KADER BİZCE MEÇHUL AMA TEDBİR MALUM

Bayramlarda, maalesef sevinç ve üzüntüyü bir arada yaşıyoruz.

Sevinçliyiz, çünkü Rabbimizin bize olan bayram nimetine kavuşmuş oluyoruz.

Sevinçliyiz, çünkü sevdiklerimizle bir araya gelip sevinçlerimizi paylaşıp hasret gideriyoruz.

Sevinçliyiz, çünkü eşi, dostu, akrabayı ziyaret ediyor, sıla-i rahim yapıyoruz. Belki de uzun zaman karşılaşmadığımız akraba ve dostlarla bayramda buluşuyoruz. Bunun kıymetini ancak yaşayan bilir.

Sevinçliyiz, çünkü kimsesizleri sevindiriyoruz.

Sevinçliyiz, çünkü günlük hayat hengâmesinde çevresini unutan çekirdek aile, kocaman büyük bir ailenin ferdi olduğunun farkına varıyor.

Sevinçliyiz, çünkü daha sayamadığım birçok güzellikleri bayramla elde ediyor ve yaşıyoruz.

Bu sevinçlerimizin yanında, bizi çok üzen, bayramımızı zehir eden olaylar da yaşanıyor. Bunlar da maalesef her bayramda yaşadığımız üzüntülerimizdir.

Üzüntülüyüz, çünkü bayramda yollar can pazarına dönüyor. Nice canları kaybediyor ve nice canlar mağdur, malul ve engelli kalıyor.

Üzüntülüyüz, çünkü birçok kişi eşsiz, birçok çocuk yetim kalıyor.

Üzüntülüyüz, çünkü bayramımız yasa, en sevinçli günlerimiz taziyelere dönüşüyor.

Üzüntülüyüz, çünkü bölünmüş kaymak yollara rağmen, bir sürü densizin araç kullandığı yollarda, milyonlarca insanımız her an bir kazayla karşı karşıya kalmaktadır.

Biz kaderimizi bilmiyoruz. Kaderimiz bu deyip işi de geçiştiremeyiz. Çünkü biz tedbir almak, yani aracı trafik kurallarına göre kullanmakla mükellefiz.

Biz, hız limitine uymak ve uykulu araç kullanmamak zorundayız. Alkolden bahsetmiyorum bile. Bir Müslümanın alkolle ne işi olabilir ki?

Biz, tüm tedbirleri aldıktan sonra takdiri Allah’a bırakırız. Tedbir almayıp, Allah’ın takdiri böyledir demek, İslam’ı anlamamak olur. Yüce Resul bize, “ önce deveni bağla, sonra tevekkül et” demedi mi?

Evet, bugüne kadar devleti yönetenlerin bu konuda ihmalleri var. Avrupa tren ve hızlı trene yönelirken, Sultan Abdülhamit’le başlayan demiryolu atağı, maalesef Cumhuriyet döneminde karayollarına kaydı. Keşke Batıdaki gibi olsaydı da, insanımız bugün treni tercih etseydi de, bu kazalar olmasaydı.

Devletin tekrar hızlı trene yönelmesi sevindiricidir. İnşallah kısa sürede ülkemiz hızlı tren ağlarıyla donatılır da, trafik kazaları minimize olur.

Bütün bunlara rağmen çözüm yine bizde. Yapacağımız iş çok kolay. Hem kendimizi ve hem de karşımızdakileri düşünerek araç kullanmalıyız. Varsın geç geldin desinler ama geçmiş olsun veya yazık oldu demesinler.

11.06.2019

YORUM EKLE