Bugün 19 Şubat 2018 - Pazartesi
Spor Haberleri
Seri İlanlar
İhale İlanları
Foto Galeri
Video Galeri
Dursun Aksoy
Dursun Aksoy
dursunaksoy59@mynet.com
EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN-2-
31 Ocak 2018 16:10
Hayatın bir mektep yani okul olduğunu, kitabı- defteri- kalemi ve silgisi olmayan başlı başına farklılık arz eden bir mektep olduğunu hep söyler, söylemekle kalmaz arada birde olsa yazılarımızda dile getirir ve katilim sağladığımız dost meclislerinde bile dillendirir dururuz.
Hayat, insana ne her zaman mutluluk sunar, ne her zaman mutsuzluk sunar ve ne de her zaman sabit bir yaşam sunar.
Yani anlayacağınız hayat’ aynı yerde kalma ve yaşama gibi bir lüksü sunmuyor insana. Bir bakıyorsunuz ki hayat, olmadık zaman ve olmadık yerde size farklı bir yaşam sunarak farklı bir yaşamla farklı bir dönemin içinde buluyorsunuz kendinizi.
Hayatın değişik zaman sunduğu kişi ve kişiler ne sadece erkeklerdir ve ne de sadece bayanlardır. Her iki kesimde de hayat değişimi, yani mekan değişimi söz konusu olmakta ancak değişik yer ve mekanlarda yaşama zorunluluğu olanlara baktığımızda daha çok bayanlar göze çarpmakta.
Bu da, bu hususta bizleri yoktan var kılan Allah’ın kainata ve kainatta yaşamak üzere yarattığı biz insanoğluna biçtiği bir nizam gereğidir, ilahi takdiridir, bir başka ifadeyle tabiatın doğası gereğidir.
Bayanlar, yani kadınlar anadır, doğurgan özellikleriyle insanlığın anasıdır. Bu nedenle yaratılışları farklıdır.
İnce, narin ve naif yaratılmışlardır kadınlar, bir diğer ifadeyle analar.
Onlarda vatan, aile mefhumu, çocuk sevgisi ve bakışı bir başkadır.
Tabii zaman zaman deriz, ne her kadın kadındır ve ne de her ana anadır diye.
Bu düşüncemiz tartışılır bir düşünce her kesim tarafından kabul görmeyebilir ancak bizce gerçek olan budur.
Vatan için,
Millet için,
Aile fertleri için,
Hele de çocukları için hiç düşünmeden kelle koltukta gezip mücadele eden, her türlü zorluğu yenmeye çalışan nice anaları bildiğimiz gibi;
Vatan nedir?,
Millet nedir?,
Aile mefhumu nedir?,
Çocuğun geleceği de nedir ve neyin nesidir diye düşünen, umursamaz, sorumluluk duygu ve düşüncesinden ırak yani yoksun, anlık geçinen anaları da biliriz.
Türk aile terbiye ve birliğini zedeleyen günümüz dizi ve programların da olduğu gibi eğitim camiamızda görevli bazı sözüm ona eğitimci anaları da görmekteyiz yukarıda söz konusu ettiğimiz öylesi anaları.
Ana dediğiniz vatan bilendir, millete sevdalı olandır, aile mevhumuna düşkün, çocukları için her türlü sıkıntıyı çeken ve çekebilecek olandır.
Milli ve manevi değerlerini sahiplenen ve koruyan olmakla beraber hayatin ana kaynağı olan sevgiyi de çocuklarına veren aşılayandır ana.
Kadın dediğin yani bayan diye ifade ettiğimiz ana dediğin yukarıda ifadeye çalıştığımız özellik ve haslete az da olsa sahip olan ve olabilendir.
Bu hafta bugün; Cenabı Allah’ın takdiri gereği, bir başka ifadeyle tabiatın doğası gereği evlilik nedeniyle tarih ve kültür kokan varlığının membaından bir başka tarih ve kültür kokan şehre gelin gitmiş,
Zaman içerisinde çocuklarının geleceği için yine tarih ve kültür kokan bir başka şehre ki bu şehir kadim şehirlerden biri olan Elazığ’dır buraya göçme gereği duymuş bir bayan şairemizi, kısaca edebi şahsiyetimizi sizlerin bilgisine sunmaya çalışacağız.
Bu edebi şahsiyetimiz;
Erbaa, Niksar, Reşadiye, Artova, Turhal, Almus, Pazar, Yeşilyurt, Sulusaray ve Başçiftlik İlçelerinin mevcut olduğu,
Topcam,1514 yılında çaldıran seferine çıkan Yavuz Sultan Selim, ordusu ile bu yaylada konaklamış ve Cuma namazını kıldığı Selemen, Batmantaş, Akbelen( BİZERİ),  Dumanlı, çam içi yaylaları ile Zinav, Kaz, Göllü Köy Gölü ve  mesire yerlerinin,
Gil gil tepesi adıyla var olan mesire yerinin, Belediye Şehitler Parkının  Almus Orman evleri ve Belediye Parkı, Çatak Yaylası, Ayvaz Parkı, Düden ve  Kurt Gollerinin, Esvap Çayı, Sulusaray-Kaplıcalarını hizmet sunduğu,
Karadeniz Bölgesine can veren Yeşilırmak’ ın önemli bir yer aldığı, Canik dağları ve Killik-Gölağa- Keltepe Somun-Erdem baba-Mercimek-Poyrazlık-Dikmen-İmam gazi tepelerinin ile Akdağ, Deveci-Çamlıbel, Toraç Asmalı dağ ve Dumanlı- Şehne kayası dağları ile Kazova-Omala-Turhal-Niksar-Erbaa-Artova ve de Zile Ovalarının yer aldığı ormanları ve kerestesiyle bildiğimiz Tokat ilinin yetiştirdiği,
Divan edebiyatı şairlerinden Şair Ahmet Paşa, Mevlidi Şerifin yazarı Süleyman Çelebi, Tanzimat devri yazarlarından Ahmet Vefik Paşa, Cumhuriyet dönemi şairlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar gibi edebiyatın bütün alanlarında ürünler veren çeşitli sanatçılar yetiştiği zengin bir edebi birikim var olduğu,
Şeftalisi, Çileği, Kirazı, Ahududusu, İnciri, Zeytini, Deveci Armudu, Kestanesi ile İskender Kebabı, Köftesi, Hünkâr Beğendi, Mustafa Kemal Paşa Tatlısı, Cennet Künküsü, Uygarlıklar şehri, havlunun, dağın yani kayak merkezinin merkezi konumda olan Bursa ilimizin ilim erbabından ilham almış havasını teneffüs etmiş edebi şahsiyet Karacakız mahlaslı Şaire Süreyya KAYA’dır..
Şaire Süreyya KAYA Hanımefendi:
Yukarıda ifade ettiğimiz üzere çocuklarının eğitimi için geldiği ilimiz Elazığ’da 2004 yılında kurulmuş ve Elazığ’ın olmakla beraber Türkiye’nin ve Türk Dünyası kültürünün yaygınlaşmasında büyük katkıları bulunan ve yüzün üzerinde kültür etkinliğine imza atmış ve eserler yayımlamış olan Kültür ve Gönül adını alan Manas Yayıncılıkta tanımış olduğumuz bir şahsiyet.
Tanıdığımız kadarı ile Milli ve Manevi değerlerine bağlı’
Milli hassasiyeti dorukta’
Kültür etkinliklerin il içinde olsun il dışında olsun hemen hemen bir çoğuna katilim sağlayarak zenginlik kazandıran’
Şiirleri birçok ilin yerel gazete ve dergilerinde yayınlandığı gibi şahsımıza ait Gönül Tahtından adli kültür sayfasında da yayınlanmış ve yayınlanmakta olan’ Elazığ’a geldiğinden bugüne kadar yaşanmış bulunan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları bünyesinde gerçeklesen her etkinliğe katilim sağlamış,
İlde gerçeklesen hemen birçok etkinliklere yüksünmeden zaman ayırıp katılım sağlayan’
Şiirleri sevgi, sevda, dostluk ve kahramansı ağırlıklı’
MANAS KÜLTÜR VE GÖNÜL EVİ’ nin müdavimlerinden,
Tokat ve Bursa’nın edebi ikliminden ziyadesiyle istifade etmiş olmakla beraber aşıklar şölenine fazlaca katılım sağlamasıyla ozanlık ruhuna sahipliğini gördüğümüz,
Fedakar ve özellikle de çocuklarına karşı daha bir fedakar insan ve anne kimliği on planda bir şairemiz olarak bir edebi şahsiyettir.
Şairemizin katilim sağladığı bazı programlar şunlardır;
Elazığ Kıbrıs Şehitleri İlköğretim Okulunun düzenlemiş olduğu ‘OKUMAK’ isimli panel. (2013-2014)
Elazığ Kıbrıs Şehitleri İlköğretim Okulunun düzenlemiş olduğu ‘KUTLU DOĞUM HAFTASI’ panel. (2013-2014).
Elazığ Kıbrıs Şehitleri İlköğretim Okulunun düzenlemiş olduğu ‘ÇOCUKLARIN GÖZÜNDE ANNE’ panel. (2013-2014).
Elazığ Kıbrıs Şehitleri İlköğretim Okulunun düzenlemiş olduğu Müdür, Müdür Yardımcısı, Aile Birliğinin ve Ulukent Mahallesi Muhtarlığı tarafından verilen ‘FAHRİ ÖĞRETMENLİK’ belgesi ve unvanı layık görülüp verilmiştir. (2013-2014).
Malazgirt Zaferi’nin 943.üncü yıl dönemi kutlamaları Konyalı Aşık Öksüz OZAN tarafından
 ‘ANİ VE AHLAT’ isimli şiirimin makale ile sunulması, Kars Üniversitesi, 2014.
Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’nin Profesör Aida İmanquliyeva’ nın anadan olmasının 75 illiyina hasr olunmuş ‘ŞERQ XALQLARI EDEBİYYATI: ENENE VE MÜASİRLİK’ konferansında ‘‘‘OZAN GÖLÜNDEN ARAZ DİYARINA UZANAN SES’’ Ahmet Tevfik OZAN ve Mehmet ARAZ’ in şiirlerinin tematik incelemesi isimli uluslar arası makalesinin kabulü ve gibi etkinlikler.
Bu edebi şahsiyetimizi, şairemizi hasbelkader kendimizce anlatmaya siz değerli okurlarımıza tanıtmaya çalıştıksa da kendi lisani halleriyle tanımanın çok daha doğru olacağı inancıyla iste siz değerli okurlarım ve iste kendimizce anlatmaya çalıştığımız şairemiz Karacakız mahlaslı Süreyya KAYA Hanımefendi.
 
EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN SÜREYYA GÜRER (KARACAKIZ) KİMDİR?
25 Mayıs 1961 yılında Tokat ilinde dünyaya geldim. İlköğretimi Namık Kemal ilkokulunda bitirdim. Orta öğrenimimi Tokat Kız Enstitüsünde tamamladım. Okulda düzenlenen şiir okuma yarışmalarında okuduğum güzel şiir yorumuyla dereceler aldım. Bu başarım beni şiire ve sanata olan ilgimi beraberinde getirdi.
1978 yılında evlendim ve bu evlilikten bir erkek, iki kız olmak üzere üç çocuk sahibi oldum. Hece ve serbest vezinle şiir yazmaktayım. Bursa-AYŞAD (Âşıklar Yazarlar Şairler Derneği) ve İLESAM üyesiyim. 2004-2007 yılları arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kültür sanat projesini dört arkadaşım ile hazırlayıp, dört yıl kültür sanat etkinliğinin sunumunu ve organizatörlüğünü yapmış bulunmaktayım.
Bursa Yerel Gündem  21, şimdiki ismi Kent Konseyi olan sivil toplum örgütünde 2002 yılından itibaren sanatçılar çalışma grubu, eğitim çalışma grubu, tarihi miras grubu, Nilüfer ilçesi Uludağ grubu üyesiyim.
2010-2011 Yozgat Sürmeli Festivali şiir etkinliği sunumları şahsım tarafından yapılmıştır. Azerbaycanlı Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç..Dr. Tamilla Abashanlı Aliyev tarafından Türk Dünyasına kültürel hizmetlerimden ve ULDUZ derneği Âşıklık Ozanlık geleneğine hizmetimden dolayı tarafıma diploma verilmiştir.
Yıldırım Belediyesi, kent konseyi üyesi olup, kültür sanat grubunda 2009-2010 arası kültür başkanlığı yaptım. Şiirlerim Tokat’tan Mısralar, Bir Bulut Bin Damla, Şairler Seçkisi adlı şiir antolojisi ile Bursa’da aylık yayınlanan Öner Kültür Sanat, Tokat Kümbet ve Kümbet altı, Sivas şairleri tarafından çıkartılan antolojilerde, Bursa’da çıkan Bursalı şairler antolojisi, Türk Dünyası antolojisi,  Iğdırlı şairler tarafından 2014 yılında ALTIN KALEMLER isimli antolojilerde olduğu gibi Elazığ’ın yerel Günışığı Gazetesinde yayınlanan Gönül Tahtından adlı Kültür-Sanat Sayfasında şiirlerim yayınlanmıştır.
Evet, aslen Tokat ilinden olup Bursa’da yaşamış Karacakız mahlaslı şairemiz, 2010 yılından beri Elazığ’da ikamet etmektedir. Şairemizi kendi lisanı haliyle daha iyi tanımış olduk sanırım.
Şairemize, bizlere verdiği bilgi ve sunduğu katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz
 
AYETLER
*De ki: O size üstünüzden, ayaklarınızın altından bir azap göndermeye sizi bölük bölük yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya muktedirdir. Bir bak; iyice anlasınlar diye nasıl da ayetleri yani delilleri geniş geniş açıklayıp anlatıyoruz. En’am:65
*O Kur’an hak iken kavmin onu yalanladı. De ki: Ben sizin üzerinize bir vekil değilim. En’am: 66
 *Her bir haberin kararlaşmış bir zamanı vardır. Siz de yakında bileceksiniz. En’am: 67
 
GÜZEL SÖZLER
*'Bereket hayrın mükafatıdır.'
* 'Aydın fikir sahibi, Hâk' tan alır nasibi.'
*'Güzel yüzlü kadının, ziynete ihtiyacı yoktur.'
 
   MANAS DOSTLUĞU
Sözcükler aranır kelâm seçilir,
Dostluğa gölgeler düşmesin diye,
Ne tenkit edilir ne de yerilir,
Dostta darılıp küsmesin diye.
    Söz ehlidir zaten burada ki canlar,
    Biri mecaz dese diğeri anlar,
    Kalem söz döktürür, lebden bal damlar,
    Susup dinlenilir kesmesin diye.
Nakış nakış dilim işlenir burda,
Gönüller istimde, yürekler korda,
Kurultay toplanır her yıl hazarda,
Ses bayrağınla gök inlesin diye.
    İnlesin gök kubbe hakkı dilimin,
    Nakışı bol olur asil kilimin,
    Soyu boyu boldur Türk milletimin,
    Ünleriz kimse fark görmesin diye.
Manastır burası gakgoş otağı,
Dil ehliyle vardır sevginin bağı,
Dostluk sıla yapar bana ırağı,
Karacakız hüzün dermesin diye.
                            
      SULTANIM
Yar yoluna baş koymak, âşk la ölmek değil mi?
Ben bir gün de bin defa ölüyorum sultanım.
Âşk okumak âşk yazmak, kutsal emek değil mi?
Ben o âşk la bin secde kılıyorum sultanım.
    Âşk yanmaktır, kavrulmak, kül olup da savrulmak
    Sonsuz erdem sahibi kervanına katılmak ,
    Sevgi yeniden doğmak, âşk ise yaratılmak,
    Ben âşktan korkanlara gülüyorum sultanım.
Âşk bir çiçeğe benzer bazen de bir derya’ya,
Âşık olan aşkını değişmez bu dünya’ya,
Âşk bir nüve çekirdek sevgideki öz maya,
En derin ummanlara dalıyorum sultanım.
    Neyden nefesler dolar, yakar her dem içimi,
    Ta gönülden yanarım, dil bir ya Hâk dedi mi?
    Bir avuç toprak ile eş edip bedenimi,
    Vahdetin hoş hazsını biliyorum Sultanım.
Âşk şiirde sevgili, gönüllerdeki bir visâl,
Âşk  içinde savrulan duygulara bir misâl,
Âşk bir kaygı, telaşe, Karacakız da şirin hal,
İmbikten damlalarla doluyorum sultanım.
                                           
YANMAK KÖZE YAKIŞIYOR
 Bekle güneş gitme sen ay
Seher size yakışıyor,
Aşk oduyla yak bir çerağ,
Yanmak köze yakışıyor.
    Bulut çağırsın yücelerden,
    Yıldız yağsın gecelerden,
    Ya Hak denen hecelerden,
    Dolmak dize yakışıyor.
Yönü çevirmek Kabe’ ye,
Alın götürmek secdeye,
Varıp Etteheyatü’ ye,
Kalmak bize yakışıyor.
    Selamlayıp cümle canı,
    Yürekte duymak cananı,
    Enal Hak vardır ya hani,
    Bilmek öze yakışıyor.
Açıp yüreğin gözünü,
Bire bağlamak özünü,
Şeb-i Aruz’un sözünü,
Tatmak düze yakışıyor.
                   
                CANLAR CANI
Merhaba ey! Canlar canı merhaba,
Gönül varmak ister Hâk dergâhına,
Şefaat et ya Muhammed Mustafa,
İnandım yüz koydum kıble gâhına.
    Mübarek yüzünü görmek isterim,
    Makamı Kemal’e ermek isterim
    Ebedi gönlümü vermek isterim,
    Canım kurban olsun şahlar şahına.
Muhabbetten hasıl oldu Muhammed,
Sana inanalar bulur selamet,
Selam olsun sana, bize hidayet,
Şu gönül muhtaçtır intibahına.
    Karacakız daim seni sayıklar,
    Zikrile derc olur bağrı yanıklar,
    Ehl-i Kamillerin kalbini yoklar,
    Kutlu gecelerin her sabahına!
                                               
              HARPUTUM
Tarihi gizemdir giz ötesinden
Kültüre getirmiş töre Harput’um.
Çağlayana dönmüş Hazar sesinden
Bilmeyenler duyup göre Harput’um.
    O Balak Sultandan geliyor payım,
    Gakgo (ş) lar bırakmış hey yiğit erim
    Folkloruma örnek oyun halayın
    Özüne has çayda çıra Harput’um.
Süt ile karılmış harcın Horasan
Kainatta tekdir sarayınla han,
Yiğitlerin her dem kurmuşlar meydan,
Erinden duyulur nârı Harput’um.
    Her taşında çınlar ecdadın sesi
    Yazsam; bin bir türlü var efsanesi
    Olmuşsun yurdumun kültür kalesi
    Vardım senle bir karara Harput’um.
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu,
Bir eli hilâlli, bir eli tuğlu
Şiirde sertacın hep başı buğlu
İlhamını bana vere Harput’um.
    Arap Baba gibi çürümez özün,
    Edepli, Erkanlı hep oğlun, kızın,
    Osman Bedreddin’le derin bir izin
    Güzellikler sana göre Harput’um.
Sonsuza dek yaşar mazindeki iz,
Gezmeyi öğrendik bağlarında biz,
Divanın ekmeldir, musikin eşsiz,
Düşürdü bizi zara Harput’um.
    Palu’da yetişmiş bir gönül eri,
    İlmiledun ile görür her yeri
    Samini Atayla mânâ seferi,
    Vardı senden çok diyara Harput’um.
Karacakız der ki, bir kutsal yöre,
Baktıkça ufkumu çevirir nura
Yaşarsın zamana yön vere vere
Tarihleri yara yara Harput’um.
Süreyya KAYA/Tokat-Bursa-Elazığ
BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
Yorumu Doğrula

Yorumlar
14 Şubat 2018 21:19
540 kez okundu
31 Ocak 2018 16:10
833 kez okundu
25 Ocak 2018 19:26
950 kez okundu
10 Ocak 2018 19:19
819 kez okundu
03 Ocak 2018 19:25
1349 kez okundu
28 Aralık 2017 11:30
808 kez okundu
21 Aralık 2017 13:23
1710 kez okundu
13 Aralık 2017 18:14
1613 kez okundu
06 Aralık 2017 19:34
1323 kez okundu
29 Kasım 2017 13:44
1687 kez okundu
22 Kasım 2017 18:04
1871 kez okundu
Günışığı Android Uygulaması
ELAZIGELAZIG
Ulu Cami’nin eğriliği tescillendi
10213 kez görüntülendi
Elazığ'da bisiklet yarışı
31337 kez görüntülendi
Sivasspor Maçı
58046 kez görüntülendi
Fenerbahçe Maçı
69899 kez görüntülendi
Sıra
Takım
O
G
M
P
1
ÜMRANİYESPOR
19
11
3
38
2
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş
19
11
3
38
3
MKE ANKARAGÜCÜ
19
10
4
35
4
GİRESUNSPOR
19
8
4
31
5
BALIKESİRSPOR BALTOK
19
9
5
29
6
İSTANBULSPOR A.Ş
19
8
6
29
7
BOLUSPOR
19
8
8
27
8
ADANASPOR
19
7
6
27
9
GAZİŞEHİR G.ANTEP
19
6
5
26
10
ALTINORDU
19
7
7
26
Günışığı Gazetesi - Yeni Medya Gazetecilik Basın Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018