Hala Mircan

İki yıla yakın bir zamandır PKK’nın kültürel yayılışını, anlatmaya çalıştık ama, anlatmamamışız. Hala her yerde “Mircan” hala saf gençlerimiz bununla oyun oynuyor. Acaba bu insanlar bu oyunun “dağdaki vatan hainlerinin” düzdeki yayılma taktiği olduğunu göremediler mi? Nesine hayran olmuş, birilerinin maşalığını bilmeden yapıyorlar, anlaşılması çok zor.

 

Hadi gençler anlamadı onu çalarak, çanak tutanlara ne demeli? Bütün düğünlere bakın hemen hepsinde çalınıp oynanıyor. Bu yetmezmiş gibi, bir organizasyon için ses cihazı kiralıyacaksınız, gelen cihazcının bilgisayarında mircan var. Aynı cihaz “İstiklal Maşrını” çalıyor, boşta kalınca yine “mircan...”

 

Gazeteci yazar Sayın Mehmet TOPAL’ın bir fikrini sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen beni arayarak “bu konunun üzerine gidelim, gerekirse bir platform hazırlayalım dedi. Çokta mantıklı ve akıllı bir çalışma olur kanaatindeyim. Bir komite oluşturup gerekli yerlerden izin de alarak, gerekirse okul, okul, ev, ev gezerek, bunları anlatmalıyız.

 

Nasip olursa bu konuyla ilgili çalışmaları en yakın zamanda başlatacağız.

 

Sayın sütüdyo sahipleri, değerli müzizyenler ve en önemlisi düğün yapan kıymetli aileler, lütfen bu konularda hassas olun ve yeri gelirse çalındığı taktirde “susturun.” Çıkıp bir Elazığ’ın etrafına bakın, kimlerle çevrilmiş ve hangi kültüre hizmet ediliyor. Bırakın “Ondan” hoşlananlar kendi yerlerinde çalsın.

 

Ama bizim gençlerimizi bu oyuna gelmemeleri için uyarın. Sakın “bundan ne olur” demeyin, çok şey olur ve oluyorda...
Yapılacak çalışmalarda duyarlı insanlarımızdan yardım ve ilgi bekliyoruz. Bizim, çalınacak o kadar çok oyunumuz ve müziğimiz var ki, inanın onları kaile bile almazsınız...

 


TÜRKÇE KONUŞMAK
TÜRKÇE SÖYLEMEK,
TÜRKÇE OYNAMAK

 

Türkçe konuşmanın zor, Türkçe şarkı, türkü okumanın sıkıntılı, Türkçe müzikle oynamanın nadir rastlandığı bir dönemden geçiyoruz maalesef. Yapılan çalışmaların yetersiz kaldığı bu dönemde insanlarımızın, özellikle gençlerimizin bu konuya duyarlı olmalarını sağlamak hepimizin görevi... Hani demişler ya “Ay pacayı aşmadan” işi halletmek gerekir. Ama hep birlikte birilerinin oyununu seyredersek o zaman “Ay pacayı aşmış” olur.

 

Elazığ’da gezerken cadde ve sokaklara dikkat ettiniz mi, Türkçe konuşan ne kadar insan var. Caddelerde yürüyenler, tükürenler, bağırarak konuşanlar, büyük, küçük bilmeyenler, Elazığ bumuydu Allah aşkına?..

 

Kültür adamlarına sözüm yok, onlar ellerinden geldiği kadar mücadele veriyorlar ancak, bu mücadelenin top yekün olmak zorunluluğu var...

 

Gelin güzel Türkçemizi konuşup, Türkçe oyunlar oynayıp, Türkçe şarkı türkü okuyalım ve okutalım. Saygılarımla

YORUM EKLE