SERÜVEN BAŞLADI

Doğu ve güney Doğu Anadolu’nun en büyük Aşireti olan Beritan aşiretinin yayla serüvenleri asırlardır sürüyor.

SERÜVEN BAŞLADI

Elazığ ve Şanlıurfa’dan yola çıkan yaylacılar, Bingöl’ün Karlıova, Muş’un Varto, Erzurum’un Hınıs ve Tekman ilçeleri arasından bulunan Şevti, Çavreş ve Şerafettin Dağı bölgesinde konaklıyorlar. 4 ay kaldıkları yaylalardan kışlaklara dönüşte de aynı serüveni yaşıyorlar.

BİR İLÇE NÜFUSUNU OLUŞTURUYORLAR

Merkezi Elazığ’da bulunan ve büyük bir çoğunluğunun geçimini hayvancılıkla sağlayan Beritan Aşireti, konakladıkları yaylada bir ilçe nüfusunu oluşturuyorlar. 8 bin hektarlık bir alanda yaklaşık 3 bin kişiden oluşan yaylacılar 4 ay kalacakları yaylalara ulaşmak için, 20-25 gün süren maceralı ve yorucu bir yolculuğun ardından ulaşabiliyorlar. Maliyetler yüksek olduğu için hayvanlarını yürüterek yaylalara gittiklerini ifade eden yaylacılar, “Şanlıurfa’dan yola çıkıyoruz. Geçtiğimiz bölgelerde karşılaştığımız çok sorun oluyor. Maliyetler çok yüksek olduğu için hayvanları arabalarla götürmüyoruz, yürüyerek gidiyoruz. Bu da 20-25 gün sürüyor” dediler.

HAYVANCILIK VAZGEÇİLMEZ ATA MESLEĞİDİR

Beritan Aşireti kanaat önderlerinden, Hamza Sorgucu, Günışığı Gazetesine Beritan Aşiretinin yayla yaşamları ile ilgili özel açıklamalarda bulundu. “ Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük nüfus potansiyeline sahip olan, Beritan Aşireti’ne mensup aileler genel olarak hayvancılıkla geçinirler. Hayvancılık bu insanlarımızın vazgeçilmez ata mesleğidir. Bunların bir kısmı Çocuklarının eğitimi için Bingöl-Karlıova, Elazığ-Kovancılar, Elazığ Yazıkonak Beldesi ve Elazığ Merkezde ikamet etmektedirler. Bu aileler aynı zamanda farklı iş alanları ile iştigal etmekte olup hayvancılık geleneklerini de devam ettirmektedirler.

Yaz ayının başlamasıyla birlikte Beritan’lılar için yayla serüveni başlar. Urfa yöresinden sürüleri ile birlikte Bingöl ili Şevti , Çavreş , Şerafettin Dağı ve Muş ili dahilindeki yaylalarına gitmek üzere yaya olarak yola çıkarlar. Bir kısım aileler ise üç katlı kamyonlarla hayvanlarını kara yolu ile yaylalara ulaştırırlar. Bin bir güçlükle yaylalara ulaşan Beritan’lılar için üretim ve kazanç dönemi başlar. Öncelikle elde edilen Yavru kuzu ve süt ürünleri ( süt ve sütten yapılan yiyecekler) onlar için temel kazanç kaynağıdır. Beritan Aşiretine mensup ailelerin yayla tercihlerinin ana sebebi yayla havasının ve sularının serin oluşudur. Çünkü koyun cinsi hayvanların sıcak havaya karşı mukavemetleri oldukça azdır. Yani sıcak alanlar ve serin olmayan sular koyun cinsinden olan hayvanlarda Sarılık (zerik) hastalığına sebep olmaktadır.” Dedi.

HAYVANCILIK KIRMIZI PETROL DEMKTİR

Beritan Aşireti kanat önderi Hamza Sorgucu Hayvancılığın kırmızı petrol olduğunu ifade ederek,”  Yaylada yetişen hayvanlardan elde edilen ürünler tamamen organik olur. Çünkü bu hayvanlar yayla otu, suyu ve havası ile beslenmektedirler. Elde edilen süt ürünleri üreticilerin kendi imkânları ile satışı yapılmaktadır. Et Balık Kurumu’nun kapatılmasıyla et için kesime giden hayvanların satışı yörede bulunan kasap ve et firmalarına yaptırılmaktadır. Kırmızı petrol diye adlandırdığımız bu hayvanlardan elde edilen 1 Kğ et 6 litre akaryakıta denk gelmektedir.” Diye konuştu.

5 YAŞ ALTI HAYVANLAR KESİLMESİ

Beritan aşireti kanaat önderi Hamza Sorgucu, Türkiye’de hayvancılığın gelişmesi için devletin bir dizi önlem alması gerektiğini ifade ederek,” Hayvancılık desteklenmeli, Yaylada yaşanan sorunların çözümü sağlanmalı. Yaylacıların yaylalara gidiş dönüşünde yaşadıkları sorunlar giderilmeli. Özellikle de 5 yaş altı dişi hayvan kesiminden mutlaka kaçınılmalı ki hayvancılık gelişsin çoğalsın bu önlemlerin alınması durumunda ülke dışa bağımlılıktan kurtulur. Türkiye’de hayvancılık potansiyeli oldukça yüksek ama mutlaka desteklenmeli.Süt ve süt ürünleri dışında hayvan yünleri para etmediği için değerlendirilmiyor.” diye konuştu.

YAYLALARA GİDİŞ VE DÖNÜŞLERDE YOL 1 AY SÜRÜYOR

Sorgucu yaylacılıkta yaşanan sıkıntılar olduğunu belirterek,” Yaylacıların en büyük sorunu elde edilen ürünlerin pazarlanması, yayla gidiş-dönüşü ve yol boylarındaki konaklamalardır. Yaylalara ulaşmak için yola çıkan sürüler yaklaşık bir aya yakın bir süreyi yolda geçirirler. Geçtikleri bölgedeki halkla sorunlar yaşanıyor, Güvenlik güçleri ile sorunlar yaşanıyor Konaklamadaki kısıtlamaların kaldırılması yaylacıları bir nebze rahatlatacaktır.” Dedi.

OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA HAZİNEYE PARA YATIRILIYORDU

Kanaat önderi Hamza Sorgucu yaşadıkları bu yaylacılık serüvenlerinin Osmanlı imparatorluğu dönemine dayandığını ifade ederek,”  Beritan’lıların söz konusu yaylaları kendi tasarruflarına geçirmeleri yaklaşık 200 yıl öncesine dayanır. O günün şartlarında dedelerimizin Osmanlı İmparatorluğu hazinesine para yatırarak yaylaların kullanım hakkını kendi tasarrufuna geçirdikleri hususu büyüklerimiz tarafından söylenmektedir. İçinde bulunduğumuz bu dönemde dedelerimizin bu tasarrufu ile ilgili bize intikal eden herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Ancak yıllardır hiçbir ücret ödemeden bu yaylaların kullanım hakkını aşiret olarak elimizde bulunduruyoruz.” Diye konuştu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER