YAYLA YOLCULUĞU

Elazığ’ın hayvancılıkta en büyük iki aşiretinden biri olan Şavak Aşireti yazı geçirmek için yaylara gitti.

YAYLA YOLCULUĞU

Geçimlerini hayvancılıkla sağlayan Şavak Aşireti, yaz aylarını Tunceli, Sivas , Erzincan ve Erzurum yaylalarında geçiriyor. Kış aylarında ise Elazığ, Tunceli’nin Çemişgezek ve Pertek ilçelerine dönüyorlar.

Şavak aşiretinden Mazlum Uluman yaz ayları geçirmek için aşiret olarak yayla yolculuklarının başladığını ifade ederek, yaklaşık 3 bin civarında hayvancılık yapan Şavaklı olduğunu söyledi.

Tunceli’nin Pertek ilçesi ile Çemişgezek ilçesinde 12 köyden oluşan Şavak aşiretinin geçim kaynağı hayvancılık. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Aşiret, geçimini peynir ve hayvan satışlarından sağlıyor.

ŞAVAK AŞİRETİ 12 KÖYDEN OLUŞUYOR

Şavaklı Mazlum Uluman Aşiretlerinin Pertek’in Batısında kalan 6 köy ve Çemişgezek’in Doğusunda kalan 6 köyden oluştuğunu ifade ederek kökenlerinin Türkmen olduğunu ifade ederek,”

Çemişgezek’in 6 köyü, Pertek’in 6 köyü Pertek’in batısında Çemişgezek’in doğusuna düşen köyler. İkisinin arasında kalan 12 köy Şavak aşiretidir. Dayıdır, yeğendir, amcadır, akrabadır hepsinin, hemen hemen aile bağı birdir. Nüfus oranımız tabi duyduklarımıza göre Şavak aşireti çok dağıldı 12.000 aile civarıdır. Nüfus değil a 12.000 nüfus değil, aile. Aile çok dağıldı, aile aşırı dağıldı. Şimdi inan ki kendisini bilmeyen de çok. Şimdi şöyle böyle yarı yarıya 5.000 ya kaldı kalmadı. 5.000 de kalmadı. 3.000 civarı kaldı. Şimdi eskiden şartlar ağırdı, işler kolay değildi, şimdi her bir şey daha güzel yani. Eskiden 400 koyuna 2 tane çoban gidiyordu. Şimdi 800 koyuna bir çoban gidiyor. Şimdi elektriği var, arabası Var. Yani her bir şey daha güzel, uygun şekilde hareket ediyoruz.

YAYLALARI KİRALIYORUZ

Yaylalara giden Şavaklılar kiraladıkları yaylalarda yazı geçirdiklerini belirten Mazlum Uluman, “Aşiretin bir kısmı, Erzurum, Munzur bölgelerine gidiyor,Bir kısmı da Erzurum, Erzincan ve Sivas bölgelerinde ki yaylalara. Bu yıl havaların yağışlı gitmesi ve ramazanlık nedeniyle yaylaya gidiş tarihi sarktı.  Eylül’ün sonu Ekim’in 15’ine kadar yaylalardayız. Hayatımız yaylalarda geçiyor. Genelde eskiden Munzur’a yürüyerek gidiyorduk. Şartlar ağırdı yolculuk esnasında hayvanların köylerden geçişinde sorunlarla karşılaşıyorduk. Şimdi kamyonlarla gidiyoruz. 3 katlı kamyonlara hayvanlarımızı yüklüyoruz gidiyoruz. Yayla sezonu yaylaları kiralıyoruz, ihaleyle alıyoruz. Buraya bir bedel ödüyoruz. “ Diye konuştu.

GELİRİMİZ GİDERİMİZİ KARŞILAMIYOR

Hayvancılıkta gelirlerinin giderlerini karşılamadığını belirten Mazlum Uluman, “ Mahsulümüz de peynirdir. Peynir yapıp satıyoruz. Yani Şavak’ın geliri inan ki gideni karşılamaz. Dönüş araba, gidiş araba. Yani yaşantımız çok ağır. Şimdi bazı sezonda otlaklar daralınca çevre köy meralarına hayvanlarımızı götürüyoruz, götürmek zorunda kalıyoruz.

Yani hayvanı otlatmak için o meralara gitmemiz gerekiyor, yoksa köylülerin bağına bahçesine zarar vermek için değil. Buna rağmen oradaki köylüler şikayet ediyorlar kolluk kuvvetleri bize ceza yazıyor bu tür sıkıntıları sıkça yaşıyoruz” Dedi.

DEVLET HAYVANCILIĞI DESTEKLEMELİ

Uluman, Devletin hayvancılığı desteklemesi gerektiğini belirterek, “ Şimdi Devlet hayvancılığa güzel bir katkı vermesi lazım. Bu devletin eliyle olmalı, örneğin arpa bu yıl Bin 500 liraya çıktı, vatandaş arpa yedirmek zorunda, bunun samanı var onu da satın alıyoruz. Ayrıca ilacı var veterineri var. Bu nedenle giderlerimiz oldukça fazla Devletimizden çok düşük faizli kredilerle hayvancılığı desteklemesini istiyoruz. Zaten hayvancılıkta ki bu girdilerin yüksek olması nedeniyle artık aileler hayvancılık yapmayı bırakıyorlar. Benim 1.500 koyunum var, bizler ailelerimizi bu işle geçindiriyoruz. Çocuklarımız bizimle beraber yaylalarda büyüyor, soğu yağmuru bizimle beraber çekiyor. Aynı çileyi paylaşıyoruz. Bu kadar zor şartlardaki hayat mücadelesinde bir de zarar edilince işte o zaman hayvancılık yapılamaz hale geliyor. Bu nedenle diyoruz Devletimiz bizi desteklesin diye “ Diye konuştu.

ET BALIK KURUMLARI KAPATILINCA

Mazlum Uluman Hayvancılığın gelişmesi için 5 yaş altı dişi hayvanların kesilmemesi konusunda çağrıda bulunarak,”  Mutlaka bölgede ve ülkede hayvancılığın gelişmesi için 5 yaşın altında ki dişi hayvanların kesilmesi gerekir.

Birde eskiden Et Balık Kurumu vardı hayvan besicileri hayvanlarını ET Balık kurumlarına verirlerdi. Et balık Kurumları kapatılınca bizimde kâbusumuz başladı. Nedeni de piyasalara satıyoruz, paramızı alamıyoruz düşük fiyattan alıyorlar. Birçok hayvan yetiştiricisi bu insanlar tarafından çarpıldı, paraları gitti, Çilemiz çok ağır “ Dedi.

HER ŞEYİMİZ İLE DEVLETİMİZİN YANINDAYIZ

Mazlum Uluman, hayvancılığın bir milli servet olduğuna dikkat çekerek,

Hayvancılık çok önemlidir, Bir gelir kaynağıdır, Ordunun da bir milli servetidir. Yarın Allah göstermesin, Yarın bir savaş olsa bizim malımız devletindir. Olası bir durumda Devlet el koyar istediği gibi kullanır. Devletin arkasında bir milli servettir canımızı da devlete malımızı da devlete hibe ederiz. Şimdi devlet olmayınca biz olamayız. Önce devletimiz olacak, sonra biz olacağız. Ama devletimiz ne kadar güçlü olursa bizde o kadar güçlü oluruz. Önce devlet sonra biz. Devlet bizi kucaklayacak, devlet bizi koruyacak, devlet bizi teşvik verecek. Devlet veriyor sağ olsun yine de. Eskiden o hiç yoktu. Şimdi bir çobana yılda 5.bin lira para veriyor. Allah devletimize zeval vermesin.” Diye konuştu.

Şavaklılar Dernek Başkanı Naim Doğan Şavak aşiretinin yaylara çıkmaya başladıklarını ifade ederek, Yaylalara çıkan hayvan üreticilerinin sıkıntılarına değindi. Başkan Doğan yaptığı açıklamada, “

Şimdi Şavaklıların tabi şu anda bu mevsimde artık bir göç durumu başlamıştır yaylalara göç başlamıştır. 9. ayın 15’ine kadar bir yayla hayatı var. Sonra 9. ayın 15’inden sonra yavaş yavaş pey der pey dönüşler başlıyor kışlaklara doğru. Şimdi özellikle bu yükleme esnasında üreticilerimiz koyunlarını götürürken yollardaki kontrollerde biraz sıkıntı yaşıyorlar. O noktada bir takım sıkıntılar geliyor. Yani biraz daha böyle işi zorlaştırma yönüne gidiliyor. Birde şimdi şu anda üreticilerimizin en büyük sıkıntısı malumunuz ilimizde yani Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de yabancı uyruklu vatandaşlar var. Bu insanların içerisinde çobanlık yapanlar da var. Şimdi bu noktada tabi çok büyük sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Yabancı uyruklu çobanlar gittiği zaman o hayvanların başında bekliyor özellikle bu sıkıntı şu anda Tunceli’de daha ziyade yaşanılıyor. Mesela Erzurum sınırlarına girdiğin zaman böyle bir sıkıntıyla karşılaşılmıyor. Tunceli’de yabancı uyruklu vatandaşı hemen yani adam kaçak yollarla gelmemiş ama çalışma izni yok. Ama nihayetinde bu insan oradaki vatandaşın yanında çalışıyor bir şekilde. O çoban orada alıkonuluyor, hayvanlar yani sahipsiz bırakılıyor ve insanlar bu noktada çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bunu bir türlü çözemedik, çözüme kavuşmadı. Kontrol altında tutulabilir, bunlara bir evrak veya bir kâğıt verilebilir. Bu noktada çok ciddi sıkıntılar var.” Dedi.

ÜRETİCİLERE CİDDİ CEZALA KESİLİYOR

Şavaklılar Dernek Başkanı Naim Doğan, Yabancı uyruklu çoban çalıştıran üreticilere yüksek oranlarda cezalar kesildiğini belirterek,”  Birde yani işin diğer bir boyutu çobanı alıyorlar yabancı uyruklu çobanı askeri yakalıyor alıyor. Tamam aldınız alın ilgili yere götürün teslim edin bide bunun üstüne o vatandaşa çok ciddi para cezaları kesiliyor. Yani 7 ile 10 bin lira arasında adama ceza kesiliyor. Şimdi bunlar üreticilerimizin önündeki en büyük sıkıntılardır. Çünkü vatandaşı biz bıktıracak bir hale getirdik mi vatandaş hayvancılığı bırakmak durumunda kalıyor. Yaylalara giderken, yayla ihalelerinde. Sürü sahibine kesiliyor ve sürü sahibi o cezayı ödüyor. Şimdi vatandaş çoban bulamıyor. Yabancı uyruklu vatandaşta gidiyor orda diyor ben açım bana iş verin diyor. Vatandaşta bunu çalıştırıyor. Yani bugün Elazığ’da her tarafında bu yabancı uyruklu vatandaşlar çalıştırılıyor. Ama biz tamam belki bunun resmi prosedür noktası yoktur ama en azından vatandaşlara ceza keserek mağdur etmeyin diyoruz. Yani burada biraz  anlayış gösterilmesi lazım. “ Dedi.

ŞAVAKIN HER BİR EVİ BACASI BİRER FABRİKA KONUMUNDADIR

Naim Doğan, Hayvancılık yapan şavaklı aileler birer bacasız fabrika olduğunu ifade ederek, “ Şu anda hayvancılıkla uğraşan bir insanın. Yeme para veriyor, arpaya para veriyor, samana para veriyor, yayla ihalesine para veriyor, çobana para veriyor, ilaca, veterinere para veriyor. Yaylaya giderken nakliye gideri falan var bu ilk etapta aklıma gelenler. Bir sürü kalem giderine karşılık bu vatandaşın hayvan sahibinin geliri nedir. Geliri o elde edeceği peynir ve birde kuzuların satılığı yani erkek kuzuların satışı. Yani iki kalem gelir var. Yünün zaten hiçbir kıymeti yok. Yani bu adam bir kuzusunu satacak bir de peynirini satacak. Şimdi peynir malum yani hakikaten yani neredeyse el ele baş başa gibi yani çünkü her şey zamlandı peynir piyasası zamlanmadı. Tüketiciye sıkıntı olmasın tüketici düşünülüyor. Diğer tarafta kuzularda işte vatandaş kuzusunu götürüp kestirecek kesimhanelerde. Bu sene bir bakıyoruz ithal et noktası çıkıyor ithal et dibe vuruyor vatandaş orda zarar ediyor. Yani velhasıl bu kadar çileyi zahmeti çektikten sonra çünkü bu adam Şavakın her bir evi bacası birer fabrika konumundadır durumundadır. Şimdi adam çobanı karşılayamıyorsa, yemini, arpasını, samanını ve nihayetinde bu bir ailedir çoluk çocuğunun geçimini sağlayamıyorsa ve bunun üstüne bu kadar zahmetli eziyetli bir işse ve önüne de bir sürü böyle sıkıntılar, zorluklar yaylalara giderken yollarda jandarmada vs. merak konularında. Adam şimdi kışlalara dönüp geliyor köydeki vatandaş şikayet ediyor hemen bakıyorsun jandarma gidip oradaki vatandaşa ceza kesiyor. Yani meralar boş ama keyfi olarak verilmiyor. Neymiş efendim benim köyüme hayvan gelmesin. Senin köyüne hayvan gelmesinde senin köyünün bir sürü merası var, alan geniş en az 5 bin 10 bin koyun girebilecek şekilde bir otlak mevcut yani senin tapulu malın değil bir şeyin değil kardeşim. Adam hemen yok ben köyüme koyun istemiyorum. O istemiyor o istemiyor vatandaş koyununu nereye hangi meraya götürecek. “ Diye konuştu

HAYVANCILIK TÜKENİYOR

Şavaklılar dernek başkanı Naim Doğan geçmiş yıllara oranla hayvancılıkta bir azalma olduğuna dikkat çekerek, “Yani bu noktada sıkıntılar var. Yani bundan 15-20 sene öncesine göre Şavakta koyunculuk git gide tükeniyor. Tükenmesinin sebebi de işte bu sıkıntılar, zorluklar. Vatandaş ne diyor bize biliyor musunuz? Dernek olarak gelip bize diyorlar ki devlet bize destek falan vermesin, devlet bizim işimizi zorlaştırmasın diyor. Yani hibedir, yardımdır, çoban desteğidir lüzumu yok, bunları vermesin. Biz rahat bir şekilde yaylalarımıza gidelim, yaylalar bize açılsın, o esnada yolculuk esnasında sıkıntılarla karşılaşmayalım, kışlaklarımıza döndüğümüz zaman meraların ortasında sıkıntı yaşamayalım biz bu işi kat be kat arttırırız diyorlar. Yani sıkıntılara biz burada nihayetinde şunu söylüyorum şu anda insanlarımızın yaylalara göç dönemidir. Bizde tabi yaylalara gidip dernek olarak yerinde ziyaretler yapacağız. Çünkü uzun zamandır yaylalara bizde gidemedik. Yani orda konteynır mı var? ne var?. Bu insanlar günlük ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorlar, ne yapıyorlar, ne ediyorlar. Oradaki yaylalarda bir nevi işte iyileştirmeler olabilir. Bunların hepsini biz bu yıl yaylaları gezmek süratiyle hepsini bir yıl dosya haline getirip eksikler sıkıntılar neyse biraz daha böyle kapsamlı bir şekilde yayla dönüşü inşallah basın açıklamasıyla kamuoyuna da duyuracağız. Ve oradaki eksikler neyse de o noktada taleplerimiz olacak inşallah. Ben burada tekrar mülki  amirlerimize, yani Sivas çünkü Elazığ’dan Sivas’a gidip Erzurum, Erzincan, Bayburt en az 4-5 bin vilayet sınırları içerisine dağılıyoruz. Yani burada yetkililerin, mülkiye amirlerinin bu insanlarımıza kolaylık tanımaları, işlerini zorlaştırmamaları bunları insanları bağırlarına basmalarını biz temenni ediyoruz diliyoruz. Çünkü nihayetinde bu insanlar üretici insanlardır. Bu ülkenin bu toprakların ekonomisine katkı sunan insanlardır. Her noktada sahip çıkmak lazım diye düşünüyorum. “ Dedi.

                                                                                      

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER