyip kumanda eden güçler tarafından yapılmıştı. Cüzdanlarına bir dolar koyup baylockla haberleşen, himmet kuyruğuna girip aziz milletimizin kuyusunu kazmaya yeltenen şerefsizlere Türk milleti boyun eğmedi. Tankın önüne millet iradesi sere serpe yattı. 248 şehit vermek pahasına, masum kardeşlerimiz kurşunların karşısına inançla çıktı. Darbe teşebbüsüne 80 milyon direndi. FETÖ şiddeti sürerken, IŞİD, PYD-PKK sınırlarımızdan içeri sızıp işgali tamamlamak için fırsat kolluyorlardı. Bu, kolektif bir istila denemesiydi. Bu, görev dağılımı küresel cinayet merkezlerinde yapılmış Türkiye’yi yok etme girişimiydi. Birbirimize düşecektik. Birbirimize kıyacaktık. Devlet kaybedecektik. Milletten ve vatandan olacaktık. Lanetli senaryonun özü buydu.” dedi.
 
SİSTEMİN YENİDEN İNŞAASINI ZORUNLU GÖRDÜK
Türkiye’nin uçurumdan el birliğiyle kurtarıldığını belirten Bahçeli, çarpıtmalara, çarpık kafalara karşı, ilkelerinden taviz vermediklerini belirterek şunları söyledi: “İsyan bastırıldı, istila püskürtüldü. Dedik ki, Türkiye ipten alındı. Dedik ki, millet ve devlet bekası muazzam risk ve tehditlerin hedefinde. Dedik ki, Türkiye bu şekilde gidemez. Ve de sistem tartışmalarıyla, bundan kaynaklı özellikle 10 Ağustos 2014’den bu tarafa süren kutuplaşma ve anlaşmazlıklarla daha fazla mesafe alamaz. Türkiye’yi kaybedebiliriz dedik, uzlaşma çağrısı yaptık. Devleti ve vatanı kaybedebiliriz dedik, hükümet etme sistemindeki tıkanıklık ve kilitlenmeyi açalım istedik. Önce ülkem ve milletim, sonra ve partim ve ben anlayışıyla hareket ettik, sorumluluktan kaçmadık. 7 Ağustos Yenikapı ruhuna bağlı olduğumuzu gösterdik. Sonunda Adalet ve Kalkınma Partisi’yle 18 maddelik anayasa değişikliği üzerinde anlaştık. Çarpıtmalara, çarpık kafalara, aramızdan çıkan çürüklere bakmayın, ilkelerimizden taviz vermedik, ülkülerimizden ayrılmadık. 15 Temmuz FETÖ felaketinden sonra siyasetin ve ülkenin beliren, tehiri imkansız ihtiyaçlarına gözümüzü kapatmadık, sırtımızı dönmedik. Sistemin yeniden inşasını zorunlu gördük. Bunun da milli bir mutabakat kapsamında olmasına özen gösterdik. Tüm dünya üzerimize gelirken, çatışıp ayrı düşemezdik.”
 
MONARŞİK YÖNETİMLER HUZURSUZ VE SANCILIDIR
Başta Hollanda ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin 16 Nisan referandumundan korktuğunu dile getiren Bahçeli, Hollanda’nın 16 Nisan Referandumundan korktuğunu ve cephe aldığını ifade etti.
Türk milletinin iradesiyle sistem değişikliği yapmasından rahatsız olanların tahammülsüzlükler gösterdiğini vurgulayan Bahçeli, “Dışişleri Bakanımızın uçuş iznini iptal ettiler. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bir hanım kardeşimizi zor ve cebir kullanarak aracına hapsettiler, ardından ülkeden çıkardılar. Hollanda yönetimi, bu ülkede hayat ve varlık mücadelesi veren vatandaşlarımızın üzerine atlarını sürdü, itlerini saldı. Biliniz ki, 16 Nisan’da Türkiye’de sistem değişecek, Avrupa’da ise tahtlar sallanıp rejim değişikliklerinin ilk kıvılcımı çakılacaktır. Bu yüzden monarşik yönetimler huzursuz ve sancılıdır. Hükümetler şaşkın ve şuursuzdur. Avrupa’nın demokratikleşmesi, insan hak ve özgürlüklerine saygı duymayı öğrenmesi yakındır, 16 Nisan’dan sonra kaçınılmaz bir şekilde gündeme gelecektir.
Hollanda’da yapılan seçimler ırkçı ve Türkiye düşmanlarının yüzlerini kızartmış, okkalı bir ders vermiştir. İnanıyorum ki, yürüyüşümüzün önüne taş koymak isteyenler 16 Nisan’da kaybedecektir. Yerli, milli ve ahlaki bir uzlaşmayla; üstelik tamamıyla iç dinamiklerle temellenmiş sistem değişikliğini hazmedemeyenler dağılacaklardır. 16 Nisan’da Türkiye kazanacaktır. 16 Nisan’da Türk milleti onun bunun ağzına bakmayarak, muhteşem iradesiyle geleceğini şekillendirecektir.” Şeklinde konuştu.
 
REJİM DEĞİŞECEK DİYORLAR, KÜLLİYEN YALANDIR
Yapılacak referandum oylamasının tek adam yönetimi olacağına yönelik yapılan iddiaları yalanlayan Bahçeli, bunu söyleyenlerin tarih cahili olduklarını, Türk tarihinde böyle bir yönetim modelinin hiç görülmediği söyledi.
16 Nisan’da Türkiye’de sadece hükümet etme sisteminin değişeceğine vurgu yapan Devlet Bahçeli, “Yenisinin adı da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Federal sistem gelecek, Türkiye eyaletlere bölünecek, üniter yapı bozulacak diyorlar. Tümden iftira, tümden hayal mahsulüdür. Milliyetçi Hareket Partisi varken, Gakgoşlar şuurlu ve uyanıkken, Türkiye’yi federasyona sürüklemeye hiçbir işbirlikçi, casus, melun ve yabancı ajanın gücü yetmeyecektir. Ve de böyle birisi veya birileri henüz anasının karnından doğmamıştır.” dedi.
 
ANAYASA’YA MİLLET DAMGASINI VURMUŞTUR
Anayasanın İlk dört madde güvence altında olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli,  bunun da teminatının Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu ifade etti.
Milletin Anayasa’ya damgasını vurduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: “Kırmızı çizgilerimizi aşındırmaya kalkanın alnını karışlayacağımız da iyi bilinmelidir. TBMM etkisiz ve yetkisiz hale getirilecek diyorlar; bu da ham ve hayasız bir uydurmadır. Bilakis yasama ve yürütmenin arasına kalın çizgi çizilmektedir. Meclis asli fonksiyonuna kavuşmaktadır. Siyaset ve devlet yönetiminde olası çatışma ve cepheleşme ihtimali en aza indirilmektedir. Yargı tekelleşmekten, yanlı davranmaktan kurtarılacak, bağımsızlığının yanında tarafsızlığa ulaşacaktır. Tek adam yönetimi olacak diyorlar, bunu söyleyenlerin tarih cahili oldukları, geçmişimizde dahi böyle bir yönetim modelinin hiç görülmediği açık ve ortadadır.Biz istiklalimizi muhafaza etmek için 16 Nisan’a evet diyoruz. Biz, 2007’de Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesine karar verilmesinin ardından yeşeren sistem tartışmalarını bitirmek için evet diyoruz. Biz, yedi düvele karşı daha güçlü devlet, daha mutlu millet için evet kararındayız. Oturup konuşmazsak ayırıp çatıştıracaklar. Uzlaşıp yarınlarımızı belirlemezsek istiklalimizi çalacaklar. Devletin süratli kararlar aldığı, TBMM’nin aktif ve etkin olduğu bir sistemi kurmazsak 15 Temmuz’da harekete geçenler tekrar varlığımıza suikast yapacaklar. Türkiye’den intikam almak için kuyruğa girenlere karşı tarafsız duramayız.”
 
YEMİN ETTİK VAZGEÇMEYİZ.
Ülkenin menfaatleri doğrultusunda yapılan her türlü hizmete destek olduklarının altını çizen Bahçeli, “Yemin ettik dönmeyiz. Yemin ettik durmayız. Yemin ettik vazgeçmeyiz. Bugünü anlamak için Çanakkale’ye, Çanakkale’yi yorumlamak için bugüne bakmak gerekmektedir. Bu açıdan Çanakkale Zaferi, Türk milletini, yurt edindiği Anadolu’dan atmak üzere yola çıkmış Avrupalıların hüsran ve hezimetidir. Aynısı 15 Temmuz’da yeniden yaşanmıştır. Türkiye’yi dirilen Çanakkale ruhu yeniden kurtarmıştır. Türklerin son direnme noktası Çanakkale’dir. Çanakkale, dönemin küresel güçlerinin başlattığı büyük bir saldırının, yüksek bir imanla defi demektir. 15 Temmuz’da da benzeri görülmüştür. Türk milletinin zaaf anını kollayanlar hiç boş durmamıştır. Yarım kalmış işgal emellerini tamamlamaya çalışanlar ara vermemişlerdir. Bu kez yöntemleri, kaleyi içeriden yıkmak için işbirlikçiler yetiştirme ve gayri milli zihniyetlerle eylem ve amaç birliği yapmaktır. 15 Temmuz ihanet ve melanetine bakınca bu konuda epey bir mesafe almış oldukları hepimizin malumudur. Bugün, Türk milletinin üzerinde oynanan oyunların başlangıcı, yirminci asrın başında Çanakkale’ye çarpıp dönen stratejik senaryolarda gizlidir. Günümüzde gerçekleşenler, kahraman atalarımızın Lozan’da durdurduğu emperyalist zalim sürecin, yeniden ve farklı formatlarla Türk milletine dayatılmasından başka bir şey değildir. Lozan’dan önceki son durak Sevr ve son ders ise Çanakkale Savaşlarıdır.
Tam 102 yıl önce, Çanakkale’de başarılamayan, ancak Sevr’de dayatılanlar, Türk milleti için ayrılıştır, bölünüştür, parçalanıştır, yok oluştur. Nitekim 15 Temmuz’da karşımıza tekrar çıkanlar, dün Çanakkale’de denizi boylayanların kalıntılarıdır. Biz, vatan kaybına asla müsaade edemeyiz. Biz, bu zillete asla katlanamayız. Rengini şehitlerimizin kanından almış al bayrağımızın düşmesini, Bağımsızlığımızın haykırışı olan İstiklal Marşımızın susmasını, İnancımızın mukaddes çağrısı olan ezanımızın kesilmesini, Nifak ile bin yıllık kardeşliğimizin bozulmasını, asla sineye çekemeyiz. Çünkü biz Türk milletiyiz.” şeklinde konuştu.
 
OMUZ OMUZA, YÜREK YÜREĞE OLACAĞIZ
Türkiye’nin 16 Nisan’ın bereket ve birlik ruhuyla sonsuzluğun ufkuna ulaşacağını ifade eden Devlet Bahçeli, “Kendimize güveniyor, milletimize inanıyoruz. Ayağımıza kurşun sıkmayacağız, papaza kızıp oruç bozmayacağız. Ezik durmak yok, boyun bükmek yok, Çanakkale’yi unutmak, 15 Temmuz’u akıldan çıkarmak asla yok. Biz kardeşiz, biz milletiz, biz hep birlikte Türk vatanı, Türk devletiyiz. Önümüze bakacağız, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe olacağız. Milli varlık ve güvenliğimizi tehdit edenlere karşı aynı safta mücadele halindeyiz. Konu vatansa, siyaset ikinci plandadır. Konu bekaysa, geçmişi unutmadan, içi içe geçmiş sıkılı yumruklarla geleceğe bakmamız şarttır. Bizim sevdamız Türkiye’dir, Türk-İslam’ın parlak geleceğidir.” İfadelerini kullandı. 
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Elazığ İstasyon meydanında düzenlediği referandum mitingine, binlerce vatandaşın yanısıra AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı. 
Bu haber, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.