Gazi Caddesi kültürü

Yetmişli yıllarda gazi caddesinde birbirine selam vermeden geçen pek nadirdi.

Hemen herkes herkesi tanırdı. Gazi caddesi stres atma yeriydi sanki. Her gün orada bir tür atmak bir alışkanlıktı, tutkuydu.

Selamlaşmaktan öte tur atarken birbiriyle şakalaşmalar, karşı yoldaki arkadaşına lakabıyla takılmalar caddenin kültür özelliğiydi.

Şimdi ismini vermeyeyim bir sanatçı arkadaşımız vardı, o zaman saç ektirmemişti. Gazi caddesinde gezerken tam Keban pastanesinin önüne geldik, dedik ki sen burada uzun hava çekemezsin. Zaten o yürek sende yok. Verdik gazı kardeşimize. Derken iyice yapamazsın diye kızdırdık. Zaman akşamüstü. Cadde lebaleb dolu…

Daha fazla dayanamadı eli kulağa attı gamzadeleri söyledi.

Abartmasız yürüyenlerin çoğu durdu dinledi.

Deli Cevdet gazi caddesinde gezmeyi çok Belki o da kızdırılmak istediği için gazi caddesine gelirdi. Zaten bir ıslık kızmasına yetiyordu. Alpay pasajıyla aynı sırada, eski damat mağazasının yeri manavdı. Cevdet gelir orada istediği meyveyi şapırdata şapırdata yer giderdi.

Ona her şey bedavaydı. Kimse hiç sesini çıkarmazdı. Başka hangi deli derseniz hepsi gazi caddesi istasyon caddesindeydi. Ptt meydanı gazi caddesinin istasyonuydu. Gezenler orada fır dolanır geri giderlerdi.

Gazi caddesi Elazığ kültürünün sergilendiği yerdi. Her Elazığlı gazi caddesinde buluşurdu ve oranın havasını solurdu.

Geçen gün vefat ettiğini duydum; rahmetli Keban kumaşın sahibi Nihat nar, yine rahmetli Şekerci Yavuz’un şekerleme, lokum dükkânı ve onlarca esnaf gazi caddesinin sembolü haline gelmişlerdi.

Allah hepsine rahmetiyle muamele eylesin.

Gazi caddesi turu beşkardeşlere varmadan spor salonu köşesinde biter geri dönülürdü.

Yorulan Cemiloğlu parkında oturur bir çay içerdi.

Dönerken Gölcük sineması bitişiğinde cama yapıştırılmış turan gazetesini okuyanlarla karşılaşırdık. Gözleri keskim olanlar geride dururdu, bozuk olanlar cama yapışırdı. Elazığ’ın gündemi Turan gazetesi belirlerdi. Cesurdu, her şeyi yazardı. Kimseden korkmazdı. Yanlışa yanlış doğruya doğru… Turanlardan biri mutlaka sinemanın girişinde taburede otururdu.

Gazeteyi kendi matbaalarında, kendi imkânlarıyla çıkardıkları için kimseye gebe değillerdi. Kimseye yalakalık yapmazlardı. Çatır çatır yanlışları manşet atarlardı.

Gazi caddesi fossoların gezdiği yer değil, Gagko’ların gezdiği yerdi. Kimse kimseye ilişmezdi, laf atmazdı. Elazığ eski gazi caddesi bir okuldu, bir kültür eviydi, selamlaşma görüşme yeriydi.

Gazi caddesinde bir şey daha vardı ki, Harput kültürünün en güzel davranışıydı; herkes birbirine saygılıydı. Bu sıradan saygı değildi, büyüklerin ellerine eğilir öpülürdü. Caddenin ortasında da olsa büyüğün eli öpülür, büyük de küçüğün gözlerinden öperdi.

Bu kültürü sakın küçümsemeyin, çünkü bunu bırakalı saygı maygı kalmadı.

Bir gün deli recep gazi caddesinde önümüze çıktı. Herkesin tek tek yüzüne baka;”Ben seni tanım ha! Sen falan mahalleden filan adamın oğlusun!” Bana da aynı sözleri söyledi ve birlikte eve gittik. O gece misafir ettim ama artık diğer günler de gelmeye başladı. Recep dışarıda kalmasın üşümesin diye rahmetli annem kapıyı açık bırakırdı. Onun yatağını hazır sererdi. Gerçekten de Recep gelir, kimseyi rahatsız etmeden geçer yatağında yatardı.

Buydu Elazığ kültürü, dolayısıyla gazi caddesi kültürü.

Sahi hala var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Civelek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Erdoğan - Hocam iyi günler, çok duygulandırdın, yüreğine sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Mart 22:02
01

Mehmet Şükrü Baş - BİLAL BEY CANIM KARDEŞİM...Ne güzel bir yazı kaleme almışsın seni kutluyorum. Biz o caddede yüzlerce kişinin hal hatırını sorarak onlarcasıyla öpüşerek kucaklaşarak geçerdik. Dostlarımızı arkadaşlarımızı görürdük şimdilerde aşina bir yüz göremiyoruz. Kendi şehrimizde yabancılık çekiyoruz sende Elazığ'a gelmiyorsun bizi bir dosta daha hasret bırakıyorsun. Olacak iş mi?...

Selam, sevgi ve özlemle....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Mart 22:02


Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?