26.05.2022, 16:22

CANDAN ÖTE CANLARINIZI ÖZLERSENİZ…..

Canınızdan çok sevdiklerinizle uzun süre ayrı kaldınız mı? Onları düşününce özlemden gözlerinizden sessizce yaşlar aktı mı? Doğanın en güzel yerlerinde yürürken gözleriniz o güzelliği görmeden gözleriniz özledikleriniz için  ıslandı mı? Televizyonda en ilgi duyduğunuz bir programı dahi izlerken konudan kopup özledikleriniz ile anılarınızı tekrar yaşayıp izlediğiniz programın hiç farkında olmadan bittiğini fark ettiniz mi? Önceden bulunmaktan çok mutlu olduğunuz arkadaş, dost ortamında sohbete dahil olduğunuz halde bir süre sonra ortamdan kopup fiziken orada ruhen özledikleriniz ile birlikte olduğunuzu his ettiniz mi? Evinizin her köşesinde sevdiklerinizin, özlediklerinizin hayalini gördünüz mü? Evinizde özlediklerinizin sesini gecenin sessizliğinde adeta duydunuz mu? Özlediklerinizin, sevdiklerinizin evde çoğunlukla oturdukları koltuklara bakarak dakikalarca anılarınızı tekrar yaşadınız mı? Beraber yaşadığınız şehrin her yerinde özledikleriniz ile bıraktığınız anıları orada yürürken yaşadınız mı? Sevdikleriniz ile bıraktığınız anıları bazen acı tebessüm ile, bazen içiniz yanarak, bazen umutla, bazen beklenti ile yaşadınız mı? Evinizin her tarafına onların resimlerini yaydınız mı? Hasret kaldıklarınızın isimlerini anarken gözleriniz doldu, sesiniz titredi mi? Yaşam çok kısa zaten, bu kısa ömürde sevdikleriniz ile bu kadar uzakta olmaya değer mi diye düşündünüz mü? Sevdikleriniz uzaktayken doğum günleri, evlilik yıl dönümleri vb özel günleri buruk geçirdiniz mi? Özlemden burnunuzu sızlatan aile bireylerinin bıraktıkları kıyafetleri koklayarak onların kokusunu içinize sindirdiniz mi?  

Bu sorular, bu duygular ilk aklıma gelen yaşanmışlıklarımdı. Duyguları ifade etmeye kelimeler yetersiz kalır, bazen de kişiden kişiye değişebilir. Küçüklüğümden beri ayrılık, özlem beni çok etkilerdi. Veda sahnelerinde kime şahit olursam olayım gözlerim dolar. Düğünlerde, havaalanlarında, terminallerde veda anlarından çok etkilenirim. Çocukluğumda babamın görevi gereği birkaç yıl Adıyaman’da yaşamıştık. Tatillerde annem ve kardeşim ile Elazığ’a gelirdik. Babam bizi yolcu ederdi. Her ayrılış bana kâbus gibiydi.

Yüksek okul tahsilimi Diyarbakır’da yapmıştım. Sık sık Elazığ’a geldiğim halde her gidiş gelişimde yine biz kardeşler duygulanırdık, ağlardık.

Evlendikten bir yıl sonra sevgili eşim Asaf VAROL Almanya’ya doktora çalışmaları için gittiğinde yine başlamıştı hasretlik. İletişim bugün ile kıyaslanmayacak kadar zor ve sınırlıydı. Birkaç ay sonra ben de eşimin yanına gittim. 23 yaşında gençtim. O zaman ilk yurtdışına çıkışımdı. Sanki yurtdışına çıkınca dönüşte kimseyi göremeyecek sanmıştım. Eşimin yanına gittiğim için çok mutluydum, özlemiştim ama yine arkada bıraktığım sevdiklerim vardı. Hasretlik vardı. Bir süre sonra artık insan alışıyor gibiydi. Eşimin çalışmaları bitince evimize dönmüştük.

Aradan yıllar geçti eşim bu defa da Amerika’ya gitti. 1990 yılı yine ulaşılabilirliğin, iletişimin zor, zor olduğu kadar da pahalı olduğu zamandı. Onu yolcu ederken ki ağlamamı, sonra eşimin adı geçtiğindeki gözyaşlarımı bütün çevrem bilirdi. Küçük oğlum 5 yaşındaydı, özellikle akşam olunca pencereden babasının geliş yolunu gözetlemesi, Amerika’nın saat farkını bildiği için gece derin uykudayken uyanıp babamı arayalım diye beklemesi, kendisinden sadece 3 yaş büyük ağabeyinin ona baba şefkatiyle sahiplenmesini görmek özleme özlem katan duygulardı. Bu durum 9 ay nasıl geçecek derken eşim sağolsun yine birkaç ay sonra ben ve çocuklarımızın yanına gidişini sağlamıştı. Bu defa Türkiye’den ayrılmam daha kolay oldu. Artık yurtdışına çıkılsa da günlerin sayılı olduğunu biliyordum, en önemlisi ailenin tek çatı altında olmasının huzurunu yaşıyordum. Benim eşime, çocuklarımın babalarına olan özlemleri bitmişti.

9 ay sonra tekrar Elazığ’a evimize döndük. Bu defa da ben İngiltere’ye eğitim amaçlı gidecektim.  1992 yılında büyük oğlum Cihan 10 yaşında, küçük oğlum Serkan 7 yaşındaydı. Onları bırakıp gitmem hiç söz konusu olamazdı. Hatta onların gelmesi mümkün olmazsa İngiltere’ye gitmemeyi de düşünmüştüm. Eşimin Amerika’ya giderken yaşadığım üzüntü ve özlemden sonra bu defa da “gitmek mi zor? Kalmak mı zor?” sorularına cevap veremedim. Yine eşimin desteği ile ben gittikten birkaç gün sonra çocuklarım ve babam İngiltere’ye gelmişti. Onlar geldi ama yine aile olarak hepimiz bir arada değildik. Eşim Türkiye’deydi. Çocuklarımızın yaşları küçüktü. Babaya özlemleri gün geçtikçe artıyordu. Baba eksikliğini kapatabilmek için hafta sonu programını tamamen onlara göre yapıyordum. Onların en büyük zevklerinden birisi babalarıyla futbol oynamalarıydı. O boşluğu kapatabilmek için hafta sonları topumuzu alıp parklara giderdik, ben kaleci olurdum, onlar da zevkle oynardı. Onları ne kadar oyalamaya çalışsam da her gün takvimde tarihi çizerek babalarının geliş tarihinin yaklaştığını görüp gün sayıyorlardı.  O yıllarda şimdiki gibi telefonda uzun uzun konuşmak da mümkün değildi. İlerleyen aylarda eşimde İngiltere’ye gelince özlem bitti ailece 2 ay birlikte kalabildik.

Yıllar hızlı geçiyordu. Çocuklarımız büyüdü. Eğitim amaçlı Amerika’ya gittiler. Roller değişti bu defa gidenler onlar, kalanlar anne – baba. Onların gidişi benim sağlığımı bozma anlamında milad sayılacak tarih oldu. Özlemi iliklerime kadar hissettim, ilk yıllar telefonda konuşurken heyecandan, özlemden ağlamamak için kendimi engellemeye çalışsam da sesimin titremesine engel olamıyordum.

Zaman zaman eşiminde Amerika’da görevli uzun süre kalması, benim çalışmam nedeniyle çoğu zaman gidemeyişim hasretliği artırıyordu.

Bazen düşünüyorum duygusal olarak beni ne en fazla ne yıpratır?, ne etkiler? ilk aklıma gelen cevap özlem, hasretlik. Zaten bu kavramlar artık benim için kaçınılmaz oldu. Evlatlarım ve zaman zaman eşimden uzak kalmamın ömrümü törpülediğinin farkındayım.

Evden ayrılan çocuklarınızın, eşinizin evde son çıkardığı kıyafetleri yıkamadan sakladınız mı? Onları koklayarak sevdiklerinizin kokusunu içinize çektiniz mi? Gardropta aylarca asılı duran ceketleri kucaklayıp ağladınız mı? Duygularınızı kaleme alırken zaman tüneline girip anıları tekrar yaşadığınız için ağladınız mı?

Allah’ıma şükrediyorum ki sevdiklerimin telefonun diğer ucunda sesleri geliyor.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 07 Aralık 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@