Bugün 24 Eylül 2017 - Pazar
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
R. Mithat Yılmaz
R. Mithat Yılmaz
bilgi@gunisigigazetesi.net
NOKTA DEYİP DUR
07 Eylül 2017 12:58

 NOKTA DEYİP DUR

 

 

 

R. MİTHAT YILMAZ

 

 

 

            Nokta deyip geçmeyin. Durun ve tefekkür edin. Nokta, durmanın ve düşünmenin durağıdır.

 

Bâtınilerin özdeyişi meşhurdur hani; “Kâinatı sırrı Kur’an’da, onun sırrı başındaki Fatiha suresinde, onun sırrı başındaki besmelede, onun sırrı başındaki be harfinde, onun da sırrı altındaki noktadadır.”

 

            Hendesecilere gelince, çizgi yokken nokta vardı, derler; çizgi, noktaların ardarda bitişmesinden oluşur.

 

            Elif, gaybı temsil eden dikey bir çizgidir. Be ise yatay bir elif’tir aslında. Altına bir nokta alınca be olmuştur. Be’nin esrarı noktasında gizli. Nazan Bekiroğlu, Kelime Defteri’nde, “Nokta: Be’nin altındaysa” diye hülasa ediyor.

 

            Itrî’nin bestesinde geçer;

 

                        Sen seni bilmektir ancak pîre ülfetten garaz

 

                        Noktayı fehm eylemektir ilm ü hikmetten garaz

 

            Filibeli Ahmet Hilmi’nin A’mâk-ı Hayalinde okumuşsunuzdur. Der ki; “Hz. Ali’ye ait olduğu kesin olarak belli olmayan bir söz; İlim bir noktadır; onu cahiller çoğaltmıştır.”

 

            Aynı eserin sonlarına doğru Deli ile Hayrete Dalmış arasında bir mülakat vardır. Deli sorar, Hayrete Dalmış cevap verir:

 

            -Hangi harf asıldır?

 

            -Elif.

 

            -Elif’in aslı ne?

 

            -Nokta.

 

            -Varlık dediğin elif mi, nokta mı?

 

            -Nokta sessiz varlıktır. Elif ise dile gelir.

 

            -Ya! Demek varlık iki türlü mü?

 

            -Hayır. Elif ve nokta birdir.

 

            Hemşehrimiz Mehmet Bico Kerküklü de Ahmet Hilmi’nin Deli’si gibi sorar. “Hocaya Sual eyler:

 

                        İzah eyle “Hâ-Mim”deki hikmeti

 

                        Besmele’de “Be”nin nedir kıymeti?

 

                        Öğrenmişsin cehennem ile cenneti

 

                        Karnında bir nokta olan “Cim” nedir?

 

            Hocadan evvel XVIII. yüzyıl şairlerinden asıl adı Kemaleddin olan Şemimî cevap verir adeta Kerküklü’ye; “Nokta-i vahidde bulduk dört kitabın mânisin.”

 

            Halil Soyuer, “Sensiz dünya nokta kadar gözümde” diyor “bir tane”sine. “Cim karnında nokta” diyerek siz de noktayı küçümsemeyin. Kimileri cennet ve cehennem kelimelerinin baş harfi olan cim’in noktasını şecere-i tuba (iman) ve şecere-i zakkum (küfür) ağacının çekirdeğine benzetir.

 

            Sevgilinin yanağındaki ben (hâl) de bir noktadır sonuçta. Şu cümleleri İskender Pala’dan aldık:

 

            “Ben, vücutta meydana gelen nokta. Bu nokta, güzellik sayfasına (yanağa) zülüf kaleminden damlamıştır. Zülüf, cemal kelimesinin cim’i olunca, ben de onun içindeki nokta olur.”

 

            Eski yazıyı okuyanlar bilir. Bilir ki, nasıl be’yi be yapan altındaki, cim’i cim yapan karnındaki nokta ise, nun’u nun yapan da üstündeki noktadır.

 

            Nun’un noktası için, “ölümsüzlük tohumu” yahut “altın çekirdek” diyenler de vardır. Fr. metafizikçi Rene Guenon (1886-1951)’a göre, “Nun, bir kalptir ve içindeki nokta ise kalbin ortasında bulunduğuna inanılan siyah noktadır; yani süveyda.”

 

            Büyük Türk Klasiklerinin 5. cildinde okumuştum:

 

            “Nokta, süveyda’dır. Bununla gönüldeki siyah nokta kastedilir. Süveyda kara nokta demektir. Kalbin ortasında olduğu tasavvur edilen bir kara noktadır. İnanışa göre, kalbin içinde gönül, gönlün ortasında da süveyda bulunur. Bu nokta idrak yeridir. Tanrı ve ilahî aşk, burada tecelli eder.”

 

            Bundan ötürü ŞebüsteriGülşen-i Râzında demiş olmalı; “Yürekteki o kara noktacık, küçüklüğüyle beraber iki cihan Tanrısının konağı!”

 

            Sevda veya süveyda. Diyecek çok şey varsa da Metin Altıok’un Süveyda’sından şu birkaç mısra ile final kulvarına duhul eyleyelim:

 

                        Yeni bir sözcük öğrendim geçende rastlantı sonucunda;

 

                        Eskiden yüreğin ortasında bulunduğu sanılan siyah nokta.

 

                        ………………

 

                        Yoklayın kendinizi şimdi hepiniz sonra söyleyin bana;

 

                        Nedir yüreğinizdeki siyah nokta gizli niyet süveydâ?

 

            Önceki alfabemize aşina olanlar şu sözün anlamına kolayca vakıf olacaklardır:

 

            “Rahmet ile zahmet arasında bir nokta farkı vardır. Allah dilerse, zahmet’teki noktayı kaldırır.” “Zahmet” kelimesinin başındaki “ze” harfinin noktası kaldırılınca “rahmet” kalır çünkü.

 

            Görüyorsunuz ya, nokta deyip geçmeye gelmiyor. Böyle bir nokta meselesini de Elazığ’dan anlatarak söze noktayı koyalım gelin.

 

            Harputlu Raşit Hoca (doğ. 1854), hem hattatlığı, hem şairliği olan biridir. Fakat ta çocukluğundan gelen bir muzipliği vardır. Fikret Memişoğlu, onun hakkında; “Komiklik yapmada en usta bir sahne sanatçısı kudretinde olduğu söylenir” der.  

 

            İşte bu Raşit Hoca, bir gün, İçmeli tüccar Nuri (halk ağzında Nuru) Efendinin dükkânına uğrar. Yer iskemlelerinden birini çekip oturur; güya derin derin düşünmeye başlar.

 

            Nuri Efendi, Hocanın herhalde bir derdi var diye ilgilenir;

 

            -Neyin var Raşit Hoca, pek düşüncelisin?

 

            Hocanın beklediği bu sualdir;

 

            -Bir türlü karar veremiyorum, der; bir nokta meselesi. Noktayı alta koysam “boru” oluyor, üste koysam “Nuru” oluyor. Nereye koyacağımı şaşırdım.

 

            Nuri Efendi, Raşit Hocanın kendisine laf sokuşturduğunu anlar; iskemleyi kaptığı gibi üzerine yürür. Hoca, can havliyle sokağa fırlar; bir yandan da bağırır;

 

            -Yetişin ahali, Nuru Efendi delirdi!

 

            Eski harflerle okuyup yazmasını bilenler bu işte zahiren Raşit Hocanın haklılığını anlamışlardır. Her şey o bir tek noktanın başının altından çıkıyor. Siz, siz olun; nokta deyip de geçmeyin. Koca Itrî’ye kulak verin ve ilm ü hikmet deryasında noktayı fehmeylemeye bakın.

 

Biz dahi nokta deyip duralım.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
21 Eylül 2017 13:03
123 kez okundu
15 Eylül 2017 14:40
228 kez okundu
07 Eylül 2017 12:58
246 kez okundu
26 Ağustos 2017 15:47
490 kez okundu
18 Ağustos 2017 01:32
422 kez okundu
11 Ağustos 2017 01:38
317 kez okundu
04 Ağustos 2017 17:35
453 kez okundu
27 Temmuz 2017 13:55
349 kez okundu
20 Temmuz 2017 13:40
561 kez okundu
13 Temmuz 2017 14:08
512 kez okundu
03 Temmuz 2017 14:56
744 kez okundu
22 Haziran 2017 14:16
734 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması

ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
7496 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
27193 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
53755 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
65505 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
GİRESUNSPOR
5
4
0
13
2
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
5
4
1
12
3
ÜMRANİYESPOR
5
3
1
10
4
ELAZIĞSPOR
5
3
1
10
5
ADANASPOR
5
3
2
9
6
BALIKESİRSPOR BALTOK
5
2
1
8
7
ALTINORDU
5
2
2
7
8
İSTANBULSPOR A.Ş
5
2
2
7
9
ADANA DEMİRSPOR
5
2
2
7
10
MANİSASPOR
5
2
3
6
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013