07.01.2019 - TURAL HOCA’DAN SEÇMELER

Geçen haftaki “Bilge İnsan Sadık Kemal Tural” başlıklı yazımızın sonunu, “Haftaya Tural Hocamızın iki ciltlik Sorulara Cevaplar’ından tadımlık alıntılar sunacağız” diye bağlamıştık. O hafta, bu haftadır işte.

Fakat evvela kitaplar hakkında özet bilgilendirme:

Adından da belli olacağı üzere, Sorulara Cevaplar adlı bu iki kitapta muhtelif yayınlar adına, farklı zamanlarda, değişik kişiler tarafından Hocayla yapılmış 33 mülakat bulunmaktadır. Bunlardan ikisi, 5 Ekim 2018 tarihli yazımızda sözünü ettiğimiz, ilimiz yazarlarından Lütfi Parlak’ın ve Fırat Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi Mustafa Yağbasan’ın röportajlarıdır.

Sorulara Cevapların 1. cildi 326, 2. cildi 288 sayfa olup karton kapak içerisinde kâğıdıyla ve sayfa tasarımıyla mükemmel bir baskıyı haizdir. Her iki cilt de 2018 yılında Ankara Kültür Sanat Yayınları tarafından 5. baskısını yapmıştır.

5. baskı için sunuş yazısının bir yerinde Sayın Tural Hoca şöyle demektedir:

“Birinci kitap, çeşitli meseleleri ele alıp durum tespit ve denemelerinden; ikinci kitap ise edebiyat biliminin kavram, terim, yöntem meselelerini ele alan söyleşilerden oluşuyor. / Her metnin ilk kez nerede yayınlandığı da önceki baskılarda yer alıp almadığı da metnin altına eklendi.”

Bu sunumun nihayetini şöylece getirir Bilge Hocamız;

“Sorulara verdiğim cevapları benimseyip eleştirenleri iyi niyetli oldukları sürece saygı duyar, ciddiye alırım. Kim ki çığlığımızın yankılandığı dağ olur, onu selamlamak, ona teşekkür etmek bana mutluluk verecektir.”

Eserlerin hazırlanmasında ve basımında emeği geçen, katkısı olan Murat Arslaner, Serap Taşdemir, Kader Eş, Merve Can, Ahmet Culum, Sevtap Sevinç ve Mustafa Aksoy’a bizden de teşekkürler.

Bizim için buraya kadarı kolay da bundan sonrası zor. Koca 600 sayfalık iki cilt kitabın neresinden ne kadarcık bir şey sunacağız size?

Siftahımızı 1. cilt kitapta, Merve Can’ın gerçekleştirdiği upuzun (s.121-174) röportajdan yapalım:

“1945 sonrasındaki sömürgecilik, yeni biçim, taktik ve stratejiler kazandı. Sömürge kavramının anlamı da sömürgecinin niyet ve taktikleri de son 70 yılda değişti ve yeni sömürgeciliğin en çok öfkelendiği kavram “kültür” oldu. / Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda dünyada yaklaşık kırk büyük devlet var iken, sömürgelerin kopmasını sağlayan hadiseler sebebiyle devlet sayısı hızla arttı. İkinci Dünya Savaşı ise adeta bu yeni devletlerin sayısını üçe katladı.”

Halil Gür, dergisi hesabına TV dizilerindeki tarih düşmanlığı üzerine konuşmuş Tural Hocayla. Gür’ün bir suali üzerine Hocanın verdiği cevaptan yapacağız alıntımızı:

“Sanatçı özgürdür; ancak bu özgürlüğün de şartları var. Tarihte yaşamış, haklarında yeterli belge ve bilgi bulunan insanlardan ve mekânlardan bazılarını karalamaya, küçültmeye, yok saymaya kalkmayacak; bazılarını yüceltip, berat ettirip köpürtmeye kalkmayacak.”

Görüyorsunuz ki deryadan damla aparmak gibi bir şey bizimki. Asıl maksadımız, bilge insan Sadık Kemal Tural’ın bu eserlerinden haberdar etmek sizleri ve sözün sonunda bunları temin edebileceğiniz bir adresle bir telefon fısıldamak.

  1. cilt Sorulara Cevaplar’ın sayfalarındayız şimdi. Altını kalınca çizdiğim satırlardan yapacağız iktibasımızı.

Kimi konuşmaların/konuşmacıların soruları; kimi zaman da Sadık Tural Hocanın cevapları/cümleleri pek uzun olmuş. Mesela önemine binaen işaret koyduğumuz Hidayet Özcan’ın mülakatındaki Hocanın şu cümlesi:

“Edebiyat eseri, insanın vakarını, insanlığın haysiyetini, insanın ferdî ve sosyal hürriyetini ve nihayet insandaki fazilet, ahlak ve zevk-i selim duyguları ve düşünme gücünü insan hayatından alınmış küçücük bir kesitin üzerine bina ederek yeniden anlatma esasına dayalıdır. Batılıların “fiktif” dediği, bizde bazılarının “örüntü”, Şerif Aktaş’ın “itibarî”, benim “gerçeğimsi” denilmesini savunduğumuz dünya…”

Kitaptaki konuşmalardan biri de bizim Ahmet Otman’ın şiir ve taşra dergiciliği üzerine mülakatı. Otman şekva etmiş sanki; “İnsanlar niçin bu kadar çok şiir yazıyor?”demiş. Hoca da cevap vermiş; gayet kısaca naklediyoruz:

“Şiir yazmak kötü bir şey değil, tersine birçok faydası var. Öncelikle insana dilinin imkânlar dünyasını düşündürür. Kendisinin dil servetiyle ilişkisini fark ettirir; sonra da güzel söylemenin çilesini sezdirir. / Şiir, duygu denilen bazı salgı bezlerini çok çalıştıran, damarlardaki ve kalpteki basıncın şiddetini artıran bir yüksek uyarıcının kelimelere dökülmesidir.”

Bizden ancak bu kadar. Muhterem Sadık Kemal Tural Hocamızın bu kitaplarını edinmek ve okumak istiyorsanız;

Adres: Mustafa Kemal Mahallesi Dumlupınar Bulvarı, A Blok 266 A 82 Tepe Prime – Çankaya/Ankara. Tlf: 0312. 970 19 93

Sorusuz da cevapsız da kalmayın, diyerek.

YORUM EKLE