HARPUT'A DİYANET KÜLLİYETİ

Bugünlerde Elazığ’In gündeminde 80 milyona malocak Diyanet Külliyeti konuşuluyor.
Külliyeti israf olarak bulanlar var, öteki yandan bir turizm hamlesi olarak görenler var.
Peki hangisi doğru?
Diyanet Külliyeti Elazığ’a neler katar?
Neden yapılmalı?
Bir kere diyanete dokundun mu peşinen taşa tutulursun. Hatta dinden bile sizi çıkarabilirler.
Kanal 23 de Yunus Kardeşimin Külliyet ile ilgili programı dinledim. Konuşanlar maşallah öyle sıradan kimseler değil, hepsi okumuş insanlar, Elazığ’ın tanınmış simaları. Külliyetin yapılması konusunda söylenenlere şaşkınlıkla izledim.
 Elazığ Turizm de çağ atlayacakmış! 
Turist akacak!  
Bu külliyet değil 80 milyon, yüz milyon da gitse yapılmalıymış, diye ballandıra ballandıra anlatımları hayretle dinledim.
Bunlara şunu sormak lazım; 
Bu külliyet kime hizmet verecek?
Turizmle ne alakası var?
Gelenler burada para mı harcayacak, para mı alacak?
Turistler bu 80 milyonluk binayı seyretmeye mi gelecek?
Burası sanki halkın kullandığı, girip çıktığı bir yermiş gibi lanse edilmeye çalışılıyor. 
Oysa tam tersi; bir kurumun tatil dinlenme yerinden başka bir şey değil. 
Buraya gelen yiyip içecek,  kaç gün kalmışsa yol ile birlikte harcırahını alacak; sonra başka gurup gelecek ve böyle devam edecek.
Yani kısacası yapılan yatırım tamamen bir kurumun sefa sürme yeri olacak. 
Ne turizmle ne de Harput’a yeni bir çehre kazandırılması ile alakası olmadığına inanıyorum.
Külliyenin halk dilindeki adı; 
Diyanete bağlı memurların dinlenme ve eğitim kampı… 
Harput’u turizme mi kazandırmak istiyorsunuz?
0 paranın üçte birine Harput Açık hava müzesine döner. Orijinal haline döner. Unesco’nun listesine turizm ve korunması gereken dünya mirası arasına girer. 
Geçmişte valilikler projesini bile çizmişti. Fakat o zamanlar para bulunamadığı için rafa kaldırılmıştı. Ama şimdi bakıyorsun ki bir dinlenme tesisi için para akmaya başladı.
Oysa bu killiye yerine;
Yeni yapılan binalar satın alınır, yıkılır, eski evler yapılır. Caddeleri, çarşıları, hamamları hayata geçirilir. Eski bir şehir kurulur. Yine bu parayla Harput bir mezarlıklar şehrinden çıkarılır, gelen turistlerin konaklamaları için butik oteller yapılır. Turizme böyle kavuşturulur. 
Diyanete bu kadar pahalı bir Külliye’ye çok mu acil gerekli?
Öyleyse götürün bir ilçede yaptırın, bari o ilçenin esnafı gelen memurlardan ekonomisi canlansın. Örneğin Keban’a yapın! 
Baskil’e yapın. 
Ne bileyim ya da Palu’ya yapın. 
Hiç değilse bu güzel beldelerin ekonomisine katkıda bulunursunuz. 
Hele Palu gibi büyük medeniyetlerin geçtiği bir merkeze neden yapılmasın? Ben Palu halkının ve ileri gelenlerin yerinde olsam, zaman geçmeden bu külliyetin Palu’da yapılmasını isterim.  
Bir başka cevap bekleyen soru da; Neden bu kadar pahalı bir külliye? Diye sorarsan eminim, bizi taşa tutarlar. 
Saltanatlarına dokunuyoruz ya?
Evet yapılan külliye bir sefa sürme külliyetidir. 
Ne Turizme ne dine ne de halka hiçbir faydası yok.
 Ama yapılacak! 
Yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın!
Ama açık söylüyoruz bu bir israftır, dinen caiz değildir. 
Harput’a hiçbir katkısı yoktur. Hep beraber Allah ömür verirse göreceğiz. Ve Harput’u turizme kazandıracak diyenlere zaman gelince yüzüne karşı söyleyerek hatırlatacağız.
 

YORUM EKLE