YENİ BİR VİRÜS GELİYOR!

Müneccim olmaya gerek yok Allah akıl vermiş yetmez mi?

Bu yazıyı sonuna kadar okuyan ileride tekrar okuma ihtiyacı duyacağına inanıyorum.

Evet, yeni bir virüs geliyor.

Hem de bu sefer solunum yolunu etkileyen, öldüren, yatağa düşüren bir virüs değil.

Daha tehlikeli bir organımızı etkisi altına alacak.

Virüs’ün yayılması şu anda hızla devam ediyor. Tamamen yayılması biraz uzun sürebilir fakat bitmesi için asla bir süre tahmin edilemez.

Şu anda Hastalık hedefine varmak üzere ve fazla değil iki yıl içinde bütün insanlar yakalanacak. (Yazının sonundaki kesim hariç)

Yeni virüse yedi yaş gurubu dâhil olur mu bilemem ama on yaşından yukarı herkes dahil olacak. Virüsün tek olumlu tarafı bu hastalığa yakalanacak en az kesim, yaşlı kesimi olacaktır. Yakalanmayacak demiyoruz, en az yakalanan diyoruz.

Aileler akşamları bu virüsle zaman geçirecek. Bu virüs aileyi yönetecek. İsterse kavga çıkaracak, isterse sevindirecek. Sevindirmesi tamamen tuzak olduğunu kimse anlayamayacak.

Artık kumar alışkanlığı olan insanlar kumar oynamak için evden başka yere gitmeyecek. Evde ailece hep birlikte bu virüsle oynayacaklar.

Virüsün adını mer ettiniz değil mi? Hiç uzatmayalım;

Okullarda, sokaklarda, evlerde çoktan yayılmış olan virüsün adı KRİPTO PARADIR.

Şaka sanıyorsanız bu yazıyı zamanı gelince ve yaşıyorsak yine hatırlatırım. Öyle uzun bir süre değil, bir iki yıl sonra…

Şimdi başımıza neler gelecek ona bakalım;

Gelecekte aileler bu küresel tuzağın, sömürü virüse hep birlikte yakalanacak. Çocuk harçlığını Kriptoya yatıracak, Annesi bir kenara koyduğu üç beş kuruşu, altınını kriptoya yatıracak, baba aldığı maaşı borca yatırmadan ikiye katlamak için Kripto paraya yatıracak ve hepsi de kaybedecek.

Tuzak Amerika merkezli kuruldu, kurgulandı dünyaya yayılıyor. Tuzağa düşen parası olanlar değil, gelişmemiş ülkelerde zengin olma hayalleri ile yaşayan yoksulların hepsi…

Artık eskisi gibi Ülkeleri borçlandırıp devletlerin parasını almak yerine bütün dünyada kendi rızasıyla insanların parasını tek tek elinden alma zamanı geldi, geliyor. Yeni dijital sömürü çağına girdik artık. Kapısında değil, tam içindeyiz.

Küresel sömürünün çok uzun süreceği kesin ama bu tuzağına düşmeyen kalır mı onu bilemem.

Ayrıca bu tuzağın eski adı kumardır. onu da belirtelim. Tek fark, artık her oyuna herkes dahil ediliyor ve herkes evinde işyerinde sokakta oynayabiliyor.

Evet bildiğimiz Kumarı bize şeklini şemalını değiştirerek köylerde kasabalarda dağlarda bile oynama imkanı verdiler. Nerde olursanız olun, internet varsa tamamdır.

Tuzaktan ufak bir örnek verelim.

Küresel güç (Büyük para sahipleri) milyon dolarları bir kriptoya yatırıyor. Bir haber yaptırıyor. Kripto para, yukarı doğru hareketlenmeye başlıyor.

Dünyanın dört bir yanında, yoksullar, elinde üç beş kuruşu olanlar, zengin olma hayaliyle bu kriptoya saldırıyor, satın alıyor.

İşte tuzak tam da burada.

Milyonlarına milyon katan büyükler parasını üçe dörde katladıktan sonra parasını çekiyor. Kripto para düşmeye başlıyor. Gariban ise hala çıkmasını bekliyor ve oyunun farkında değil. Farkına vardığında zaten yapacak bir şeyi kalmıyor, parasının büyük bir kısmı elinden uçmuş oluyor.

Zararımı başka kripto parada çıkarayım diye gezinmeye başlıyor. O kripto benim bu senin, derken elinde ne varsa gidiyor. Sonunda sıfırı tüketip yerine oturuyor.

Özür dilerim yerine oturmuyor, keşke ders alsa otursa.

Gidip borç alıyor, bankadan çekiyor, malını satıyor. Niçin, zararını çıkarmak için.

Peki bu hastalık hangi hastalığa benziyor?

Kumar hastalığı da böyle değil mi?

Ama bu oyun öyle kumarhanede oynanmayacak. Kendi evinde ve ailece oynanacak.

Evin annesi babası başka köşede, çocuklar başka köşede…. Bazen toplanıp kafa kafaya verecekler hangi kriptoyu alacaklarını tartışacaklar.

Eskiden bazı babalar kumar oynardı, bu alışkanlığı yüzünden eşi çocukları perişan olurdu. Aileler parçalanır, dağılırdı. Şimdi artık aile hep birlikte evde kumar oynayacak.

Bazen kavgalar çıkacak, herkes birbirini suçlayacak. “Sen benim dediğim Kripto paraya yatırsaydın kaybetmezdin!” diye saç baş yolunacak. Belki de geceleri kimse yatmayacak sabahlara kadar elinde telefonu ile hangi kripto düşüyor, hangisine yatırayım diye sabah uykusuz işine, okuluna gidecek.

Ya da zararımı hangisi telafi edebilir diye kripto kripto gezecek. Her gezdiği kripto ondan para koparacak. Farkına vardığında elinde avucunda ne varsa hepsi gidecek.

Hazır olun bu virüs fena geliyor ve fena çarpacak!

Ve hikâye aile içinde bitmiyor.

Misafirliklerde herkes dakikada bir telefonuna gizlice bakacak, satın aldığı kriptodan zengin olmuş mu olmamış mı? Kripto kaç dolar kazandırmış, kaç dolar batmış. Dedikodular Kripto üzerine olacak.

Bunu yaparken sohbeti unutacak. Düğünlerde bile herkesin telefonu elinde gözü ekranında olacak. Düğün sahibi Belki de kim geldi kim gelmedi bilemeyecek, hatırlamayacak.

Cenazeyi defnederken bile ara sıra eli telefona gidecek kontrol edecek.

Dedik yaacayip bir virüs geliyor. Öyle böyle değil, aklımıza, zamanımıza düşünmemize el koyacak. Ve Amerika merkezli bu kumar tuzağı yeni beraberin duygusuz, sinirli, iletişimi yok olmuş insanlar yaratacak. İnsanlarda hırs, güvensizlik, boş hayal peşinde koşma gibi yalnızlaştıran davranışlar yaratacak. Herkes birbirinde para bıraktı, ya da çok borç bıraktı dedikoduları yerine;

“Ne kirli çıkınmış, oldukça yüklü kripto para geride bırakmış.” Diyecekler. Yani ölünün ardında bile Kripto dedikodusu yapılacak.

Bunları nerden biliyorsunuz siz müneccim misiniz diyorsanız tek vereceğim tek cevap.

Müneccim olmaya gerek yok, Allah hepimize akıl fikir vermiş, bu yetmez mi?

Artık liselerde (şimdilik Liselerde) sınıflarda kripto para muhabbetleri var.

Gittikçe hızla yayılıyor.

Çevreye bakarsanız virüsün nasıl hızla yayıldığını açıkça görürsünüz.

Covid-19 virüsü için etkili ya da etkisiz bilemem ama bir aşı bulundu fakat maalesef bunun aşısı yok!

Aslında yok değil, bir ilacı var ama uygulaması zor.

Bu hastalığın aşısı her zaman olduğu gibi inanç ve aklını iradesiyle birlikte kullanmaktır.

İnanç, akıl, ve irade…

Birinden biri eksik olursa aşı etkisiz olur.

Bir yerde okumuştum; Allah(cc) aklı yarattıktan sonra; “Gel! diye emretmiş, gelmiş. “Git!” demiş akıl gitmiş. “Dön” diye emir buyurmuş, dönmüş.

Ondan sonra akla şöyle emir buyurmuş; “Ben seni güzel yarattım. Senden daha üstün ve iyi bir şey yaratmadım.”

Akıl bu övgüden dolayı kendi kendine gururlanır olmuş. Arkasından gelen bir ses duymuş. Dönüp sesin sahibine bakmış.

Sesin sahibi ona şöyle demiş;”Hele bana bak, ben senden daha güzelim.”

Akıl bakmış gerçekten çok güzel. Şaşırmış ona kim olduğunu sormuş.

“Ben ilahi iradeyim!” demiş. Sen yalnız çok yanılırsın fakat birlikte olursak iyi ve güzel şeyler yaparız.” Demiş ve birlikte yola çıkmışlar.

Akıl ilahi irade ile ancak güzel şeyler yapabilir. Tek başına kalırsa isteklerimiz hırslarımız aklı alır kendi safına çeker ve bizi uçurumdan uçuruma atar durur.

Bunun için dedik bu yeni virüsün tek ilacı akıl ve inanç ve ilahi iradedir.

Bu yazı burada biter ama yazdıklarımız tercihlerimize göre geleceğimizi şekillendirir.

Virüsten korunmanın tek yolu ilahi iradeyi aklımıza arkadaş ederek yaşamaktır. Başkada kurtuluş yolu yoktur.

Sakın küçümsemeyin! Büyük bir dijital sel geliyor.

Ya saman çöpü olur suyun üzerinde fazla hırpalanmadan gideriz, ya da çakıl taşı olur önümüze gelen her şeye çarpa çarpa gideriz. Tercik bizim.

Bence gelin saman çöpü olalım ki, gelen sel bizi etkilemesin dostlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Civelek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?