HANGİSİ ÖNEMLİ?

Ülke ve millet menfaati söz konusu olduğunda, kişinin, ferdin, grubun veya partinin çıkarları akla bile gelmemeli. Avrupa ülkelerin çoğunda, mesela Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda böyledir. İktidar partisinin ülke ve milletle ilgili hassasiyeti ne ise, muhalefetin de odur. İktidarın ülke için gördüğü tehdit ne ise, muhalefetin gördüğü de odur. Hele muhalefetin gidip bir başka ülkeye, kendi ülkesini şikâyet ettiğini asla göremezsiniz.

         Bu nedenle iktidarın el değiştirmesi, ülkenin çıkarlarına bir halel (zarar) getirmez. Bu nedenle Merkel gitse, hans gelse, May gitse george gelse fark etmez. Ekonomik politikalarda bazı değişiklikler olabilir ama aynı hassasiyetler, aynı iç ve dış politika devam eder.

         Bizde böyle mi? Keşke böyledir diyebilsek. Çünkü ülke ve milletin çıkarlarını önceleyen partiler olduğu gibi, partisini önceleyenler de vardır.

         Ülkemiz, içten ve dıştan gelen saldırılarla karşı karşıyadır. Bulunduğumuz coğrafyanın jeopolitik önemi ve büyük devletler kurmuş bir geçmişe sahip olmamız sebebiyle, ülkemize saldırı da, haini de eksik olmaz.

         Hain dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak. Güçlü olduğumuzda, sayıları ve etkileri azalır, bize bir zarar veremezler. Yok, birlik ve beraberliğimizi kaybetmişsek, işte o zaman onlara gün doğmuş demektir.

         Bugün ülkemiz, ipi emperyalistlerin elinde olan PKK-PYD-YPG, FETÖ, DAEŞ, DHKP-C terör örgütlerinin saldırılarıyla karşı karşıyadır. Bunları, kim veya kimlerin kullandığını, neler vadettiklerini ve ne tür lojistik ve silah desteği yaptıklarını çocuklarımız bile biliyor. Çünkü gizli yapmıyorlar artık.

         Durum bu iken, şimdi birsi çıkıp, bunlardan şu örgütü terörist olarak görmüyorum, o bize saldırmaz derse, o adam ya akıl fukarası veya kötü niyetli olmaz mı? Hele bunu bir siyasi lider veya bir vekil söylüyorsa, bu siyasiler hakkındaki kararı da sizin yüksek anlayışınıza havale ediyorum, varın ona da siz karar veriniz.

Şimdi adama demezler mi, ya hu, bize güney sınırlarımızdan saldıranlar, Merih veya Mars’tan mı geldiler? Amerika’nın YPG’ye verdiği binlerce tır silahı, askerimizin bu teröristlerden aldığı bu silahları da mı bilmiyorsun?

         Eğer bu siyasiler, YPG’nin PKK ile bir ilgisi yok diyorsa, buna da yuh denir. Çünkü aynı örgüt olduklarını PKK ve YPG elebaşları söylüyor. YPG’nin lider kadrosu Kandil’den gelen PKK’lılardır. Ha, Amerika YPG’ye terör örgütü demiyor. Çünkü o maşayı bir müddet daha kullanacak.

         YPG bize mi, neden saldıracak demek, hem şehitlerimize, hem gazilerimiz ve hem de milletimize karşı en hafif tabiriyle terbiyesizliktir. Daha fazlasını söylememe gerek yok, siz arifsiniz, anlarsınız. Ey siyasi, sen de biliyorsun ki, Amerika uşağı PKK bize niçin saldırıyorsa, YPG de onun için saldırıyor ve fırsat buldukça da saldıracaktır.

Buyurun siz söyleyin, gerek liderinin ve gerekse bazı vekillerinin, PKK uzantısı YPG’yi terör örgütü olarak görmediği bir ana muhalefet iktidara gelse, hem iç ve hem de dış politikada taban tabana zıt bir değişiklik olmaz mı? Terör örgütleriyle mücadele akamete uğramaz mı? Nasıl uğramasın ki, adamlar terör örgütü olarak görmüyorlar. Bu da beka meselesi olmaz mı?

Biz beka meselesi dediğimizde, bazı kardeşlerimiz, hemen belediye başkan adaylarını göstererek, bunlar, ülkesine ihanet mi eder, diyorlar. Çoğunluğu dediğiniz gibidir. Zaten bizim sözümüz onlara değil, bahsettiğimiz şekilde düşünen parti yöneticilerinedir. Çünkü şer odakları kimin başkan olduğuna değil, iktidarın güç kaybedip etmediğine bakacak. Zira Türkiye’nin bağımsız tavrından son derece rahatsızlar.

Kardeşim, mesele belediye değil, ülkedir ülke, hala anlamadın mı?

YORUM EKLE
YORUMLAR
yalnız kurt
yalnız kurt - 5 gün Önce

yazık çok yazık ...artık yazılarınızı okumayacağım...yazık...!