Kavurma!
08 Ocak 2018 13:46

Geçen gün, Çanakkale’de yaşayan bir hemşerimiz ile bir araya geldik. Sohbet, muhabbet derken, konu yemeğe geldi. Zaten, gelmese şaşardınız değil mi? Hasretlik, gurbetlik işte. Şair ne demiş,

Gözümde tüti ,Perçençin tutu,

Mıllaköy kavunu, Paşa Armudu,

Keşkegi, Lapayı, tuzlu isotu,

Tandur ekmeğini, loru ösgedim.

Dedi ki,”Elazığ’dan Kavurma getirtiyorum. Benim 7 yaşındaki küçük kızım, her sabah kavurmalı yumurta yiyiyor”.Tabi ki, yer. Maya, gakgoş mayası. İlla ki, çekecek. Mesele, kavurmaya bağlanınca, yıllar öncesine gittik. Kavurma denilince aklımıza, öncelikle “Kakırdah “gelir. Her sabah onu ekmeğe sarıp, yerdik. Ne de güzel olurdu. Şimdikilere söyleseniz,”Allah korusun. Öyle şey yenilir mi? Zararlı” diye, bizi tefe koyarlar. Bizim zamanın çağaları sağlam olurdu. Yağlı yedikleri için, kafaları çalışırdı. Yani, Fırtı zekalardı,  Şimdikiler,yağlı,etli şeyler yemedikleri için,laylon!.. Karda, buzda yalınayak gezer, yine de bişe olmazdı. Analarımız,”Vula. Ne itiz azmış, bu kış gıyamette, zemheri soytarısı gibi dolaşisiz” diye kızarlardı. Daha önceleri de anlatmıştık. Kavurma, Elazığ’da bir gelenek, kültür haline gelmişti. Böyük teştlerde pişirilir, simli çinilere dökülürdü. Üzerine de yağ eritilip dökülürdü. Mide hastası, astım hastası olana rastlamadık. Gençlerimiz, güçlü kuvvetli olurlardı. Taşı sıksalar, suyunu çıkarırlardı. Öyle mama çocukları gibi yetiştirilmezlerdi. Herkes kendi bütçesine göre, az ya da çok Kavurma yapardı. Rahmetli anam, nur içinde yatsın, öyle güzel Kara Kavurma yapardı ki, parmaklarımızı yerdik. Diyeceksiniz ki, Kara Kavurma nasıl oli? Nasıl ola ki? Kavurmayı birezim fazla pişirip, kıkırik olmasını sağlisin.Eyicene Arabi Zillo oli.Sonra da yeyisin.Yani Türkçesi,biraz kuruyup,rengi de siyaha dönüyor.İşte o, Kara kavurmadır.Yıllar sonra Kavurma geleneği,lokantalarda başladı.Kömürhan ve çevresinde pıtırak gibi Kavurma lokantaları açıldı.Oysa ki,bizim zamanımızda,Kömürhan denilince aklımıza,Veli palas gelirdi.Hey gidi hey.Yıkık,dökük kerpiç duvarları.Ama lezzetli yiyecekleri,güler yüzlü müstecirleri.Şimdi,ne Veli kaldı,ne de Ali.Gel de,Kömürhan Köprüsü Türküsün söleme.Ne yapah.Dertli sölegen oli.Gakgolar.

Kömürhan Köprüsü Harput’a bakar.

Kör olası Zalim Fırat, çoh canlar yahar.

Gakgoşlarım gelmiş, ağıtlar yahar.

Söyletmeyin beni ağam, yaram derindir.

Sağlıcakla kalınız. Allah(c.c) yar ve yardımcınız olsun. Yeni yılınızı kutlar, mutlu, huzurlu, sağlıklı bir yıl dileriz. Allah’a emanet olunuz.

Bu köşe yazısı, Elazığ Haber - Günışığı Gazetesi - http://www.gunisigigazetesi.net sitesinden alınmıştır.