Bugün 18 Şubat 2018 - Pazar
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
bilgi@gunisigigazetesi.net
BAĞIMLILIK TOHUMLARI…
08 Eylül 2017 16:54

Anne ve olma lütfu şu dünya da herkesin mazhar olabildiği bir lütuf değildir. Evlenmiş fakat çeşitli nedenlerden ötürü çocuk sahibi olamamış hem de aslında çocuk sahibi olmuş ama lütfuna mazhar olamamışlar bu duygudan mahrumdurlar.   Yeni çocuk sahibi olmuş, annelik duygusunu ilk kez tatmış hanım kardeşlerimin şu dünyaya ait her ne varsa en güzeli olan bir varlığa ve zenginliğe kavuşmuşlardır.

İnsani ihtiyaçlarımızdan biri olan sevme, sevilme isteği ve ihtiyacının en büyük karşılığı meğer anne-baba olma duygusuyla birlikte büyük bir başkalaşım yaşıyor diye düşündürtüyor değil mi? Peki, anne baba olmak bu denli önemli ve kıymetliyken; sevme,  sevilme hissinin zirvesini yaşatıyorken bunun nedeni olan o melek bakışlı, cennet kokulu, şu hayatta  izafen  küçük ancak hayatımızın  en büyük   mucizelerinden olan çocuklarımıza karşı nasıl oluyor da bilerek, isteyerek ya da gayri ihtiyari “kötü” olabiliyoruz.

Tüm anne babalar çocuklarının kıymetli olduğu bilincini taşıyorlar; fakat çocuğa bunu yansıtmaları konusunda birbirlerinden farklı tutum ve davranışlar sergileyebiliyorlar.  Bu davranışlardan bazısı çocukların gelecek hayatta bedbaht olmalarına sebep olabiliyor. Çocukların, var olabilme sürecinde anne babaya olan ihtiyaçları şüphesiz ki yadsınamaz bir gerçek ancak ana-babanın çocuklarının var olma çabalarındaki şekil ve şemaili belirleme, onlara kendilerinin uygun gördükleri kalıbı biçme çabaları da hazin bir sonun başlangıcı…

 Hz. Ali’nin; "Çocuklarınızın bedbaht olmalarına sebep olmaktan sakının.” Sözünün kulaklarımda bulduğu yankısı… Her anne baba çocuklarının en zeki, en çalışkan, en başarılı, en ahlaklı, en dürüst, en iyi statüye sahip olma gibi uzayıp giden bir “en”ler listesi mevcut, olağanüstü varlıklar olmaları için önemli gayret ve çabaları da mevcut.

Bunun en büyük sebebi ise mekanik hayatta mutluluğun para getirecek güçlü bir meslekle başladığına olan inanç… Bu mantık;“yemeğini, azığını, hatta ayakkabı bağını da ben bağlarım yeter ki çocuğum okusun iyi bir meslek sahibi olsun”  mantığıdır ve çok yanlıştır.

“İstediği her şeyi hemen yapalım, alalım, verelim de aklı başka yerde kalmasın, derslerine odaklansın” gibi bir dizi hatalı tutum ve davranışı aklileştirmiş, meşrulaştırmış; yanlışlığı, getireceği zararları uzun vadede anlaşılan ve anlaşıldığında da bir çok şey için artık geç kalınmışlığın emarelerini taşıyan bilindik haller olarak karşımıza çıkan vakalar, hayatlar,  yaşanmışlıklar ve de yaşanmakta olanlar…  En tehlikeli boyutu da çocukta oluşacak “bağımlı kişilik” özelliğidir. İsterseniz bağımlı kişilik özelliklerine şöyle bir göz atıp kendimize bir ayna tutalım

– Bağımlı kişilikler güvensiz ve ürkektir.

– Kendini savunamaz.

– Yaşıtlarının tepkilerinden çok kolay etkilenir.

– Pek çok olayda anneye sığınır.

– Oyunlara katılmaz. Bazen sadece seyreder.

– Okulda bildiklerini söylemek istemez.

– Annesi olmadan ya da kendi evi dışında tedirgin ve geride durandır.

–Okul fobisi oluşabilir, anne baba yanında olmadan gitmek istemeyebilir.

- Okul başarısızlığı görülür. Gruba uyum sağlamak istemez.

– Derslerle pek ilgilenmez.

– İsteklerinin bekletilmesinden hoşlanmaz.

–  İnatçı ve bir şey konusunda tutturan olabilirler.

– Genellikle istediğini elde eder.

– Yaşının gerektirdiği işleri kendi yapmaz.  (Yemeği anne yedirir. Anne-baba giydirir. Anne-babanın ilgisini her an üzerinde tutmaya çalışır. )

– Ödevlerini yanında birisi olmadan yapamaz.

– Anne-baba ile yatar.

Bu özellikleri taşıyan çocuklar da bağımlı bir yapı ve bağlanma bozukluğu olma olasılığı göz ardı edilmemelidir. Yukarıdaki özelliklerin bir kısmı günlük yaşantıda ve küçük yaşta tolere edilebilir olmakla birlikte okul yaşantısının başlaması ile sorun su yüzüne çıkmaya başlar.

Küçük yaştan itibaren sağlıklı biçimde ve kademeli olarak bağımlılığın çözülmesi beklenir. Aşırı bağımlı çocuklar, anne baba ya da onların yerine koyduğu kişiden ayrıldıklarında kötü bir şey olacağını hisseder ve onları kontrol edememekten dolayı kaygılanır. Çocukta görülen ve yaşına uygun olmayan aşırı bağımlılık, müdahale edilmez ise başka psikolojik sorunlara da yol açabilir. Uyku bozuklukları, korkular, agresyonvb. bunlardan sadece bazılarıdır.

Ailede kaygılı bireyler, aşırı koruyucu kollayıcı ana-baba tutumları, sınır ve kural koymakta zorlanan, çocuğa disiplin kazandırmakta zorlanan ebeveyn tutumları, bağımlı kişilik gelişimini tetikleyici tutumlardır.

Kısaca,   anne babanın hayatın “en” lerine sahip güçlü bir çocuk yetiştirme çabaları zarar ve ziyanlarla dolu bir yaşam haline dönüşmüş olur.

Sevgili anne ve babalar! Ne olursunuz Hz. Ali’nin dediği gibi bundan sakının!  Çocuğun kalbi ekilmemiş tarlaya benzer; ne eksen tutar. Ne ektiğinize dikkat edin. Bağımlı kişilik tohumları ekip;  yetenekli, zeki, çalışkan, öz güveni yüksek, sorumluluk sahibi, iyi motive olmuş, gayretli, azimli, sağlıklı bir çocuk filizleneceğini ummak…

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
31 Ağustos 2010 00:24
4463 kez okundu
21 Mayıs 2009 21:40
3867 kez okundu
12 Şubat 2008 21:16
4160 kez okundu
04 Ekim 2007 22:49
3845 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
10176 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
31301 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
58006 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
69853 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
19
11
3
38
2
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
19
11
3
38
3
MKE ANKARAGÜCÜ
19
10
4
35
4
GİRESUNSPOR
19
8
4
31
5
BALIKESİRSPOR BALTOK
19
9
5
29
6
İSTANBULSPOR A.Ş
19
8
6
29
7
BOLUSPOR
19
8
8
27
8
ADANASPOR
19
7
6
27
9
GAZİŞEHİR G.ANTEP
19
6
5
26
10
ALTINORDU
19
7
7
26
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018