AĞRI-TUTAK’TA GÖRDÜKLERİMİZ-2-

Bir önceki Ağrı-Tutak’ta gördüklerimiz başlıklı yazımıza ekmek mi yoksa vatan mı konulu bir münazara söz konusu olsa ve o münazaranın katılımcılarından biri olsam hiç düşünmeden el cevap vatan der ve tarafı olurum.

Çünkü vatan bir toprak parçası, sınırlı bir coğrafya olarak görülüp değerlendirilebilinir ancak vatan; içerisinde her değeri barındıran ve muhafaza edendir arı-namusu-şeref ve şanı, bunları bir anda yok edebilecek ekmeği ve gibi daha nice değerleri diye başlamış,

Bizde vatan bir başkadır.

Bir başka sevgidir,

Sevginin getirdiği aşktır,

Sevdadır, diye gelişme ile devam etmiş ve bizden çok çok gerilerde olan Erzurum ve Bingöl’ ün hele hele de Bingöl’ün gelişmişliğini dile getirmiş,

Netice itibariyle uzun bir yolculuk sonucu Ağrı’ya vardığımızda diyerek yazımıza son noktayı koymuş ve iki sonraki haftaya devam edeceğimizi belirtmiştik.

Evet; bir vesile ile ülkemizin düşman işgalini yaşamış ücra bir köşesinde ki Ağrı İli’ne vardığımızda birileri ismini tahrik amaçlı ve psikolojik savaş gereği farklı ifade etseler de bizdeki değişmez ve değişmeyecek olan adıyla üzerinde eksilmeyen kar’ın etkisiyle estirdiği serin havası ve heybetli duruşuyla bir başka görünüm veren efsanelere konu olmuş, adına şiirler yazılıp türküler söylenmiş Ağrı Dağı’nı,

Terminale vardığımızda insanın içini ürperten serin bir havayı teneffüs edip Suriyeliler gibi şanslı olmadıkları için muhacir sayılmayıp mülteci konumunda bulunan Afganlıların yoğunluğunu, per perişan bir vaziyette olup terminal sorumlularınca itilip kakıldıklarını gördük.

Terminalden bir başka araçla söz konusu ilçe olan Tutak’a giderken küçük bir il diye tahayyül ettiğimiz Ağrı’nın gelişmişlik noktasında Bingöl’ü bir tarafa bırakın Elazığ kadar hatta ve hatta fazlası gelişmişliğini,

Zaman zarfı içerisinde eğer terminalde, eğer gittiğimiz son durak Tutak’ ta ki halkla yaptığımız sohbet arasında aldığımız bilgi ve daha sonra Ağrı ilini ziyaretimiz de cadde ve sokaklarını arşınlarken gözlemlerimiz sonucu fabrika sayısının yoğun, iş alanlarının çokluğunu, ticaretin ağırlıkla tarihi barışıklığımızın fazla olmadığı günümüzde ise Suriye ile olduğu gibi yapmacık dostluğun sürdüğü komşu devlet İran’la yapıldığını,

Ağrı Valiliği, İl Özel İdare ve Maden Teknik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü ile birlikte yapılan anlaşma gereği yapılan jeotermal su sondaj çalışmaları neticesinde 1500 m. derinlikte, 38 lt/sn debi ve 48 derece sıcaklıkta termal suyun bulunduğunu bu ve gibi daha birçok hizmetin ve projenin gerçekleşmesini sağlayan bir gönül insanı, projeler mimarı, devletle halkı bütünleştirmede mahir, korkusuz ve yürekli, dik duruşundan taviz vermeyen, kayyum göreviyle belediyece yapılmayan birçok hizmeti halka sunan ve içerisinde geçmekte bulunan Murat Nehri’nin sağ ve sol yanlarını islah çalışmasıyla koruma altına alan ve halk meydanı ile park ve bahçe alanları yaptırıp halka soluk aldıran cevval bir valinin ki bu vali Sayın Süleyman Elban Bey’ dir. Bu şahsiyetin, bu devlet adamının adam gibi adam, gönüller valisi olduğunu söyleyenlerin çokluğunu,
Sayın Vali Bey’in projelerinden biri çok önem arz eden eğitim alanında insana dayalı 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Ağrı merkez ve bağlı 7 İlçede 4 okulda 40 bilgisayar ile başlamış olup yılsonu itibariyle bu sayı 200 bilişim sınıfı ve 1300 bilgisayara ulaşmış ve bilişim sınıflarının öğrencilerin daha ileri düzeyde eğitim alabilmeleri için arduino ve robotik setlerle zenginleştirilmiş, 2017-2018 eğitim öğretim yılı sonunda kodlama ve robotik eğitim alan öğrenci sayısının 20.000’e ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılında proje Ağrı merkez ve bağlı 7 İlçenin tüm ortaokulunda, pilot anaokullarında ve ilkokullarda, bilişim sınıfı bulunan liselerde devam ettiğini ve de şu anda eğitim gören öğrenci sayısının ortaokullarda 41.800 ilkokullarda 1942 anaokulu ve ana sınıflarda 13908 liselerde 8250 toplamda 65.900 öğrenciye ulaşmış olup, sene sonuna kadar 165.000 öğrenciye ulaşma hedefinde olduklarını gördük.

Halkın; âlim, mutasavvıf ve bir Kürt Şair (Kürt olduğu söylense de kesin olmamakla beraber Arap olduğu da söylenmekte) olarak tanıyıp kıymet verdiği ve aynı zamanda bir bilim insanı olduğunu pek hesaba katmadıkları Şeyh Ahmedi Hani adındaki şahsiyetin adının 15 Temmuz öncesi güdülen siyaset gereği siyasi amaçlı olduğunu düşündüğümüz bir düşünceyle Hava Alanı’na ve birkaç okula verildiğini gördük.

Bu Aziz coğrafyayı, bu kutsal vatanı büyük mücadele vererek Anadolu Kapılarını açıp bizlere vatan kılan Romen Diyojeni esir alıp O’na adalet üzre İnsani ve İslam’ i bir muamelede bulunan Ecdat Alparslan’ın adı ile ilin zengin iş adamlarının adlarının verildiği okul ve Üniversitenin varlığını gördük.

Tutak İlçesine gelince;

Tutak; ilçe olarak küçük bir vadi içerisine yerleşmiş, içerisinde Fırat Nehri’nin geçtiği, Elazığ’ın Palu gibi yeşili olmasa da şirin bir ilçe. Düşman işgalini yaşamış sahipsizlikten ilgi ve alakaya ve de bakıma muhtaç bir ilçe.

Tutak’ta; kısa süren bir kayyum döneminde kayyumca ilçeye nazır bir tepeye büyük bir millet bahçesi yapılıp adına Bayrak Tepe denilen bu alanda bayrağın var heybetiyle dalgalandığını ve minide olsa bir kütüphanenin varlığını,

Bırakın Doğu ve Güneydoğu illerindeki ilçeleri diğer bölgelerdeki ilçelerin birçoğunda bile olmayan geniş kapsamlı Devlet Kütüphanesi’nin var olup okuyucu sayısının yüksek olduğunu,

İlçede toplam altı caminin bulunduğunu ve de yaklaşık İlk-Orta ve Anadolu Lisesi ile İmam Hatip Lisesi olmak üzere on okulun eğitim verdiğini,

Gazeteciler Cemiyeti, Yardımlaşma Derneği ve de Tutak Radyo adında sosyal işlev gören birimlerin yani Sivil Toplum Kuruluşları’ nın bulunduğunu,

Halkın ileri görüşlü, çocuklarını okutmaya meyilli, özellikle de kız çocuklarını büyük bir şevkle okutmak istediklerini, çocukların ise özellikle de kız çocukların okumaya daha bir hevesli olduklarını,

Çarşı merkezinin boğazı andırdığını, orta yerde Kültür Sanat Sokağı’nın oluşturulduğunu, Murat Nehri’nin ıslahtan mahrum bırakıldığını, belediyenin borç batağında olduğunu, kaynak suların ödenek yetersizliğinden değerlendirilmeyip susuzluğun had safhada olduğunu,

Kısa ve öz olarak Ağrı ilinin çok çalışkan ve cevval bir valiye sahip, bu valinin bir yıl daha kalması noktasında siyasi ve STK’ ların girişimde bulunduğunu, hali hazırda Belediye Başkanı seçilmiş bulunan ve aynı zamanda kendileri Tutak’lı bulunan Sayın Savcı Sayan Bey’in işinin çok ve zor,

Tutak İlçesi’nin behemahal sahiplenilip laik olduğu konuma getirilmesinin elzem olduğunu,

İlde olsun ilçede olsun var olan Öğretmen Evleri’nin öğretmenlerden çok diğer kurum memurlarının işgal edip öğretmenlerin mağdur olduğunu hele hele Tutak ilçesinde okulların ve dolayısıyla hem taşımalı hem de kalıcı öğretmenlerin Apart evlerin bakımsız ve yetersizliği nedeniyle barınma sıkıntısı yaşadıklarını, bunun sebeplerinden birinin etkili ve yetkililerin korumaları ile doktorların işgal ettiğini,

Yaylaların ve büyük baş hayvanların çokluğunu, hayvan sahiplerinin çok dertli olduklarını, Ağrı merkez ile Tutak ilçesinde şehir merkezinde ahırların çokluğu ile halkın bunların yarattığı kokudan rahatsızlık duyduklarını gördük.

Varlığıyla onur duyduğumuz, olmazsa olmazımız, ekmeğimiz ve suyumuzun kaynağı Anadolu’muzun, Anavatanımızın ücra bir köşesinde bulunan Ağrı ve Tutak ilçesinde kendimizce gözlemleyip gördüklerimiz.

Çok güzel olanın çok daha güzel olması, güzellikleri yaşatanların daha çok olması, vatan ve millet sevgi ve sevdasıyla kavrulan gönüllerin, gönül insanlarının daha fazla olması en büyük dilek ve temennimizdir.

Ne Mutlu Türküm Diyene ve tüm unsurlarıyla bir bütün olan Aziz Türk Milleti’nin varlığından rahatsızlık duymayana ne mutlu…

AYETLER

*İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar cennetliklerdir. Orada onlar ebedî kalıcıdırlar. A’raf:42

*Cennette) onların altından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: "Bizi bu nimete kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize bahşetmeseydi biz kendiliğimizden elde edemezdik. Hakikaten rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler". Onlara İşte size cennet. Yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık o size kaldı" A’raf:43

*Cennet ehli cehennem ehline, "Biz rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk; siz de rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenir. "Evet!" derler. Ve aralarından bir duyurucu, "Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!" diye bağırır. A’raf: 44

*Onlar, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğip bükmek isteyenlerdir; onlar âhireti de inkâr edenlerdir. A’raf:45

GÜZEL SÖZLER

*Yaylada yetişen hayvanlardan elde edilen ürünler tamamen organik olur. Çünkü bu hayvanlar yayla otu, suyu ve havası ile beslenmektedirler. Bin bir zahmetle elde edilen süt ve süt ürünlerinin satışı ne yazık ki üreticilerin kendi imkânları ile yapılmaktadır. Yaylacılar için bu iş başlı başına bir sorundur. Devletin bu soruna acil bir çözüm bulup katkı sunması ülke ekonomisi açısından elzemdir. Hamza Sorgucu

VATAN

Ey Türk, senin köyün hür bir yuvadır
Çiftlik değil, yoktur beyi ağası
Her köylünün var bir çifti tarlası,
Öz evinde o hem bey hem ağa'dır.
Hiç kimsenin yarıcısı rençberi
Olmaz, ancak olur vatan askeri.
Ümmi değil, muallimsiz kalsa da
İmamı yok, gene bilir dinini.
Dost ve düşman kimdir, bilir dünyada,
Doğru bulur... sevgisini kinini.

Ona cami, mektep, kitap yapınız.
Emin kalır hudutta her kapımız...
Lakin ey Türk, bu mesut köy bitiyor!
Mültezimin, faizcinin, tüccarın
Pençesinde diyor beni kurtarın;
Bu üç işi senden çabuk istiyor.
Kaldır a'şar usülünü aç banka
Yap her semtte bir ziraî sendika.

Ziya Gökalp/Diyarbakır

İSTERSEN

Sakın esef etme yokluğumda.

Görmek istersen beni,

Karamsar gecelere bak.

Duymak istersen sesimi,

Rüzgarın uğultusunu dinle.

Dokunmak istersen bana,

Yalnız yıldızları avuçla.

Sarılmak istersen bana,

Nar ağaçlarıyla kucaklaş.

Öpmek istersen beni,

İncir kuşlarını öp…

Şayet hiçbiri tatmin etmezse seni,

Gel mezarıma,ziyaret et beni.

Otur başucuma,

Sarıl mezar taşıma.

O zaman her şeyimle hissedebilirsin beni.

O zaman duyabilirsin,

“Seni seviyorum” dediğimi.

Ve o zaman anlarsın,

Ruhumun hep seninle olduğunu,

Ve seninle olacağını…

Ali Akbaş/Ankara

BENİM CANIM

ANADOLU’M

Ta ezelden

Tüten ocak,

Yuvamızdan

Daha sıcak,

Bir yer varsa

Yaşanacak:

Benim canım

Anadolu’m.

Deli taylar

Gibi hızlı,

Duru sular

Gibi nazlı,

Bayrağı var

Ay yıldızlı:

Benim canım

Anadolu’m.

Âşıkların

Gönül harcı,

Yiğitlerin

Vefa borcu,

Türkçesi var

Burcu burcu:

Benim canım

Anadolu’m.

Arada bir

Kara günler,

Yaşayınca

Kalbi inler,

Eğil de bak

Türkü dinler:

Benim canım

Anadolu’m.

Öyle cömert

Ki bu toprak,

Şehitlere

Açar kucak,

Yarına gül

Bırakacak:

Benim canım

Anadolu’m.

Özü de bir

Sözü de bir,

Ak alnında

Yazı da bir,

Yüreğinde

Sızı da bir:

Benim canım

Anadolu’m.

Aynı güneş

Aynı ayı,

Soluyoruz

Bir havayı,

Ataları

Yiğit soyu:

Benim canım

Anadolu’m.

Temel bizim

Çatı bizim,

Doğu bizim

Batı bizim,

Her karışı

Kat’i bizim:

Benim canım

Anadolu’m.

Yıkılmasın

Birliğimiz,

Bozulmasın

Dirliğimiz,

Budur bizim

Varlığımız:

Benim canım

Anadolu’m.

Selam olsun

Sana bizden,

Sevgin çıkmaz

İçimizden,

Sana bin can

Hepimizden;

Benim canım

Anadolu’m.

Yusuf Dursun/Yozgat

YORUM EKLE