'Şirketlerin batışına seyirci kalmayın'

HAZARSAM Başkanı Prof.Dr. Bilal Çoban, yaşanan ekonomik süreç içerisinde zor duruma düşen firmaların batışının izlenmesinin çok büyük ekonomik kayıplara neden olacağını vurguladı.

'Şirketlerin batışına seyirci kalmayın'

Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi (HAZARSAM) Başkanı Prof.Dr. Bilal Çoban, Yeni Ekonomik Programın (YEP) Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumun ciddiyetinin kabul edilmesi ve buna göre tedbirler geliştirilmesi anlamında önem taşıdığını söyledi.

HAZARSAM Başkanı Prof. Dr. Çoban gazetemize yaptığı açıklamada 2019-2021 yıllarını kapsayacak olan Yeni Ekonomik Plan(YEP) hakkında değerlendirmelerde bulundu.

YEP’in ekonomi için bir reçete olduğuna dikkat çeken Çoban, yerel yönetimlerinde artık ekonominin bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Bu durumun Elazığ için artık elzem hale geldiğini anlatan Çoban, “Yerel Yönetimlerin; finans-yatırım-istihdam ofisleri gibi hizmet birimleri olmalı ve bu birimler uzman bir kadro ile iş insanlarına  ve halkımıza yardımcı olmalı, üretim ve istihdam öncelikli tedbirler geliştirmelidir.” dedi.

Çoban “YEP 3 Yıllık bir süresi kapsamakta ve temel ekonomik hedeflerin ve uygulanacak politika ve tedbirleri kapsamaktadır. Bu programın sunumunda Türkiye ve dünyada oluşan ekonomik realitenin göz önüne alınarak sunulmasını olumlu görmekteyim. Bu programın temenniden ziyade yaşam gerçekleriyle örtüşen ve tedbirlerin oluşmasını sağlayan bir teşhis ve bunlara yönelik politika tercihlerinin öncelenmesinin de son derece olumlu olduğu kanaatindeyim. Bu ekonomik realitenin farkında olunup alınmış bir reçetedir. Burada ekonomik büyümedeki yavaşlama ve enflasyondaki yüksek seyrin ekonomimizde ve sosyal yaşantımızdaki yıpranma oluşumunu engellemek için verilecek mücadelenin öncelikli tercih edilmesini desteklemekteyim. Enflasyon ve faiz birbirini etkileyen bir girdap oluşturduğu için, enflasyondaki yükselmenin engellenmesi planlarının sıkı para ve kamu maliyesi politikaları ile taviz vermeden yerine getirilmesi beli bu programın en önemli bölümünü oluşturmaktadır.  Yeni Ekonomik Planda belirtilen; Kısa vadede fiyat istikrarı ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenme ve bütçe disiplinin sağlanması, Orta vadede ise sürdürülebilir büyüme ve adaletli bir gelir paylaşımı, üzerinde hep ısrarla durduğum şekilde Yerel Yönetimlerinde artık ekonominin bir parçası olması gerektiği ile bire bir örtüşmekte olup,  bu durum İlimiz için de artık elzem hale gelmiştir” ifadelerinde bulundu.

“KADINLAR ÜRETİMİN BİR PARÇASI HALİNE GETİRİLMELİ”

Çoban Ağustos ayında yaşanan ekonomik gelişmelerin ardından YEP benzeri yeni bir düzenleme ya da aksiyon beklentisinin olduğunu daha önce ifade ettiğini söyleyerek, “ YEP, bir disiplin ve değişim programıdır. Ağustos ayı içerisinde yaşadığımız döviz kurlarındaki ani yükseliş sonrası ekonomimizin içinde bulunduğu durum sonrası böyle bir düzenleme beklentim vardı. YEP ile İhracat, Turizm ve Sanayi ürünlerinde yerlileştirmeye dayalı ekonomik modelin temelleri atılacağı ön görülmektedir. HAZARSAM olarak bizim de İlimiz için öngördüğümüz Üretim ve istihdam projelerimizde bunlara ek olarak, Tarım ve Hayvancılık alanında da bu projelerin geliştirilmesi ve özellikle atıl ve istihdam dışı kalan kadınların iş ve üretimin bir parçası haline getirilmesidir.” dedi.

“YEREL YÖNETİMLER EKONOMİNİN PARÇASI OLMALI”

HAZARSAM Başkanı Prof.Dr. Çoban yerel yönetimlerin ekonominin dışında kaldığını ifade ederek, “Yaz ayı içinde yaşadığımız ekonomik sorunların Türkiye ve Elazığ için yıpratıcılığı yadsınamaz. Günışığı Gazetesi aracılığı ile bu durumdan en az hasarla çıkmak için Yerel Yönetimlerin rolü üzerine önemli değerlendirmelerde bulunmuş ve başta tasarruf olmak üzere kaynakların üretim ve ekonomiye kanalize edilmesi hususunu değerlendirmiştim. İlimizde iş dünyasının dışında kalmış ve üretimin bir parçası olması gereken kadınlara yönelik olarak yaptığımız istişare toplantısında da bu durumun altını çizerek, Belediye öncülüğünde oluşturulacak altyapı ve koordinasyonlarla Elazığ’ın nasıl üretin bir şehir haline getirilebileceğine işaret etmiştim. HAZARSAM olarak özellikle son iki yıldan beri medya  organları vasıtasıyla belirttiğim istihdama yönelik ve yerel yönetimlerin ekonomide daha fazla yer alması gerektiği şekilde açıkladığımız projelerimiz uygulansa idi, içinde bulunduğumuz bu sıkıntıları daha hızlı atlatabilirdik. Bu programın Yerel yönetimlerce de uygulanabilirliği ile Yatırım ve üretim alanlarının artırılmasıyla  istihdam sorunu çözülecek, Ülkenin cari fazla vermesi sağlanacak, fiyat istikrarı oluşacaktır. Yerel Yönetimlerin; finans-yatırım-istihdam ofisleri gibi hizmet birimleri olmalı ve bu birimler uzman bir kadro ile iş insanlarına  ve halkımıza yardımcı olmalı, üretim ve istihdam öncelikli tedbirler geliştirmelidir.” Değerlendirmesinde bulundu.

“ŞİRKETLERİN BATIŞI İZLENMEMELİ, DEVLET ELİYLE KURTARILMALIDIR”

Yaşanan bu ekonomik süreç içerisinde zor duruma düşen firmaların batışının izlenmesinin çok büyük ekonomik kayıplara neden olacağını vurgulayan Çoban; “Dünyada belirli aralıklar ile oluşan ekonomik dalgalanmalarda Devletler nasıl şirketlere yardımcı olup kurtarma paketleri ve ekonomiye yeniden kazandırmayı sağlıyorlarsa bu ülkemizde de hemen hayata geçirilmelidir. YEP’te bu uygulamalar gözükmemektedir. Sıkıntıya düşmüş şirket ve esnafımıza Devletimiz aracılığı ile mali kuruluşların desteklerini artırmasını ve bu tecrübelerin yaşatılması taraftarıyım ve bunun Yerel Yönetimler tarafından da uygulanabilirliğine bakılmalıdır. Şu an için Ülkemizin ihtiyacı olan daha fazla üretim ve istihdamdır. İlimizde şu an için çeşitli nedenlerle üretimini durdurmuş kaç sanayi tesisi olduğunun envanteri çıkarılmalı bu işletmeler üretimin bir parçası haline getirilmelidir. İşletmenin düzlüğe çıkana kadarki süreçlerinde yerel birimlerin ekonomiyle ilgili kurumları da görev alarak suiistimallere mahal vermeden süreç yönetilmelidir. Milyonlarca dolarlık yatırımların çeşitli nedenlerle çürümeye terk edilmesinin bu ülkeye bir faydası yoktur. YEP’in çok ivedi şekilde revize edilerek bu tür işletmeleri ayağa kaldırması gerekmektedir. Burada özellikle KAYUM sözcüğünden kaçınmak istiyorum. Zor durumdaki işletmelere siyasi bakış açısı ile iş bilmez atamalar yapılarak bu tesislerin bir daha ayağa kalkamayacak şekilde batırılması yerine, işletmenin gerçek sahibi ve profesyonel bir ekiple belli bir takvim doğrultusunda yönetilmesinin önemini vurgulamak istiyorum.” açıklamasında bulundu.

“TASSARRUF TEDBİRLERİ MAKAM ARACIYLA SINIRLI OLMAMALI”

Çoban değerlendirmesinde kamudaki tasarruf tedbirlerine de değinerek şöyle devam etti: “Programın önemli bir parçası olan tasarruf tedbirlerinden biz sadece makam araçlarına sınırlama getirilmesi olarak değerlendirirsek büyük bir yanılgıya düşeriz. Daha öncede yine bu sütunlarda yaptığım değerlendirmede, yerel yönetimler tarafından siyasi baskılarla alınan ve hiçbir iş yapmayan kadrolar, atıl iş makineleri, makam araçları, lojmanlar, keyfi yurt dışı gezileri, tatil köyleri, yanlış projeler, her yıl yapılıp bozulan kaldırım ve yol çalışmaları, enerji ve yakıt sarfiyatları vb. bir çok husus tasarruf tedbirleri kapsamında birlikte değerlendirilmelidir. Göstermelik makam aracını değiştirmekle bu ülkeye maalesef katkı olmuyor. Tasarrufun gerçekten bir şehirde veya kurumda uygulandığını muhatapları yaşayarak görmek istiyor. İnşallah Ülkemizde ve ilimizde bu süreç başlayacaktır. Ben bu düşüncelerle Yeni Ekonomik Programın ne anlama geldiğinin ilgili tüm kesimlerce çok iyi anlanması dileklerimle, ülkemiz ve ilimiz için hayırlı olmasını diliyorum” 

Güncelleme Tarihi: 25 Eylül 2018, 09:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER