23.11.2020, 12:33 308

Dersim İsyanı ve Elazığ’da Atatürk’ün Seyit Rıza İle Görüşmesi

Ben sizlere Dersim isyanını uzun uzun anlatmayacağım, Tarihçi kimliğimi de kullanarak, sadece söz konusu olaydaki bazı tanıdık simaları ve ilginç detayları anlatmaya çalışacağım.

Dersim ismi 1937’de değişti Tunceli oldu. Aynı yıl Elaziz’in de ismi değişti Elazığ oldu.

Ancak Dersim o yıllarda devlet tarafından unutulmuş bir şehirdi. Ne gelen var ne giden.

Kendi kaderine terkedilmiş bir kent görünümündeydi.

Bu terkedilmişlik duygusu kentte bir takım küçük gruplaşmaların oluşmasına sebep oldu.

Bazı dağ köylerinin o yıl vergi vermeme meselesi de bu duruma eklenince olaylar iyiden iyiye hızlandı ve genelleştirildi.

Tam bu esnada devlet Dersim ismini değiştirip Tunceli yapılınca bu gruplar için bir bahane daha üretilmiş oldu.

Bu durumu bahane edenler devlet güçleriyle çatışma içine girdiler.

Ne yazık ki Laç Vadisi ve Kutu Deresi bölgesinde bir çok kadın ve çocuk da bu çatışmalar esnasında ölmüştür.

İsyan sırasında 9 adet savaş uçağı kullanılmıştır.

Köyleri bombalayan, sivil ölümlerine yol açan uçakları kullananlardan biri de Türkiye'nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen'dir.

Hatta dünyanın ilk savaş kadın pilotu derler.

Nerede savaşmış, hangi ülkelere karşı savaşmış ben bilmiyorum.

Kendi halkını bombalamakla görevli bir kadın pilot!

1938'de bastırılan isyanda 50 binden fazla insanımız ölmüştür. Bir o kadarı da yerinden yurdundan sürgün edilmiştir.

Sabiha Gökçen gibi bir asker daha vardır bu isyanda görevlendirilen.

Hacı Hulusi Yahyagil.

Her Elazığlı tanır.

Yahyagil, Said-i Nursi'nin en yakın öğrencilerindendir.

Dersim olaylarının olduğu yıllarda Yahyagil de Elazığ'da görev yapıyordu.

Kendi ağzından Dersim isyanı sırasındaki duydu ve davranışlarını dinleyelim;

 “Gelen emre göre de taburumla birlikte Dersim İsyanı'nı bastıracak birliklerin arasında yer alacaktık. Bizi de Dersim İsyanı'nı önlemeye ve bastırmaya memur ettiler. Dersim yani Tunceli ve çevresi alev alev yanıyordu.

Yahyagil'e göre bu sırada gelen emir netti:

 "Bize verilen emir: Dersim ahalisini külliyen imha emri idi. Canlı tek bir insan bırakılmayacak... genç-ihtiyar, suçlu-suçsuz, çoluk-çocuk, kadın-erkek ne varsa hepsini imha... En çetin ve zor vazifeyi de bize vermişlerdi. 'Sen piyadesin, seni topla da takviye etmek gerekir' dediler. Çok mahzun ve mustarip idim. Neticede vuku bulacak haksız zulüm ve gadirleri düşünüyordum. Aynı zamanda iki tane çıkılmaz hissin ortasında kalmıştım: Birincisi: Askerlikte emre mutlaka itaat. İkincisi: Göre göre bildiğim, olacak olan zulümlerden kaçmak, o ortamda istifa etmek, belki başka manalar verilmek endişesi..."

Hulusi Yahyagil bu ruh hâleti içerisinde ne yapacağını bilemezken eline bir mektup ulaşır.

Emir erinin koşa koşa getirdiği mektup Said-i Nursi'den gelmekteydi.

Mektupta Nursi, talebesine öğütlerde bulunur. kendisine Allah'ın yardım edeceğini, sabırlı ve metin olmasını tavsiye eder. Yahyagil'in bir sıkıntısının olduğunu ve bunu hissettiğini ama dünyada karşılaşılan zorlukların gelip geçici olduğunu anlatıyordu.

Yahyagil, bu ilginç mektubu aldıktan sonra, istifa fikrinden tamamen vazgeçer. Birliğinin başında "Te'dip ve tecziye" harekâtına katılır. Olayın devamını yine onun satırlarından okuyalım;


"Mektup bana büyük bir teselli verdi, nefes aldım. İsyan bölgesine vardık. Çok uzak mesafelerden birbirimize tek-tük birkaç mermi attıksa da, hiç kimseye bir şey olmadı. Kimsenin burnu kanamadı. Döndük dolaştık, kimseyi bulamadık. Bölgeyi terk etmiş, mağaralara çekilmişlerdi. Allah yardımımıza yetişti. Elimizi kirletmeden ve kana bulaştırmadan kurtardı ve muhafaza etti."

Netice itibariyle Yahyagil'in korktuğu başına gelmemişti. Yani eline bir tek Dersimlinin kanı değmemişti.

Sonuçta Seyyit Rıza Erzincan’a görüşmek için çağrılır ve orada tutuklanır.

Haklarında idam kararı çıkarılır.

Seyit Rıza, idam edileceği gece apar topar buğday meydanından alınır.

Gecenin geç saatleri.

Atatürk’ün içinde bulunduğu tren Elazığ tren istasyonunda beklemektedir.

Gizliliğe esas görüşme yapılacaktır.

Reisicumhur, Seyit Rıza'ya mahkemenin idam kararı verdiğini, bunun bu gece infaz edileceğini hatırlatır ve eğer pişman olduğunu söyleyip af dilerse idamların olmayacağını affedeceğini söyler.

Seyit Rıza da af dileyecek, pişman olacak bir şey yapmadığını, yaptıkları şeylerin kendi canlarını, mallarını, yerlerini, yurtlarını korumak için yaptıklarını söyler. Olayları kendilerine yanlış aksettirdiklerini anlatır.

Ve özür dilemeyi reddederek şöyle seslenir Reisicumhur Atatürk’e.;

Ben sizin hilelerinizi anlayamadım, onlarla baş edemedim, bu yüzden görüşmek için geldim. Ölüme gidiyorum. Bu bana dert olsun, ama ben de size boyun eğmedim bu da size dert olsun" der ve getirildiği buğday meydanına geri götürülür.

15 Kasım 1937. Soğuk ve sessiz bir gece.

İdam sehpasının altında büyük bir soğukkanlılıkla yağlı ilmiğin boynuna geçirilmesini bekler.

Seyit Rıza yaşından dolayı yasaların uygun görmemesine rağmen alel acele Elazığ Buğday Meydanında idam edilir.

İdam edilmeden önceki son sözleri çok dokunaklı olmuştur;

"Evladı Kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir." 

Yorumlar (5)
Fethi Canlı 2 ay önce
Baştan sona zırva. Tarih mi anlatıyorsunuz Nursi güzellemesi mi yapıyorsunuz. Seyit Rıza da Şeyh Sait de İngiliz ajanıdır. Haindir. Rusların madalya taktığı adamlardır. Gizlilige esas görüşmeymiş. Gizli ise iki kişi arasında geçen konuşmayı kim dinlemiş.
erdem gül 2 ay önce
Atatürk ve seyit rıza nın görüşmesi tamamen hayali uydurmadır.lütfen tarihi yanıltmayınız
Ahmet murat 2 ay önce
İyi araştırırsan yazılanların doğru olduğunu görürsün hatta görüşmeye aşt fotğraflar da arşivlerde mevcut bilmeden yorum yapmayınız
Ali Mert 2 ay önce
Fethi Canlı adam yazmış Sayın Cumhurbaşkanı da özür dilemedi mi devlet olarak…
hem yukarıdaki yazıda güzelleme yapılan bir taraf da göremedim.
Habip YAŞAR 2 ay önce
Tamamen kendi yorumundur. Tarihcıliginde yoktur.Duyumlarla,mektuplarla olayi basitlestirmenin bir anlamı da yoktur.Peygamber soylu seyitlik nerden geliyor onuda anlatsana.Bir isyan,başkaldırı hareketini masum göstermekle,Atatürk'ü küçümsemekle olayı sivil katliamı gibi göstererek fitne tohumu ekmekten başka bir şey değildir.
kapalı
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:06
Güneş 07:32
Öğle 12:38
İkindi 15:12
Akşam 17:34
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@