Bugün 19 Kasım 2017 - Pazar
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Ecehan Yılmazçelik
Ecehan Yılmazçelik
ecehanyilmazcelik@hotmail.com
İNSANLAR ÖLMESİN! KADINLAR ÖLDÜRÜLMESİN!
30 Ekim 2016 13:24
Geçenlerde Fulya Özdemir’in ölüm haberiyle karşılaştıktan sonra kafama koymuştum kadın cinayetleri ve kadına şiddet konulu bir yazı yazmayı.
Bugün sosyal bir platformda “BU ÜLKEDE KADINLAR ÖLMESİN!” dediğim için, kadına şiddete karşı asi ve kesin tavrım yüzünden, iş yerinden çıkıp evine gitmek üzere otobüse binmiş Ayşegül Terzi’ye nedensizce tekme atan yobazı eleştirdiğim için, hem GEZİCİLİKLE! hem de 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNE SAYGI DUYMAMAKLA! itham edildim. Efendim benim 15 Temmuzda vefat eden kadın şehitlerimiz hakkında yeterince sesim çıkmıyormuş, bunlarda çok çıkıyormuş. Sözlüklere yazılsa ana habere çıkacak cinsten bir konuşma öyle böyle değil.
 Ben cinsiyet ayrımı yapmadan, bu ülke için canını feda etmiş şehitlerimizin, onların analarının, babalarının ellerini öperim ellerini! O kara geceden sonra, hatta o hain patlamalardan sonra, hatta her gün gelen şehit haberlerinden sonra, hatta üçüncü sayfa haberlerinden sonra, hatta her gün izlediğim ölüm haberlerinden sonra, hatta ve hatta yolda gördüğüm cani trafik canavarlarının ardında bıraktığı kedi, köpek cesetleriyle karşılaştıktan sonra bile, kaç gün kendime gelemediğimi, ne kadar gözyaşı döktüğümü yakınlarım bilir. Bir ilçenin köyünde çalışmaya başladığımdan beri sıkça gördüğüm danadan, tavuktan et yiyemiyorum yahu. İstatistik değildir benim için ölüm. Bir kişinin değerini, bir canlının değerini, yaşamanın değerini iyi bilirim. Bazıları gibi uyuz köpekleri vurmak yerine tedaviyi tercih ederim, üşüyen kedilerin apartman içine girmesini istemiyorsam onlara yer yaparım, çözüm bulurum. Torbaya koyup uzaklara götürüp ölüme terk etmek çözüm değildir benim için caniliktir. Bu konuda alçakgönüllülük gösteremeyeceğim kimse kusura bakmasın, bu dünyada yaşayan her canlıyı seviyorum. Bu bir suçsa suçluyum, zaten dünyanın bir ucundaki insanın hatta insanı bırak ya hayvanın bile acısını paylaşıyorum, derdini çekiyorum duyduğum cümleye bak tövbe yarabbi gel de çıldırma alakasız bir konu bir de. Bu yüzden, şimdilik sadece, rica ediyorum; ithamlarınıza, kelimelerinize dikkat edin.
Bu seneki ilk yazımda şehitlerimizden bahsetmiştim. Madem konumuz kadınlar, madem konumuz fedakar kadınlarımız, madem konumuz annelerimiz, kardeşlerimiz, eşimiz, dostumuz… Birkaç kişiyi anmadan konuya geçmeyeceğim. Tam yeri, tam zamanı onları anmanın! Zamansız anarsak yapmacık oluruz çünkü gülünç duruma düşeriz. Yürekten kopmalı böyle şeyler, anarken kendinden bir şeyleri bırakmalı insan.
Demet Sezen, Gülşah Güler, Kübra Aydoğan, Zeynep Sağır, Cennet Yiğit, Selda Güngör, Türkan Türkmen Tekin… Allah mekanınızı cennet etsin. Sizlere sonsuz teşekkürler, umarım sesimi duyuyorsunuzdur.
Elbette bir yazıyla bütün ölen kadınlarımıza sesimizi duyurmaya kalksak, çabamız yetersiz kalacaktır. Üstelik bazı kadınlarımız isteyerek bu ülke için canlarını feda etmemiş, belki de bir zamanlar “sana kurban olurum” diye sevdiği eski nişanlısı, ayrıldığı sevgilisi, eski kocası, babası, abisi tarafından bıçaklanarak, dövülerek, adice, alçakça, namussuzca, sapıkça öldürülmüştür.
Son günlerde okuduğum, gördüğüm haberlerin birinde “başrolde”  yazının başında bahsettiğim Fulya Özdemir vardı. Ülkesine aşık bir kadın vardı ekranda, bazı (sözde) vatanseverlerin fırsatını bulsa güle oynaya, göbek ata ata gideceği İsviçre’de Zürih’te yaşıyordu Fulya bir zamanlar, üstelik bankacılık yapıyordu orada. Şöyle anlatayım sevgili kardeşlerim, hesaplamayı severiz biz, bu kız profesörün futbolcudan daha fazla para kazandığı bir ülkede yaşıyormuş ve bir kasiyerin 3 bin 200 Euro kazandığı bir ülkede bankacıymış. Netleşti değil mi olayın vahameti. Altı dil biliyormuş kız yahu altı dil ne demek. Ama o ne yapmış yarı vatandaşlığı olduğu için hayallerinin sesini dinlemiş ve kısa bir süre önce Kaş’a gelmiş. Fulya katilinin daha önce suç işlediğini bile bile ona karşı temkinli yaklaşmamış kız ne bilsin tabii yardım etmek istemiş bu caniye. Sonuç: Battaniyeye sarılı halde bulunan cansız bir beden…
Şimdi gelelim öldürülmediği için şanslı kabul ettiğimiz Ayşegül Terzi’ye…(evet bir kadını ölmediği için şanslı kabul ediyoruz bu gibi durumlarda çünkü fazla olmadı Özgecan canice öldürüleli bir dolmuşta.) Tekme atan adamın neden tutuklanması gerektiğini, neden bu adamın vatan haini muamelesi gördüğünü basitçe açıklamak istiyorum öncelikle; çünkü bunu hala anlamamış olan insanlar olabilir. Bir davranışı tekrar görmek istiyorsak ödüllendirmeliyiz değil mi? Peki bir davranışın gerçekleşmesini istemiyorsak ne yapmalıyız? Cezalandırmalıyız eveeeet. Buraya kadar tamamız. Ceza deyince aklımıza ne geliyor? Dayaaaak! Hadi hadi hepinizin bu geliyor bana masal anlatmayın ama doğru ceza bu değildir, doğru ceza sevilen bir şeyi elinden almaktır. Dayak itici uyarıcıdır. Tabiri caizse temizce dayağını yer,bir süre canı acır sonra tekrar yapar tekrar dayak yer tekrar yapar......... Sevilen uyarıcı elinden alınırsa ne olur? KORKAR! Uzun süre alınırsa elinden o zaman ne olur?
 
DAHA ÇOK KORKAR!
Bir insanın en sevdiği uyarıcı nedir peki? ÖZGÜRLÜK! İşte sevgili kardeşim bu yüzden bu adamın tutuklanması gerekiyor, bu yüzden bu adamın cezasını çekmesi gerekiyor, bu yüzden bu adama taviz verilmemesi gerekiyor. Yoksa ne olur? Cesaretlenir, tekrar yapar ve bu sefer daha da ileri gidebilir. Zaten şort giydiği için saldırdığını göz önünde bulundurursak, psikolojik açıdan yorumlarsak olayın nerelere varabileceğini az çok tahmin ediyorsunuzdur. Bipolarmış hmmm ok!
Geçen okumadınız mı izlemediniz mi Küçük Irmak haberini? Otopsi raporundan haberiniz var mı? Bir araştırın bakalım. O küçük çocuğun son dakikalarını hayal edin, nasıl acı çektiğini hayal edin, gözünüzde canlandırın ya benim çocuğum o hasta adamın elinde olsaydı deyin, bir düşünün. Sonra da erkek olduğu için başına böyle şeyler gelmez sananlar biraz korksun, biraz tedirgin olsun ve biraz empati yapmaya çalışsın. Bebeğe bu gözle bakan erkeğe mi bakamayacak sanıyorsun arkadaşım?
Ben bir psikolojik danışman olarak bu tarz insanları başkasına yönlendiririm. Neden? Çalışmamam çünkü bunlarla anlatır bana tecavüz vakasını ya da her gün karısını dövdüğünü ve bundan zevk aldığını… Allaaaah! Elimden o pisliği alabilene aferin! Hangi tip cezaymış, etkisi neymiş düşünemem sanırım o anda. Herkesin çizgileri var bizler de insanız. Tabii işin şakası bu yoksa profesyonelce başkasına yönlendiririm. Etik kurallara selam olsun.
Bugün öfke dolu, bol duygu paylaşımlı bir yazı yazdım. Umarım beğenirsiniz.
 
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
29 Ekim günü Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun kadınlara ne kadar önem verdiğini yazmak isterdim ama duygularıma yenildim. Bu yüzden sizden af diliyor yazımı ülkemizin gelmiş geçmiş en büyük liderinin kadınlarla ilgili güzel ve anlamlı sözleriyle noktalıyorum.
“Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir. “
“Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.”
“Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar!”
“Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.” 
 
  “Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”
 
 “Tarlalarda erkeklerle birlikte çalışan, kasabalarda pazar yerine giden, yumurta ve tavuğunu satan, ondan sonra kendisine gerekenleri bizzat satın alan, çalışmalarının hepsinde kocalarına yardımcı olan kadınlar! Ben bu kadınlar arasında kocalarından daha iyi işten anlayanlara ve hesap yapanlara rastladım.”
 
“Türk kadını, evdeki medeni konumunu yetki ile işgal etmiş, iş hayatının her aşamasında başarılar göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu yetki ve liyakatle kullanacaktır.”
  
BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
15 Kasım 2017 13:26
356 kez okundu
20 Eylül 2017 15:47
980 kez okundu
04 Temmuz 2017 14:42
1308 kez okundu
28 Kasım 2016 12:37
5058 kez okundu
30 Ekim 2016 13:24
2629 kez okundu
19 Ekim 2016 11:22
2418 kez okundu
19 Eylül 2016 17:04
3272 kez okundu
13 Haziran 2016 14:30
3030 kez okundu
25 Nisan 2016 12:16
3319 kez okundu
19 Nisan 2016 18:02
2952 kez okundu
11 Nisan 2016 14:33
2786 kez okundu
04 Nisan 2016 16:44
2808 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8244 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
28530 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55216 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
66958 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
11
7
1
24
2
GİRESUNSPOR
11
6
1
22
3
MKE ANKARAGÜCÜ
11
6
2
21
4
ELAZIĞSPOR
11
5
3
18
5
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
11
5
3
18
6
İSTANBULSPOR A.Ş
11
5
4
17
7
ADANASPOR
11
5
4
17
8
BALIKESİRSPOR BALTOK
11
5
3
15
9
ALTINORDU
11
4
4
15
10
GAZİŞEHİR G.ANTEP
11
3
3
14
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013