03.03.2021, 14:30 293

ACI OLAN NE BİLİYORMUSUNUZ?

Hayat için bir mektep yani bir okul diyoruz zaman zaman. Kitabı, defteri, kalem ve silgisi olmayan, acı ve tatlısıyla yaşanarak öğrenilen bir mektep.

Hayat; günümüz mekteplerinin bazılarına benzemez. Yani sadece ve sadece teorikten veya göstermelik pratikten ibaret değildir. Hayat; hem gerçek teorik ve hem de gerçek pratiğin belirli zaman diliminde değil her zaman ve her an uygulanarak yaşandığının yanında tecrübelerinde edindiği, edinilen tecrübelerin yaşam devam ettikçe değerlendirildiği bir mektep, bir okuldur.

Evet, yukarıda ifade ettiğimiz üzere hayat, acı ve tatlısıyla yaşanan, tatlı gelişmelerden öte acı gelişmelerin çok daha fazla yaşandığı ve yaşattığı bir okul.

Biz insanoğlu hayatta yaşanan acılar derken; aklımıza hep doğal afetler, kazalar, hastalık, günümüzde yaşanılan Korona illeti sebebiyle yaşanan ölümler, inanç ve sabır zaafiyeti nedeniyle öldürme sonucu kaybettiğimiz canlar için çektiğimiz acılar olarak bilir ve öyle değerlendiririz.

Ama öyle değil. Acının da kendine göre farklılıkları var.

Öyle acılar var 3 günlük, 4 günlük, bilemediniz 40 günlüktür. Sonrası hafif hafif unutulur, zaman içerisinde söz konusu oldu muydu hatırlanır veya yılda bir hatırlanarak anılır. Ancak bunların dışında bir acı var ki hiç mi hiç unutulmaz, unutulması mümkün değildir.

İnanç ve itikatı ile sabrı tartışılmaz olan fedakar, cefakar, milli ve manevi değerlerine bağlılığıyla o minvalde evlat yetiştiren anne ve babanın acısı,

Kardeş (erkek veya kız fark etmez) ağabey acısı,

Milli ve manevi değerler çerçevesinde yetiştirilen evlat acısı yanında bir kardeş, bir ağabey kadar ve bazen ötesi dost bildiklerin, dost görünenlerin insanı arkadan hançerlemesi acısıdır.

Dost deyip geçmemek gerek.

Dost; hayatın her merhalesinde sevdiği ve sevildiğinin yanında olandır, kol kanat gerendir, bırakın bir tokat atması, çileden çıkmışçasına naralar atarak hakaret etmesi, olması gerektiğinde olmaması zorunlu olması halinde ağır bir darbe vurmamak adına incinmesin düşüncesiyle sevginin remzi, yani göstergesi olan bir deste gül atması bile ağır gelen ve acı olandır.

O nedenle yazı başlığımızı Acı Olan Ne Biliyor musunuz? Soru başlığını kullanarak acı olanın ne olduğunu vurgulayalım istedik.

Kişi ve kişilerin birbirlerine dost olmasının yanında ötesi bir dostluk var ki O’na yapılan yanlışın acısı bir başkadır, ferdi olmaktan öte toplumsal olduğundan dolayı çok önemli bir acıdır.

Kainatın yaratılış sebebi ve insanlık için olmazsa olmazlardan sevgi yoksunluğuyla ihanet edilen vatan acısıdır, vatan en iyi dosttur, bu nedenle bu dosta yapılan her yanlış unutulmaz acıdır.

Varlık sürdürülen, her türlü nimet ve imkanlarından faydalanılarak varlığın devamı sağlanan vatandır dost.

O dost ki; asırlardır İslam’ın bayraktarlığını yapmış ve var oldukça da yapacak olan, binlercesini bağrında barındıran, sadece kendi mensuplarına değil, İslam’ı Aleme, kısaca insanlığa kol kanat geren vatandır, vatan coğrafyasıdır, tüm unsurlarıyla bir bütün olan Aziz Türk Milleti’nin varlık gösterdiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.

İşte acısı unutulmaz, unutulması mümkün olmayan bu vatana yapılan ihanettir acı olan.

Vatan; tüyü bitmemişlerin, varlığından onur ve şeref duyanların, uğruna binlerce şehit vermiş ve gazi olarak yaşayanların, peygamberler ve sahabeler ile ermişlerin metfun olduğu ihanet kabul etmez, acıları kaldırmaz olan yer ve sürekli tüten ve tütmesi gerekendir. Bu nedenle bilerek veya bilmeyip birilerinin maşası olmakla bu vatana yapılan ihanettir acı olan.

Tarih boyu bize dostluğu olmamış ve olmuş gibi görülen ve siyaseten kabul edilen İran’ın Şiraz Beldesinde zamanın birinde yaşamış veli olarak bilinip Şeyh olarak saygı duyulan Şeyh Sadi Şirazi’ nin acı üzerine, acı olan ne üzerine dostu ile yaşadığı bir örneği sunmadan geçmek olmaz.

Tarihin birinde bir veli ve şeyh olan Sadi Şirazi bulunduğu beldenin o günkü hakimi her kimse onun çocuğuna ders verirken kızmış, yalan yanlış çocuğa hakaret etmişmiş. O beldenin hakimi yani otoriteri Sadi Şirazi’yi recm ile yani taşlamak veya kırbaçlamakla cezalandırmış. Eski deyimle tellallar vasıtasıyla halkı meydanda toplanmaya çağırmış. Halk Emir’e itaat gereği meydana gelip toplanmış ve halka oluşturarak Sadi Şirazi’ yi taşlamaya hazır vaziyette bulunmuş. Taşlama olayı başlayınca Sadi Şirazi’ nin yediği içtiği ve her konuda birlik olup ayrı düşmediği, kardeşten öte bir dostu da o halka da hazır bulunmuş. Ancak elinde taş değil de topladığı bir deste gül varmış. Herkes taş atıp geçmiş ve sıra dostuna gelince dostun attığı gül Şeyh Sadi Şirazi’ nin sırtına denk gelmiş.

Sırtına denk gelen gülün dostundan geldiğini anlayan Şeyh Sadi Şirazi dönüp dostuna şöyle demiş.

‘’Eyvah ey bunca ahalinin attığı taş incitmedi beni amma dostumun attığı bir deste gül derinden yaraladı’’ demiş. İşte acı olan bu, acı olan dosttan gelen darbe, dostun ihaneti, dostun ama isteyerek ama istemeyip zorla attığı gülde olsa verdiği acı karşısında acı olan bu demek.

Vatan evladı olduğunu söyleyen, göstermelik muhafazakarlık veya milliyetçilik ile sahte vatan severlik güdenlerin vatana karşı Şeyh Sadi Şirazi’ nin dostunun yaptığı gibi değil tam aksi hareket etmeleri karşısında söylenen tek kelime veya kullanılan ifade ACI OLAN BUDUR kelimesi ve ifadesidir.

Vatana yapılan ihanet; değerlerini har vurup harman savurmak, koruyup kollamak yerine tahrip etmek, birlik-beraberlik ve bütünlük içinde olmak varken birilerine uşaklık ederek parçalanıp yok olmasına katkı sunmak, hak etmediği, hiç mi hiç hak etmediğini alıp vatan uğrunda canını veren, verdiğinde arkasında bıraktıkları mağdurların karşısına geçerek sırıtmak veya siyaseten takiye yapmak ve tüyü bitmemiş dediğimiz yetimlerin nafakasını zıkkımlanmak, birilerine zıkkımlandırmaktır.

Netice itibariyle yazımızın başında ifadeye çalıştığımız acı olanların yanında ve ötesinde acı olan geçmişte vatana yapılan ihanet sonucu ödenen bedeller unutularak ihanet edenlere çanak tutmaktır. Unutulmayan acı budur.

Kısa ve öz olarak acı olan vatana her türlü ihanettir, ihanet edenlerin varlığı ve varlıklarının korunmasıdır…

Vatana ve vatanı seven ve savunanlara acı veren, zeval vermek isteyenlere Allah fırsat vermesin, Kahhar bi ismi sıfatıyla kahru perişan eylesin diyoruz ve hep birlikte diyelim istiyoruz.

Hani birileri hepimiz bilmem neyiz diyorlardı ya! Bizde diyoruz ki; Hepimiz Türk’ küz, hepimiz Türk Milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şerefli birer mensubuyuz diyoruz ve diyelim istiyoruz. Haydi sizi görelim.

AYETLER

* Firavun hânedanıyla onlardan öncekilerin âdet haline getirdikleri gibi Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler, Allah da onları günahları yüzünden yakalayıp cezalandırdı. Allah güçlüdür, azabı çetindir. Enfal:52

*Bu böyle olmuştur; çünkü Allah, bir topluluğa lütfettiği nimetini, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez ve Allah her şeyi işitip bilmektedir. Enfal:53

GÜZEL SÖZLER

*İnsanoğlu o kadar dünyevileşir ki, mezar kazan bile öleceğine inanmaz. İmam-ı Gazali

*Layık olmadan devletin makamlarına atananlar, altındakileri ısırır, üstündekilere kuyruk sallarlar. İmam-ı Gazali

*İtimada laik en büyük şey; akıl ve iyi ahlaktır. İbni Sina

HİÇE DOĞRU
Ârifan meclisinde, giydir sözü edepten.
Bir sükût-u hâl ile, geri durma talepten.
Tövbe-i nasuhla gel, temizlenip öyle dön,
Allah' u Azimmüşşan, aşkıyla bu mektepten.
Rahman ve Rahim olan, yüce Rabb' in ipine,
Şeksiz şüphesiz sarıl, çek elini sebepten.

Tedbirlinin hâlinden, hayrete mucip ne var?
Kalp gözü açıkların, firaseti gaipten.
Gönlüne nakşettiğin, ilminle amil ol ki,
Yürürken farkın olsun, "kitap yüklü merkepten."
Ol derdine dermanı, yanlış yerde arama,
Dil ile donan kalbe, şifa olmaz salepten.
Arınmak için yapış, yokluğun ayağına,
Kurtuluşun hiçtedir, çevir yüzünü hepten.
Mihraba ayetleri, yazan hattat dururken,
Yanlış harfin hesabı, sorulmaz mürekkepten.
Yolunu aydınlatır sana öğüdüm olsun
Sır tutmayı bekleme, dikiş tutmayan cepten.
Dağlardan denizlere, enginlere koşan su,
Yokuş yukarı akar, çıkmış ise nasipten.
M. Faik GÜNGÖR/Elazığ-Karakoçan

BAHTI KARA

Seksen beş yılından bugüne kadar

Gelmeyen kalmadı başıma benim

Her köşe başında durdurdu radar

Cezalar karıştı aşıma benim

Feryat ettim figan ettim çağladım

Kendi yaralarım kendim bağladım

Gündüzleri gülüp gece ağladım

El süren olmadı yaşıma benim

Korali bu dünya boş imiş meğer

Sağlığa Karun’un serveti değer

Zaman gelir bir gün ölürsem eğer

Bahtı kara yazın taşıma benim

Mustafa (Korali)Bayındır/Ağrı-Tutak

YÜREĞİMİ AZATLIK’TA BIRAKTIM

İstanbul’dan havalanan yüreğim,

Azerbaycan diyarına süzüldü.

Hak yol üzre kabul olan dileğim,

Bayrağımın yıldızına yazıldı.

Bakü toprağına ayak basanda,

Ay yıldız altında özüme döndüm.

“Gardaşım” sözünü duyduğum anda,

Vuslatın aşkıyla kor gibi yandım.

Azerbaycan, istiklali kutlarken

Öz kardeşler birbirine karıştı.

Türküler, şiirler ve marşlar derken

Kadim dostlar güzellikte yarıştı.

Kanım dondu Azatlık’ı gezerken

Sandım 20 Ocak bende canlandı.

Şehitlerim gökyüzünde yüzerken

Al bayrak altında ruhum dinlendi.

Bir mavi çarşaftı Hazar Denizi,

Apardı ruhumu şehit katına.

Yüce Rabbim, mahzun etme sen bizi;

Erelim cümlemiz gül beratına.

Gence’ de bir akşam söz dile geldi,

Şiir bülbülleri bir bir şakıdı.

Ozanlar elinde saz dile geldi,

Gönül atlasına kilim dokudu.

Bir yiğit tanıdım, adı: Hüseyin.

Namaz kılmam için seccade verdi.

Dilleri bülbüldü, kalbi güvercin;

Say ki yüreğini kalbime serdi.

Tohuz’ da bir sabah bülbül dinledim,

Karabağ esirken susmam, diyordu.

Her nefeste ta yürekten inledim,

Ölmeden figanı kesmem diyordu.

Kışlada gururla halaya durdum,

Azerbaycan askeriyle kol kola.

Çifte bayrakların altında girdim,

Milletime ışık veren bu yola.

İstanbul’a doğru yelken açarken

Bakü semasına son defa baktım.

Öz kardeşim için candan geçerken

Yüreğimi Azatlık’ta bıraktım.

Yusuf Dursun/Yozgat-İstanbul

BİR KONUK BİR KONU

GÖNÜLLER YAPMAK

Ben gelmedim dava için. Benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerde. Gönüller yapmaya geldim. Yunus Emre

Anadolu’nun kendine has tavrı, kültürü ve ruhu vardır. Bu ruhu çok iyi anlamak ve içselleştirmek vatandaşlarımızın asli görevi olmalıdır. Aslında Anadolu tarihi başlı başına bir deryadır. Tüm bu yaşanmışlıkların neticesinde ortaya çıkan değerler vardır. Bunların başında birlik ruhudur.

Yunus Emre ne güzel söylemiş. Bu coğrafyaya gelen gönül yapsın, kırılan gönülleri inşa etsin. Bu coğrafyada yaşayan her insan bunu yapacağı gibi ülkeyi yönetenlerde bu ruhla siyaset yapmalı.

Bürokratlar bu anlayışla hizmet etmeli. Gönül inşası anlayışıyla hareket ettiğim sürece huzurlu güven dolu hayat yaşarız. Günümüzde siyasetçilerin adeta gönül yıkma zemininde siyaset yapmaları vatandaş olarak beni çok rahatsız ediyor. Siyasiler bu anlayışı ısrarla tabanlarına yaymaya çalışmaları çok tehlikelidir.

Anadolu ruhu farklı fikir ve düşüncelere açıktır. İnsanları kökenlerinden dolayı ayırmaz Anadolu ruhunun baktığı pencere insanlık penceresidir. İnsanlar birlik içinde birlikte gönülleri inşa ettiklerinde herkes ülkenin nimetlerinden faydalanacak huzurla, şükürle mutlu bir şekilde hayatını devam ettirecektir.

Biz, ülke olarak bu ruhu kaybettiğimiz zamanlarda başımıza olmadık işler geldi en önemlisi terör melaneti bunun başında gelir. Gönülleri inşa etsek terör ortaya çıkmazdı.

Hulasa sözü uzatmadan başta siyasilerimiz olmak üzere hepimiz Yunus Emre’nin dediği gibi biz gönülleri inşa edelim. Değilse bu günleri mumla ararız.

UZUN EĞİTİM

Hasan Uzun

Yorumlar (0)
33°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 02 Ağustos 2021
İmsak 03:38
Güneş 05:17
Öğle 12:35
İkindi 16:26
Akşam 19:43
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@