ALOO YALNIZIM.KİRALIK AİLE VARMI?

İngiltere'de Yalnızlık Bakanlığı kuruluyor.

Japonya'da ise Yalnızlar için Çağrı Merkezi.

Modern çağın en büyük sorunu yalnızlık.

Yalnızlaşma süreci insanın düşünce,anlayış, insanilik ve aynı yöne bakan arkadaş sayısının hayatında azalması ile başlıyor.
Gerçekten de çok tuhaf...
Herkesle beraberiz ama etrafımız boş

Kimse kimseye derman olamıyor.
Ruhun ruha,aklın akla,sevginin sevgiye katkısı bitmiş.Ne Anne,ne eş ne kardeş boşluğu dolduramıyor.

Kalabalıklar içindeyiz ama ruhumuza bir katkıları yok maalesef.
Yoksa var da insanlardaki güzel şeylerin kıymetini biz mi bilmiyoruz?
Eğer varsa ruhumuza katkı yapacak ve yalnızlığımızı giderecek şeyler neler olabilir?Ruhumuzda faydasını hissettiğimiz her ne varsa aynı güzelliklerin karşıdaki insanda olduğunu bilmemiz yeter.

Yeter ki karşıdan almasını ve paylaşıma açmasını sağlayalım.
Telefonlar Güzel şeyleri nasıl paylaşıma açma hakkı veriyorsa bizde ruhta ki güzellikleri karşımızdakine açmadıkça etkileşimi artıramayız.
Yalnızlık,etrafımızda insan olmaması değil,bizi anladığını hissettiğimiz insanların yokluğudur.

Çektiğimiz ıstırabı kimsenin duymamasıdır. Dünyaya bizim gözlerimiz ve kalbimizle bakan insanların eksikliğidir.
Vicdanı azalan diğerinin vicdanından,Aklı azalan da başka Akıldan etkilenmiyor.
Anlaşılmaya ne kadar çok muhtaçmışız.
Paylaşmanın en etkili anlaşılma ve yakınlaşma yolu olduğuna inanıyorum.
Her yakınlık yalnızlığı azaltmaktır.
İnsanlar arası ilişkilerde insanlar birbirlerinin karakter özelliklerine göre ilişki kuruyor.
Kimse hataya tahammül göstermiyor.
En ufak hata ilişkiyi bitiriyor.
Allahın Kitabında"sen af yolunu tut"ayeti var.

Affetmenin yalnızlığın panzehiri olduğunu inanın yeni anladım.

Allah kolay kolay BAĞI koparmayın diyor.

Affetmek içerde seni yakan ateşi söndürmektir.Affetmemek ise ateşin seni yakmasına müsaade etmektir.

İnsan sosyal bir varlık.

Konuşma,sevme,anlama ve özleme ait duyguları ile sürekli bir alışveriş içindedir.

Alırken vermeyi verirken almayı bekliyen bir sosyo psikolojik alt zeminle çevresi ile ilişki kurar.Seven seviliyor,özleyen özleniyor.

Modern insanın yalnızlaşma süreci,bencilliğine kesilen cezadır.
Batılı yaşam tarzında bütün özelliklerini gördüğümüz tek kişilik yaşamlar kendi alanlarını oluşturarak bir oda bir salonlu tek kişiliķ evler ve tüm herkesten- Anne baba dahil-uzak günlük sosyallik anlayışı,batılı insanın duygusal hiç bir etki altında kalmadan yaşadığı Mekanik ve Teknik toplumun özelliklerini bize yansıtır.
Teknik toplumlarda ilişkilerin doğal ve uzun süreli olmasını beklemek aldatıcıdır.
Çünkü sürekli makine hassasiyetiyle işinin ve paranın birinci öncelik olduğu bir anlayışın dışına cıkarak,vaktini sosyal,kültürel ve insani alanlarda kullanmasını beklemeniz teknik insanın ruhsal doğasına aykırı bir beklenti olur.
Homo(insana benzeyen) çoktan homo Ekonomikus(makinaya benziyen insan) türüne evrilmiştir.
Insanla kurulması gereken ilşki artık Teknoloji ile kurulmaktadır.
Teknolojik sese olan aşinâlık insan sesinin ruhuna katacaklarını önemsiz görmesine sebep olacaktır.

Oysa ki konuşma nefesler arası ruhsal paylaşımdır.Anlama Aklın paylaşımıdır.

Sevgi ise kalbin.

Vaktini makina ve araçlarla paylaşanların hazin durumuna en güzel örnekJaponlardır.
Dünyada en fazla yalnızlığın hissedildiği ülke Japonyadır.

Bir yılda ikiyüz bin çift boşanıyor.
Bu nedenle ülkede yalnızlığı gidermek ve ruhsal doygunluk için KİRALIK AİLE ve KİRALIK ARKADAŞLIK ajansları kurulmuş.
Günlük 200 dolar ücretle kendini yalnız hissedenler bir günlük Aile yada Ruh arkadaşı kiralayabiliyorlar.
Japonya,Amerikan moderleşme ve Teknoloji projesinin uygulandığı ilk ülkedir.

Geleneksel aile yaşamından modern aile ve iş yaşamına Amerikan kültürünün etkisiyle geçişleri sosyal yaşamlarında derin krizler meydana getirmeye devam ediyor.
Yalnızlık benimsediğimiz yaşam tarzımızın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Çünkü insan neyi arzularsa ona kavuşur.
Doğu toplumları makina ve fabrika ile geç tanıştıgından daha geç çözülme ve dağılma yaşadıysa da modern yaşam tarzı kısa sürede etkisini bizde de gösterdi.
Yalnızlık yakınla bağın kopmasıdır.
Herseyin senden uzaklaşması,senin de herşeyden uzaklaşmandır.
Yalnızlık sese ve söze yabancılaşmaktır.

Yalnızlık,kalpteki kırıkların tamir edilmemesidir.

Artık senin elinden tutmayanı senin de bırakman gerektiğini anladığın o an,kalbin kırılmış demektir.
Ağaçların bile kırık olduğu bu şehirde kalplerin kırık olmasindan doğal ne ola ki.
Sen yeterki kalbi kırıkları hatırla.

Çünkü hatırlamak hatırlanmaktır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
fırat doğan
fırat doğan - 1 hafta Önce

gerkten paylaşımlarınız çok değerli toplum için gerekli ve önemli bir yazı FAHRİ UĞUR abize güzel makalalerinden dolayı tebrik eder başarınlarının devamını dilerim

Fahri uğur
Fahri uğur - 1 hafta Önce

Fırat kardeşim iltifat marifete tabidir derler yaa.bu sizin ariflik ve bilgiye verdiğiniz değerin güzelliği.iltifatınız için çok teşekkürler.