14.08.2020, 11:58 62

LÜBNAN MESELESİ

Uzun yıllardır siyasi krizlerle, savaşlarla ve bölgesel çekişmelerle andığımız Ortadoğu’nun her daim tedirgin ülkesi Lübnan, bu kez başkent Beyrut limanındaki patlamayla sarsıldı.

Başbakan Hassan Diyab başta olmak üzere resmi makamlar facianın limandaki patlayıcı madde deposunda meydana geldiğini ve onlarca kişinin (en son ben yazıyı hazırlarken 73 olduğu açıklandı) öldüğünü ve 3500’den fazla yaralı olduğunu açıkladı.

Ölü sayısının resmi rakamların çok üzerine çıkacağı değerlendiriliyor.

Beyrut’tan gelen ilk görüntüler patlamanın şiddetini ve dehşeti gözler önüne seriyor.

Bölgede yaşayanlar, can kayıplarının yanı sıra geniş bir çevrede ağır maddi hasar oluştuğunu ifade ediyor.

Bazı Lübnanlı gazeteciler, patlamanın şiddetini anlatabilmek için “Lübnan’ın Hiroşima’sı” benzetmesini yaparken, bazıları ise olayı “Çernobil”i işaret ederek değerlendiriyor.

Bu benzetmeler patlama sonrası Lübnan’da başlayan tartışmaların hangi siyasi zeminde değerlendirileceğine işaret ediyor diyebiliriz.

Ülkede geçtiğimiz yıl ekim ayında hükümetin “Whatsapp Vergisi” olarak adlandırılan ek vergilerinden sonra kitlesel gösteriler başlamış ve Saad Hariri yönetimi istifa etmiş, yerine akademisyen Hassan Diyab hükümeti göreve başlamıştı.

Yeni hükümet aradan geçen zamana rağmen Lübnan halkını tatmin edecek adımlar atamadı.

Dolayısıyla ülke ekonomisi her geçen gün çöküşe sürüklendi.

Hatta Lübnanlılara ve ülkede yaşayan yabancılara soracak olursanız “ekonomi zaten çöktü” demeyi tercih ediyorlar. Öyle ki kimse bankalardaki parasını dahi çekemiyor.

Yüklü miktarda döviz bulmak imkansız gibi. Bankadaki dolar kuru ile piyasa arasında dağlar kadar fark var.

Bu kötü gidişatın üzerine Amerika Birleşik Devletleri’nin Hizbullah’a yönelik yaptırımları da ekonomiyi daha zor duruma soktu.

Ekonomik kriz ve coronavirüs salgınıyla uğraşan Lübnanlıların omuzlarına bu sefer -aslında alışık oldukları- bölgesel çekişmelerin yükü de bindi.

Geçtiğimiz haftalarda ülkedeki Maruni Patriği’nin “Lübnan’ın bölgesel çekişmelerde tarafsız kalması gerektiği” şeklindeki açıklamaları yeni bir tartışma başlatmıştı.

Hizbullah ve müttefikleri bu tartışmaların kendilerini hedef aldığını düşünüyor ve “Direniş ekseninden” (İran-Suriye-Hizbullah cephesi) vazgeçmeyeceklerini vurguluyordu.

Diğer kesim ise Lübnan’ın özellikle de İran-Hizbullah-Suriye ilişkisinin faturasını Lübnanlıların ödediğini savunuyor ve Lübnan’ın bölgesel çekişmelere kurban edilmemesi gerektiğini söylüyordu.

Bu kesime göre Hizbullah faktörü, ülkenin dışarıdan yardım almasına engel teşkil ediyordu.

Söz konusu gruplar ise genel olarak Lübnan’da Suudi Arabistan çizgisine yakın durmayı tercih edenler.

Tartışmalar devam ederken, geçtiğimiz hafta güney sınırında İsrail ve Hizbullah arasında yaşanan gerilim de ülkede savaş endişesi yarattığı gibi, Hassan Diyab hükümetinin ekonomik çöküş karşısında somut bir şey yapamaması uzun süredir Lübnan’da bir hükümet değişikliği veya bazı bakanlıklarda revizyon tartışmalarına neden oluyordu.

Bu arada Suudi Arabistan’a yakın siyasi çevreler de hükümetin Hizbullah etkisinde olduğunu savunuyordu.

Fransız mandası döneminden kalan ve mezheplere dayalı “Kota sistemiyle” yönetilen Lübnan’da; Cumhurbaşkanı Maruni Hristiyanlar’dan, başbakan Sünniler’den, meclis başkanı da Şiiler’den olmak zorunda. Yine meclisteki milletvekilliğinde de mezhepsel kota uygulaması var.

Lübnan’da “Bütün kötülüklerin anası” olarak görülen bu sistem, hükümet kurma ve hükümetin karar alması gibi durumlarda korkunç zorluk oluşturuyor ve en küçük bir anlaşmazlığın bile yönetim krizine dönmesine zemin hazırlıyor.

Örneğin Başbakan her ne kadar Sünni olmak zorundaysa da son dönemlerde Sünni kesim, mevcut Başbakan Hassan Diyab’ı (ki kendisi Sünni) ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ı(Maruni) Hizbullah ve İran’a yakın durmakla itham ediyor. Yani yeterince Sünni veya Maruni olmamakla(!)

Dönelim Beyrut Limanı’ndaki patlamaya...

Lübnanlılar arasında bu felaketle ilgili birçok senaryo şimdiden konuşulmaya başlandı. Hükümetin resmi açıklamaları tatmin edici değil. Gerçi böylesine korkunç bir facia sonrası dünyanın en önemli istihbarat teşkilatlarının sokaklarında cirit attığı kanlı Beyrut’ta kime neyi anlatabilirsiniz ki!

İnsanların aklında, “Patlama eğer hükümetin açıkladığı gibi daha önce depolanan patlayıcı maddelerin infilak etmesi sonucu olduysa, bu patlayıcı maddeler uzun süredir orada neden duruyor?” sorusu var. Veya “Bu patlayıcı maddeler nereden ele geçirildi de orada tutuluyor?” Hükümet ise konuyla ilgili henüz net bilgi veremiyor.

Bazı kesimler, infilak eden alanın Hizbullah tarafından silah ve mühimmat deposu olarak kullanılıyor olabileceğini savunuyor.

Yine bir başka senaryoya göre, söz konusu deponun Hizbullah tarafından kullanılıyor olma ihtimaline karşı Amerikan işbirliğiyle İsrail tarafından hedef alınmış olabileceği de konuşulanlar arasında.

Önümüzdeki süreçte muhtemelen buna benzer çok senaryolar duyacak, okuyacağız. Zira yıllardır savaşların ve bölgesel çekişmelerin kurbanı olan Lübnanlılar, en küçük bir olayın altında bile haklı olarak farklı komplo teorilerini akıllarına getiriyor.

Faciayla ilgili yapılan “Hiroşima” ve “Çernobil” benzetmeleri, Lübnan’daki genel siyasi atmosfer ve bölünmüşlükle alakalı.

Hiroşima benzetmesi yapanlar aslında Lübnan’ın bu faciayla dışarıdan hedef alınmış olabileceğine işaret ediyor.

“Çernobil” benzetmesini dile getirenler ise patlamayı, ülkede mevcut siyasi sistemle alakalı olarak hükümetin kötü yönetmeye devam etmesi ve yolsuzlukların önüne geçmemesiyle ilişkilendiriyor.

1975’te başlayan ve 1990’da sona eren iç savaşın izlerini her yerinde taşıyan Beyrut, tarihinde hiç yaşamadığı kadar büyük bir felakete daha şahit oldu. Ancak yaşanan facianın etkisi başkentle sınırlı kalmayarak, bütün bir ülkede ve bölgede yeni bir deprem etkisi yaratacak gelişmeleri de tetikleyebilir.

İnsanların ağır ekonomik koşullar altında ezildiği; ABD-İran gerilimi devam ederken ülkenin resmi ordusundan bile daha güçlü bir askeri unsur olan Hizbullah’ın burada doğrudan taraf olduğu ve Suriye’de devam eden savaş ve ekonomik yaptırımlar da hesaba katıldığında, Lübnan’ın bu patlamadan sonra ne derecede yıkıcı krizlerle karşı karşıya kalabileceğini kestirmek güç değil. Yazımıza katkılarından dolayı Av.Özkan Ayyıldız ve E.Başmüfettiş Burhanettin Karagözoğlu’na teşekkür ederiz.  Görüşmek dileğiyle…

Yorumlar (0)
-5°
açık
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:04
Güneş 07:30
Öğle 12:39
İkindi 15:16
Akşam 17:39
Yatsı 18:59
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@