08.01.2022, 23:54 56

 JETONLAR

Dedemizden veya babamızdan duyduğumuz bir deyim vardır. Öğrenip benimsediğimiz için de sıkça kullanırız. Bir sistemin veya toplumun dışında kalmış birine, “Sende jeton daha düşmedi mi?” deriz.  Bir de alaycı bir üslupla “Senin jeton yuvarlak değil, köşeli jeton senin ki” deriz. Aslında toplum aklımızın iplerine takmak istediği jetonları sunar ve kullanmamızın beklentisine girmektedir.

Jetonlarımız hep bir siyasal ekonomide, günlük hayatın içinde en basitinden alışveriş yaparken manavın tezgahında, televizyonda izlediğimiz dizilerde ve filmlerde hep toplumsal ürün olmamız için çalışmaları fark etmeden yaşamın akışını sürdürürüz. Bu noktada kısaca Jeton Ekonomisinden söz etmek gerekiyor. Toplumda insanın belirli davranışlarını ödüllendirmek için bir uyarıcı (anne-öğretmen-film-meslek) şimdi ve gelecekteki aynı veya benzer jeton davranışlarını güçlendirmek için pozitif sistematik bir güçlendirme kullanılan bir sistemdir. Güçlendiriciler ise diğer güçlendiriciler ile değiştirilebilecek (ödül-onaylanma-para-statü) semboller veya simgelerdir. Belirteçli bir ekonomi, insan davranışını esas alarak ödül veya ceza gibi davranışın yanı sıra davranışımızı, eylemlerimizi şekillendiren, özellikle de ayrımcı uyaranlar (dışlanma-onaylanmama) gibi davranışın sonuçlarından etkilendiği jeton işlemi bizleri edimsel (çevremizin) koşullandırma ilkelerine dayanmaktadır. Jeton ekonomi, psikolojik, sosyal, bilişsel ve duygusal faktörlerin ekonomik kararlar üzerindeki etkilerini inceleyen bir başka prensiptir. Ekonomide politikacılar ve medyanın uygulandığı gibi psikoloji, sosyoloji gibi birçok bilim alanında da kullanılmaktadır.

19. yüzyılın başlarında okullarda ve hapishanelerde simge ekonomilerin bazı öncül kullanımları vardı. Bu sistemlerde kişi puanlar kazanılabilir ve birçok farklı öğe ve ayrıcalık verilmek ve kendisi de ayrıcalığa erişmek için değiştirilebilirdi. 1960’larda psikiyatri hastanelerinde kullanılan ilk gerçek simge ekonomileri ortaya çıktı. Token Ekonomisi ise 1961’de Illinois’deki Anna Eyalet Hastanesinde Ayllon ve Azrin tarafından kuruldu. 1970’lerde Token Ekonomileri zirveye ulaştı ve yaygınlaştı. 1977’de, hala bir dönüm noktası olarak kabul edilen büyük bir çalışma yapıldı.  Bu çalışma jetonlu bir ekonominin üstünlüğünü göstermiştir. Başarıya rağmen belirteç ekonomiler 1980’lerden itibaren de geriledi.

Bir jeton ekonomi sistemi toplumun düzeneklerine göre oluşturulan bireyi hedeflemektedir. Durum yönetimi, sistematik olarak sürekli bir akış içinde sisteme uyum aidiyetine dayalı hedef davranışlarımızı biçimlendirmek için işletilmeye devam ettirilir. Jeton ekonomisinde kullanılan güçlendiriciler, diğer güçlendiricilerle değiştirilebilen semboller veya jetonlardır. Jeton ekonomisi, toplumun ürünü olan bireyi edimsel koşullandırma ve davranışsal ekonomi ilkelerine dayandırmaktadır. Okul, aile, kurumlar gibi uygulamalı ortamlarda jeton ekonomileri çocuklar ve yetişkinlerle kullanılır. Jeton ekonomisine uyum gösteren birey topluma ayak uyduran ve ayakta kalan başarılı bir varlıktır. Sizlere bu haftaki yazımda Jeton ekonomisi ile                                     felsefeye ruh katan sorgularıyla da hepimizi iğneleyen filozofun yani Nietzsche’nin “sürü” düşüncesine küçücük de olsa katkı yapmak gerekir. Nietzche, bir yaşam filozofudur. Her ne kadar bir atın boynuna sarıldığı noktada aklını kaybedip akıl hastanesine kapatılmış olsa da…

Bu onun “sürü”nün aklının ipine takmak istediği jetonlara karşı duruşundan dolayı da gelmiştir. Günlük hayatın içinde yaşamlarımız sürekli bir akış içinde devam ediyor. Ve bu yaşam akışı hiç bitmeyecek. Toplum sürekli hareket eder ve hareket halindeki birikim, jetonlu şeyler kendi akışına önem ve öncelik verir. Kendilerine benzemeyenlere karşı ayrımcılık gösterirler.

Nietzsche’nin felsefesinin merkezini oluşturan şey de bu; kişinin varoluşsal özünü oluşturan, yaşamdaki coşkun enerjisini sömüren her türlü öğreti her ne kadar toplumsal olarak geçerli olursa olsun onu sorgulamasıdır. Bir şekilde de bizlerin fark etmeden jeton ekonomisi güdüsüyle yaptığımız “hayatın evetlenmesi”dir. Ayrımcılığı yapmak ama ayrımcılığa uğramamak… Nietzsche’nin felsefesi bireye varoluş estetiği önerir; bu estetik çoğu zaman haksız bir şekilde yetenekli ancak tutarlılığı olmayan şiirsel oyun olarak yorumlanır. Ama tutarlılığı olan şeylerde yaşamın dönüşümü ne olabilir ki... Yaşamın tutarlılığı var mıdır?

Dahası yaşam kendi bireysel akış gücümüzde değil yani dışsal bağlantılar ve toplum akış gücünü oluşturur. Çünkü yaşamın içinde varoluşsal amaca hizmet etmeyi zorunlu kılan Nietzsche’nin felsefesinde karşı olduğu “sürü” hareketine uyum sağlamadan kendi içsel yaşamımızda kalmak kolay olmasa gerek... İşte tam bu noktada toplum iplerine taktığı jetonları aklımıza atmıyor mu? Tıpkı oltayla balık avlamak gibi…

Kolay yaşamak istiyor musun? Sürüde kal ve sürü sevgisi uğruna kendini unut! Kişiyi değil de sürüyü bir amaç haline getirmek, insanoğlunun en büyük hatasıdır. Sürü bir araçtır, başka bir şey değil,” düşüncesi hayatı “jetonlarımızı evetleme”dir.

Eğer toplum içinde aşırı davranışlarımızı vasat olan davranışların alışkanlığına ve önemsiz olan şeyleri de korkularımıza dayandırırsak “sürü” içinde istenen jeton düşme olaylarına karşı nadiren hata yaparız. Jetonlar kabullenişler ve “evetlemeler” ile başlar.

Oysa şimdilerde sürü tek bir kişiymiş gibi sunularak ona insandan daha yüksek değer vermek isteniyor. Kişiyi yaşamdan silen hata yetmiyormuş gibi, bir de bizi sürü haline sokan toplumsal mekanizmalarla sempatiyi en değerli kutsal bir şeymiş gibi değerlendirmemiz bekleniyor. İşte insanı aşağılayan ve kötürümleştiren köle ahlakı budur.”

Jeton toplumlarında toplumsal ahlak öğretisi, toplumları ayakta tutan en keskin söylev olmasına karşın ahlakın karşıtlığı suç ve ceza olarak algılatılır. İşte burada toplum düzeni, jeton ekonomisinde iyiler ve kötüler devreye girer. Sürü olabilmek için iyi ya da kötü insanların ahlaksallık üzerine suç veya ödül kısmını seçeriz. Seçtiriliriz. Şayet ödül ve ceza ortadan kalkmış olsa da bizleri belli eylemlerden uzaklaştıran ya da yönlendiren ne olabilirdi?

Ceza ve ödül; suçlama ve övgü kibirden kolayca etkilenerek işleniyor. Çünkü cezalandırılan biri cezayı hak etmez. İnsanları, ”sürüyü” belli eylemlerden alıkoymak için cezalandırılır. Bu şekilde toplumları kontrol etmek kolaylaşır. Cezayı almayan kişi kötü olmadığını ve kendinin ne denli iyi olduğunu düşünerek iyiliğin övgüsünü sunar topluma ve kendi benliğine. Toplum olarak ahlaka mı aşığız? Yoksa ahlaklı algılanmaya mı? Ahlaklı olmaya mı?

Oysa “Bilge insan, insanları iyi davrandı diye ödüllendirmez,” der Nietzsche.

Yorumlar (1)
Hıdır GENÇER 1 hafta önce
Nietzsche nin toplumu dışlayarak ancak bireylerin tek başlarına bir şeyler yapabileceği anlayışını doğru bulmuyorum.
Namaz Vakti 20 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Beşiktaş 22 35
5. Hatayspor 21 35
6. Başakşehir 21 34
7. Adana Demirspor 22 34
8. Alanyaspor 21 32
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 22 26
15. Göztepe 22 24
16. Antalyaspor 21 23
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 22 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 21 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 20 24
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@