KAPASİTE,ADALET VE PLANLAMA SORUNU VAR.

Bir önceki yazımızda Elazığspor'un teknik direktörü Serhat Gülpınar ve takım ile ilgili düşüncelerimizi

aktarırken aklımıza takılan bazı konuların ise Adana Demirspor maçı ile netleşeceğini belirtmiştik.

Bizim teredütlerimiz kadro ile ilgiliydi.

Adana Demirspor karşılaşmasında puan veya puanlar alsaydık dahi yazımızın içeriği değişmezdi.

Gazişehir maçın'a çok farklı bir kadro ile çıkarak herkesin tepkisini çeken Serhat Gülpınar , o maçtan sonra

Adana Demirspor karşılaşmasına da benzer 11 ile çıkarak Elazığspor'un kaderiyle oynamaya devam etti.

Bordo Beyazlıların birinci forveti Diarra'dır.

Hem fizik kondisyon hemde beceri olarak diğer arkadaşlarından daha iyi bir durumda olan Diarra'yı

biranda 4.tercih olarak değerlendirirseniz sizin hem adaletiniz hemde kapasiteniz sorgulanır.

Eğer Diarra sakat veya cezalı değilse bu takımda ilk 11 de direk oynar.

Şayet bir sıkıntısı olmamasına rağmen Serdar,Bekamenga ve Emir sahada Diarra kulübe de ise bunun mantıklı bir izahı olamaz.

Aynı durum Yiğitcan için geçerli.

Geçtiğimiz hafta uyardık.

İdris Diarra ve Gökhan varken Yiğitcan oynatılmamalı.

Karabük maçı 2 tane saçma sapan kart, Gazişehir maçı ilk golde hata yapıp ikinci golü kalesine attı.

Bu kadar kötü bir adamı Adana Demir karşılaşmasında da sahaya sürersen sonuç belli.

Daha önce iki maça sığdırdıklarını şimdi tek maçta yaptı.

Maçın başı penaltı ve rakip saha'da akıl almaz bir faul ile ikinci sarı karttan takım 10 kişi.

Hem fizik olarak hemde beyin olarak hazır olmayan isimlerle oynarsan sonuçta kaçınılmaz olur.

Takımda daha hazır futbolcular varken bırakın koşmayı ,yürümeye dahi niyeti olmayan isimlerle maça başlamak

ve bunlarda ısrar etmek acaba hangi aklın ürünü.

Kadir Taşoğlu'nu en çok eleştirenlerden biriyim.

Sebebi de Bir Elazığ'lı olarak daha fazla efor sarfetmesi gerektiğinden.

Ama inanın kızdığımız Kadir bile ilk 11'de çok rahat oynar.

Fakat bırakın oynamayı 18 kişilik kadroda dahi yok.

Keza Malatya'dan hazır gelen Şahan'da oynamalı ama oda 18'de yok.

Elazığspor çok kötü oynayan bir Adana Demirspor karşısında puan alamadıysa en önemli iki sebepten biri

Serhat Gülpınar diğeri ise Hakem.

Şimdi futbolcuların hiç mi suçu yok diyeceksiniz.

Elbette var.

Bir metreden Boş kaleye gol atamayan adamı alana ve oynatana sormak lazım.

Hakemin maç boyunca en doğru kararı Yiğit'e verdiği ikinci sarı kart.

Rakibe çıkmayan kartlar ve diğer düdükler için Hakemin art niyetli olmasına rağmen,

Elazığspor doğru bir kadro ile Demirspor karşısında kesinlikle puanla ayrılırdı sahadan.

Bordo Beyazlılar çok önemli bir haftayı puansız kapayarak büyük bir avantajı kaçırdı.

Keza rakiplerimizin hepsi puan kaybederek aradaki farkın açılmamasını sağladılar.

Milli maç ve Yerel seçimlerden dolayı lige verilen ara nedeni ile Hatay maçı neredeyse 3 hafta sonra oynanacak.

Bu Elazığspor için çok büyük bir avantaj.

Çünkü şuanda 1.Ligin en formda takımı Hatayspor.

Özellikle liglere verilen aralardan sonra iyi oynayan takımlar hep sıkıntı yaşıyor.

Umarım Hatayspor'da bu sıkıntıyı yaşar ve Elazığspor deplasmandan 3 puanla dönerek yeni bir başlangıç yapar.

Bunun için Bordo Beyazlılar kendilerine ilaç gibi gelen bu fırsatı çok iyi değerlendirmeli.

Ben yönetimin yerinde olsaydım bu takıma değil 5 gün, 5 saat bile izin vermeden Antalya kampını daha uzun tutardım.

Zaten transferlerin %80 i Elazığspor'a gelmeden önce yatmış.

Demirspor maçından sonra takımı hemen Antalya'ya götürüp Hatay maçına kadar kampı sürdürerek

Antalya'dan direk Hatay'a geçilmeliydi.

Ama Elazığspor nasıl yaptı.

Demirspor maçından sonra 2 gün izin, Antalya kampından sonra 2 gün izin, ardından Elazığ'da toplanma

ve 3 Nisanda'da Hatay maçı.

Bu planlama Fizik kondisyonu ve maç eksiği olan bir takım için çokta makul bir planlama değil.

Kamp başlangıç ve son günlerinin çokta verimli olmadığı düşünülürse bu ilaç gibi aranın 5-6 günü heba olmuş olacak.

Ya takım Hatay maçına kadar çalışmalarını Elazığ'da yapaydı ya da Antalya'da...

Eğer biz ligde kalırsak inanın bunun en büyük faktörü bu ara olmuş olacak.

UTANMAZ ADAM.

Adana Demirspor'un 'SÖZDE' teknik adamından bahsediyorum.

Bu işe de Elazığspor sayesinde başladı.

Ona ilk görevi veren de Elazığspor başkanı Selçuk Öztürk...

Yani bu kendini beğenmiş ukala güya başkanın dostu.

Maçtan sonra yaptığı açıklamaya bakın;

'8-1 olacak karşılaşma neredeyse berabere bitecekti'

Hangi maçı hangi kafayla izledin.

Tesislerde alkol aldığın gibi maçlar da damı alkol alıyorsun ey zavallı utanmaz.

Hakem adam gibi yönetse mağlup olur, o günde kovulurdun.

Selçuk Öztürk ve Elazığspor camiasına minnet borcun varken

böyle açıklama yapman senin acizliğini ve ne kadar 'ADAM' olduğunu gösteriyor.

YORUM EKLE