ELEŞTİRMEDİĞİMİZ SPOR BİZİM DEĞİLDİR
18 Aralık 2016 16:31
Eleştirmediğimiz spor bizim değildir. Eleştirmeyi hak etmek, eleştiriyi bilmek koşuluyla, eleştirmelidir insan.  
Eleştirmek; feryat etmek, yakınmak değildir. Kızmak, küfür etmek, hakaret etmek de değildir. Arkadan konuşmak, dedikodu yapmak, iftira atmak gibi durumlar eleştiri ruhunu kavrayamamış kültürlerde sıkça ortaya çıkan olumsuz durumlardır. Eleştiri, öncelikle eleştirilen konuyu ya da kişileri anlayabilmeyi şart koşar ve bilgi, hoşgörü, ince düşünme, zekâ ve mizah yumuşaklığında yürütülürse anlamlıdır.
Yıkmak, yok etmek, intikam almak amacıyla çerçevelendirilen eleştiri sapkın eleştiridir. Elbette yaşamayı düşündüğümüz bir dünya ve çirkinliklerden, yoksulluklardan arınmış bir yaşam için eleştirmeliyiz. Kısa süreli ruhsal doyumlar sağlamak amacıyla ya da kendimizi överek, şişirerek veya karşıdakini yerin dibine sokmak amacıyla eleştiride bulunmamalıyız. Unutmayalım ki eleştiri bir paylaşımdır. Çoğu zaman eleştirdiğimiz insanlarla, kurumlarla, kitaplarla ve düşüncelerle aynı gemideyiz. O geminin batması demek hepimizin batması anlamına gelmez mi?
Olaya bir de kendi açımızdan bakmak gerekirse;  acaba eleştiride bulunmayı hak ediyor muyuz? Eleştiri yapacak bilgi, görgü ve donanıma sahip miyiz? Bir eleştiri duyarlığımız var mı? Olumsuzluklarını saydığımız bir düzenin, sistemin,  işleyişin daha iyi duruma nasıl getirilebileceğini biliyor muyuz?  Bu konu üzerinde çalıştık mı?  Neler yapabileceğimiz hakkında kafa patlattık mı?
Eleştiri bir iletişim biçimidir, haberleşmedir. Düşünce alışverişi, karşılıklı fikir alışverişidir. Bilgilerimizi güncellemektir. Aslında bir muhabbet aracıdır eleştiri. Eleştirinin düzeyinin yüksek olması eleştiricilerin onurudur.  Kızarak, yıpratarak eleştirdiğimiz kurumların, sistemin ya da neyi eleştiriyorsak olumlu yanlarını da unutmamak gerekir. Kısaca eleştirirken artıları da eksileri de konuşmalıyız.
Ülkemizde sporu sevgi ve saygı çerçevesinde eleştirmeliyiz. Konuşan Türkiye’nin insanları olarak, hangi branş olursa olsun, eğer yaptığımız sporu bir yerlere getirmek istiyorsak doğru eleştiri yapmayı öğrenmeliyiz. O zaman ülke sporunun istenilen seviyelere geleceğine inanıyorum.
 
Ne güzel söylemiş Napolyon; “ Yapıcı bir tenkit;  akıllı insanları güçlendirir, ahmakları öfkelendirir.” diye. Eğer eleştirilerden ders çıkarabiliyorsak ne mutlu bize. Egoların esiri olmadan eleştirilerden almamız gerekenleri alabiliyorsak doğru yoldayız demektir.
 Bu anlayışı benimseyen ve ülke sporuna katkı sağlayan herkese sevgi ve saygılarımla.
 
Bu köşe yazısı, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.