BAĞIMLILIK

Gücünü zorla da olsa topladı ve sordu: ‘ siz kimsiniz?’

‘Ben düşleyen’im ‘ dedi. Sen de düşlenen. Kendinle olan bir anlık samimiyetin yüzünden bana geldin.’

Sonra sesi bir hışırtıya dönüştü düşleyen'in.

Kararlı bir ifadeyle, ‘Ben özgürlüğüm!’ dedi. Artık beni tanıdın; bundan böyle değersiz bir yaşam sürdürmeyeceksin.’

Onun bu sözleri o andan itibaren sonsuza dek hafızasına kazındı düşlenenin: ‘bağımlı olmak istem dışı bile olsa , her zaman kişisel bir seçimdir. Hiç kimse veya hiçbir şey seni bağımlı olmaya zorlayamaz; bunu ancak sen yaparsın.’

Dünyayı suçlamanın ve şikayet etme eğiliminin, bu ilkelerin insanoğlu tarafından anlaşılmadığının en kesin kanıtıdır. İnsan bir şirkete bağımlı değildir, onu bağımlı kılan bir yönetim kademesi veya bir patron değil, kendi korkularıdır. Yani bağımlılık korkudur.

Çünkü bağımlı olmak, bir sözleşmenin sonucu değildir. Bir rolle ilişkili olmadığı gibi, bir sosyal sınıfa ait olmakla da oluşmaz.

Bağımlılık bir kişinin saygınlığının düşmesi sonucunda oluşur. İçte yaşanan bir dağılmanın sonucudur. Bu içsel durum bir çürüme hali, bir iş sorumluluğu biçimini alır ve işyerinde ast konumundaki bir görev kimliğine bürünür.

Bağımlı olmak, kendi korkularına ve hayali kuruntularına esir düşmüş hasta bir akılın eseridir. Bağımlılık hali ‘düş’ ün terk edilmesinin görünür sonucudur.

Bağımlılık varlığın bir hastalığıdır. Kişinin bütünlüğe erişememesinden kaynaklanır. Bağımlı olmak, kişinin kendisine inanmayı bıraktığının ve düşlemekten vazgeçtiğinin bir göstergesidir.

Çoğumuz, insanın bir iç ve bir dış dünyasının olduğuna inanırız ve insanın genellikle dış dünyasında bağımlı ancak iç dünyasında özgür olabileceğine inanırız.

Bu durum aslında bir önyargı sonucu oluşmuştur. İnsan hem iç hem de dış dünyasında özgür olabilir.

Çünkü içerisinde yaşadığımız evren bolluk içindedir. Bir kişinin içten isteyeceği her şeyi fazlasıyla veren bir bereket boynuzudur. Böyle bir evrende kıtlıktan korkmanın gereği yoktur.

Bu yüzden korku ve şüphe dolu insanlar yoksul olabilir, dünyaya bağımlılığı ve yoksulluğu sürekli kalıcı kılabilirler.

Yapmamız gereken tek şey, gözlerimizi açıp kendimize dikkatlice bakmak, İnsanın kendi egemenliğinden ne denli uzaklaştığını o zaman anlayacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hıdır Gençer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Oyunuzu Hangi İttifaktan Yana Kullanacaksınız?
Tüm anketler