AKP’NİN ELAZIĞ MİTİNGİ

Geçen cumartesi günü Sn. Erdoğan şehrimizdeydi. Elazığlılara hitap ederken bildik cümlelerini tekrarladı. İhanetle suçladığı siyasî muhataplarını horladı, tehditler savurdu…

Her vesile ile söylediklerimi yinelemek zorundayım. Gerçekten siyaset bu mudur? Kavga mıdır, hakaret midir, tehdit midir? Kaldı ki bunlara gerek var mıdır? Toplum gerildikçe zihinler uyuşuyor. Suç oranı artıyor. İşte İstanbul’da ezana karşı yapılan tassup… Onları protesto etmek için meydana çıkan grup… Anarşi için, terör için alt yapı sağlanmıyor mu?

Şu an cevapsız sorular zihnimi kemiriyor. Ezanı ıslıkladıkları söylenen kadınlar, ne yapmaya çalıştı? Seçimde dengenin at başı gittiği sırada ortaya konan bu elim hadise, kime yaradı? Doğruysa iktidar, o çapulculara neden haddini bildirmedi?.. Hükümet etmek şikâyet etmek midir, yoksa tedbir almak mıdır? Bu iğrenç meseleyi kınamak mıdır...

Kolordunun bahçesinde bayrak indirildi, caddelere mayın döşedi, sokaklara barikatlar kuruldu, evler arasına tüneller kazıldı... Herkes seyretti. Dolmabahçe’de bölücülerle oturup anlaşma yapıldı. “Akil adamlar” sokak sokak gezdirilip ayrımcıların istekleri rapor ettirildi. Salih Müslim’in, Barzani’nin yoluna kırmızı halı serildi... Ses çıkmadı. Bilakis “Terörist Öcalan değil, Türkiye’dir” diyen Şivan Perverle kürsüye çıkıldı. “Kürdistan” deyip PKK’nın gönlü alındı, ardından “burada Kürdistan yok” dendi… Sormak lazım, hangisi doğru?

İfadelerime bakıp iktidara muhalefet ettiğim sanılmamalıdır. Dumura uğrayan siyasi hafızamızın toplumu kavgaya sürüklediği hatırlatmasıdır. Şaşırtılan halkın iradesini özgürce kullanamayacağı tehlikesidir... Yoksa ne iktidarım, ne muhalefetim. Sadece bir vatandaşım.

Malum. Seçim ortamına girdiğimiz için herkes konuşuyor. Ağızlardan çıkanı kulaklar duymuyor. Bir taraftan demokrasiden bahsediliyor, diğer taraftan muhalifler hapse atmakla tehdit ediliyor. Bir taraftan ülkede “beka” meselesi var diniyor, diğer taraftan tercihinden dolayı insanlar ayrıştırılıyor. Bir taraftan “31 Martta iftiracı müptezellere ahlak dersi, edep dersi vereceğiz” deniliyor, diğer taraftan siyaset dilinin kirlendiğinden yakınılıyor....

Anlaşılan o ki esas mesele oy toplamak, koltuğa kurulmak... İktidar, ezana ıslık çalındı deyip olayı kınıyor. Karşı taraftan; “polisi protesto ediyorduk” savunmasını yapıyor. Suçlayanlara sormak gerek: Yaptığınız yorum gerçekten doğru mu? Çünkü hükumetin de suçlu üretmek için sanki bir gayreti var. Ötekilere sormak lazım: Suçlanmamak için, yanlış anlaşılmamak için ezanı sessizce dinleseydiniz, inancımıza saygı duysaydınız olmaz mıydı?

AKP, her fırsatı değerlendiriyor, iktidara talip olanları aşağılıyor. Terörle ilişkilendirip Kandil’in mızıkacılığı ile suçluyor. Kendi üyeleri için de aynı sertlik uygulanıyor: “Bu can bu tende olduğu sürece bu terenden inenleri tekrar trene almam” tehdidi ile emre uyulması ikaz ediliyor. Yani dinden çıkan dine dönebiliyor ama Ak Partiden ayrılan geri dönemiyor.

N. Fazıl şiir için; üstatlar kural koyar, üstat olmayanlar konan kurallara uyar” dediği gibi Sayın Erdoğan da kürsüye çıkınca kaide kural tanımıyor ama rakiplerine kuralları hatırlatmayı da ihmal etmiyorlar: “Siyaset bir yarıştır. İnsanları ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır...”

Bu cümleler güzel de ya kürsüde söyledikleriniz... Dörtlü çete yakıştırmanız...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Rifat ERSÖZ
Rifat ERSÖZ - 3 gün Önce

Ezberlenmiş , köşeli , basit denklemler kurarak analitik çözümlemeler yapılamaz. Hayat, iki veya üç elementin belli şartlar altında birleştirilmesi sonucu elde edilecek yeni bir alaşımın kimyasal formülü kadar basit ve sade değildir. Her an değişen ve bilinmeyen ihtimaller üzerinden üretilen stratejiler hayata yön verir. Büyük devletler ve büyük milletlerin tarihini de bu gerçeğin ilmik ilmik işlenmesi şekillendirmiştir. Bu gün anlaşılamayan veya yanlış görülen bir şeyin ileri ki zamanlarda nasıl stratejik bir hamle olduğunun anlaşıldığına dair sayısız örnek bulunmaktadır. Sayın yazarın kendisini biraz geliştirmesini tavsiye ediyorum.