Bugün 18 Ağustos 2017 - Cuma
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Dursun Aksoy
Dursun Aksoy
dursunaksoy59@mynet.com
ELAZIĞ’DA HERŞEY YOLUNDA MI?
12 Ocak 2017 11:55

                                                                                                     GÖNÜL TAHTINDAN

                                                                                     ELAZIĞ’DA HERŞEY YOLUNDA MI?

            İnsanların kendine has özellerinin olduğunu zaman zaman dile getiriyor ve özellerinden birinin de yaşadığı ülkesi yani anavatanı ve anavatanında ki değerleri ile varlığının menbaı veya varlığını idameye çalıştığı köyü, kasabası, ilçesi veya  ili olduğunu ifade etmekteyiz.

            Her milletin veya her insanın kendine özgü, kendine has özeli başka başkadır.

Biz Aziz Türk Milletinin özeli daha bir başkadır yüksek bir irade ve milli hassasiyete sahip oluşu gibi.

Asıl özelimiz tekdir asırlardır tüm unsurlarıyla bir arada yaşamış ve yaşama mücadelesi veren biz  Aziz Türk Milleti’nin. O’ da vatandır, vatanda ki değerlerdir, değerler içerisinde varlığını idameye çalıştığı yeridir.

            Bizim, biz Türk Milleti’nin özellerimiz arasında bulunan özeli başlıca Anavatan diye kabul ettiğimiz, aziz millet olarak mensubu olmaktan onur ve gurur duyduğumuz her karışı kanla yoğrulmuş ecdad yadigari Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu aziz devletin bünyesinde tarihi derinliği ve kültür zenginliği ile yer almış ve edebi şahsiyetlerin çokça yetiştiği gibi;

Allah için,

Din için,

Vatan için,

Millet için,

Vatan ve milletin değerleri olan bayrağın gönlerde şan ve şerefle dalgalanması ve ezanın minarelerden durmaksızın okunması ve de muhafazası için gözünü kırpmadan şehadete koşan civanmertlerin,

Fedakar ve cefakar,

Kadir-kıymet bilir vatan ve millet sevdası içinde yanarak korlaşan ve Hak’ka Şehitlik mertebesiyle yürüyen değerlerin yetiştiği il Elazığ’dır.

            Elazığ; tarihi derinliği ve kültür zenginliği tartışılmaz ve kendine bağlı ilçeleri ile bir bütündür.

            Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış,

Üç kıtaya adaletle hükmetmiş,

İslam’ın bayraktarlığını (Şiar) görev edinmiş,

Ecdadın emanet olarak bıraktığı ülkemizin birlik, beraberlik ve bütünlüğüne helal getirmeyi kendine vazife edinmiş şer güçlerin dini, dili ve mezhebi olmayan terör örgütleri eliyle ülkemizin hemen her şehrinde yaşattıkları katliam hareketi ilimiz Elazığ’da da yaşanmış ve yaşatılmaya çalışılmaktadır.

            İlimiz Elazığ’da yaşanan olumsuzluklar tabii ki sadece ve sadece terörist faaliyetler ve terör hareketi sonucu her geçen gün artarak gelmekte olan şehitlerimiz değil.

İşte o nedenle bu hafta bugün;

Yoğun gündem içerisinde gündemimize içinde ve ilçelerinde yaşanan bazı olumlu gelişmeler yanında olumsuzlukların da yaşandığı ancak her şeye rağmen tozpembe gösterilmeye çalışılan ve gönlümüzde ayrı bir yeri ve değeri bulunan özellerimizden biri olan ilimiz Elazığ’ı alalım istedik ve bu sebeple konumuzun başlığını da ELAZIĞ’DA HERŞEY YOLUNDA MI? gibi bir soruyu koyduk.

Değişen dünya içerisinde değiştirilmesi düşünülüp planlanan Anavatanımız da olduğu gibi Anavatanımızın güzide bir köşesinde olup hem tarihsel, hem kültürel ve hem de stratejik konumu itibariyle sadece bölgesinde değil ülkenin hemen hemen her karışında ayrı bir yeri ve sevgisi bulunan, yani seveni çok güzide bir şehir Elazığ’da da her şey yolunda değil.

Bu görüş ve düşüncemize madalyonun çift tarafına bakmayan ve bakılması gerektiğinin bilincinde olmayıp meseleye siyasi bakan ve düşünen, biraz da körü körüne altında sevgisizlik yatan sevgi uğruna meseleye tozpembe bakan ve baktırmaya çalışanlar katılmak istemeseler de gerçek olan Elazığ’da her şey yolunda mı sorusu karşısında verilecek, verilmesi gereken cevap hayırdır, hayır Elazığ’da her şey yolunda değil olacaktır.

Elazığ’da;

Her mahallede çocuk parkı ve muhtarlık binası yapılmış,

Her Caminin altında veya mahallenin uygun bir yerinde taziye evleri bulunuyor,

Belediye Kültür Müdürlüğüne Mehmet Karaaslan’ Bey’in kısa süre önce getirilmiş olmasıyla Belediyece zaman zaman da olsa Kültür Merkezinde bazı kültürel etkinliklerin (Burada bir hakkı teslim etmeden geçmemiz doğru olmaz. O’ da Mehmet Karaaslan Bey’in İlimiz Kültür erbaplarından yakın zamanda kaybettiğimiz merhum Paşa(Mehmet)Demirbağ dayımızın vefatında gösterdiği kadirşinaslık örneğinden duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek ve teşekkürlerimizi sunmak olacak. Sayın Karaaslan’a gösterdiği kadirşinaslıktan dolayı çok çok teşekkür ederiz.) yapılıyor olması,

Kabristanlar zaman içerisinde halka cevap verecek hale getirilmeye çalışılıyor,

Elazığ Belediyesinin bulunulan öneri ve yapılan tavsiyeleri değerlendirip bazı kitapların basımını gerçekleştiriyor,

Cenaze işlemlerinde vatandaşlara büyük kolaylıklar sağlanıyor olunsa da;

Çayda Çıra Kavşağı karşısında bulunan Şükrü Kacar parkı dışında ki diğer parklarda Elazığ ve ilçelerinin tarihini ve kültürünü simgeleyen hiçbir materyalin, bulgunun olmaması,

Sözüm ona adı Kültür Park olan devasa arazi üzerine konmuş bulunan parkta yine Elazığ Tarih ve kültürünü olmakla beraber tarihi ve kültürü derin ilçelerde bulunan tarihi ve kültürel yer ve mekanları temsil eden materyalların, fiğür veya minyatürlerin (Harput Kalesi- Belek Gazi Büstü- Sürsürü üzümü- Kesrik’in Lahanası- Orcik Pişirimi- Dibek taşı- Keban Barajı ve Çırçır Şelalesi- Karakoçan Golan Kaplıcası ve Alaaddin Keykübat’ın otağ kurduğu Bağin Kalesi ve Kaplıcası- Palu Kalesi ve Murat Nehri-  Arıcak Ters Lalesi- Baskil Kayısısı- Maden Dağı- Hazar Gölü ve Hazar Baba Dağı- Ağın’ın Leblebi yapılışı ve gibi..) olmayışı,

Elazığ merkezde mahalle ve sokakların istenilen düzeyde temiz tutulmaması,

Ana arterlerde, Trafik ışıklarında ve mahalle araları ile cami avlularında Suriyeden gelenlerin dilenmeleri, dilenirken tehlike saçmaları,

Kış mevsiminin getirmiş olduğu zor şartların kısa sürede giderilmeyip vatandaşın buzda kayma ve kaza geçirerek mağduriyet yaşaması,

Milli bayramlar ile terör sebebiyle oluşan ve gelen şehit cenazeleri sebebiyle Al Bayrak’ımızın milli hassasiyeti göstermek adına esnaflarca asımının zorunlu kılınmaması,

Oto Parkların yetersizliğinin görülmesi ve bilinmesine rağmen yeni yeni yapılan apartman altlarına otopark yapımının zorunlu hale getirilmeyip vatandaşların sıkıntı yaşaması,

Var olan oto park fiyatlarının yüksek, hatta ve hatta fahiş fiyata park edilişlerin, yani girdi ve çıktı tarzındaki kısa süreli parkların bile fahiş fiyattan olduğu,

Sivrice’ye yaz veya kış mevsimlerinde istenilen düzeyde yerli ve yabancı turistin gitmemesi,

Karakoçan Golan Kaplıcası ile Bağin Kaplıcasının bir Pertek Kaplıcası kadar işlek olmaması, yabancıyı bir tarafa bırakacak olursak yerli vatandaşların bile yolun çift taraflı olarak sağlıklı olmaması, fiyatlarının uygulamada yanlış ve yüksek olması nedeniyle gidemiyor olmaları,

Yine Karakoçan ilçesine gelmesi noktasında abone ücretleri peşin yatırılan DOĞAL GAZ’ın gelmeyişinin yarattığı huzursuzluk,

Baskil Kayısısının Malatya’lılarca sahiplenilip ülke içinde olduğu gibi ülke dışına bile ihraç ediliyor olması,

Merkezde olsun, ilçelerde olsun Otel, Lokanta, Market v.s.esnafların müşteriye karşı ilgisiz olması, fiyatlarının fahiş olması ve kısaca müşteri memnuniyetsizliğinin devamı,

Ve de Şehit Cenazelerine kendi işadamlarımız ile milletvekillerimizden çok Malatya işadamları ve Milletvekilinin iştirak edip şehit ailelerini Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile görüştürme noktasında öncülük yapıyor olmaları gibi bizce çokta hoş olmayan olumsuzluk karşısında Elazığ’da herşey yolunda diyebilirmiyiz?

Hayır!...Hayır!...

Bunca olumsuzluklar karşısında Elazığ’da her şey yolunda diyemeyiz, dememeli ve deme hak ve haddini kendimizde görmemeliyiz diye düşünüyoruz.

Evet, Elazığ’da her şey yolunda diyemeyiz yukarıda belirttiğimiz sorunlar acilen asgariye indirilmeyip zaman içerisinde giderilmedikçe. Her ne kadar olumlu gördüğümüz ve kabul ettiğimiz bir takım gelişmeler oluşmuş ve yaşanıyor olsa da genel sorunlar var oldukça

Elazığ’da herşey yolunda demek yanlış ve vatandaşlarımıza haksızlık olur.

Gönlümüzde ki arzumuz; yaşadığımız, varlığımızı idameye çalıştığımız ülkemiz ile varlığımızın menbaı ilimiz Elazığ ve kültürüyle bir bütün olan ilçelerinde her şeyin mükemmel olması ve yaşanmasıdır. Yaşanan olumsuzlukların hiç değilse az, çok az derecede yaşanması, hatta ve hatta hiç yaşanmamasının sağlanmasıdır.

Tarihini ve kültürünü sahiplenmeyen, yaşayıp yaşatılması noktasında çalışma yürütme yerine gözardı eden milletlerin geleceğinden söz edilemez.

Bir milletin tarihi sahipleniliyor ve kültürü yaşıyorsa O’ millet var ve daima var olacak demektir.

 

 

                                                                                                               AYETLER

*Ey Peygamber, Rabbin tarafından sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmaz isen O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah vinkarcılar kavmini doğru yola iletmez. Maide:67

                                                                                                                    GÜZEL SÖZLER

*Güzel ve Aziz ilimiz Elazığ’a düşman ayağı değmemiştir çünkü düşman bu topraklara gelemesin diye Elazığ’ lı savaşlara girmiş, sınırlarda savaşmış ve gövdesi ile sınırlara dağlar oluşturmuştur. Zekeriyya BİCAN

*Şiir için, bir milletin tefekkürü ve de duygu pınarı diyebiliriz. Şairin o edep ve vuslat halinde kelimelerin raks edişi bir cezbe hali de diyebiliriz. Mısralar kanatlanır mı? Evet, o mısralar ilahi bir ritimle şairini maveradan geçirir. Perde ötesi sırlar bir nevi mısralara inci taneleri gibi saçılır. Ben derim ki, şiirin marifetinde ‘okyanusta mercan arayan dilin efsanevi havası vardır.’ Sesin ahenginde, sözü namus biliriz. Bir milletin edebi teneffüsü biliriz. Bedrettin KELEŞTİMUR

*Söz gümüşse sukut altındır” demiş büyüklerimiz. Buradaki sükut ikrardan gelen bir sükut olmayıp, bazen içinde bir “klas duruş”u da barındıran sessizlik olabilir." Halis BİLGİN

*Beni sevmeyenlere,dedikodumu yapanlara, bana kin tutup düşmanlık yapanlara da hakkım helal olsun. Bu dünyada yeterince yordular. Öbür dünyada da onlarla yorulamam, uğraşamam.Berika KÜÇÜK

*Şiir sevginin ve üzüntünün lisanıdır. Lütfü PARLAK

*Şairler, milli ve manevi çerçevede bir yaşam süren şairler, milletin kültür elçisi, şiirleri de kültürün yaygınlaşması ve devamiyetine yönelik olmalıdır. M. Dursun AKSOY

 

PISİKLER ANASI ALİYE BACI

Pısikler anası Aliye Bacı

Sepetin nerede görsem diyorum

Yok senden sonrası Aliye Bacı

Sepetin müzeye versem diyorum

     Kasaplar çarşısı sensiz neşesiz

     Kızdın mı diyordun derde düşesiz

     Malamat olasız öyle şişesiz

     Sözünle mevzuna girsem diyorum

Manton sırtındaydı hem yaz hem kışın

Gördüğümde ilk kez altmıştı yaşın

Pısik beslemekti ömrünce işin

Halini ortaya sersem diyorum

     Başındaki yazma kirli dururdu

     Ağzında ağızlık sana gururdu

     Pısikler ardından aşkla yürürdü

     Bu işe aklımı yorsam diyorum

O Trafik Mehmet olurdu yaren

Elazığ bilirdi derindi yaran

Mezarına gelip var mıdır soran

Bilmem mezarını varsam diyorum

     Hak dostu şairim bak yaşım geçti

     Onun gibi nice deliler göçtü

     Onlar günahsızdır cennete uçtu

     Efkardan kalemi kırsam diyorum

İhsan NAZİK/Elazığ

 

             EYLÜL’DÜ

Bu kadar mı yakışırdı bakışların,

Bu kadar mı Eylül serinliğinde ellerinle,

Ne kadar yabancıydın, dokunurken ellerime

Oysa o şarkıdaki gibi,

Hala avuçlarımdaydı sıcaklığın,

Neden buz kesildi birden mevsimim,

Döktün bütün yapraklarını ellerime,

Ben gül reçeli istemedim ki senden.

Avuçlarımda hissettim,

Gözyaşlarımla ıslanan Eylül yapraklarını,

Ve sen bakışlı olmayan gözlerin de,

Bu kadar mı yakışırdı bu mevsime,

Yavaş yavaş uzaklaşırken Eylül güneşi gibi sen,

Onlarca yıl eskidi Eylül bahçelerinde,

Keşke bilseydin!

Yıllardır üşüyorum sen yoksun diye,

Bir bilsen, bütün mevsimler hep Eylül şimdi,

Bütün güller yapraksız ve çıplak kaldı ellerimde.

O Eylül’dü, bütün ayları kendisine benzeten,

Ve sen, duruşlu olmayan, o tavrın,

Bu kadar mı yakışırdı o mevsime…

Zekeriyya BİCAN/Elazığ

 

          ÖLÜMSÜZ ŞEHİTLER

 Kapıların En Güzelini Açan Sensin

 Bizede Merhametinle Bir Kapı Aç

Düşmanlar Bizi Vurmasın,

Analar Şehit Olan Yavrularına Ağlamasın

     Şehit Düşmesin Askerler

     Güzelce Anlaşalım Bizler

     Gerçi Güzellikler, Fayda Etmez

     Şu Dağda Gezen Nefissizlere

Neyse Biz Gelelim Bayrak Aşkına

Dalga Dalga Tekrar Açışına

Türk Milleti Aşkına

Birde Allah Sevdasına

Yalvaralım Allaha,

     Vurdurmasın Bizi Düşmana

     Boyun Eğmeyelim Allahtan Başka

     Allah Hayırlısını Versin

     Yaradanım Bayrak İnmesin Gökten

     Dualarımız Budur,

     Her An Sen Doğruyu Bilirsin,

     Affet Bizi Kurban Olalım

Akıtma Göz Yaşımızı

Yine Şehit Var, Gurbette

Ama Bizim Kendi Milletimiz

Allahım Yardım Eyle Sen Bize

Kurban Olalım Ağlatma Bizi...

Emirhan IŞIK/Elazığ

 

DÜNE BUGÜNE YARINA

Zamana yenik düşen yılların açısı

Biraz ağırlaştı bugünlerde ellerimle 

Biriktirdiğim yaşım

Zamana yorgun bir isyan

Arsızlaşan umudun çaresizliği

Mahkumiyetin yıkıntısına teslim olmuş

Sertleşen demirler arasında bozuk iplikler

Koca bir ağrı oturmuş şehrin üstüne

Boğulmaya bırakılmış

Suda sancak taşıyan balıklar

Kaçışların yolunu kesmiş kapılar

Ana kucağında atılmışçasına 

Çıplak vücuduyla kala kalmış çocuklar gibi

Çakıl taşlarıyla biriken düne

Ertelenmiş yırtık gömleğinin dikişi bugüne

Yakasına merhem sürdüğün 

Acılarına dur aradığın yarına

Yunus ERDEN/Elazığ-Palu

 

HAZAR’DA RENKLERİN HALAY ÇEKİŞİ

Ufuk emzirirken, ışıklarını güneşin
Dağlar sanki kan kusuyor!
Göl kızıla boyanıyor.
Yanıyor alevler içinde yüreği
İşte, O anda!
Yaşamak istedim,
Hazar’da, güneşin battığı anı!
Kızıl kıyamet koparır,
Hicran ağıtları yakardım! .
Gün üstüne,

     Renkler, halay tutar! ..
     Göl, vadi, dağ, ufuk ve sema...
     Ve yağmur tanelerken,
     Gökkuşağını
     Bir ince kemer takar,
     Yar üstüne,
     Gül üstüne,
     Gün üstüne! ..
Göl, sema ve mavi,
Sonsuzluk alevini yakar,
İç huzuruna! ..
Dağlar,
Omuzlar metaneti,
Çıkarır, hicap merdiveninden! .
Gün üstüne! ..
     Gül, duvak ve beyaz,
     Gönle doğan ışık,
     Avuçlarımıza aldığımız,
     Rahmet damlaları,
     Süzülür semadan,
     Toprak üstüne,
     Gün üstüne! .
Ağaç, çiçek ve yeşil! ..
Çimlendirir huzuru,
Sökün eder,
Hayata gönlüm
Bir kilim deseninde,
Dokur sükutu
Çiçek olur açılır,
Can üstüne,
Gün üstüne! .
     Zaman beş dilim,
     Gölgelere asarım,
     Hayalimi! ..
     Umutlarım,
     Kah büyür, kah küçülür...
     Ne ölçüye,
     Ne nizama gelmez,
     Elle, avuçla tutulmaz,
     Durulur,
     Gönlümün hırçın dalgaları
     Göl üstüne,
     Gün üstüne! .
Bedrettin Keleştimur/Elazığ-Ağın


 


 


 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
17 Ağustos 2017 01:20
378 kez okundu
09 Ağustos 2017 13:20
1410 kez okundu
09 Ağustos 2017 13:15
48 kez okundu
03 Ağustos 2017 15:18
1258 kez okundu
27 Temmuz 2017 01:01
1000 kez okundu
20 Temmuz 2017 12:12
1163 kez okundu
01 Haziran 2017 12:50
2225 kez okundu
25 Mayıs 2017 09:24
2406 kez okundu
17 Mayıs 2017 17:52
1710 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
6966 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
26049 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
52560 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
64417 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
1
1
0
3
2
ADANASPOR
1
1
0
3
3
ÜMRANİYESPOR
1
1
0
3
4
ALTINORDU
1
1
0
3
5
ADANA DEMİRSPOR
1
0
0
1
6
BALIKESİRSPOR BALTOK
1
0
0
1
7
BOLUSPOR
1
0
0
1
8
ESKİŞEHİRSPOR
1
0
0
1
9
GİRESUNSPOR
1
0
0
1
10
İSTANBULSPOR A.Ş
1
0
0
1
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013