Toplumsalın Sözcülüğünü Kimlere Bırakabiliriz?

Modernizmle birlikte günümüz teknolojileri için birey her şeyin ölçüsü haline getiren ve teknoloji tarafından yönlendirilen toplum, toplumsalın sözcülüğünü birbirleriyle ilişki kurmada birbirlerini işaret ederek toplum olmanın yollarını yıkıyor.

Sosyal ağlarda birey, toplumsalın sözcülüğünü üstlenen fenomenlerin paylaşımları doğrultusunda “benim yerime konuşan var” düşüncesiyle suskunluğa bürünüyor.

 Sosyal ağlarda neredeyse 24 saat birbirine karşı savaşan ya da tam zıttı iktidarı savunan insanlar görüyorsunuz. 

Daha özgürce bir şey yok, değil mi? 

Twitter’da neredeyse kavga ederek yaşayan insanlar var.

 Eğer Twitter’da, gerçekten kavga ediyor olsalardı…

Başka bir deyişle, kavga edenler dikkat çekmek, popüler olmak ve kendi ideolojik görüşleri için sosyal pekiştirme kadar basit bir davranış mekanizması kullanmaktalar… 

Sosyal ağlar, iki karşıt görüşün iptal kültürüyle hareket ederek, birbirlerine karşı eleştirisi sansür uygulama biçiminde değil, itibarına ve saygınlığın yok etmeye yönelik olurken, yine tam tersine iktidarın savunulması çoğunluğun faydasına yani iktidar görüşünün en üst düzeye çıkarmaya hizmet eden araca dönüşmekte.

Carl Jung’a göre diğerine duygularımızı empoze ederek iletişim kurabiliriz.

 Dijital çağın getirisi olarak insanlara duyguları daha hızlı empoze ettiği bir dönemde yaşıyoruz.

Duyguları paylaşmanın en kolay yolu ise iktidarı savunmak ya da tam zıttı eleştirme yolundan geçiyor.

Alman politik bilimci Elisabeth Noelle-Neumann’ın “Kamuoyu- Suskunluk Sarmalının Keşfi” eserinde “Suskunluk Sarmalı” politik iletişim alanının bir teorisidir.

 Kamuoyunun görüşü: Kamuoyunu (1977), bireylerin davranışlarını baskın tutumlara uyarladıkları bir toplumsal kontrol biçimi olarak günümüz teknolojisiyle birlikte hayatın her alnında; aileden çevresel yapımıza ve günümüz teknolojilerini kullandığımız sosyal ağ kabuğumuzu oluşturmakta.

 En küçük politik birime örnek olarak aileyi ele alacak olursak, küçük bir çocukken annemiz bir davranış sonrası haksız yere kalabalık bir ortamda eleştirdiğinde kardeşlerimiz veya orada bulunanların sessiz kalarak anne otoritesinin güç kaybetmemesi ve yine otoritenin gücünden faydalanmak için sessiz kalmaları verilebilir.

 Çoğunluk için genel görüş “güçsüz olan feda edilebilir” anlayışı hakimdir.

 Çoğunluğun menfaatine uymayan, çoğunluk için yenilebilir bir besinden ibarettir.

Bireyler olarak sürekli sosyal ağ kabuklarımızdaki fikir iklimini gözlemler ve fikirlerimizin hangi ilişkileri korumamız gerektiği üzerine odaklanırız.

Fikir iklimimiz, çıkarlarımız doğrultusunda çoğunluğun fikrine yaklaştığında sessiz kalarak veya azınlık ya da zayıf olan tarafı tespit ettiğimizde bir parçası olmamak için anne-çocuk iletişimi örneğinde olduğu gibi genellikle susmayı tercih ederiz.

Sosyal ağlarda, çoğunluktan farklı fikir iklimi olanları dilsizleştirmek veya görünmez yapmak için sosyal ağ kabuğumuz tarafından üretilen maddi/manevi sosyal baskı uygulayabilecek suskunluk rolünü, iptal kültürünün rızasına dayalı biçimde üstlenebiliriz.

 Böylece sayıca üstünlüğe dayanan aynı fikirler daha fazla kişi tarafından destek kazanır.

Genel anlamda insanlar, sosyal baskından ve yalnızlıktan korktuğu için kendi fikirlerini ortaya net biçimde koymaya çekinirler.

  Suskunluk Sarmalı-günümüz teknolojisinde etki ve tepkisini Twitter’da hemen geri bildirimde bulunmayı sağladığı için sosyal ağlar tarafından süreç daha hızlı işletilerek çoğunluğa hizmet eden araçtır.

Suskunluk Sarmalının temel teorisinde olduğu gibi sosyal ağlarda da fikirlere duygular yüklenerek bulaşıcı hale getiriliyor.

 Toplumsalın sözcülüğünü çoğunluğa bırakma rolünü benimseyenler çoğunluk gibi davranır ve kendi sosyal yapısı tarafından dışlanmaktan korkarlar.

Bu nedenle, çoğunluk tarafından öne sürülen fikirlere ve davranışlara sürekli dikkat ederek destek olurlar.

Doğaları gereği insanlar aynı zamanda popüler olmayı ve kabul görmeyi sevdikleri için kendilerini çoğunluğun görüş ve davranışlara göre ifade ederler. Beklentimiz olan toplumsalın sözcülüğünü üstlenmezler. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Gödeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Oyunuzu Hangi İttifaktan Yana Kullanacaksınız?
Tüm anketler