Depremden Sonra Sivrice

Depremin ürküten ve korkutan boyutları olduğu gibi aslında sosyal ve siyasi yararları da yok değil. Deprem, görmezden gelmemize engel oluyor. Kendimizi ikna ettiğimiz yalanlarla yüzleşmemizi sağlıyor. Hatta insanların niyetlerinin açığa çıkmasını sağlıyor.

Sivrice,

11 Ağustos 2004 de 5,5 büyüklüğünde

9 Şubat 2007 de 5,3 büyüklüğünde

21 Şubat 2007 de 5,9 büyüklüğünde

4 Nisan 2019 da 5,2 büyüklüğünde, depremler yaşadı.

2004 yılında köylerde hasarlar meydana gelmişti. Ancak 2007 yılındaki depremlerden sonra kırsaldaki yapıların yanında, ilçe ve il merkezindeki yapılarda da hasarlar oluştu. Elazığ Merkez de bile 200’ü aşkın bina ağır hasar görmüştü.

Sivrice Merkez’de neredeyse kamu kurumlarının tamamında orta veya ortaya yakın düzeyde hasar vardı. Sivrice Merkez Camisi’nin pencerelerinin hepsinin arasında çapraz çatlaklar vardı. Yapı orta düzey hasar görmüştü. 4 Nisan’dan sonra merak ettiğim binaların başında bu cami geliyordu. Sivrice’ye gider gitmez ilk işimiz camiyi incelemek oldu. Ancak karşılaştığım manzara üzücüydü.

Dış cephenin tamamı yalıtım malzemesi ile kaplanmıştı. İç duvarlar ise süslemelerden dolayı fayanslarla kaplıydı. Dolayısıyla çatlakları görme imkânı bulamadık. Anlaşılan o ki hiçbir güçlendirme işlemi yapılmadan sadece tadilat işlemi yapılmış ve görüntü düzeltilmişti. Hâlbuki 2007 depremlerinden sonra Prof. Dr. Ali Sayıl ERDOĞAN Hocamla birlikte o cami için ücretsiz bir güçlendirme projesi hazırlamış ve zamanın ilçe müftüsüne teslim etmiştik. Ücretsiz olunca değeri olmadı herhalde…

İlçe emniyet müdürlüğü binasının da depremi ucuz atlattığını söylemek yerinde olur. Binanın zaten deprem dayanımı yetersiz raporu olduğu için üst katta yer alan lojmanlar uzun süre önce boşaltılmış. Zemin ve bodrum kat kullanılıyor. Binanın bu durumunu bile bile ilçe emniyet müdürlüğü, çok büyük bir fedakârlıkla görevini yapmaya devam ediyor.

Can siperane görev yapan emniyet güçlerimiz için bu binanın en kısa zamanda yenilenmesi gerekiyor. Bu binanın yenilenme maliyeti, zengin bir hayırseverin maddi gücü sınırları içerisindedir. Her şeyi devletten beklemek yerine babayiğit bir Sivriceli veya bir araya gelecek birkaç kişi bu binayı rahatlıkla yaptırabilir. Böylece kentsel dönüşüme Sivrice’de de bir öncülük yapılmış olunur.

Sivrice İlçe Merkezindeki konutların neredeyse tamamına yakını mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş yapılar olarak maalesef karşımızda duruyorlar. Buna rağmen depremin kısa süreli olmasından dolayı önemli bir hasar olmadığını yetkililerde ifade ettiler. Ama bunun yanında bazı kendini bilmezlerin, can kaybı olmadığına şükretmek yerine, sadece devletten para almanın hesabı içerisinde olmalarını görmek ayrıca üzüyor insanı.

Kırsaldaki hasar düzeyi, ilçe merkezinden daha yüksekti. Ancak şunu da belirtmekte fayda var: hasar gören binaların birçoğu önceki depremlerde de zaten hasar görmüş binalardı.

Hasarlı binaların yanında, önceki depremlerden sonra yapılan afet konutları sapasağlam duruyorlardı. Burada bir konuya dikkat çekmek isterim. Yerine afet konutu yapılmış ve önceki depremlerde orta-ağır hasar görmüş birçok yapı hâlâ yıkılmamış. Bu durum iki sıkıntıya yol açar: Birincisi, devletimiz depremlerden sonra vatandaşa mükerrer ödeme yapmak zorunda kalır. İkincisi ise depremden sonra korkular azalınca hasarlı binayı tekrar kullanan vatandaş daha sonra meydana gelecek depremlerde hayatını kaybedebilir. Elazığ Valiliğinin ve ilgili kamu kurumlarının bu konuda acilen çalışma yapmaları gerekmektedir.

Bu genel değerlendirmenin sonunda şunu söylemek isterim.

Depremin büyüklüğü azdı.

Deprem yüzeysel değildi.

Ve süresi oldukça kısaydı.

Can kaybının olmamasının sebepleri bunlardır.

Elazığ’ın en kısa zamanda kentsel ve kırsal dönüşüm planlarının yapılmasına ve uygulanmasına, acilen ihtiyaç vardır.

YORUM EKLE