'Vatandaş tasarrufu görmek istiyor'

Vatandaş kamudaki israfının önüne geçilmesi için en kısa zamanda, özellikle lüks makam araçları, lojmanlar ve kamu binaları konusunda adımların atılmasını istiyor.

'Vatandaş tasarrufu görmek istiyor'
HABER: SEVDA DEMİR
583 Bin 671 kişinin yaşadığı Elazığ ve ilçelerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına kayıtlı devlet desteklerinden yararlanan aile sayısı 85 Bin’e ulaştı. Elazığ’da dahil ülke genelinde kiralama usulü hariç devlete ait 193 Bin 425 otomobil, minibüs ve otobüs gibi resmi araç bulunuyor. Çok sayıda lojmanın da devletin belini kırdığı Türkiye’de vatandaş kamudaki israfının önüne geçilmesi için en kısa zamanda, özellikle lüks makam araçları, lojmanlar ve kamu binaları konusunda adımların atılmasını istiyor.
Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof.Dr. Bilal Çoban döviz kurlarındaki ani yükseliş ve Türkiye'nin yaşadığı kayıplar karşısında vatandaşın tasarruf etmesi ve dövize yönelmemesi hususunda yapılan çağrılara “Yerel Yönetimler ve resmi kurumların da tasarrufa yöneldiğini vatandaş görmek istiyor” dedi.
“İSRAFA DUR DENMELİ”
Son yaşanan ekonomik sorunlarla birlikte Türkiye'nin kamuda yaptığı israf yeniden gündeme geldi. Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’ın makam aracını tasarruf tedbirleri kapsamında iade etmesini Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof.Dr. Bilal Çoban’a sorduk.
Çoban konuya ilişken değerlendirmesinde, “Türkiye resmi araç sayısıyla dünyanın en zengin ve gelişmiş ülkelerinden Almanya ve Japonya’yı 20’ye katlıyor. Bu lüks araçların çoğu da hizmet yerine makam aracı olarak kullanılıyor. Böylesi büyük bir israfa rağmen devlet binlerce araç kiralama yoluna gidiyor. Türkiye'nin tamamında ve İlimizde durum bu. Sayın Belediye Başkanımızın makam aracını tasarruf tedbirleri kapsamında iade etmesi doğru bir yaklaşım. Ancak, gemi karaya oturduktan sonra mı biz suyun kıymetini tartışacağız. Elazığ Belediyesinin makam aracı için son 3 yılda ödediği ücretin 540 bin TL olduğu ifade ediliyor. 3 yılda bu kadar kira bedeli ödeneceğine bu parayla üç tane belediyeye araç alınabilirdi. İlla gösterişli lüks araca binmek zorunda mıyız?” dedi.
“MAKAM ARACI DEVEDE KULAK”
Çoban Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların gündeme gelmesi ile birlikte Günışığı Gazetesi aracılığı ile çağrıda bulundu.
Türkiye’de çok sayıda vatandaşın düşük bütçe ile yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Çoban buna rağmen kamuda ve yerel yönetimlerdeki israfın vatandaşın tepkisine neden olduğunu anlattı.
Bilal Çoban açıklamasında, “Yerel yönetimlerin kesinlikle dövizle borçlanma yapmaması hususunda açıklamamız oldu. Şehrin geleceğini kimsenin ipotek altına almaya hakkı yok. İsraf sadece makam aracı ile de yapılmıyor. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Her yıl sökülüp yeniden yapılan kaldırımlar, park düzenlemeleri, yol çalışmaları da israf değil mi? Kuzey çevre yolu geçen yıl bu zamanlar yapıldı. 7 ay sonra yolun hem gidiş hem geliş yönü yeniden kazıldı. Yazık günah bu ülkenin kaynaklarına. İnsanlar evlerine ekmek götüremez iken ya da asgari ücret ile yaşam mücadelesi verirken kamuda ve yerel yönetimlerdeki israfın boyutu artık herkesin gözlerinin önünde gerçekleşiyor. Bu durum artık sosyal medya boyutu ile insanların büyük tepkilerine neden olmaya başlamıştır.” ifadelerine yer verdi.
"MİLLETİN PARASI İSRAF EDİLMEMELİ"
Dünyanın en büyük otomobil üreticisi Almanya’nın 10 bin adet resmi araçla kamu hizmetlerini karşıladığını söyleyen Prof. Dr. Çoban, “Maalesef biz 200 bin araç yetmiyormuş gibi bir de binlerce lüks ve şatafatlı araç kiralama yoluna gidiyoruz. Bu araçların giderleri vatandaşın verdiği vergilerle karşılanıyor. Her lojmanın bakım ve onarımı, her aracın benzin ve tamir masrafı tek tek 80 milyon vatandaşın cebinden çıkıyor. Milletin parasını israf etmeye ve hovardaca kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu nedenle araç ve lojman israfına noktanın  koyması tüm halkımızın ortak beklentisidir. Altyapı hizmetlerinin de tüm kurumlarla koordineli şekilde yapılarak eksiksiz ve çok uzun ömürlü olacak şekilde planlanması yapılarak başlatılmalıdır. Aksi takdirde her yıl yapılıp sökülen kaldırımlar, yollar, parklar ve diğer işlerin yandaşlara yönelik bir peşkeş olduğu eleştirisinden hiç kimse kurtulamaz.” açıklamasında bulundu.
“HEDEF DAHA FAZLA ÜRETİM VE İSTİHDAM OLMALI”
Çoban kamuda tasarruf kadar üretim ve istihdamın da artık kaçınılmaz olduğunu belirterek şunları söyledi: “İlimizde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına kayıtlı devlet desteklerinden istifade eden aile sayımız 85 bin. İlimizin toplum nüfusu göz önüne alındığında aslında ilimizin ekonomisinin durumu ortaya çıkıyor. Bu kadar yoğun yoksulluğun olduğu bir şehirde ne esnaf hayatından memnun olabilir ne de insanlar geleceğine güvenle bakabilir. İşte bu nedenle biz hep şunu ısrarla vurguluyoruz. Yerel Yönetimler artık çöp toplayan kaldırım yapan kurumlar olmaktan çıkıp bulundukları yörenin ekonomik kalkınmasına da destek ve öncülük etmelidir. Bez eğer ilimizdeki 85 bin aileyi üretim ve ekonominin içine çekemez isek bu şehrin geleceğine umutlu bakamayız. Bunun aksini söyleyenlere de hiç kimse itibar etmesin. Sosyal devlet elbette yaşlısına, duluna, kimsesizine bakacaktır. Bunda zaten bir sorun yok. Ancak gencecik kızlarımız, ev hanımlarımız, eğitimli ve eğitimsiz gençlerimiz, orta yaşında olan vatandaşlarımızı mutlaka üretimin içine çekip iş sahibi yapmak ve kendi gelirlerini kazanmalarına öncülük etmeliyiz. İnsanlarımızı önce meslek sahibi sonra iş sahibi yapmanın kaygısı ile makamlarımızı işgal etmeliyiz.”
“ŞEHRİN GELECEĞİ İLE İLGİLİ SÖZÜ OLANI BEKLİYORUZ”
HAZARSAM olarak Koordinasyon Merkezi açarak vatandaşlarla buluşmayı ve ilin geleceği ile ilgili istişare yapmayı hedeflediklerini dile getiren Başkan Çoban şöyle devam etti: “7 yılı aşan bir süreden beri İlimizin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınma ve gelişmesi için onlarca çalışma yaptık. Projeler ürettik. Yapmış olduğumuz tüm bu çalışmalarımız ilimizin geleceği ve halkımızın huzur ve mutluluğunu esas almıştır. Tüm bu çalışmalarımızı halkımızla istişare etmek ve ilimizin geleceği ile ilgili bir sözü, projesi, fikri ve önerisi olanları da dinlemek ve istişare etmek üzere Koordinasyon Merkezimizi Hazardağlı Kavşağında aktif hale getirdik. Bu merkez inşallah ilimizin geleceği ile ilgili çok önemli kararların alındığı bir mekan olacaktır. Tüm halkımızı sıcak bir çay içmeye ve sohbet etmeye bekliyorum. Bu vesile ile şunu da özellikle ifade etmek istiyorum. İlimizin çok önemli kültürel, sosyal ve ekonomik yönden zengin bir bikrimi ve insan kaynağı vardır. Dolayısı ile gelecek adına kaygılanmaya, yeise kapılmaya ve umutsuz olmaya gerek yok. Biz hep birlikte el ele vererek şehrimizi geleceğe taşıyacağız. Bu azim ve gayret ile hiç durmadan çalışmaya devam ediyoruz. Bize duyulan güven ve gösterilen yakın ilgi çalışma azmimizi bir kat daha artırmaktadır. Üreten Elazığ’ı bu şehirde yaşayan 7’sinden 70’ine kadar tüm vatandaşlarımızın destek ve dualarıyla inşallah başaracağız” 
Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2018, 11:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER