Bugün 20 Kasım 2017 - Pazartesi
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Bedrettin Keleştemur
Bedrettin Keleştemur
bkelestemur23@gmail.com
DAĞDAKİ TAŞLAR SANATA DÖNÜŞÜYOR!
29 Ekim 2017 10:46

 DAĞDAKİ TAŞLAR SANATA DÖNÜŞÜYOR!

                                                                                             Bedrettin KELEŞTİMUR

MANAS Gönülevi’ndeyiz…

Elazığ Karakoçan İlçemizden iki azimli insan,

Önümüzdeki masanın üzerine bütün maharetlerini sermişler…

Taşa şekil vermişler… Sanki bir dantel misali işlemişler!

Bir an kendimi bir “arkeolojik müzede…” hissettim!

“Dağdaki taşlar insan elinde sanata dönüşüyor!”

Maharetle, “zevk, estetik, incelik ve zarafete…” dönüşüyor!

Karşımızdaki bu insanlarla koyu bir sohbete başlıyoruz.

Sohbetimizde iki güzide sanarçımız; Harun Taşdemir,

Ve Nihat Oğuz Beyefendiler de bulunuyorlar!

Her ikisi de,  şehir/ veya ülke sınırlarını aşan sanatçılarımız!

Sanatımızı,  “yedi renk…” olarak isimlendiririz!

Bütün bunlar,  “doğanın asli renkleridir!”

***                                       ***

Bugün köşemizde, sizlere “merhaba…” diyebileceğimiz sanatçılarımız;

Abdulbahri Aydın,  Karakoçan İlçemizin Kızılpınar Köyü’nden…

Ve yegeni Serdar Okçuoğlu’da Fırat Üniversitesi’nde öğrenci…

Abdulbahri Aydın ne yapıyor?

Dağda gezerken topladığı renkli doğal taşları, el aletleri kullanarak;

“Sanat eserine…” dönüştürüyor!

“Kılıç, kalkan, balta, kama, kalp, hayvan…” figürlerinin yanısıra;

“Duvar kaplama, şömine vs.” dekorasyon işlerine artık girebiliyorlar!

Bizler, sanatı tarif ettiğimizde;

Sanat, “kabiliyet ve hüneri…” ifade eder, diyoruz.

Sözlükte sanat; “ustalık, hüner, marifet…” olarak geçmektedir.

Şairimiz ne diyorlar?

“Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;

Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı; Allah bir!”

Bakınız, sanatla zaman, mekân ve kültür iç içedir.

Sanatkâr, “seçtiği malzemeyi toplar, birleştirir,

Bir kompozisyon haline getirir, inşa eder.”

Buradaki sanat eserini incelediğimizde şunu söyleyebiliriz;

“Sanatkâr, bir anı devam ettiren, şimdiki hale devamlılık veren kimsedir.”

Burada çok güçlü bir tefekkür dünyasını görebilirsiniz.

Bugün meydana getirilen sanat eserleri,

“Geçmişle gelecek arasında bir bağ;

Cihanşumul bir hayat ile ferdi hayat arasında bir köprüdür.”

Atatürk o sebeple diyorlar ki,

“Herşey olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız…”

O sebeple diyoruz ki, “sanata ve sanat eserine…” sahip çıkılmalıdır

Sanatı, “ilim muhiti besler!”

Sanat ve sanat eseri,  “huzur ve güvenin de…” davetçisidir!

***                                       ***

Karakoçanlı Abdulbahri ne yapıyor?

Bütün hünerini, marifetini, enerjisini, emeğini; “sanata yönlendiriyor!”

Hergün doğumunda, “yeni eserler üretmenin…” heyecanını yaşıyor!

Taş işçiliğini, “eve ve mekâna…” taşıyor!

Göznurunu, zevki ve estetiğini yepyeni süsleme sanatıyla bütünleştiriyor!

Bizim Yunus 9 asır önce bizleri, “dağları ve taşları…” tefekkür etmeye çağırıyor;

“Dağlar ile taşlar ile/ Çağırayım Mevlam seni

Seherlerde kuşlar ile/ Çağırayım Mevlam seni”

Bütün bu düşüncelere yöneldiğimizde şunu görebiliyoruz.

“Türklerde taşlarla ilgili inançlar…” isimli güzel bir eser,

1969 tarihinde Prof. Dr. Hikmet Tanyu tarafından ilim dünyamıza kazandırılmıştır.

Taşlar, insana manevi bir enerji veriyor.

“Hacerül Esved Taşı (karataş), Makamı İbrahim, Hacer-ii İsmail,

Haceri mütekellim (konuşan taş)

Taşlar, bazen masallarda, efsanelerde önemli yerler alırlar

“Ejderha Taşı, Yâd (yağmur taşı), Taş kesilen adam…

Bazen hayatımızda, dini literatürde yerlerini alırlar;

“Sabır Taşı, Sadaka Taşı…”

“Kayadan devenin çıkışı…”

İlkyazılar, “kilden pişirilmiş tabletlere…” yazılmıştır

Tarihimizde, ilk edebi eserler; taşa yazılmıştır

“Orhun Abideleri…” bir sanat eseridir.

Taşı, taş işçiliğinin en zarif örneklerini de, bu millet vermiştir.

“Divriği Ulu Cami, taş oymacılığının eşsiz eseri…”

Kuran da, “elindeki (tevrat ayetleri yazılı) Levhaları bırakıverdi” (A’raf, 150)

***                                       ***

Taşı en iyi şekilde kullanan bir millet olduğumuzu söyledik…

Türk Taş süslemeciliğinde, “bitkisel ve geometrik motifler…”

Bunlar genelde, “fügürlü kabartma…” tarzı olarak da ifade edilir.

Selçuklu Devletinin sembolü, “çift başlı kartal…”

Taşı, işlenmesi açısından “kabartma, şebeke, kakma…” olmak üzere,

Üç ana grubta ifade ediliyor.

İznit Yeşil Camide, “geometrik desenler…”

Bursa Yeşil Camide, “çiçek, rumi, münhani adı verilen süslemeler…”

Edirne Üç Şerefeli Camide, “renkli taşlarla kakmalar…”

***                                       ***

Ayetler ve Hadislerin ışığında, “dağlara ve taşlara…” yöneliyoruz!

“Doğrusu Biz, sorumluluğu (emaneti) göklere, yere, dağlara sumuşuzdur da,

Onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir;

Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir.

(kabulüne rağmen emanete hıyanet etmektedir) (Ahzap, 72)

Kâinatın yaratılışı ve insanların ondan istifadesi bir tefekkürdür!

Taşlarla ilgilibir diğer ayet Bakara Suresinde (74) geçmektedir;

“Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı,

Şimdi de taş gibi, ya da taştan daha da beter hale geldi.

Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor,

Yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor,

Öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor…

Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir.”

Şu Hadisi o kadar içten severim ki, Allah Resulü(asv) buyuruyorlar;

“Biz Uhud’u severiz, Uhud da bizi sever!”

Şehitler meşhedi Uhud, Allah Resulünün muhabbetiyle yıkanmıştır!

Şu sahih Hadisi de birlikte tefekkür edelim;

 “Allah Resulü’nün (asm) yanındaydık. Avucuna küçük taşları aldı;

Mübarek elinde tesbih etmeye başladılar.

Sonra Hazreti Ebu Bekir’in eline koydu; yine tesbih ettiler.”

 Aynı hadise hakkıda Hazret-i Ebu Zer demiş ki: 

“Sonra Hazret-i Ömer’in eline koydu; yine tesbih ettiler.

Sonra aldı, yere koydu, sustular. Sonra yine aldı,

Hazret-i Osman’ın eline koydu; yine tesbihe başladılar.” 

Sonra, Hazret-i Enes ve Ebu Zer diyorlar ki: “Ellerimize koydu, sustular.”

Taşların dilinden anlamak, kalbi ve hasbi bir haslettir.

“Dağ, taş, Allah Resulü’ne (asm) “Selâm sana ey Allah’ın Resûlü!” diyorlardı.

***                                       ***

Kâinatta o kadar değişik ve nezih taşlar var ki, bunlar arasında;

“Agat, Firuze,  Zümrüt, Aytaşı, Kaplan Gözü, Akik, Zebercet,

Kehribar,  Opal, Topaz,  Lal, Yesim, Lacivert Taş, Ametist,

Mercan, Kristal Kuars, Volkan Camı, Demir vesaire”

İnsana farklı enerjiler veren ve de özellikleri olan taşlar arasında yer alırlar.

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
19 Kasım 2017 15:51
62 kez okundu
17 Kasım 2017 18:00
114 kez okundu
15 Kasım 2017 21:53
145 kez okundu
14 Kasım 2017 13:37
127 kez okundu
13 Kasım 2017 23:00
114 kez okundu
12 Kasım 2017 17:51
143 kez okundu
09 Kasım 2017 15:27
161 kez okundu
08 Kasım 2017 23:29
126 kez okundu
07 Kasım 2017 16:57
196 kez okundu
06 Kasım 2017 16:59
164 kez okundu
01 Kasım 2017 12:58
290 kez okundu
01 Kasım 2017 12:58
71 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
8259 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
28559 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
55238 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
66980 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
12
7
1
25
2
MKE ANKARAGÜCÜ
12
7
2
24
3
GİRESUNSPOR
12
6
1
23
4
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
12
6
3
21
5
ELAZIĞSPOR
12
5
4
18
6
ADANASPOR
12
5
4
18
7
İSTANBULSPOR A.Ş
12
5
5
17
8
ALTINORDU
12
4
4
16
9
GAZİŞEHİR G.ANTEP
12
3
3
15
10
BALIKESİRSPOR BALTOK
12
5
4
15
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2013