08.08.2022, 11:11 69

DIŞA DÖNÜK BİR DÜNYADA; İÇE DÖNÜK OLMAK MUCİZEDİR

Edebiyat dogmanın karşıtıdır. Edebi metinler ve yazarlar daima başka okumalara ve yorumlamalara açıktır. Çünkü dogmadan sıyrılan edebi dünya hem düşünceyi hem de kendini yeniden üretmektedir. Yazarlar içinde yaşadıkları toplumların görünmeyen bireysel protestolarıdır. Onların var olmasındaki düşünceleri oluşturan özellikler o toplumun sosyal artıklarının içinde cisimleşmiş, nesnelleştirilmiş beden görüntüsü imajı çizerler ama tam tersine de öyle değillerdir. Yazarların salt benliğiyle açık bir yaşamda dil oyunları olmadan katılması mümkün müdür…bu mümkün olabildiği takdirde şiddetli anksiyeteyi göze almaları ve anksiyeteyle yaşamı içselleştirerek nesnelleştirilme ediminin kendisini ve yarattığı karakterlerinin de başkalaştırması durumunda kalacaktır.  İçe dönük nevrotik kırılganlığın kalemi Franz Kafka onu var eden içe dönüklüğünü şu düşüncesiyle kısaca dile getirmiştir: “Her engel, beni parçalar,” ifadesiyle parçalara ayrılmış benliğini içinde yaşadığı toplumun görünmezliğe bürünen şatosunda sosyolojik ve psikolojik olarak nüfus edeceği her alana güçlü sezgi ve gözlemleriyle eserlerinde kendi benlik parçalarından karakterler yaratır. Çünkü tarihsel bellek, zamanın akışının yanı sıra; yazarın kendi geçmişinin mahzenleriyle bağından kopamaz: Yani dış dünyaya karşı içe dönmüş, benzetmek yanlış olmazsa Gilles Deleuze’nin Perikles ve Verdi François Chatellet’nin Felsefesi eserinde de dile getirdiği gibi nezaketin ve nezaketsizliğin darbeleriyle buruşturulmuş bir belleğin var oluşu denilebilir.

20. Yüzyıl edebiyatının içe dönük nevrotik yazarı Franz Kafka’nın içe dönüklük hayatı için ifade etmiş olsa: Dışa dönük dünyaya karşı içe dönük hayatım boyunca kendimi kötü hissettim. Kendimi “Neden bu kadar sessizsin? Neden sesini yükseltmiyorsun? Neden yalnız başına bu kadar çok zaman harcıyorsun?” gibi soruları kendine yöneltir diye düşünürüz hemen değil mi…O, içe dönük dünyasına kendi spot ışığını utanarak ve kaçınarak kaleme almıştır. Bunu ise yaşamı sonlanmadan yayımlanmasına izin vermemesinden anlayabiliriz. Zorbalıktan ve alay edilmekten çekinmesi de pek doğaldır. Çünkü onu var eden baba figürü bir alaycı ve zorbadır. İçe dönük kişiliklere davranışlarını değiştirme baskısı hemen hemen her zaman geri teper ve onlarda sosyal kaygı gibi sık sık anksiyete yaşamalarına neden olabilir. Bunun en doğal yansımasını da Babaya Mektuplar’ında dile getirmektedir. Çünkü içe dönükler sık sık çevreleri tarafından yargılanırlar. Kafka’yı da en fazla yaralayan ve yargılayan babasıdır. Bunu Kafka’nın babası için dile getirdiği şu sözünden anlayabiliriz: “Bir babanın oğluna verdiği her buyrukta binlerce ölüm hükmü saklıdır.” Babasını dinlemesi (pasif dinleyici ya da gözlemci) kadar yazın eylemi de zaman geçtikçe duyarsızlaştırır Kafka’yı dünyaya ve evrene karşı daha içe dönük yapıya büründürür. Ve bu yazınsal duyarsızlaşma aslında bi nevi de ölümü öldürmeye benzer. Dünyayla iletişim kurmak onun için zararlıdır ama içe dönük olduğu içinde vazgeçilemezdir de... tıpkı boşluk ve doluluk ilkesinde düşünce hızını aşabilen tek şeyin boşluk olması gibidir.

Kafka’nın, Milena’ya olan aşkı onun içe dönüklüğünün dış dünyayla iletişim kurmasının bir tercihidir. Milena’ya olan aşkı…onun dış dünyayla iletişimi bir aşk üzerinden kurması içe dönük kişiliği açısından nihilist bir tavırdır da. Kafka, yazmaya ve bir kadına saplanarak dış dünyadan bütünüyle kopmada içe dönüşte kendini seçerek karanlık tarafı seçmişti. Çünkü dış dünyayla iletişim kurmak bir çılgınlığın özgürleştirici ürküntüsüdür. Dış dünya saplantısı içe dönük Kafka’yı öz-gürleştirmez. Dışarıdan kopuk iç dünyasında hapishane yaratır. Gerçeklikten uzak, dışsal etkilere karşı ussuz; yıkılırsa tamirsiz’dir. Onun içe dönük dünyası ıssız ve özgürlükçü’dür. İçe dönük yapılı yazarlar gibi Kafka’da kendi zekası konusunda özgüvensizidir. Dünyayı ret eder ve onu görmezden gelir. Ki içe dönük olması onun savaşçı bir kişilikten öte kendisiyle çatışması olan iç dünyası endişeli ve huzursuz olduğu için yazın dünyasına üretim sağlamıştır. Kafka’nın eserlerini okuduğunuzda ana karakterler gibi yan karakterlerin özellikleri kahramanlık veya anti-kahraman üzerine değil, Kafka’nın içe dönüklüğünün personasını sunan tiplemelerdir. Onun karakterleri içe dönük olmalarına karşın çok iyi dinleyicidir.  Örneğin Dönüş eserindeki Groger Samsa dış dünyayla iletişim kurmayı iyi bir dinleyici ustalığında aktarır okuyucuya…Yine Şato eserinde Bay K’nın diyaloglarını düşünürsek söyledikleri hakkında hep düşünceli, sorgulayıcıdır. Başkalarını gözlemleyerek rahat eden bir tiplemedir. İçe dönük karakterleri arasında romantik ve sevgi dolu bir karakteri yoktur, Bunun nedeni dış dünyaya açıldığı penceresi yani sevgi ve romantik duygularını büyük aşkı Milena’ya yazdığı mektuplarda aktarmaktadır. İçe dönük karakterleri arasında Dava eserinin özeti niteliğinde suçu kendinden önce var olan bir karakter yaratır ki; bu karakter Josehp K’nın yaşam döngüsü içe dönüklüğün nevrotizm-inde yansıtır.

İçe dönük Joseph K sessizliğini bozmaya çalışarak kendisini dış dünyadan daha az izole hissetmek isterken, tam tersine dış dünyanın iyileştirici bir bağ kuramayacağını sessizce dile getirmektedir. İçe dönüklerin olumlu niteliklerini dış dünyadaki ötekilerin nasıl kullanıp bitmeyen bir dava haline gelmesi ve kutlanmasıdır. Dış dünyanın sosyal etkileşim için evrensel bir standartlarının olduğu fikrini diğer karakter diyaloglarıyla aktarmaktadır. Buraya kadar Kafka’nın içe dönüklüğünü ele alırken, olumsuz duygu durum algısı olarak anlatmaya çalıştığımı düşünmüş olabilirsiniz. Fakat içe dönüklük öyle çok da kötü veya olumsuz bir şey değildir. Çünkü içe dönükler zamanı ihtiyaçları dışında sadece kendi lehlerine kullanırlar. Onlar üretirler. Sessizlik ve sadelik onların en iyi dostlarıdır. Düşünmekten zevk alırlar. Dışa dönük olanlar ise toplumun sosyal artığı olarak onlara verilen zamanı hor görürler. Kendi var oluşlarını düşünmekten kaçınırlar. Dikkatlerini ve enerjilerini dağıtmak için sosyal temas arayışı içinde üretken bir hayat sürdürmekten imtina göstererek kaçınırlar.

Yorumlar (1)
sare 2 ay önce
Çok güzel be hocam... ''Çünkü dogmadan sıyrılan edebi dünya hem düşünceyi hem de kendini yeniden üretmektedir''...
Namaz Vakti 26 Eylül 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 7 16
2. Galatasaray 7 16
3. Başakşehir 6 14
4. Beşiktaş 7 14
5. Konyaspor 7 14
6. Fenerbahçe 6 13
7. Trabzonspor 7 13
8. Kayserispor 7 12
9. Gaziantep FK 7 11
10. Kasımpaşa 7 9
11. Alanyaspor 7 8
12. Giresunspor 6 7
13. Karagümrük 6 6
14. Antalyaspor 7 6
15. İstanbulspor 6 5
16. Ankaragücü 6 4
17. Sivasspor 7 4
18. Ümraniye 7 2
19. Hatayspor 6 1
Takımlar O P
1. Eyüpspor 6 13
2. Bodrumspor 6 11
3. Keçiörengücü 6 11
4. Boluspor 5 10
5. Bandırmaspor 5 10
6. Sakaryaspor 6 9
7. Samsunspor 6 9
8. Pendikspor 6 9
9. Manisa FK 5 8
10. Tuzlaspor 6 8
11. Göztepe 6 8
12. Adanaspor 6 7
13. Rizespor 5 6
14. Gençlerbirliği 6 6
15. Altay 6 5
16. Altınordu 5 3
17. Erzurumspor 5 3
18. Ö.K Yeni Malatya 6 3
19. Denizlispor 6 2
Takımlar O P
1. Arsenal 7 18
2. M.City 7 17
3. Tottenham 7 17
4. Brighton 6 13
5. M. United 6 12
6. Fulham 7 11
7. Chelsea 6 10
8. Liverpool 6 9
9. Brentford 7 9
10. Newcastle 7 8
11. Leeds United 6 8
12. Bournemouth 7 8
13. Everton 7 7
14. Southampton 7 7
15. Aston Villa 7 7
16. Crystal Palace 6 6
17. Wolves 7 6
18. West Ham United 7 4
19. Nottingham Forest 7 4
20. Leicester City 7 1
Takımlar O P
1. Real Madrid 6 18
2. Barcelona 6 16
3. Real Betis 6 15
4. Athletic Bilbao 6 13
5. Osasuna 6 12
6. Villarreal 6 11
7. Atletico Madrid 6 10
8. Real Sociedad 6 10
9. Valencia 6 9
10. Mallorca 6 8
11. Girona 6 7
12. Rayo Vallecano 6 7
13. Celta Vigo 6 7
14. Getafe 6 7
15. Sevilla 6 5
16. Almeria 6 4
17. Espanyol 6 4
18. Real Valladolid 6 4
19. Cadiz 6 3
20. Elche 6 1
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@