Talebimizdir-2-

Geçenlerde bu hafta bugün olduğu gibi talebimizdir başlığıyla ele aldığımız yazımız karşılığında şifai olarak aldığımız olumlu tepkiler karşısında duyarsız kalmayıp bu hafta bugün de okurlarımızın yanında birçok vatandaşımızın da tercümanları olmamızı istedikleri taleplerini dile getirip etkili ve yetkili şahsiyetlerin bilgisine sunalım istedik.

Geçen hafta;

İnsanoğlunun yaşam içerisinde en çok yaptığı ve uyguladığı şey arz ve taleptir ama yerli yerinde olsun ama doyumsuzluk nedeniyle yersiz olsun ifadesi ile başladığımız ve devamını;

Arz ve talep insanoğlunun en doğal ve en tabii hakkıdır tabii ki yerli yerinde olmakla beraber sadece ve sadece hep kendine yönelik değil toplumsal olan sorunların behemehâl giderilmesi ile olumlu gelişmelerin sürekli yaşanması noktasında olması halinde.

Talep;

Bir diğer anlam ve ifade ile istek iki yönlü ve iki noktada uygulanandır.

Biri ilahi yön ve noktada

Bir diğeri de beşeri yön ve noktada olanıdır.

İlahi yön ve noktada olan talep;

Malumdur ki bizleri yoktan var eden, varlığımızdan haberdar kılan yaradana, yani Allah’a olan talep ve istektir ki bu sonsuz olan istek ve talebin bir diğer adı da duadır.

Beşeri yön ve noktada olan talep ise;

Allah’ın lütfedip en büyük hazine, yani zenginlik olan akıl ile donatıp Eşrefü Mahluk sınıfından yaratıp kulum dediği, ne ile ve nasıl bir günah ve hata ile gelirsen gel affederim ancak ve ancak KUL HAKKI ile gelme dediği, beşer olarak sınıflandırdığı insandan ve yine Allah’ın bir zenginlik olarak sunduğu kiminin kıymetini bilip yerine getirdiği kiminin ise kıymetini bilmeyip kendine ve dar kapsamda yakınlarına yönelik kullandığı ve diğer insanlara zulüm aracı olarak değerlendirdiği makam ve mevki sahibi kıldığı etkili ve yetkili insanlardan istenendir.

Ama öyle ama böyle netice itibari ile insanoğlu bir beşerdir, şaşmayanı ve ben demeyeni çok ender görülendir.

İnsanoğlunun bil cümlesinin itikat ve inanç noktasında dolu olmayıp doyumsuz olanların var olduğu da bir gerçektir.Ancak; Allah’a binlerce hamdu senalar ve şükürler olsun ki sadece ve sadece kendini düşünen, hep ben ve bana diyenlerden öte doymak bilen ve paylaşımcı ruha sahip inanç ve itikat noktasında fazla olmayıp azda olsa milli ve manevi değerler çerçevesinde düşünüp biz diyerek toplumsal düşünenlerin sayısı çok çok fazladır diyebiliriz.

WhatsApp_Image_2022-12-07_at_16.19.37.jpeg

Bundan sebeptir ki hep ben demeyip biz diyen, İslam ve Müslümanların yaşantısında olmayıp Yahudi zihniyeti olup sözümüz onlara Müslüman veya muhafazakâr ve de milliyetçi geçinen bir çoğunun dillerine pelesenk ettikleri Bana Ne- Beni ne ilgilendirir-Bana değmeyen yılan bin yaşasın-Devlet malı deniz yemeyen domuz-Devlet ve Milleti ben mi kurtaracağım gibi olmadık kötü düşünce ve zihniyet sahibi olmayan vatan ve millet perver insanların yaptıkları ve bulundukları talep ve istekleri sadece kendine değil topluma yönelik olan talep ve isteklerdir.

O nedenle;

Bu hafta bugün yazımızın başlığını TALEBİMİZDİR koyarak yukarıda sözünü ettiğimiz güzel vasıflara sahip vatandaşlarımızın vatanın gelişmesi, aziz milletimizin refah ve saadeti adına dile getirip gündeme gelmesini istedikleri istek ve taleplerine yer verip hem siz vatandaşların bilgisine sunmak ve hem de devlet ve millet adına hizmet için kurumlarda yer almış ve kendilerini milletin hizmetine adamış duyarlı olan etkili ve yetkili şahsiyetlerin bilgisine arz edelim istedik diyerek yazımızı noktalamış idik.

Evet;

İşte geçen yazımızda vatana ve millete gönül vermiş vatan perver vatandaşlarımızın devletten ve devleti temsil eden etkili ve yetkililerden bulundukları istek ve taleplerin bir kısmını da bu hafta bugün sizlerle paylaşacağız.

*Öncelikle son dönem ve günlerde, özellikle geçen hafta bazı kendini bilmez iş adamlarınca, özellikle de marketler zinciri sahiplerinin ekonomi üzerinden haddini aşan beyan ve açıklamalarından millet olarak, vatan ve milletin öz değerlerine bağlı millet olarak rahatsız olduğumuzu ifade etmek isteriz. Bu tür anlamsız açıklama ve beyanda bulunup akıllarınca ülke ekonomisini girdaba sokarak birilerinin kötü amaç ve emellerine çanak tutan marketler zinciri sorumlularının ellerinin tersine döndürülmesi adına bu zincir marketlerin çalışanlar göz önünde bulundurulup kapatılmaları yerine şehir dışına çıkarılmaları ve sıkça denetlenip sıkı bir müeyyide uygulanarak hadlerinin bildirilmesi.

* Deprem bölgesi olan her iI ve iIçede oImakIa beraber köyIerde biIe TOKİ tarafından yapılmış ve yapılmakta olup vatandaşların sıkıntılarının eksiği ve gediği ile de olsa giderildiği bir gerçek. Söz konusu konutların şehrin çok uzağında yapılmış olması nedeniyle ulaşımında bir o kadar sıkıntılı olduğu da ayrı bir gerçek.

Amaç vatandaşın sorunlarını çözmek, huzur ve refahını sağlamaksa eğer; öyle olduğuna inanıyoruz o zaman ulaşım sıkıntısının da bir an evvel çözüme kavuşturulması gerek.

Örnek verecek olursak eğer; deprem bölgesi olan birçok ilde olduğu gibi Elazığ’ın da hemen hemen birçok yerine, Zafran Tokiler yakın olması hasebiyle hariç Abdullah Paşa Mh.- Çatalçeşme, 1-2-3-4.5.6-7-8-9-10-11-12 etapların bulunduğu Yemişlik ve Bizmişen gibi semtlerde ulaşım sıkıntısı had safhada hele hele sabahları 6-7-8- saatleri ile akşam 4-5-6-7-8-9 saatleri arası çok daha sıkıntılıdır. Bu sıkıntının çok önemli bir sıkıntı olduğu için ivedilikle giderilmesi gereken bir sıkıntı.

Elazığ Belediye Başkanımızın göreve geldiği günden bugüne kadar şehrin kültür ve eğitim ile sosyal gelişimi ve görselliği noktasında olsun, vatandaşların huzur ve refahı noktasında olsun ele alıp uygulamaya soktuğu kısmı olarak bitirdiği ve kısmi olarak da devam eden alt ve üst yapı çalışmaları göz dolduran ve inkar edilmez olduğundan vatandaşların çoğunluğu tarafından takdire şayandır.

Vatandaşın ulaşım sorunlarını çözme noktasında da büyük gayret içerisinde olduğu da aldığımız duyumlar arasındadır. Ancak; henüz daha çözülmemiş olup çözülmesi gerekenler olduğu gibi düzeltilmesi gereken birçok sorunda yok değil yukarıda ifade ettiğimiz üzere ulaşım sorunu gibi.

Söz konusu en büyük sorun olan ulaşım sorununun bir an evvel giderilmesidir hele de kış sezonunun başladığı ve kendini tam olarak göstermediği bu dönemde.

WhatsApp_Image_2022-12-07_at_16.19.38.jpeg

*Elazığ’ lı vatandaşlarımızın taleplerinden biri de Batı noktasında şehre giriş yapılan Çaydaçıra Kavşağı’ n da yapılan görsel çok büyük önem arz etmekte. Ancak; görsel noktasında yetersizliği söz konusu, yeterli görülmemekte. Şöyle ki; İl ve ilçeleri tanıtıcı her hangi bir simgenin veya figürün olmayışıdır.

Örnek verilecek olunursa; Ağın ilçesini Leblebi veya Nar,

Alacakaya ilçesini Krom veya Mermer,

Baskil ilçesi Kayısı,

Keban ilçesini Keban Barajı veya Çırçır Şelalesi,

Sivrice ilçesini Hazar Baba Kayak Merkezi veya Hazar Gölü,

Arıcak ilçesini Ters Lalesi,

Kovancılar ilçesini Heybet Baba Dağı,

Karakoçan ilçesini Golan Kaplıcası veya Dağ Keçileri,

Maden ilçesini Maden Dağı-

Palu ilçesini Murat Nehri veya Kalesi iledeğerlendirilerek anlamını bulmasıdır beklenen.

*İlahi ve beşeri eğitim ve eğitimciler noktasında da vatandaşların dikkati nazarından kaçmayan bir yanlışı dile getirmek durumundayız.

Malum olduğu üzere insan; en büyük ve en şerefli mahluktur var olan canlılar içerisinde. Bu nedenle insanın olduğu yerde hele de varlığı adına muhafaza ettiği milli ve manevi değerlerine bağlı insanın olduğu yerde her şeyin, hemen her şeyin mükemmel olması kaçınılmazdır tümü ile olmasa bile kısmen olması kaçınılmazdır.

Milleti millet yapan ve ayakta tutan değerleridir. Değerlerin önemini, yani ehemmiyetini dile getiren ise beşeri anlamda eğitimciler ilahi anlamda ise din görevlileri, yan, hocalarımızdır. Bu her iki değer toplum nazarında büyük değerlerdir, değer verdiği şahsiyetlerdir. Toplum; değer verdiği bu değerlerden gerçek anlamda değer beklemekte ve görmek istemekte.

Şöyle ki; bir öğretmenin kılık kıyafetinin düzgün olması gerekliliği yanında ister camide, ister herhangi bir mahfilde olsun hocalarımızın da kılık kıyafetlerinin düzgün olmasını, saygınlığını muhafaza etmesi gerektiğini ister ve talep eder hele hele hocalarımızın en azından camiye gelirlerken kendi değerlerini muhafaza etmek ve cemaate karşı saygın davranmak adına kılık kıyafetlerinin düzgün olmasına dikkat edip günün gençlerinin giydiği bedeni dar kot vari kıyafetler giymemeleridir.

Evet;

Bu hafta bugün dile getirmeye çalışıp siz değerli okurlarımız ile vatandaşların talebi olan sorunları ifade etmeye çalıştık.

El Haya-u Vel İman.

Sevgi-sevgi ve yine sevgi var ve yaşamak dururken sevgisizlik ve bundan kaynaklı inanç bütünsüzlüğü ve de bundan da kaynaklı edepsizlik-adapsızlık-fırsatçılık-stokçuluk- arsızlık ve hırsızlık ile canilik niye? Diyerek sözümüzü soruyla bitirelim.

Niye? Ve yine Niye?

WhatsApp_Image_2022-12-07_at_16.19.50.jpeg

AYETLER

*Andolsun biz Mûsâ’ya açık seçik dokuz ayet verdik. Haydi! İsrâil-oğulları’na sor; Musa onlara geldiğinde Firavun ona, “Ey Mûsâ” demişti, “Senin büyülenmiş olduğunu düşünüyorum!” İsra:101

*Mûsâ şöyle dedi: “Çok iyi biliyorsun ki, bunları birer ibret olmak üzere ancak göklerin ve yerin rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de öyle düşünüyorum ki hakikaten senin işin bitik! İsra:102

*Derken Firavun onların ülkedeki varlığına son vermek istedi. Bu yüzden biz onu ve yanındakileri, hepsini denizde boğduk. İsra:103

*Arkasından da İsrailoğulları’na, “Yurdunuzda oturun! Âhiret vakti gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz!” dedik. İsra:104

*Biz Kur’an’ı sadece gerçeğin bilgisi olarak indirdik, o da (sana) yalnız gerçeği söyleyerek geldi; seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. İsra:105

*Biz onu, insanlara aralıklarla okuyasın diye okumaya elverişli bölümlere ayırdık, peyderpey indirdik. İsra:106

*De ki: “Siz ona inanın veya inanmayın, şu bir gerçektir ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere (Hakk’ın kelâmı) okununca derhal yüzüstü secdeye kapanırlar. İsra:107

*Ve “Rabbimizi tespih ederiz, rabbimizin vaadi mutlaka yerine getirilir” derler. İsra:108

*Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar; Kur’an onların saygısını arttırır. İsra:109

*De ki: “İster Allah diyerek, ister Rahman diyerek yakarın; hangisiyle yakarsanız olur, çünkü bütün güzel isimler O’na mahsustur.” Namazında niyazında sesini fazla yükseltme, fazla da kısma, ikisinin arasında bir yol tut. İsra:110

*Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, acizlikten münezzeh olduğu için bir dayana

ğa da ihtiyacı olmayan Allah’a hamd ederim” de ve tekbir getirerek O’nun şanını yücelt! İsra:111

*(Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun. Kehf:1-2-3-4

*Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar. Kehf:5

*Durum böyleyken bu son kitaba inanmazlarsa arkalarından üzülerek neredeyse kendini helâk edeceksin! Kehf:6

*Biz, kimlerin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi oranın süsü yaptık. Kehf:7

*Ve biz oradaki her şeyi mutlaka kupkuru bir toprak yapacağız. Kehf:8

*Yoksa sen, bizim ayetlerimizden olan Ashab-ı Kehf ve Rakim’i mi şaşırtıcı buldun? Kehf:9

*O gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize katından rahmet gönder ve bize içinde bulunduğumuz durumdan bir çıkış yolu göster!” demişlerdi. Kehf:10

BİR KONUK BİR KONU

EKONOMİK SORUN OLUŞTURAN ZİNCİR MARKETLER

Elazığ

Elektronikçiler ve Fotoğrafçılar

Saatçılar Esnaf Odası Başkanı

Mehmet Havabulut

Toplumların, toplumların oluşturduğu milletlerin varlığını ve gücünü elde tutmasını sağlayan ana unsurlardan biri ekonomidir. Malum olduğu üzere ekonominin bel direği ise üretimdir.

Bir milletin üretimi kısıtlı olup tüketimi fazla olursa ekonomik güçten söz etmesi kabul edilir olmadığı gibi üreticisi ve ekonomi olarak vatandaşının yanında olan ticaret erbaplarını, yani esnafını özellikle de mahalle esnafı olan Mahalle Bakkalları’nı desteklememesi de kabul edilir değil hele hele son dönem ve günlerde ülke ekonomisini çalkantılı bir duruma sokma gayreti içerisinde bulunan ve bulundukları yerlere ekonomik girdileri hiç mi hiç olmayan dış patentli görünümde olan marketler karşısında.

Ülkemiz gündemini haddini aşan beyanatlarıyla işgal eden ulusal zincir marketlerin zamanında önü alınmadığından ötürü sesleri şimdi yüksek çıkmaktadır.

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?

Tehdit vari konuşmalar yapan ve kendilerini Türkiye'nin temel taşı ilan eden, kendini bilmez zincir marketlere gereken cevap en kıza zamanda devletimiz tarafından verilecektir.

Devletimiz en kısa zamanda ulusal marketler yasasını çıkararak gerekli önlemi alacaktır.

Türkiye'nin temel taşı küçük esnaflarımızdır.

Bu kendini bilmezler bu tarz konuşmayı ve cesareti nerden buluyorlar? Sizler bu güce ulaştıysanız vatandaşlarımız sayesindedir ve sizleri yerle bir edecek olan da yine değerlerine bağlı duyarlı vatandaşlarımız olacaktır.

Bulundukları şehir ve ilçelerde yatırım noktasında ekonomiye hiç mi hiç katkıları olmayan söz konusu bu marketleri şehirler ve ilçelerin hemen her mahallesinde, her sokağında mantar gibi çoğaldık

larını görüyoruz.

Artık bu marketlerin aynı şekilde bir bir eridiğini hep beraber göreceğiz. Büyük lokma yedikleri yetmezmiş gibi büyükte laf ettiler. Ettikleri büyük lafın sonucuna da katlanacaklar...

Bizler; Esnaf Oda Başkanları olarak yerel esnafımızın birçok problemin arasında ezildiğini görürken bu zincir marketlerin her geçen gün çoğaldığını gördüğümüz yetmezmiş gibi birde tehditkar sözlerine maruz kalmış bulunmaktayız.

Ülkemizde ekonomik sıkıntıların arttığı bu son dönemde kazancın büyük kısmını bir şekilde kendilerine çekmeyi başaran bu süper marketler konusunda bir an önce önlem alınmalı ve küçük esnafımızın önü tekrardan açılmalıdır istiyoruz. 3 harfli olarak tabir edilen söz konusu bu süper marketler ekonomik kriz noktasında ülkemizde bir tehdit unsuru olmaya yüz tutmuş durumdalar.

Geçtiğimiz günlerde ülkemizde ki süper marketlerden birinin patronu tarafından yapılmış bulunan o talihsiz ve haddini aşan açıklamayı saygısızlık olarak görüyor ve o talihsiz açıklamada bulunan şahsı buradan şiddetle kınıyoruz.

GÜZEL SÖZLER

*Ülkemizde ekonomik sıkıntıların arttığı bu son dönemde kazancın büyük kısmını bir şekilde kendilerine çekmeyi başaran bu süper marketler konusunda bir an önce önlem alınmalı ve küçük esnafımızın önü tekrardan açılmalıdır. Mehmet Havabulut

*İnsanoğlunun bil cümlesinin itikat ve inanç noktasında dolu olmayıp doyumsuz olanların var olduğu bir gerçek.Ancak; Allah’a binlerce hamdu senalar ve şükürler olsun ki Biz Aziz Türk Milleti içerisinde sadece ve sadece kendini düşünen, hep ben ve bana diyenlerden öte doymak bilen ve paylaşımcı ruha sahip inanç ve itikat noktasında fazla olmayıp azda olsa milli ve manevi değerler çerçevesinde düşünüp biz diyerek toplumsal düşünenlerin sayısı çok çok fazladır diyebiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dursun Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Oyunuzu Hangi İttifaktan Yana Kullanacaksınız?
Tüm anketler