13.12.2019, 10:56 67

DOĞA VE İNSAN

Unuttuğumuz yalın bir gerçek var!. İnsan olarak özellikle çevrenin ve doğanın korunmasına, var olma koşullarına hala ilgisiz kalıyorsak, bizi bekleyen büyük tehlikenin de hala farkında değiliz demektir. Hiç uzatmadan söyleyebilirim ki, bu yaklaşım, bu umursamazlık dönüp dolaşıp hepimizi olumsuz etkileyecek ve doğaya bedel ödemekten kaçınamayacağız.

Çevre bizi kuşatan hava, içtiğimiz su, beslendiğimiz toprak, genel olarak tüm canlıların yaşama ortamıdır. Ekolojik anlamda ise insanla ilişkili canlı, cansız her şeydir.

Hayat tarzı yavaş, teknoloji henüz bu denli gelişmemiş iken insanın çevreyi daha doğru bir farkındalık ile gözlemlediği ve yaşamı süresince daha yakın ilişkiler içinde olduğu gerçeğini de unutmamamız gerekiyor. Belki de bunun için daha çok zamanı vardı. Örneğin, biri güzel bir ağaç, akan bir dere, hoş kokulu bir çiçek gördüğünde, “Bu bir nimet, kıymetini bilmeliyiz,” derdi. O nedenle de daha bir korur ve gözetirdi.

Yolda sevdiği bir arkadaşına rastlayan, bir ağacın gölgesini gösterip, “Hele gel, şurada birer soluk alıp çay içelim, iki de laf ederiz. Ne var, ne yok?” derdi. Sohbet eder, dertleşir, birbirlerini yaşam zorluklarından, dertlerinden arındırırlardı. Konuşarak...

Bahçeden koparılan yeşilbiberin, dalından tadılan bir şeftalinin kokusu ve lezzeti karşısında Tanrıya şükreder, değer ve kıymet bilirdi. Bire bir ilişkisinden belki de doğayı ve çevreyi hor kullanmaz ve gözetirdi. Duyarlıydı. Buna vakti de vardı.

Duyarlılık insanla, yaşadığımız çevre-doğa-dünya ve tecrübe edindiğimiz olaylarla ilişki kurmak, hassasiyet göstermek, sorumluluk almaktır.

Günümüzde yaşam koşulları ve tarzı tümüyle değişti. Teknoloji, yaşama hızı, insanın insandan uzaklaşması, iletişim kopukluğu insanı oldukça duyarsız kıldı. Teknolojik ilerleme ve sanayideki gelişme sonucu duyarsızca davranışlar, aşırı tüketim, israf, “al-kullan-at” zihniyeti doğa kirliliği, canlı türlerin yok olması, enerji kaynaklarının tükenmesi, nükleer tehlike gibi sonuçlara yol açmış, dünyanın ekolojik dengesini alt üst etmiştir.

İnsanın yeryüzünde kendisi için oluşturduğu yapay çevre sürekli doğa aleyhine gelişmektedir. Ya da doğal çevre daraldıkça ona karşı yapay çevre genişlemektedir. Her gün doğal kaynakların tüketimi, kirlenen hava, toprak, su, kesilen bunca ağaç ve yok olan orman insanlığın geleceğini tehdit etmektedir. Abartmadan söyleyebilirim ki, geleceğimiz ciddi tehlikelere gebedir.

20. Yüzyılın sonlarına doğru çevre kirliliği sınır tanımamış, sağlık sorunları dikkat çekici oranda artmış, bu nedenle de dünyanın tüm ülkeleri arasındaki iletişim hızı, bilginin anında yayılması sonucu, belirli bir “Çevre duyarlılığı” gündemimize girmiştir.

Peki bu yeterli midir? Elbette değildir. Tüm insanların, ülkelerin hatta doğrudan devletlerin kendilerini sorumlu hissetmeleri zorunludur. Planlı ve uzun vadeli bir çalışma gün yitirmeden başlatılmalıdır. Bu konudaki mevcut uluslararası anlaşmaları, uygulamaları yeterli görmüyorum.

Doğru ve gerçek bir çevre duyarlılığının edinilmesi ve çevrenin korunması konusunda öncelik eğitimde olmalıdır. Dört temel alanda eğitimi öngörüyorum; ilk eğitim aile içinde, okul öncesi ev yaşamında başlamalıdır. Sonrasında okul döneminde destek görmeli, daha bilimsel yaklaşımlarla gençler eğitilmelidir.

Üçüncü etap, sosyal yaşantı, yerel toplum alışkanlıkları ile bu eğitim bütünleşmeli, çevreye duyarlı bireylerin yetişmesi sağlanmalıdır. Çevre sorunlarına karşı olumlu düşünce ve girişimde bulunmaya istekli olan kişiler çevreye duyarlıdır. Bu bilinç düzeyi arttıkça çevreyi korumamız kolaylaşacaktır. Bu nedenle duyarsızlık ve tüm olumsuzluklara karşı tepki gösteren, aktif bir eğitim sistemi geliştirilmelidir.

Dördüncü sırada sosyal ortam yazılı, sözlü ve görsel medya ile tüm internet iletişim yolları – facebook, whatsapp, messenger vs. - bu konuya duyarlı davranmalıdır. Sıraladığım bu uzun vadeli, planlı çalışmanın temeli; çevre sorunları ve çevre duyarlılığına öncelik veren bir “ÇEVRE EĞİTİMİ” olarak ele alınmalıdır.

İnsanlık, bireysel ya da toplumsal olarak da büyük bir değişim içindedir. Geliştikçe, zenginleştikçe bencilleşmektedir. İnsan yalnızlığa itilmektedir. Bunu da, “Ben özgür yaşıyorum,” iddiası ile kendisinden de gizlemektedir. Belki özgürdür ama yalnızdır. Bireyselleşme ve yalnızlaşma da duygusal körlüğe, sağırlığa neden olmaktadır.

Çok gerilere gitmeye gerek yok. Çevre duyarlılığı konusunda Osmanlı döneminde anlamlı bir uygulama yapılırdı; kuş evleri...

Soğuk kış günlerinde kumru, serçe, güvercin gibi kuşların barınması için bazı binaların özellikle ibadethanelerin dış cephelerinde kuş evleri inşa edilmişti. Bu duyarlı uygulama bugün yalnızca “Tarihten bir yaprak” olarak karşımızda duruyor.

Son bir kaç yüzyılda global düzeyde yaygın olan kültürel kalıp, “TÜKETİCİLİK-TÜKETİM ANLAYIŞI-ÇEVRE DUYARSIZLIĞI” yedi-sekiz milyar insana ev sahipliği yapan gezegenimiz için uygulanabilir bir kültürel paradigma değildir. Bize yaşam şansı veren bu gezegeni yok etmeden binlerce yıl devam edecek sürdürülebilir bir medeniyet oluşturmak zorundayız.

Yaşam tarzımızın, alışkanlıklarımızın, tüketim kültürümüzün, ekonomimizin gelecek nesiller için sürdürülebilir olmasını sağlamak zorundayız. Sorumsuz ve çevreye duyarsız yaşamaya devam edemeyiz. Ya bunu başaracağız ya da dünya ekosistemleri yerle bir olacak; büyük iklim değişiklikleri, dev fırtınalar, kitlesel kuraklıklar, seller, su kıtlığı, ani sıcak dalgaları ve bunların sonunda ortaya çıkacak olan toplu insan göçleri !

Çok karamsar bir tablo çizdiğimin farkındayım. Her ne kadar işaretlerini görmeye başlamış olsak da yine de böyle bir geleceği kendimiz , çocuklarımız, torunlarımız ve tüm insanlık için istemediğimizden de eminim ! Görüşmek Dileğiyle ….

Yorumlar (0)
açık
Namaz Vakti 15 Nisan 2021
İmsak 04:14
Güneş 05:42
Öğle 12:29
İkindi 16:09
Akşam 19:05
Yatsı 20:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@