26.06.2020, 14:20 126

AMERİKA VE IRKÇILIK ( II )

Her ne kadar ırk temelinde tanımlanmış olsa da Amerikan toplumu, ırklar arası kutuplaşmanın tarihi kökenini analiz etmekle pek uğraşmıyor. Amerika, ırklar arasında eşitliğin sağlanmasına doğru kaçınılmaz bir ilerleme yaşandığına inanmayı tercih ediyor.

Barack Obama'nın 2008 yılında başkan seçilmesi, ilerleme olduğu savını güçlendirirken, Donald Trump'ın 2016'da Amerika'nın kutuplaştırıcı tarihinin derinliklerinden çıkartıp sahiplendiği bir sloganın üzerine inşa ettiği ve ilericiymiş gibi yansıttığı bir kampanyayla elde ettiği zaferi de geriye doğru atılmış bir adım olarak görülüyor.

Şimdi ise Floyd'un ölümü, koronavirüs salgınının etkilerinin ve bunun ekonomik maliyetinin iyice hissedildiği bir dönemde, yorgun ve ırklar arası kutuplaşmanın yaşandığı bu toplum için bardağı taşıran son damla oldu.

Floyd'un "Nefes alamıyorum" çığlığı, akıllara 2014 yılında New York'ta bir kaldırımda yine polis tarafından gözaltına alınırken arkadan boğazı sıkılarak hayatını kaybeden Eric Garner'ın haykırışını getirdi.

Floyd'un son sözleri, Amerikalılara altı yıl önce, 60 yıl önce, 1860'larda ya da ilk kölelerin kıtaya ulaştığı 1619'dan bu yana unutmaya çalıştığımız baskı dolu tarihi hatırlattı.

Genel olarak Amerika'nın geçmişini ihmal etmesi ve ilerlemeye dönük inancı, birçok Amerikalı'nın ırklar arasındaki gerilimin şiddetinin ve boyutlarının farkında olmamasına ve bunun sonucunda da birçok Amerikalı'nın mevcut kargaşayı doğru şekilde anlatacak kelimeleri bulamamasına yol açıyor. Kısa bir süre önce, Amerika'da ırklar arasındaki tarihi ve mevcut gerilimleri tanımlarken "insanları tutarak kültürün yok edilmesi" anlamına gelen "etnokırım" kelimesini kullanmak gerekir ve bu tabir, aynı zamanda Amerika'nın kendine has ırk sorununu da doğru şekilde anlatmaya yardımcı oluyor.

1941 yılında Polonyalı bir Yahudi  bir avukat olan Raphael Lemkin, Nazilerden kaçıp ABD'ye göç etti. Amerika'da yaşadığı dönemde, Amerikan yönetimine Nazilerin kendi halkını öldürmesine engel olmaları için yalvardı ve sözlerinin karşılık bulamadığı bu dönemde, kendi halkının yaşadığı bu benzersiz dehşeti tanımlamak için yeni bir kelime icat etmesi gerektiğini fark etti. 1944 yılında, Lemkin "soykırım" ve etnokırım kelimelerini türetti.

Lemkin, bu kelimelerin zaman içerisinde aynı anlamda kullanılmaya başlanacağını düşünüyordu ancak zaman aksini gösterdi. Soykırım, bir halkın ve kültürünün yok edilmesi için kullanılmaya başlanırken, dünyayı daha iyi bir yer haline getirdi. Etnokırım ise insanlarını tutarken bir kültürün yok edilmesini anlatan kelimeye dönüştü ve on yıllar boyunca gözardı edildi. Son zamanlarda, etnokırım terimi, yerli halkların sömürgecilikten çektiklerini anlatmak için kullanılır oldu. Ancak Amerika söz konusu olduğunda etnokırım transatlantik köle ticaretini ve bu ulusun üzerine inşa edildiği temelleri de tarif ediyor.

Trayvon, kendi mahallesinde, evine yürürken beyaz bir polis memuru olan George Zimmerman tarafından sırf şüpheli göründüğü için vurularak öldürüldü. Martin'in üzerinden silah çıkmadı. Zimmerman, avukat tutmadı, kendi kendini savunma hakkını kullandı ve sonunda jüri tarafından suçsuz bulundu. Trayvon, Amerika'nın hem hükümetin hem de sivillerin korku saçtığı etnokırımcı toplumu tarafından öldürülmüş sayısız Afrika kökenli Amerikalı'dan biriydi.

Siyahların yargısız bir şekilde öldürülmesi ve ırkçı failler, Obama başkanlığında da standart olarak kalmayı sürdürdü. Ancak artık siyahlar bu suçları videoya çekip kayıt altına çekebiliyor ve Beyaz Saray'da bu toplumun haklarını savunabilecek bir başkan oturuyordu. Obama'nın o dönemde sarf ettiği "Eğer oğlum olsaydı, Trayvon'a benzerdi" sözleri hala hafızalarda taze.

Obama döneminde Siyahların Hayatı Değerlidir hareketinin ortaya çıkmasının ve diğer birçok protestonun düzenlenmesinin arkasında siyah Amerikalıların, "Nefes alamıyorum" çığlıklarına Beyaz Saray'ın tarafından kulak verileceği ve Amerikan toplumunu da nihayetinde eşit ve adil bir yapıya dönüştüreceğine duyulan inanç vardı. Ancak Trump döneminde bu çığlıklar duymazdan gelindi ve bu da gerilimin daha da artmasına yol açtı.Kutuplaşmaların ve eşitsizliğin etnokırımcı kökenlerimize işlenmiş olmasından dolayı ırklar arasındaki gerilimleri sona erdirmek için Amerika'nın yapması gereken çok şey var. Neredeyse bir kıta büyüklüğünde olan ve 300 milyondan fazla insanın yaşadığı bu ülkede kolluk kuvvetlerinde reforma gidilmesinin yanı sıra eğitim, sağlık hizmetleri ve barınma da dahil demokrasimizin her aşamasını daha eşit hale getirmemiz gerekiyor.Ayrıca hakikat ve uzlaşma komisyonlarının oluşturulması, ulusal bir özür dilenmesi, tazminat verilmesi, kötülüğü yapanlardan hesap sorulması ve etnokırım sözcüğünün sözel kardeşi olan soykırımın yaşandığı ülkelerde kullanılan diğer süreçlerin işletilmesi de Amerika'nın gidişatını değiştirerek, eşitlik ve adaleti tahsis etmesine yardımcı olacak.Buna ek olarak, Amerika, beyaz ırkın üstünlüğüne dayanan nefret ve terörü suç olarak çok az olayda kabul etmiş bir ülke. Bunun yerine yüzyıllar boyunca beyaz terör örgütlerini normalleştirdi, onlara kahraman muamelesi yaptı ve eylemlerinin kötü olup olmadığına kendilerinin karar vermesine izin verdi. İşte bu nedenle Konfederasyon hala kutsanıyor. Avrupa, faşistlere ve Nazilere, yaptıklarının kötü olup olmadığına karar verme hakkı tanımadı ancak Amerika her zaman ırkçı köle sahipleri ve torunlarına bu lüksü verdi. Bunun değiştirilmesi şart.Ruanda, Almanya ve Güney Afrika, daha iyi bir gelecek inşa etmek için kendi kötü tarihleriyle yüzleşti. Ancak Amerika uzun yıllardır geçmişini görmezden geliyor ve ilerlemenin kaçınılmaz bir sonuç olduğunu savunuyor.Amerika artık kuşaklar boyunca tüm Amerikalılara sirayet eden kölelik, etnokırım ve kültürel yıkımı tanımlamalı ve bununla yüzleşmelidir. Aksi halde insanlık daha iyi bir gelecek inşa edemez ve geriye gitmeye devam eder.Görüşmek Dileğiyle …

Yorumlar (0)
19°
açık
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:00
Güneş 04:51
Öğle 12:29
İkindi 16:24
Akşam 19:57
Yatsı 21:40
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@