BU ADAM BENİM BABAM
25 Kasım 2017 17:20

 BU ADAM BENİM BABAM

              
İnsanlar, unutuldukları zaman ölürler. Hafızalarda ve hatıralarda yaşayanlar, aramızdan sadece maddeten ayrılmış olanlardır.
 
Hoş bir seda, üstelik de eserler bırakabilmişse bir insan, unutulmayı unutturmuş ve ölümü öldürebilmiş demektir.
 
Yaklaşık 34 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız rahmetli babam da, sadece biz ailesi için değil; dostları, meslektaşları, hemşehrileri ve tüm sevenleri için öldükten sonra gönüllerde yaşayanlardan, yüreklerde destanlaşanlardan.
 
Eğitimbilimci, yönetici ve yazardı Necip Güngör Kısaparmak. Diyarbakır Erkek İlköğretmen Okulu ve Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi mezunuydu. İstanbul Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde hocalık yaparken emekliliğe ayrıldı. 
 
Ergani, Keban ve Pertek ortaokulları ile Tunceli İlköğretmen Okulu’nda kurucu müdür olarak hizmetlerde bulundu. Sonraki yıllarda Amasya, Elazığ, Edirne ve Ankara milli eğitim müdürlüğü görevlerini başarıyla yürüttü. Ardından, Bakanlık merkez teşkilatında hızla yükselerek Ortaöğretim Genel Müdürü ve Bakanlık Başmüfettişi oldu. 1979 yılında ise, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı görevine getirildi. Bu görevi sırasında, kurumun yeniden yapılandırılmasına yönelik üstün hizmetler verdi. Çeşitli gazete ve dergilerdeki birçok bilimsel makalesinin yanısıra 5 adet mesleki kitabı yayımlandı.
 
Türkiye’nin eğitim davasına adadığı kısacık ömrüne büyük hizmetler ve ölümsüz eserler sığdırmış bulunan Necip Güngör Kısaparmak, henüz 51 yaşındayken veda etti bu Dünya’ya.
 
Sevmeyi sanatlaştıran o olgun insan; onurun, dürüstlüğün, efendiliğin ve insanlara hizmet etmenin yiğit bayrağıydı. Ben, hayatım boyunca O'na özendim. Fedakardı. Bir dikili ağacı olmadı belki, ama onuruyla yaşamış koskoca bir çınardı.
 
Kendi ifadesiyle “Hayatı boyunca alma ağacının değil, verme ağacının gölgesinde bulunduğu” için hâlâ çok seviliyor, saygı duyuluyor, aranıyor ve anılıyor.
 
Vefatından yaklaşık 20 yıl sonra, Türk milli eğitimine hizmetleri nedeniyle, İstanbul Ahmet Şimşek Koleji’nin “Gönüllerde Unutulmayanlar Ödülü”ne layık görüldü.
 
Ardından 2005 yılında, Elazığ’a bağlı Sivrice ilçemizin en büyük caddesine, dönemin Belediye Başkanı Hasan Karabulut ve değerli Meclis üyelerinin kararlarıyla “Necip Güngör Kısaparmak Caddesi” adı verildi.
 
2008'in 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliğinde ise, Elazığ’daki bir eğitim yuvamız O’nun tertemiz adıyla onurlandı. Dönemin Elazığ Milli Eğitim Müdürü Nihat Büyükbaş ve çalışma arkadaşlarının katkılarıyla hizmete sunulan “Necip Güngör Kısaparmak Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi”, şehrimizin yüz akı kurumlarından biri olarak başarılarıyla göğsümüzü kabartmakta.
 
Son olarak, 23 Kasım 2017 akşamı, Final Eğitim Kurumları tarafından İstanbul’da düzenlenen “Öğretmenler Gecesi”nde, “Elazığ’ın ve Türkiye’nin yetiştirdiği önemli değer”lerden babamın adına hazırlanmış olan hatıra plaketini almaktan mutluluk ve gurur duydum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Florya Tesisleri’nde gerçekleşen toplantının mimarı, varlığı ve eserleriyle iftihar ettiğimiz, Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı ve okullar kurucusu Serhat Kabaklı dostumdu. 
 
Örnek aldığım bilge ve aydın insan İbrahim Taşel ile eğitim topluluğunun yaşayan efsanesi Ömer Balıbey’in de katılımlarıyla gerçekleşen tören, bir vefa ve kadirşinaslık şöleniydi. Mum misali kendini eriterek çevresini ışıtanların hizmetlerini unutmayan ve kadir kıymet bilenlere, bir kez de bu yazıyla ve ailem adına teşekkürlerimizi sunmak istedim.
 
Yine bu vesileyle, Elazığ Necip Güngör Kısaparmak Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinin de öğretmenler gününü kutluyor, yöneticilerine saygılar sunuyor, okulumuz çalışanlarına ve tüm öğrenci kardeşlerime sevgilerimi gönderiyorum.
 
Evet... Benim babam mert adamdı. Mangal gibi yüreği, yufka gibi kalbi vardı. Gönül ve hizmet ustasıydı öncelikle. İyi insan tanımının en doğru örneklerindendi. Derin ve saygın izler bıraktı hafızalarda.
 
Çok şükür ki, övünç ve kıvanç anıtım olan o büyük insanın, adam gibi bir adamın oğluyum. O’na layık ve O’nun gibi tepeden tırnağa Anadolu olmaya çabalıyorum.
 
Ve O’nu çok özlüyorum.
Bu köşe yazısı, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.