Bugün 20 Kasım 2017 - Pazartesi
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Hasan Erden
Hasan Erden
herden1950@hotmail.com
ABD’nin Türkiye karşısında oynadığı “sahte düşman” oyunu!
08 Mayıs 2017 13:32

 Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı yıllar önce

başlatılan Gizli Haçlı savaşı bugün hangi kademede?

ABD’nin Türkiye karşısında oynadığı “sahte düşman” oyunu!

PKK’nın, ABD’den yardım aldığına dair, Amerikan silahları kullandığına ve bölücü militanların ABD tarafından eğitildiğine dair pek çok kanıtlar ortaya çıkmıştır. ABD ve İsrail’in ortak projesi olan 1991 yılında Türkiye’nin  güneydoğusuna yerleştirilen Çekiç Güç’ün PKK’ya hamilik yapması, cephane yardımında bulunması bu konuda en önemli kanıtlardandır. Bugün de ABD stratejileri doğrultusunda görevli ve CIA bağlantılı faaliyetlerde bulunan Blackwater gibi, ABD’nin gayrı resmi örgütlerinin PKK’ya istihbarat, silah, eğitim ve her türlü yardımda bulunduğu tespit edilmiştir.

 

ABD’nin kendi kontrolünde kendine karşıt ve düşman gözüken faaliyetlerle dünya kamuoyunu aldatan ve yanıltan oyunları meşhurdur. Bunun pek çok örnekleri vardır. İslam’a ve Türkiye’ye karşı stratejilerde ABD ile daima birlikte hareket eden ve dayanışma içerisinde bulunan İsrail’in de aynı şekilde oyunlar oynadığı biliniyor.

Nitekim 1986 ve 2003 yıllarında İstanbul’da Yahudi mabetleri Sinagogların bombalanması olayları bu oyunların örneklerindendir. [1]

TÜRKİYE’DE ABD’NİN KONTROLÜNDE

İLK ABD DÜŞMANLIĞI HAREKETLERİ

Yaşları müsait olanlar, yaklaşık 45 yıl önce İstanbul’da meydana gelen anarşi olaylarını ve sokak hareketlerini takip edenler hatırlayacaklardır. 1967 yılından itibaren İstanbul’da başlayan ABD karşıtı faaliyetler ve gösteriler, önce Amerikan okullarında başlamıştır. O günlerde basında Amerikan düşmanlığı yazılarıyla gençleri ve işçi kesimlerini harekete geçirmeye çalışanlar, ABD’de Amerikan burslarıyla yetişmiş kiralık solcu yazarlardır.

O tarihlerde İstanbul’da Dolmabahçe önlerine demir atan Amerika’nın Akdeniz 6. Filo’suna karşı protesto hareketlerinin arkasında ABD’nin olduğu sonradan ortaya çıkmıştır. Amerikancı “Amerikan düşmanı” yazarlar bu olayı basında yansıtırken, Dolmabahçe Camii’nde namaz kılan cemaate dil uzatarak, “Müslümanlar Amerikan gemilerine yönelerek namaz kıldılar” diye çarpıtarak yayın yapmışlardır. Halbuki 6. Filo, caminin kıblesi istikametinde demir atmıştır ve Müslümanlar, o istikamette Amerikan gemileri olduğu için kıblelerini değiştirecek değillerdir.

Türkiye’de Amerikan düşmanlıklarını ABD’nin tezgahladığını Rahmetlik Özal da fark etmiştir: Turgut Özal, DPT Müsteşarı olduğu sırada,  “Türk Eğitim Vakfı aracılığıyla Amerikalılardan burs alarak Amerika'ya öğrenci yollama uğraşında” bulunan Koç ve Nejat Eczacıbaşı, kendisiyle görüşmeye geldiklerinde, sinirlenerek şöyle demiştir:  "Amerikalılar çok yanlış bir politika takip ediyorlar. (…) Hem para veriyorlar, hem de aleyhlerine solcu yetiştiriyorlar..."  [2]

İSLAM’A KARŞI HAÇLI SEFERİ’NDE

ABD’NİN SAHTE DÜŞMAN OYUNLARI

Daha sonraları ABD’nin de, İsrail’in de son yarım asır içerisinde İslam dünyasına karşıt stratejilerinde, kendilerine karşı düşman faaliyetleri bizzat yönettikleri ve hatta kendilerine karşı faaliyette bulunuyor gözüken örgütleri özellikle oluşturdukları, eğittikleri ve destekledikleri ortaya çıkmıştır.

Bilhassa 2001 yılında ABD Başkanı Bush’un, “Haçlı Seferi” adıyla başlattığı Haçlı savaşı, denilebilir ki, tamamen böyle sahte düşman oyunları ile kurgulanmış ve planlanmıştır.

Bilindiği gibi Bush yönetimi 11 Eylül faciasının sorumlusu olarak “İslam terörizmi”ni hedef ve düşman göstermiş, bu konuda Bin Ladin’i ve El-Kaide örgütünü de suçlu ilan etmiştir. 

Facianın, ABD’nin bir oyunu olduğunu gösteren, en çok dikkat çeken ipuçlarından birisi, Bin Ladin’in ve el-Kaide’nin, CIA ile ilişkilerinin olmasıdır. İkiz Kuleler faciasından önceki günlerde, CIA elemanları Bin Ladin’i, Dubai’de Amerikan Hastanesi’nde ziyaret etmişlerdir. [3]  Ayrıca olayda ismi geçen “Müslüman” pilotların da Amerikan üslerinde eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır.[4]

Diğer taraftan, ABD’nin hedef gösterdiği örgüt El-Kaide’nin önde gelen sorumlularından Abdürrahim Nasıri'nin ABD ve İsrail istihbaratı adına çalıştığı, [5] ayrıca İstanbul’da bir ton patlayıcıyla yakalanan ve tutuklanan El Kaide militanı Suriye uyruklu Luia Sakra'nın da CIA ile ilişkilerinin olduğu belirlenmiştir.[6]

El-Kaide’nin önde gelen militanlarından El-Sakka ve avukatı  25 Kasım 2007 tarihli İngiliz The Sunday Times Gazetesi'nde 11 Eylül faciasının sorumlusu ola­rak gösterilen 6 militanın Türkiye’de Yalova’da Gökçedere yakınlarındaki özel kamplarda eğitildiğini açıklamıştır. Süper NATO isimli bir Amerikan örgütünün açtığı bu kamplarda “te­rörist” olarak eğitilen “Müslüman” gençlerin CIA ile bağlantılı olarak göreve nasıl hazırlandıklarını itiraf etmiştir. Sözkonusu “Müslüman” teröristlerin eğitildiği SüperNATO kampları, Yalova’da Davlumbaz tepesi eteklerinde kurulmuştur. Kamplar, Süper NATO denetimindedir.[7]

İkiz Kuleler Faciası ABD’nin kendi kontrolünde gerçekleştirilen bir olay olması sebebiyle strateji uzmanları ve analizcileri bu olayı “İkinci Pearl Harbour” diye nitelendirmişlerdir. [8] Bilindiği gibi İkinci Dünya Savaşı’nda, “Pearl Harbour baskını”nda Amerikan donanmasıyla ilgili bilgiler ABD derin devleti tarafından gizlice Japonlara verilmiş ve Japon ordusunun, Pasifik’te Pearl Harbour limanındaki ABD donanmasına saldırması sağlanmıştır. [9]  Bu oyun sırf ABD’nin savaşa girmesine karşı olan Amerikan halkını öç almak hırsıyla tetik­lemek ve ikna etmek için tezgahlanmış ve bu oyun sonucunda Amerikan kamuoyu/halkı devletin savaşa girmesine evet demek zorunda kalmıştır.

“ABD DÜŞMANI” OLARAK BİLİNEN

MEŞHUR CIA ÜRÜNLERİ

“Usame ve El-Kaide birer CIA ürünüdür. 3 Temmuz 1979 senesinde zamanın Başkanı Jimmy Carter örtülü ödenekten 500 miyon dolar ayırdı bu paranın amacı Sovyetler Birliği’nde istikrarsızlık yaratmak için Orta Asya’da fundamantalist hare­ketler yaratmaktı. CIA bu operasyona ‘Cyclone Operasyonu” adını verdi ve bu operasyon kapsamında sonraki yıllarda Pa­kistan’da köktenci eğitim okulları açmak için 4 milyar dolar harcadı. Bu okullarda okuyan öğrencilere Taliban (öğrenci) deniyordu.  Amerikanın ileriki yıllarda bombalayacağı Taliban­lar aslında CIA okullarında eğitim görmüştü. Bu öğrenciler arasından en fanatik ve cesur olanları Virginiadaki casus eğitim kampına gönderildiler ve burada ileride El-Kaideyi oluşturacak olan çekirdek kadro sabotaj teknikleri üzerinde sıkı bir şekilde eğitildi. Diğer bazıları da Brooklyn, New York’da CIA talimatıyla açılan “İslami okulda” eğitim gördüler. “İslami Okul”un manzarasını bugün yıkılan ikiz Kuleler oluşturuyordu. Pakistan’daki ilk eğitim kamplarını İngiliz MI6 ajanları yöne­tiyor ve askeri eğitimi SAS İngiliz özel Harekatı veriyordu.”  [10]

HAÇLI SAVAŞININ BAŞINDAKİ

CIA’NİN KOD ADLARI

“Aslında El Kaide diye bir örgüt yok. El Kaide, bir istihba­rat servisinin yaptığı operasyonun kod adıdır.   El Kaide  operasyonuyla dünyada bir siyasi sonuç yaratılmak isteniyor.(…) Bunlar örgüt falan değil. CIA tarafından kullanılan adamlar bunlar. Bu terörü devletler yapıyor.”  [11]

El-Kaide gibi, ABD’nin “İslam terörü” sınıfında nitelendirdiği diğer İslam örgütlerinin pek çoğunun ardında da ABD’nin olduğunda hiç şüphe yoktur. [12]

2007 yılının Nisan ayında Amerikalı general Wesley Clark, şöyle itiraflarda bulunmuştur:  

“S. Arabistan destekli Sünni İslamcı grupların güçlenmesi ve İran’ı arkasına alan Şiilerin zayıflatılması çabaları kapsamında, Bush yönetimi ve Suudi Arabistan; Ortadoğu’da Lübnan, Suriye, İran gibi pek çok bölgede gizli operasyonlar için para aktarıyor. Bu örtülü para akışının bir kısmı Lübnan’da El-Kaide bağlantılı cihat yanlısı gruplara gidiyor. Şiilerle mücadelenin finansmanı, Prens Bender ve -Kongre’den onay almadan- ABD nakit akışıyla sağlanıyor, böylece para El-Kaide bağlantılı Sünnilere ulaşmış oluyor.” [13]

ABD’NİN TÜRKİYE’Yİ DE ORTAK

ETMEĞE ÇALIŞTIĞI BÜYÜK OYUN!

ABD’nin, Haçlı savaşının ilk yıllarında dünyayı aldattığı ve yanılttığı sahte düşman oyunlarından birisi “Küresel Terörizmle Mücadele Fo­rumu”dur. ABD’nin mücadele ediyor gözüktüğü ve hedef gösterdiği terörizmi üreten, eğiten ve destekleyen yine kendisidir.

Bu konuda yukarıdaki belgelerden ayrı olarak en önemli bir kanıt ABD’de terörist yetiştiren ve eğiten bir üniversitenin faaliyette olmasıdır.

ABD’NİN SAHTE DÜŞMAN OYUNU İÇİN

TERÖRİST YETİŞTİREN ÜNİVERSİTESİ!

Bu üniversite ABD’nin Georgia’daki Fort Benning askeri üssündedir. Dünyanın en büyük terör üniversitesi olan bu üniversitenin yanında Amerika tarafından terörizmin en büyük gücü olarak hedef seçilen El-Kaide’nin Afganistan’daki kampları anaokulu gibi kalır. Amerika’daki bu terör üniversitesinin ismi School of Americas’dır ve Guatemaladaki soykırımcı rejimin bakanlarının yarısı, katliamcı El-Salvador ordusunun subayları ve Şili Diktatörü Pinochet’in Toplama Kamplarını da yöneten Şili İstihbaratının başkanı bu okulun mezunları arasındadır.  [14]

“1973’de Şili’nin seçilmiş lideri Allende’yi deviren faşist Pinochet’in gizli polis örgütü ve üç büyük toplama kampı, Fort Benning Terörizm Üniversitesi mezunları tarafından yönetilmiştir. Latin Amerika ülkelerindeki terörizmi, işlenen cinayetleri, toplu kıyımları ve işkenceleri ABD’nin Fort Benning Terörizm Üniversitesi’ne bağlayan kanıtlar, 11 Eylül 2001 tarihinde New York İkiz Kuleleri’ne yapılan saldırıyı El-Kaide’ye bağlayan kanıtlardan çok daha güçlüdür.”  [15]

ABD’NİN HEDEF GÖSTERDİĞİ HER “İSLAM

TERÖRÜ”NÜN ARDINDA KENDİSİ VARDIR!

ABD Haçlı savaşını, yukarıda arz ettiğimiz gibi, kendi kontrolündeki “İslam terörü”nü sahte hedef ve düşman olarak gerekçe ve bahane olarak göstererek başlatmıştı. Ancak, geçmiş yazılarımızda genişçe belgeleriyle değerlendirdiğimiz gibi,  Haçlı savaşının asıl hedefi İslam’dır. [16]

Dolayısıyla söz konusu savaş sürecinde oluşturulan “Küresel Terörizmle Mücadele Fo­rumu”nun asıl amacının da İslam’la savaşmaktır. “Sahte düşman” olarak terör gösterilerek asıl amacın gizlendiği böyle bir oyunda, kendi ayağına kurşun sıkıyormuş ve kendi ipini kendisi çekiyormuş gibi, basiretsizce ve sakarca yanlış bir davranış olmuştur.

KİRALIK KATİL ABD ŞİRKETİ İSLAMCI

TERÖRİSTLERİ EĞİTEN ÖZEL BİR ÖRGÜT

ABD’nin sahte düşman olarak İslam teröristlerini eğitmesi ile ilgili örneklere devam edelim:

“Mossad-Blackwater ortaklığı, uzun süreden beri İran içinde suikastler düzenliyor, özellikle de İran nükleer çalışmalarında rol alan nükleer fizikçileri hedef alıyor. (…) Çok daha tehlikeli bir durum var: Bu şirket, ABD ve İsrail istihbaratı yönetiminde, Özbekistan, Tacikistan, Doğu Türkistan, Yemen gibi birçok bölgede, İslamcı gruplar organize ettiği, eğittiği, silahlandırdığı ve kullandığı gerçeği… Küresel terörle mücadele operasyonları için gereken teröristler, bu kamplarda eğitiliyor ve harekete geçiriliyor.”  [17]

ABD’NİN “SAHTE DÜŞMAN” OYUNUNDA

TÜRKİYE’YE KARŞI PKK NASIL KULLANILIYOR?

Hatırlanacağı üzere PKK, Eski Amerikan Başkanı George W. Bush tarafından, Tayyip Erdoğan’la yaptığı bir görüşmeden sonra terörist örgüt olarak ilan edilmiş, üstelik hem Türkiye’nin ve hem de ABD’nin düşmanı olarak nitelendirilmişti. [18] Halbuki PKK’nın, ABD’den yardım aldığına dair, Amerikan silahları kullandığına ve bölücü militanların ABD tarafından eğitildiğine dair pek çok kanıtlar ortaya çıkmıştır. [19]  ABD ve İsrail’in ortak projesi olan 1991 yılında Türkiye’nin doğu ve güneydoğusuna yerleştirilen Çekiç Güç’ün PKK’ya hamilik yapması, silah ve cephane yardımında bulunması  [20]  bu konuda en önemli kanıtlardandır. Bugün de ABD stratejileri ve politikaları doğrultusunda görev yapan, CIA bağlantılı faaliyetlerde bulunan Blackwater gibi, ABD’nin gayrı resmi operasyon kollarının PKK’ya istihbarat, silah, eğitim ve her türlü lojistik yardım ve destekte bulunduğu tespit edilmiştir.

“Blackwater, ABD Dış İşleri Bakanlığı’yla sözleşme imzalamış üç büyük güvenlik şirketinden biri. Gelirlerinin %90’ı devletten geliyor. ABD Dış İşleri Bakanlığı Irak’ta görev yapan her Blackwater üyesi için şirkete yılda 445.000 dolar ödüyor. (…) İki eski Blackwater çalışanı Kenneth Wayne Cashwell ve William Ellsworth ‘Max’ Grumiaux, Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) bilgi vermeyi kabul ederek, şirketin yetkili makam izni olmaksızın (End User Certificate) silah, gece görüş dürbünü, zırh, roket atar ve daha birçok silahı yurt dışında ‘adresi belirlenemeyen’ yerlere gönderdiğini itiraf etti. Bu silahlardan 800 adedinin Türkiye’de yakalandığını yetkililer ABD Dış İşleri Bakanlığı Denetim Kurulu Başkanı Howard Krongard’a bildirmelerine rağmen Krongard konuyu soruşturan federal savcılara gönderdiği iki e-mail ile soruşturmanın durdurulmasını istedi. 22 Eylül 2007 tarihinde North Carolina Federal Savcısı Blackwater’ın PKK’ya silah sattığı gerekçesiyle çok geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Bunun üzerine Türkiye ölü ele geçirilen teröristlerden toplanan silahların seri numaralarını Federal savcılığa gönderdi. Ve Federal Savcı yeterince kanıt toplandığını ve Blackwater USA aleyhine dava açılacağını bildirdi. (Bkz: Interpol kayıtları, Counter Terrorism Report EU - 2006-07)”  [21]

SONUÇ

Diyeceksiniz, ABD neden kendine “düşman” yetiştiriyor ve kullanıyor? Rahmetlik Özal da bunu sormuştu.

Verdiğimiz örnekler üzerinde düşünürsek bu sorunun cevabını bulmak zor değildir.

Cevabı bulduğumuzda bir de şu soruyu soralım kendi kendimize: ABD, hem “Amerika’nın” ve hem de Türkiye’nin ortak düşmanı ilan ettiği PKK’yı tamamen yok etmek üzere neden Türkiye’ye yardım etmiyor da, Ankara siyasetini bu “düşman” örgütle müzakerelerle anlaşma yapmaya teşvik ediyor, dayatıyor?

“Sahte düşman” oyunu, bütün çıplaklığıyla ortada değil mi?

Ama gerçek düşmanları göremeyince sahte düşman oyunlarını hiç göremez, fark edemez oluyor insan.

Acaba görememezlik ve körlük gözlerde mi, yoksa kalplerde mi?

Zira ne buyuruyor Cenabı Mevla Kur’an-ı Kerim’de:

 “Gözler kör olmaz, kalpler kör olur.”  [22]

“Onların gözleri vardır, görmezler, kulakları vardır duymazlar, kalpleri vardır hissetmezler… İşte onlar gafillerdir.”  [23]

Cenabı Allah uyuyan kalpleri uyandırsın!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 

 



[1] Bakınız: Uğur Yıldırım Misliyle Mukabele, Truva Yayınları, 2007, İst, s: 155

[2] http://www.milliyet.com.tr/2008/02/26/yazar/dundar.html

[3] http://www.ilkhavadis.net/haberler/3822

[4] Taha Kıvanç, Yeni Şafak, 07.11.2001

[5] Yeni Şafak, 25.11.2002

[7] Cumhuriyet gazetesi, 14 Eylül 2004.

[8] Doç. Dr. Ümit Sayın, Gizli Örgütler, 11 Eylül ve Büyük Ortadoğu Projesi, s: 123, A.K.: David Ray Griffin, The New Pearl Harbour, Northampton: Olive Branch Pres, 2004.

[9] A.g.e., s: 123.

[10] Serdar Kuru, “Türkiye Dönüştürülürken” isimli kitabı, Türk Yay Kitapları Akdeniz Haber Ajansı Yayınları, 2004, İst.,s: 252-253

[11] Neşe Düzel’in  röportajıyla , Eski MİT mensubu Prof. Dr. Mahir Kaynak’ın yaptığı değerlendirmeler, Radikal Gazetesi,  1 Ağustos 2005

[12] 2007 Haziran’ında Hamas, Gazze Şeridini kontrol altına aldığında, ele geçirdiği El-Fetih’e ait istihbarat belgelerinde sözkonusu Filistin örgütünün, 10 yıldan fazla bir süredir, CIA ile işbirliği içinde olduğu ortaya çıkmıştır. Hamas, ayrıca El-Fetih istihbarat yetkililerinin İsrailli istihbarat uzmanları ile Müslüman liderlere suikastlerde işbirliği yaptığını da iddia etmiştir. (ADAM Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi (www.ekopolitik.org), Aldığı kaynak: Wall Street Journal, 30 06.2007, Hamas to Show an Improved Hand)

[13] Arslan Bulut, Yeniçağ Gazetesi, 19.11.2008

[14] Serdar Kuru, “Türkiye Dönüştürülürken” isimli kitabı, Türk Yay Kitapları Akdeniz Haber Ajansı Yayınları, 2004, İst.,s: 254.

[15] Yılmaz Dikbaş, 23 Mayıs 2007, Antalya, www.kalinka.com.tr

[16] Bakınız: 13 Mayıs 2012 tarihli  “Bölgedeki değişimin işte belgeleri: “Türkiye’yi kullanalım!” başlıklı yazımız: http://www.anahaberyorum.com/bolgedeki-degisimin-iste-belgeleri-“turkiyeyi-kullanalim”-makale,1273.html

[17] İbrahim Karagül, Yeni Şafak Gazetesi, 20.01.2010

[18] Milliyet Gazetesi, 05.11.2007.

[19] Örneğin bakınız: Ruşen Çakır’ın PKK yöneticisi Nizamettin Taş’la yaptığı röportaj, Vatan Gazetesi, 25 Ocak 2013.

[20] Hasan Erden, Yeni Sevr Kuşatmasında Barış Kapanları, Bayrak Yayınları, İst., s: 53.

[21] Aziz Üstel, Star Gazetesi, 24.10.2007.

[22] Hac Suresi, ayet: 46.

[23] Araf  Suresi, ayet: 179.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8257 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
28554 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55233 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
66975 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
12
7
1
25
2
MKE ANKARAGÜCÜ
12
7
2
24
3
GİRESUNSPOR
12
6
1
23
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
12
6
3
21
5
ELAZIĞSPOR
12
5
4
18
6
ADANASPOR
12
5
4
18
7
İSTANBULSPOR A.Ş
12
5
5
17
8
ALTINORDU
12
4
4
16
9
GAZİŞEHİR G.ANTEP
12
3
3
15
10
BALIKESİRSPOR BALTOK
12
5
4
15
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013