2T

2T ne ola ki? Aklınıza ne geliyorsa yazın gitsin… Ama akla her gelen 2Tolarak yazılmamalı.

Çok ama çok önemli iki kavram; tekebbür ve tasaffi…

Türk Dil Kurumu tekebbürü kibirlenme, büyüklenme, çalım, kurum olarak anlamlandırmaktadır.

Tekebbür akla kibarlığı getirmesin. Tekebbür ile kibarlık Arapça kökenli olsa da birbirinden farklı kavramlardır. Hatta birbirlerine ters anlamları içermektedir.

Siz buna enaniyet, kendini beğenme, kibirlenme, böbürlenmeyi de ekleyin. Benzer birçok anlamdaşlarla da ifade edilebilir tekebbür.

Buna mecaz anlamlar da yüklenebilir. Burnu büyük, burnunu önünü bile göremiyor, ayakları yere basmıyor, çok havalı, kendini beğenmiş, sanki haşa dünyayı o yaratmış, havalarda uçuyor, Karun gibi, Nemrut gibi….

Tekebbür, kibir insanı dev aynasındaymış gösterir, bu kibir ile bazen mağrurlukla insanlardan bile kopuk bir hayat yaşar kendinden ve insanlardan uzak gafil!

Üstelik kendi tekebbüründen bazı insanları fark bile etmez gafil mağrur! Hatta bu anlamdaki konuşmalardan rahatsız da olur maalesef.

Daha da hazin olanı insan dışarıdan gelen kötülüklere karşı kendini korurken, tekebbürle bilerek, ya da bilmeyerek kendine zarar veriyor. Halk arasında kullanılan tabirle ayağına sıkıyor, bildiği dalı kesiyor, belki de daha kötüsü…

Kim bilir tekebbürle insan kendi sonunu, kıyametini de getirebilir.

Tekebbürle kendini farklı görmeme ile adeta kendini alemin kralı! alternatifsiz, tek adam! görenler de var.

Aslında caf caflı, cilalanmış, sahte imaj ve şartların arkadaşlıkları ile dolu bu dünya sönmeye mahkumken mütekebbir bir de şiştikçe şişip kendisini uçurumun kenarına götürdüğünün de farkında değil.

Bu kadar mı?

Bir de kendisi dışındakilere küçük bakar, onlarla alay eder, onlara da itibar etmez mütekebbir…

Mütekebbir aslında farkında mıdır, değil midir bir noktada şeytanın yolunda gider. Aklı, kalbi, duyuları, duyguları olmasına rağmen bir de dünün ibretine bakmaz ve bunun için de kısmi kör olur.

İlahi hükümler de işine gelmez mütekebbirin.

En üst noktada tekebbürle hızlı bir düşüşle adeta kafa üstü yere doğru füze gibi çakılır mütekebbir.

Dünya var olduğundan beri tekebbür kimleri yıkmadı, bitirmedi ki?

Asrın da en büyük hastalıklarındandır tekebbür. Ve bu hastalığın önüne geçilmediğinde beraberinde onlarca hastalık ve arızaların olduğu da ayrı bir gerçek.

Tam karşılığı mıdır bilmem ama tekebbür narsisizm olarak ele alınıyor. Yani kendine hayranlığın en üst seviyesi. Kendini beğenmek, ben en…Allah muhafaza…

TDK yani Türk Dil Kurumu narsist kelimesi için Türkçe karşılık olarak özsever kelimesini vermektedir. Özseverin anlamı da Güncel Türkçe Sözlükte kendi benliğine bağlanan, hayran olan (kimse), narsist olarak geçmektedir.

Bu alanla ilgilenen bir akademisyenle konuştum içler acısı. Bu hastalığı yaşayıp da hastalığının farkında olmayıp bir de farkındalığı olduğu olduğunu iddia edenler mi dersiniz…Hastalık, kişilik bozukluğu olarak adlandırılıyor tekebbür ya da narsizim.

 Bu halin vahametini fark eden duyarlı, duygulu, hassasiyetleri olan bir zat yaratılışından kaynaklanan göğsünün önde, dik vücut, ayaklarını hızla yere basar adım ve göğsü önde doğal bir halde yürüyorken aman ne kibirli adam serzenişlerini çok sık duyar olmuş. Tekebbüre hakkı olmadığını düşünmüş, tekebbür denince aklına Şeytan, Nemrut, Firavun. Karun …gelmiş. Her şeyin Allah’ın mülkü olduğunu düşünerek tekebbürün büyük günahlar arasında olduğunu da hatırlayınca kalben mütekebbir olmasa da şeklen, zahiren bu halden uzak kalayım demiş. Özellikle güneşin yeni doğduğu saatlerde gölgesine göre şeklini düzelterek fani olan bir bedene mütekebbir ötesi bir şekil veren Rabbine de şükretmiş

Elhasıl tekebbür kişinin kendisini, dünyasını, kabrini ve ahiretini de yok eden Allah-u Teala’nın da hoş görmediği, hatta haram gördüğü ve kişiyi cehennem ateşine atan karmaşık, sonu vahim olan bir durum.

O halde 2T. Teşhis ve tedavi ile birlikte terki terki tekebbür ve tasaffi etmektir. İşte en kısa, doğru ve kafayı karıştırmayan yol.

O halde terki tekebbür, terki şöhret, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya; yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışacak kadar diğer şeyleri terk eder, haktan öte güce sarılmayı terk, fani olan dünyaya çok sıkı sarılmayı terk, tekebbürü nefsi kabul ederek fazla iltifatları reddederek kötülükleri önce terk etmek.

Mıştan, şekilcilikten, gösterişten öte davranarak, sadece klavye kahramanlığı yapmadan, samimi, sadık, vefakar, adil, güven duyulacak bir hal ile hesabilikten öte hasbi bir yaklaşımla, çok yüzlülükten sıyrılarak, safını da belirleyerek, ara renklerden öte tasaffi dolu bir hal alarak şekilden öte insan olarak belirli bir zamanı da iyi kullanarak geride hoş bir sada bırakabilmek.

İşte 2T ile tekebbürsüz, tasaffi ile insanı kamil olup gönül ikliminde hep yaşamak…

YORUM EKLE
YORUMLAR
çetin
çetin - 4 gün Önce

Kıymetli Genel Başkanım ne güzel anlatmışsınız kaleminize sağlık.

Abdullah Demir
Abdullah Demir - 3 gün Önce

EyvAllah başkanım çok güzel özetlemiş ve ifade etmişsiniz yüreğinize elinize sağlık

Yaşar can
Yaşar can - 2 gün Önce

Guzel gören insan kaleminiz güzel yazmış emeğine ve yüreğine sağlık