BELÂ ve MUSİBETLE İMTİHAN

Yeni bir yıla girerken bir yılı daha geride bıraktık diye söze başlanır ve birkaç gün sonra da unutulurdu.

2020 yılı unutulmayacak bir yıl oldu.

Geride bıraktığımız 2020 yılı, dünyada ve ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olarak kayıtlara geçti.

Salgın/pandemi, depremler, küresel ısınma ve kuraklık, orman yangınları, savaşlar, toplu katliamlar, terör saldırıları, suikastlar, patlamalar, uçak kazaları, çığ felaketleri, şiddetli yağış, fırtına ve tayfunlar, sel ve heyelanlar, diplomatik ve ekonomik krizlerin yaşandığı hiç de iyi şekilde hatırlamayacağımız bir yılı geride bıraktık.

2020 yılı felaketlerle anılan bir yıl oldu.

Belâ ve musibetlerle dolu bir yılın bitmesi için herkes dualar etti.

Belâ ve musibetlerle dolu bir yılı geride bıraktık.

İnsan öncelikle kendini şöyle bir gözden geçirmeli. Başını iki elinin arasına alıp düşünmeli. Ve sormalı kendi kendine:

Suçlu 2020 yılı mıydı? Yoksa…

Yoksa suçlu bizmiydik?

Belâ; Allah’ın insanları denemek için verdiği maddî ve manevî sıkıntı, dert, külfet.

Musibet; insanın genellikle kendi iradesi dışında ve beklemediği şekilde karşılaştığı hastalık, kıtlık, zarar ziyan, yangın, deprem gibi afetler.

Belâ; imtihan,

Musibet ise; isabet eden başa gelendir.

Belâ, insanların test edilmek üzere tabi tutulduğu imtihanın adı,

Musibet ise; bu imtihanın içerisinde yer alan sıkıntıdır.

Belâ, Zarf,

Musibet ise; mazruftur.

Belâ, musibetlerle imtihan olmaktır.

“ Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. ” [Bakara:155]

Bu nedenle her musibet bir belâdır, fakat her belâ musibet değildir.

Dünya ise bir imtihan yeridir.

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır…” [Mülk:2]

Başta peygamberler olmak üzere Allah herkesi bir belâ ile denemektedir.

Peygamberimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle; “En şiddetli belâlara uğrayanlar önce peygamberler, sonra da onlara en çok benzeyenlerdir.”

Musibetler ise hayatın bir parçasıdır, tabii ve kaçınılmaz gerçekleridir.

Musibetler, değişme ve bozulma niteliği taşıyan şeylerin değişmesinden, bozulmasından ileri gelmektedir.

Musibetler Allah’ın izniyle gerçekleşir: “Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez…” [Teğabun:11]

Musibetler insanın kendi fiillerinin yani yaptıklarının bir sonucudur: “Başınıza gelen her musibet kendi yaptıklarınız yüzündendir…” [Şura: 30. Ayrıca bak. Al-i İmran: 62; Kasas: 47]

Çünkü insanın başına gelen her kötülük/musibet kendindendir. [Nisa:79]

Onun için bir musibete uğrayan kimse veya toplum, ya Allah tarafından imtihan edilmekte veya işlediği bir kötülüğe karşı cezalandırılmaktadır.

Çünkü belâ ve musibetler; insanların işlediği günahları, hataları veya yapması gereken görevleri yapmamaları, kendi aralarında birbirlerine yaptığı zulüm ve haksızlıklar nedeniyle gelmektedir.

Bunun yanında Allah’ın iradesi açısından musibetler; hatırlatma, azap etme, intikam alma, günahları affetme, dereceleri yükseltme, imtihan etme, deneme, insanların iyisini kötüsünden ayırma gayelerine ulaşmak için gönderilmektedir.

Belâ ve musibetlerin dünya cephesinden görünen yüzü fiziksel olaylar, perde arkasındaki hikmet ise Allah tarafından verilmiş olduğu gerçeğidir.

Belâ ve musibetler karşısında tavrımız;

Maddi musibetleri küçük görmek, büyütmemek,

O musibetten daha beterini düşünüp şükretmek,

Her şeyin Cenab-ı Hak’tan geldiğini bilerek sabretmek olmalıdır.

Bir Müslüman olarak başımıza gelen her türlü belâ ve musibetler;

Ya hakkımızda hayırdır…

Ya geçmiş günahlarımıza kefarettir…

Ya manevî makamımızın artması için bir imtihandır…

Ya da ilahi bir ikaz ve uyarıdır.

Belâ ve musibetler bize kul olduğumuzu, aciz ve çaresiz bir varlık olduğumuzu çok iyi hatırlatmakta ve dersler vermektedir.

Belâ ve musibetlere karşı sabır, tevekkül ve teslimiyetin bir neticesidir.

“Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: ‘Biz Allah'a aitiz ve sonunda O’na döneceğiz’ derler.” [Bakara:156]

Belâ ve musibetlerin rahmet olarak döneceğinin,

Her musibetin karşılığında bir rahmet olduğunun,

Her zorluğun arkasından bir kolaylık geleceğinin [İnşirah:5-6] inancı ve bilinciyle önümüzdeki günlerin, ayların ve yılların belâsız, musibetsiz geçmesini Allah’tan niyaz ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Yapıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ahmet yılmaz ekşi - Allah tüm ümmeti Muhammet’i uyandıra özüne döndüre inşAllah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Ocak 11:44


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?