DOĞAN: “Elazığ Ekonomisine Yıllık Katkımız 600 Milyon TL”

Tamer ÖREN - Şavaklıların çok çalışkan ve üretken bir toplum olduğunu belirten Şavak-Der Başkanı Naim DOĞAN “ Şavaklılar olarak et, süt ve süt ürünlerden Elazığ ekonomisine katkısı yıllık yaklaşık 600 milyon TL’dir” dedi.

DOĞAN: “Elazığ Ekonomisine Yıllık Katkımız 600 Milyon TL”

Tulum peyniri denince ilk akıllara gelen, et ve süt ürünleri üretimiyle ilimiz ekonomisine önemli katkıları olan bölgemizin en büyük aşiretlerinden  Şavak aşiretinin bir bölümü  yaklaşan baharla birlikte yaylalara gitmeye  hazırlanırken  Şavaklılar Derneği Başkanı Naim DOĞAN ile Şavak aşiretinin Elazığ ekonomisine katkısını, sorunlarını ve  dernek olarak yapmış oldukları çalışmaları konuştuk.   

En Büyük Sorunumuz Meralar

Elazığ’da birçok elverişli meradan hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin çeşitli sebeplerden dolayı  yararlanamadığını vurgulayan DOĞAN “ Hayvancılığın gelişmesini istiyorsak üreticinin önündeki en büyük en engel olan mera sorununun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Elazığ’da o kadar geniş meralar var ki köyler bomboş. Köyler de 3-4 hane ev kalmış, vatandaş gidip o köyden yer alıp koyunlarıyla o köyün merasından  faydalanmak istiyor fakat; köy sakinleri  şikayette bulunuyor ve benim köyüme koyun gelmesin diyor. İlgili birimler de koyun giremez diyor. Eğer bir köyde hayvancılık yapılmıyorsa o köyünde merası hayvancılık için uygunsa  o meralarda hayvanların girip giremeyeceğini o köyün bağlı olduğu mülki amir buna karar versin. Muhtarı ya da köylü vatandaşları  devreden çıkarsın. Hayvancılığı geliştirme ve yaşatma konusunda insanlarımıza sıkıntı çıkarılmasın.  Adam hangi köye giderse şikayet ediyorlar sonra da hayvancılık bitti diyorlar. Bıraktığımız vakitte hayvancılık bitiyor diyoruz.  Meralar, muhtarların ve köy sakinlerinin inisiyatifinden alınmalı. Vatandaş, üretici ile köyün muhtarını karşı karşıya getirmemesi lazım. Buralara doğrudan mülki amir tahsis edilmesi lazım. Biz meraların ücretsiz verilmesini asla talep etmiyoruz. Meralar bize kiralansın. Kira bedelini de köyün bağlı olduğu mülki amir belirlesin. Sürü sahibi de en azından muhatabının kim olduğunu bilir.  Sürü sahibinin yanına her defasında farklı bir köylü giderek para talebinde bulunuyor. Her gelenle mera pazarlığı yapıldığında bizim üreticinin hali ne olacak?”

Tulum peynirini Elazığ’ın markası haline getirmeyi hedefliyoruz

Şavaklılar çok çalışkan ve üretken bir toplum olduğuna vurgu yapan  DOĞAN “Şavaklılar bu bölgede süt ve süt ürünleri anlamında büyük bir gayret sarf ediyorlar. Ticaretler hep bu yönde olmuştur. Türkiye pazarına tulum peyniri hep buradan gidiyor. Her ne kadar Erzincan tulum peyniri ile tanınsa da bu aslında Şavaklıların ürettiği bir peynirdir. Biz tulum peynirini Elazığ’ın bir markası haline getirmeyi istiyoruz. Elazığ Şavak Tulum Peyniri’nin patent çalışması yapılarak tüm Türkiye pazarına sunulması temel arzumuz ve temennimizdir. Şavaklıların Elazığ’a katkısını et ve peynir üzerinden söyleyecek olursak yıllık 600 milyon TL’dir” diye kaydetti.

Çoban bulamıyoruz

Sürü sahiplerinin çoban bulmakta sıkıntı yaşadıklarını dile getiren DOĞAN “Ülkemizde ki yabancı uyruklu vatandaşlar sağda solda dileniyorlar. Bizim insanlarımız bunları çoban olarak çalıştırmak istiyorlar ve ciddi bir para da veriliyor ama işin resmi kısmı olmuyor, falan yerde çoban çalıştırılıyor deniyor sonra da jandarma gidip çobanı alıyor ve 6 ile 10 bin TL’de çalıştıran kişiye ceza kesip çobanı tekrar Elazığ’ın ortasına bırakıyor. Biz yabancı uyruklu insanların çalıştırılması kanaatindeyiz. Buna il bazında bir çözümün getirilmesi tarafındayız. Biz dernek olarak ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde yabancı uyruklu insanların  çalıştırılmasını faydalı olacağını kanaatindeyiz. Çoban konusunda Şavaklılar olarak büyük sıkıntı çekiyoruz” diye aktardı.

Birçok sosyal projeye imza attık

Derneğin kurulduğu 2011 yılından bugüne kadar gelen süreçte dernek olarak sürekli faal olduklarını ve birçok sosyal projeye imza attıklarını ifade eden DOĞAN “Sadece geçtiğimiz yıl yaptığımız  faaliyetlere bakarsak biz her yıl düzenlemiş olduğumuz futbol turnuvasını yaklaşık 25 takımla gerçekleştirdik. Hem gençlerimizin bir araya gelip buluşması noktasında hem de seyirci olarak gençlerimizin izlenmesi açısından iyi olması düşüncesiyle bu turnuvayı gerçekleştirdik. Her yıl bir şehidimizin adını vererek turnuvayı düzenledik. Bu yıl Çemişgezek’in Sarıbalta Şehitleri adına bu turnuvayı düzenledik. İkinci olarak ülkenin genel durumuna baktık. Biz Şavaklılar olarak Afrin’de bulunan askerlerimize 1 ton peynir göndererek onların yanında olduğumuzu gösterdik. Kuruluşumuzdan bu yana devam eden burs faaliyetlerimiz var. Bazı yıllar 30 öğrenci bazı yıllar 40 öğrenciye burs veriyoruz. 2018 yılında da ihtiyaç sahibi öğrencilerimize burs yardımımız devam etti. Biz Abdullahpaşa’da 3 katlı bir binayı satın aldık ve kültür evi ismiyle faaliyet gösterecek binamızın içine Şavak halı atölyesi kurma fikrimiz var. Giriş katını mahalle kadınlarının kuran dersi alması için ayırdık. 3. Katı ise kırsaldan gelen kız öğrencilerine geçici olarak barınma yeri tahsis ettik. Son kata ise toplantı salonu, kütüphane ve taziye evi yapmayı düşünüyoruz. Bunları tam olarak faaliyete geçirmedik ama 2019’da ki tüm enerjimizi bu işe harcayacağız. Bu arada kamu kuruluşlarına ziyaretler yapıldı. SMS uygulamamızla kan ihtiyaçlarını ve taziyeleri bütün üyelerimize duyuruyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2019, 16:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER