Cizre'deki olaylar tesadüfi değil!

Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kılıç, Cizre'de yaşanan terör olaylarının tesadüfi olmadığına dikkat çekerek,"Cizre’deki olaylar tesadüfi değildir. Bedirhan Bey ailesi ve kendisini Mir olarak adlandıran, başı ve sonu mir bitenlerin hepsi kendi statülerini kaybettiklerinden dolayı şimdi devletten rövanş almaya çalışıyorlar. Mesele budur. dedi.

ELAZIĞ GÜNCEL 25.10.2015, 16:03 25.10.2015, 16:03
3086
Cizre'deki olaylar tesadüfi değil!
Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kılıç, Anadolu coğrafyası, Suriye’nin tamamı ve Irak’ın kuzeyinde Kürdistan diye anılan idari ve coğrafi bir teşekkülün hiçbir zaman olmadığını söyledi.
 
Kılıç, Türk Ocakları tarafından düzenlenen ‘Ortadoğu Meselesi ve Türkiye’nin geleceği’ konulu panelde yaptığı konuşmada, Ortadoğu’nun önemi ve idare yapısı konusunda bilgiler verdi.
 
Ortadoğu denilince akla Arap coğrafyasının geldiğini belirten Kılıç, Anadolu coğrafyasının da Ortadoğu’nun bir parçası olarak kabul edilebileceğini kaydetti. 
 
Türklerin Ortadoğu coğrafyasının yabancısı olmadığını ifade eden Kılıç, “Türkler’in bu bölgede siyasi erk olarak bulunduğunu biliyoruz. Fakat Osmanlı döneminde daha geniş bir yapılanma vardır. Özellikle 1514 Çaldıran savaşından sonra Halep, Şam, Cezayir, Fas, Bağdat, Yemen, Tunus,  Beyrut birer Osmanlı eyaletidir. Ortadoğu coğrafyasında özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum, bugünkü Kuzey Irak ve Kuzey Suriye bölgesinde Kürdistan vurgusu yapılan bölgede Osmanlı Devleti’nin Halep Beyler Beyliği, Rakka Beyler Beyliği, Diyarbekir Beyler Beyliği, Musul Beyler Beyliği vardır.Burada Kürdistan kavramına dikkat çekmek istiyorum.  Bir teranedir tutturulmuş gidiyor. İşte Güney Kürdistan, Kuzey Kürdistan, Doğu Kürdistan, Batı Kürdistan. Yaklaşık 10 yıldır bu kavram dillendirilip duruyor.  Nedir bu mesel? Şöyle bir sürecine baktığımız zaman; Anadolu coğrafyası üzerinde Kürdistan diye bir yer var mı? Böyle bir yapılanma olmuş mu? Osmanlı öncesindeki beylikler ve devletler bazında düşündüğümüz zaman  12. Yüzyılda Harput ve çevresinde Çubukoğulları, Ergani-Diyarbakır bölgesinde İlhanoğulları, Mardin bölgesinde Artukoğulları, Van gölünün güneyinde Kızıl aslanlar var. 14-15. Yüzyıllarda merkezi Diyarbakır olan Akkayonlu devleti ki Türkmenler olarak ifade edilir. Hasankeyf bölgesinde Eyyubiler, Artuklular, Van Gölü çevresinde Karakoyunlu hakimiyeti var.  Dikkat edersek hem coğrafi adlandırma olarak hem de siyasi yapılanla olarak Kürdistan diye ifade edilen hiçbir kavram Anadolu coğrafyasında Osmanlı öncesinde söz konusu değildir.” dedi.
 
KÜRDİSTAN KAVRAMI NASIL ORTAYA ÇIKTI?
“Ne oldu da sonraki süreçte bu kavram Osmanlı kaynakları içerisinde zikredilmeye başlandı?”
Bu sorunun cevabını geniş bir şekilde anlatan Orhan Kılıç, şu ifadelere yer verdi: “Osmanlı belgeleri içerisinde Kürdistan kavramı geçer. Ama bu Kürdistan kavramı üzerine yüklenen bir mana vardır. Bu meselenin özü şudur: 1514 Çaldıran savaşından sonra Yavuz Sultan Selim bölgeyi ele geçirince, Yavuz Sultan Selim’in bir dönem yanında olan ve onun başdanışmanı gibi hareket eden İdrisi Bitlisi isimli bir şahsiyet vardır. İdrisi Bitlisi, Yavuz Sultan Selimin zihninde bir algı yaratmaya çalıştı. 15. Yüzyılın sonlarında 16. Yüzyılın başlarında bölgedeki siyasi istikrarsızlıktan da etkilenen birtakım küçük mahalli beyler kendi başlarına göre hareket edebiliyorlardı. Bunların sayısı en fazla 15’ti.
 
İdrisi Bitlisi, Yavuz Sultan Selim’e derki; ‘Bizim Çaldıran savaşını anlamlı kılmamız için Bağdat’a kadar gitmemiz gerekiyor. Bağdat’a kadar gidilecekse de Doğu Anadolu bölgesindeki küçük mahalli beyler  Osmanlı safında olması gerekiyor. Biz eğer Bağdat’a kadar gideceksek bu beylikleri kontrolümüz altına almamız lazım. Ancak bunlar şuana kadar müstakil yaşadılar. Biz bunlara farklı bir statü verelim. Bu beylikler sancaklar haline getirelim ve eyalet kuralım. Bunlar kendi aralarında bir beyler beyi seçsinler. Kendi seçtikleri beyler beyi vasıtasıyla da biz burayı yönetelim’ der.
 
Netice itibariyle İdrisi Bitlisi gelir onlarla toplanır ve konuşur. Ancak Onların çok manidar bir mektubu gelir. Bu mektubu isteyenler internetten okuyabilir. Yavuz Sultan Selim’e bir mektup gider. Derler ki; ‘Biz aşiretler, kabileler ve cemaatler halinde yaşamaktayız. Biz sadece Allah’ın bir, Hz. Muhammed’in O’nun Resulü olduğu konusunda ittifak ederiz. Diğer hiçbir konuda ittifak etmemiz söz konusu değildir. Birimizin hepimizin başına bey olmasını da kabul edemeyiz. Teşekkür ederiz’ derler. Yani beylerbeyi yapılanmasını kabul etmezler.
 
O zaman yapılacak bir tek iş kalır; O bölgede 1515. Yılında kurulan Diyarbekir Eyaleti vardır. Merkezden tayin edilen Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yönetilir. Bu beylere Diyarbekir beylerbeyliği içerisine ikinci grup sancaklar verilir ve bunlara da şöyle denilir; ‘Vilayeti Dibarbekir, mahal Kürdistan’. Yani Kürdistan hükmündeki sancaklarla birlikte Diyarbekir eyaleti oluşturulur. Bu eyaletin başında merkezden tayin edilen bir paşa vardır. Hiçbir zaman Müstakil bir Kürdistan eyaleti yoktur. Sadece sancakları ifade etmek için Kürdistan kavramı kullanılır. Buradaki Kürdistan kavramı bir coğrafi ve idari bütünlük arzetmez.  Güçlü aşiret sahibi eşraf beylerinin idaresi altındaki yeler Kürdistan hükmündeki sancaklar olarak ifade edilir. Peki bu ne zamana kadar ifade edilir; 1550’lere kadar ifade edilir. Yani 35 yıllık bir süreci kapsar. 1551’den sonra Diyarbekir eyaleti içindeki Kürdistan hükmündeki sancaklar ifade edilmez ve idari olarak kalkar. Bu beylerin askeri gücü ise sadece 2.200’dür. Bu asker sayısı Osmanlı Safevi mücadelesinde hiçbir şey ifade etmez. Bu beylerin Osmanlı Safevi mücadelesinde yalnız başlarına yaptığı hiçbir hareket yoktur. Çaldıran savaşında da bir katkıları yoktur. Çaldıran savaşında sadece Palu beyi Cimşit Bey  Yavuz Sultan Selim’le gitmiştir.
 
Kürdistan kavramı 1847 yılında tekrar karşımıza çıkar. Bu sırada batılı devletlerin emperyalist politikaları başlamıştır ve etnik birtakım söylemlerde bulunarak buradaki beyleri Osmanlı Devleti aleyhine, Çünkü o dönemden itibaren bir Ermenistan devleti kurma projesi vardır. Osmanlı devleti bu beylerin statülerini ortadan kaldırmayı düşünür. Bunun farkına varan Cizre’deki Bedirhan bey Osmanlı devletine karşı bir isyan hareketi başlatılır. Osmanlı devleti de 1847 yılında batının bunların üzerinde politika kozunu elinden almak için Kürdistan eyaletini kurar. Ne kadar sürer?1867 yılına kadar sürer. 20 yıllık bir süredir. Kürdistan eyaleti Van, Siirt, Bitlis yörelerini ağırlıklı olarak kapsayan bir şekilde statüsünü 20 yıllık süre içerisinde devam ettirir. Fakat Kurdistan eyaleti suni olduğu için bu uygulama terk edilir. Şunu söylüyorum; Ne idari bakımdan ne coğrafi bakımdan Kürdistan hükmünde olan sancaklar ne bir coğrafi bütünlük arz eder nede idari bütünlük arz eder. “ 
 
DEVLETTEN RÖVANŞ ALMAYA ÇALIŞIYORLAR
"Bugün geldiğimiz noktada Kürdistan kavramının bilimsel hiçbir gerçekliği yoktur. Bugün yapılmak istenen mahalli lehçe ve dillerden milli ve resmi diller, aşiretlerden milli devletler, feodal beylerden devlet adamları yaratılmaya çalışılıyor. Onun içindir ki Cizre’deki olaylar tesadüfi değildir. Bedirhan Bey ailesi ve kendisini Mir olarak adlandıran, başı ve sonu mir bitenlerin hepsi kendi statülerini kaybettiklerinden dolayı şimdi devletten rövanş almaya çalışıyorlar. Mesele budur. Feodal beylerden yeniden devlet adamları oluşturulmaya çalışılıyor.”
Yorumlar (0)
23°
açık
Günün Anketi Tümü
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Selçuk Öztürk ve yönetimi “İstifa” Etmeli mi, Etmemeli mi?
Namaz Vakti 18 Mayıs 2021
İmsak 03:21
Güneş 05:02
Öğle 12:25
İkindi 16:17
Akşam 19:37
Yatsı 21:12
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@