Gül, Elazığlılara Seslendi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunceli`deki temaslarını tamamlayarak kara yoluyla Elazığ`a geldi.

ELAZIĞ GÜNCEL 06.11.2009, 11:00 06.11.2009, 11:00
2449
Gül, Elazığlılara Seslendi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunceli`deki temaslarını tamamlayarak kara yoluyla Elazığ`a geldi.
Cumhurbaşkanı Gül`ü konaklayacağı Akgün Otel`e gelişinde Elazığ Valisi Muammer Erol ve diğer yetkililer karşıladı.

GÜL, ELAZIĞ VALİSİ EROL`UN ONURUNA VERDİĞİ YEMEKTE KONUŞTU: ``TERÖR ÖRGÜTÜ KENDİ BAŞINA MI BÜYÜDÜ? KİMLER YARDIM ETTİ? EN MÜTTEFİK BİLDİKLERİMİZ, KOMŞULARIMIZ BİLE YARDIM ETTİ``
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ``Terör örgütü kendi başına mı büyüdü? Kimler yardım etti? En müttefik bildiklerimiz, komşularımız bile yardım etti. Eğer birisinde bir zafiyet olursa onu başkaları hemen aleyhinde kullanırlar. Nerelere sığındılar? Bunlar nasıl oldu? Ama bugün iyi bir noktadayız; bütün dünya anladı ki Türkiye`ye dost olmak kıymetlidir, Türkiye`ye düşman olmak kendisinin aleyhinedir. Onun için bugün artık bu bölgede buna kesinlikle müsaade edilmeyecektir`` dedi.
 

Cumhurbaşkanı Gül, Elazığ Valisi Muammer Erol`un Akgün Otel`de onuruna verdiği yemeğe katıldı.
Yemekte, Devlet Bakanı Faruk Çelik, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, AK Parti Elazğ Milletvekili Necati Çetinkaya, Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu, Elazığ Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ali Şekerdağ, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl, Elazığlı iş adamları ve kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bulundu.
Cumhurbaşkanı Gül, burada yaptığı konuşmada, Türkiye`nin giderek büyüdüğünü ve güçlendiğini, ülkenin toplam milli gelirinin 1 trilyon dolara yaklaştığını belirtti.

Avrupa`nın 6. büyük ekonomisi haline gelen Türkiye`nin, 200 milyarlık dolarlık ithalatının büyük kısmını makinelerin oluşturduğuna dikkati çeken Gül, bunun da fabrikaların kurulduğunu gösterdiğini kaydetti. Gül, bu çerçevede Türkiye`nin gelecek yıllardaki ihracat kapasitesinin de büyüyeceğini vurguladı.

Türkiye`nin ekonomisinin yanı sıra demokratik standartlarının da büyüdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, ülkedeki ``hak, hukuk`` kavramlarının da yerli yerine oturmaya başladığını dile getirdi.
Gül, Türkiye`deki özgürlük, serbestlik, kurumlar arasındaki ilişkiler ele alındığında on yıla önceye göre hukukun daha yerli yerine oturduğunun görüleceğini kaydetti. ``Kişisel, bireysel hakların, özgürlüklerin giderek daha sağlamlaştığı, sıkıntılarımızın daha azaldığı ve demokrasinin derinleştiği bir ülke haline geliyoruz`` diyen Gül, bir ülkeyi demokratik ve hukuki standartlarının güçlü kıldığını ifade etti.
Yalnızca insan hakları alanında değil bir ülkede ticaret, güvenlik gibi alanlardaki hukuk standartlarının güçlü, net, şeffaf, herkese aynı şekilde uygulanır olmasının da önemine dikkati çeken Gül, Türkiye`de bu konularda, hala noksanlıklar olmasına rağmen, çok iyi gelişmeler yaşandığını belirtti.

Ülkenin güçlü silahlı kuvvetleri ve emniyet teşkilatının da önemine de vurgu yapan Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu: ``Bütün bunlarla bir ülke güçlü hale geliyor. Bütün bunlar olurken, memleketimiz büyük bir ülke. Bugün Tunceli`de yaptığım konuşmada da söyledim; Türkiye bir şehir devleti değil. Şehir devleti derken, mesela Lüksemburg, Avrupa`nın önemli ülkelerinden birisi, ama nüfusu 400-450 bin. Bir şehir, orası devlet. Başka devletler var, Baltık ülkeleri var. İsmi büyük olan ama nüfusuna baktığınızda hayret edeceğiniz ülkeler var. Bu ülkelerde çok farklılık olmayabilir, ama Türkiye gibi bir imparatorluk devamı olan bir ülke, 72 milyon nüfusu olan bir ülke... Doğudan batıya kadar sosyolojik, kültürel farklılıkları olan bir ülke... Elazığ`a geliyoruz, buranın ayrı bir kültürü var. Karadeniz`e gidiyorsunuz, orada ayrı bir hava var. Şivesinden tutun da yemek çeşidine kadar farklı. Trakya, Orta Anadolu, Kayseri, Konya farklı. Doğu`ya gidiyorsunuz, Diyarbakır`a, Hakkari`ye, Van`a gidiyorsunuz, farklı, ama hepimiz bu ülkenin sahipleriyiz. Hiçbirinin birbirinden farkı yok, hepsi de bu ülkenin aziz vatan toprakları. Hepsi de her yerde yaşayan da bu ülkenin asli vatandaşları. Aramızda birinci, ikinci sınıf vatandaş gibi bir ayrım yok. Herkes cumhurbaşkanı olabilir, yasalara göre. Herkes başbakan, milletvekili, belediye başkanı olabilir.

Hukukumuzda böyle bir ayrım yok, ama siyasi tarihimize, son 30-40-50-60 yıl baktığımızda, tabii ki inişler çıkışlar oldu. Bu da bizim kendi ülkemizde kendi siyasi tarihimiz. Bunları saklayacak, görmezlikten gelecek halimiz de yok, ama biz ülkemizi daha güçlü yapabilmek için, demek söylediğim çerçeve içerisinde, hukukun üstünlüğü, herkese eşit uygulanması, en gelişmiş demokrasilerde, kalkınmış ülkelerde kurumlar arasındaki ilişkiler neyse, temel hak ve hürriyetler ne kadar çok garanti altına alınıyorsa, bunları da demokrasinin standartları dediğimiz şekilde yükselterek, bütün bu sorunlarımızı da kendi kendimize çözeceğiz. Kendimiz halledeceğiz bunları. Çünkü mecburuz.``

-``BÖYLE BİR ÜLKEDE AYRIM YAPMAMAK GEREKİR``-
Eskiden Elazığlıların Elazığ`da, Karadenizlilerin Karadeniz`de, Diyarbakırlıların Diyarbakır`da yaşadığını, o zaman farklılıkların çok fazla görülmediğini anlatan Cumhurbaşkanı Gül, şimdi herkesin bir gün içerisinde istediği yere gittiğini, isteyenin istediği yere yerleşerek orada yaşamını sürdürdüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, ``Türkiye`nin dört bir yanı da hepimizin. Böyle olunca da bu farklılıklarla da karşı karşıya kalıyoruz. O zaman böyle büyük bir ülkenin bu farklılıklarını hep zenginlik unsuru olarak görmemiz lazım. Kendimizi başkasının yerine koymamız lazım. Onun da kendisini bizim yerimize koyması lazım. Saygı ve sevgi içerisinde olmamız lazım. Bu memlekette tek bir milletiz. Bunun tersini hiç kimse düşünemez. Bu büyük, tek millet içerisinde farklılıklar olabilir, ama hepimiz tek bir milletin parçalarıyız`` diye konuştu.
Dışişleri Bakanlığı döneminde, bir günde 2-3 ülkeye gittiği zamanlar olduğunu hatırlatan Gül, gittiği yerlerde şehitlikler varsa mutlaka ziyaret ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
``Bunun şakası var mı artık? Şehitlik... Canını vermiş. Türkiye`nin dört bir yanından, hiçbir ayrım yapmadan. Hatta sadece Türkiye`nin değil, o zaman daha geniş vatan toprakları vardı. Saraybosna`dan da Kudüs`ten de Bağdat`tan da Musul`dan da isimleri yazılı her yerde. Diyarbakır`dan da Kayseri`den de Sivas`tan da Bakü Şehitliği`ne gidin, hepsini görürsünüz. Balkanlarda hangi ülkeye giderseniz gidin hepsini görürsünüz. Bugünkü sınırlarımız içinde Çanakkale`ye gidince de artık ne kadar aleni, ne kadar her şey yazılı. Böyle bir ülkede ayrım yapmamak gerekir. Böyle bir ülkede bu farklılıkları görünce insanların şaşmaması da gerekir. Böyle büyük ülke olunca böyle oluyor. Türkiye sadece Kayseri`den, Elazığ`dan ibaret olsaydı olmazdı.
Biz Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, tabii sınırlarımız dışında da soydaşlarımız var, hepimiz birbirimize eşit vatandaşlarız. Sıkıntılar varsa, bu sıkıntılar sadece ona, buna değil. Sıkıntıları hep beraber çektik. Siyasi tarihimize hatırlattım size. En yakın siyasi tarihimize bakın. Biraz daha geriye gidin, 2-5-10 sene önce. Bunları hep beraber yaşadık, ama bunların tekrarlanmaması için demokrasinin standartlarını hep beraber yükselteceğiz. Türkiye`nin problemlerini de görmezlikten gelmeyeceğiz. Görmezlikten gelince bu kolay oluyor. Bugün karşılaştığımız bazı büyük meseleler ateş küçükken daha kolay söndürülebilirdi, ama eğer kapının arkasına saklarsınız, halının altına süpürürseniz, `Benim zamanımda şöyle olsun` diye sadece hamaset yaparsak, o zaman bunların bedeli kendi milletimize, kendi ülkemize oluyor. O zaman bunları nasıl çözeceğiz? Bunları kendi içimizde konuşarak çözeceğiz. Kim yanlış yapıyorsa ikaz edeceğiz. Bu ülkeyi, memleketi daha güçlü yapmak için mecburuz bunu yapmaya.``

-``TERÖR ÖRGÜTÜ KENDİ BAŞINA MI BÜYÜDÜ?``-
Türkiye`nin dışarıda ışıl ışıl parladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, tartışılan bu konuların bile ışıltıyı söndürmediğini ifade etti. Herkesin gözünün Türkiye`de olduğunu kaydeden Gül, sözlerine şöyle devam etti: ``Ama bunları hamasetle değil, mantıkla, akılla, tarih ve siyaset bilgisiyle, dünyada neler olmuş, bunları hep görerek yapacağız. Bunları halletmemiz, bitirmemiz gerekir. Yoksa terör örgütü kendi başına mı büyüdü? Size soruyorum, kendi başına mı? Kimler yardım etti? En müttefik bildiklerimiz, komşularımız bile yardım etti. Böyle değil mi? Eğer birisinde bir zafiyet olursa onu başkaları hemen aleyhinde kullanırlar. Nerelere sığındılar? Bunlar nasıl oldu? Ama bugün iyi bir noktadayız; bütün dünya anladı ki Türkiye`ye dost olmak kıymetlidir, Türkiye`ye düşman olmak kendisinin aleyhinedir. Onun için bugün artık bu bölgede buna kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Bunu Irak da, Kuzey Irak da Suriye de ABD de Avrupa da gördü, anladı.``

Bulunduğu görevler nedeniyle uzun süredir devlet meselelerinin içerisinde olduğunu anlatan Gül, 2-3 yıl önce durumun böyle olmadığını belirtti. ``Şimdi bu fırsatı derken, bu terörü bitirmek için bu fırsat. Çünkü çevre şartları buna elveriyor artık. Eskiden vermiyordu. Çünkü koruyanlar, destekleyenler, kullananlar vardı`` diyen Cumhurbaşkanı Gül, artık herkesin kendilerine bunun yük olacağını gördüğünü vurguladı.

Gül, ülkenin enerjisini, gayretini halkın mutluluğuna ve memleketin zenginleşmesine harcaması gerektiğini ifade etti.
Tunceli`den Elazığ`a gelirken yağmur altında bekleyen askerleri gördüğünü, herkesin askerliğini, çocuklarını hatırladığını dile getiren Gül, ``Onlar neden var? Mecbur da onun için var. Eğer devletin gücünün dışında silahlı insan dağda olursa o zaman tabii ki olacak. O zaman herkese çağrımız; fırsat bu fırsat. Kanunlar müsaade ediyor. Yanlış yola, kandırılmış olan olur, başka bir şekilde gitmiş olan olur. Şimdi bunlar bu işin çıkmaz sokak olduğunu görecek. Başka yolu yok açık söyleyeyim`` dedi.

CUMHURBŞKANI ABDULLAH GÜL: -``ELAZIĞ`IN DA EN ÖNEMLİ DEĞERİ ŞÜPHESİZ Kİ BU ŞEHRİN MÜTEŞEBBİS RUHLU İNSANLARIDIR, İŞ ADAMLARIDIR. ÇÜNKÜ ŞEHRİNİZ SİZİN ELLERİNİZDE GELİŞECEKTİR``
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Elazığlı iş adamlarına seslenerek, ``Elazığ`ın da en önemli değeri şüphesiz ki bu şehrin müteşebbis ruhlu insanlarıdır, iş adamlarıdır. Çünkü şehriniz sizin ellerinizde gelişecektir`` dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Elazığ Valisi Muammer Erol`un, Akgün Otel`de onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Siyasi hayatı boyunca bir çok kez, farklı vasıflarla Elazığ`ı ziyaret ettiğini ancak bu ziyaretlerin hep kısa süreli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, şehrin tarihini, geçmişini, zenginliğini, ülkesine, milletine bağlılığını bilen bir insan olarak daha uzun süreli bir ziyaret yapmayı hep istediğini dile getirdi.

Elazığ`ın ``Mamuret`ül Aziz`` olarak bilindiğini, milletin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu, isminin de bolluk, bereket gibi iyi anlamlardan kaynaklandığını belirten Gül, ``Sizin meşhur `Gakkoş` derken de hep mertlik, yiğitlik... Hep güzel vasıflarla bilinen hatırlanan bir şehrimiz`` dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, her gelişinde kentin biraz daha geliştiğini görmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Elazığ`ın açık müze gibi bir şehir olduğunu belirtti.

Elazığ`ın Malazgirt Zaferi`nin ardından bir çok Türk devletine ev sahipliği yaptığını kaydeden Gül, Cumhuriyet döneminde de önemli sanayi merkezlerinin devlet eliyle kente getirildiğini, bugün de bölgenin ulaşım kavşağı olarak büyük öneme sahip olduğunu anlattı. ``Bu şehrimizi daha da geliştirmek, şehrimizin insanlarını daha da mutlu etmek hepimizin vazifesi`` diyen Gül, Elazığ`dan Türkiye`nin büyük iş adamları arasına giren müteşebbisler çıktığını vurguladı. Zenginleşme ve büyümenin artık sadece devlet eliyle olmadığını belirten Gül, dünyanın ve ekonominin değişimiyle kentte özelleştirmeler yapıldığını kaydetti.

Kentin maden açısından da çok zengin olduğuna işaret eden Gül, ``Baraj deyince Türkiye`de akla Keban Barajı gelir`` diyerek, Keban Barajı`nın ve enerji üretiminin önemine değindi. Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu: ``Devlet artık bugün alt yapıyı, imkanı hazırlıyor. Bir iklim oluşturuyor. O iklimin içerisinde yeşerecek, büyüyecek ağaçlar artık özel teşebbüs, kişiler, iş adamları vasıtasıyla gerçekleşiyor. Neden derseniz, öbürü devam edemedi. Ekonominin en çok devletin elinde olduğu yer Sovyetlerdi, sosyalist ekonomilerdi. Nihayette dayanamadılar yarışa. Avrupa, Amerika ile, serbest piyasa ekonomisinin hakim olduğu ülkelerle devletin idare ettiği ekonomiler yarışamadı. Sonunda pes etmek zorunda kaldı. Ve yıkıldı.

Her ne kadar bir sosyalist ekonomi dönemi olmadıysa bile Türkiye`de de devletin ağırlıklı olduğu ekonomiler vardı. Sonunda şu gözüktü ki bir kaynağı devlet işletirse mi daha karlı, daha verimli olur? Yoksa bir kaynağı özel teşebbüs, kişiler işletirse mi daha karlı, daha verimli olur? Sonunda insanın fıtratına aykırı olan bir şey devam edemedi. İnsanlar bir işin sahibi olursa o iş daha sürekli ve daha verimli oluyor.``

İnsanların iş bulmasının, daha mutlu olmasının müteşebbisler sayesinde olacağını ifade eden Gül, devletin bu imkanı en iyi şekilde oluşturmaktan sorumlu olduğunu belirtti. ``Elazığ`ın da en önemli değeri şüphesiz ki bu şehrin müteşebbis ruhlu insanlarıdır, iş adamlarıdır. Çünkü şehriniz sizin ellerinizde gelişecektir. Bundan sonra devlet gelip burada başka bir demir, alüminyum fabrikası açmayacağına, `Yeni bir maden sahası işleteyim` demeyeceğine göre, bunların sizler tarafından yapılmasını sağlayacak. Bunu sağlarken elindeki kaynağı kendi kullanmayacak sizin kullanmanızı temin edecek`` diyen Cumhurbaşkanı Gül, kaynağın özel müteşebbisler tarafından daha verimli kullanıldığını kaydetti.

Fırat Üniversitesinin de kent için önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, Elazığ`da yeni bir vakıf üniversitesi kurulması teşebbüsünden bahsedildiğinde de memnuniyet duyduğunu belirtti. Bu alanda da rekabet yaşanması gerektiğini dile getiren Gül, Fırat Üniversitesinin, kurulacak bir vakıf üniversitesiyle daha çok gayrete geleceğini ifade etti.

Üniversitelerin şehirlerin lokomotifi gibi olması gerektiğine vurgu yapan Gül, yöredeki tarımın, hayvancılığın daha verimli hale gelmesinin bilimsel metodlarla ve üniversitelerde yapılacak çalışmalarla mümkün olabileceğini anlattı.
Üniversitelerin şehirlere katkılarının sadece ``öğrenciler geliyor, öğretim üyeleri var, bunların maaşları harcanınca bunun faydası olacak`` diye değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Gül, üniversitenin bilimsel çalışmalarıyla kentin sorunlarını çözen, yeni ufuklar açan bir kurum olması gerektiğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Gül, ``Kriterleri yerine getirmek şartıyla, lise açıyor gibi de üniversite olmaz. Vakıf üniversitesi kriterlerini yerine getirebildiyseniz, onun maddi imkanları sağlıklı bir şekilde temin edilebilecekse burada böyle ikinci bir üniversitenin olmasını da çok faydalı bulurum. Çünkü o zaman güçlü bir rekabet de başlar`` diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül`ün konuşması öncesinde söz alan Elazığ Valisi Muammer Erol, Elazığ`da Doğu Anadolu`da kara ve demiryolu ulaşımındaki stratejik konumu ve coğrafı şartların sağladığı avantajların sanayi yatırımına dönüştürülemediğini ifade etti.
İlden başka şehirlere göç yaşandığını anlatan Vali Erol, Cumhurbaşkanı Gül`ün gelişiyle Elazığlıların bir araya geldiğini, bu birlikteliğin başarıya atılacak bir adım niteliği taşıdığını kaydetti.

AK Parti Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya da Elazığlıların kenti ileriye taşımak, sanayileştirmek, hedeflenen muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak istediklerini vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Gül`ün burada olmasının bu rüyanın gerçekleşmesi bakımından son derece önemli olduğunu dile getirdi.

Elazığ`ın bir huzur kenti olduğunu belirten Çetinkaya, ``Elazığ, devleti ile devamlı olarak yek vücut olmuştur. Elazığ hiç bir zaman devletinin, bayrağı ve ülkesinin birlik ve beraberliğinin bozulması konusunda müsamahakar olmamıştır ve hep huzurun yanındadır. Elazığ doğunun adeta bu konuda huzur ve sükun kalesi haline gelmiştir`` dedi.

Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu da kenti daha modern hale getirmek için çalıştıklarını belirterek, yeni dönemde Hükümet`in büyük destekleriyle büyük projelere imza atma gayreti içerisinde olduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül`ün konuşmasının ardından basına kapalı süren yemekte, davetlilere, Harput çorba, sırın, Harput köfte ve Elazığ güvecinin aralarında bulunduğu yöresel lezzetler sunuldu.
Yorumlar (0)
14°
açık
Namaz Vakti 05 Mart 2021
İmsak 05:22
Güneş 06:43
Öğle 12:40
İkindi 15:53
Akşam 18:27
Yatsı 19:43
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 27 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@