ACI GERÇEĞİMİZ

Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ettik.

Ailesi yıllardır halk partili olan arkadaşım iyi bir sosyal demokrattır.

Kendisi aslen Elazığ’lı olup İstanbul’da yaşar, ancak Elazığ gündemini de takip eder.

Son günlerde bir araya gelen her iki Türk’ün konuşacağı şeyi, yani seçimi konuştuk.

Daha doğrusu biz kaçsak ta, sokaktan yükselen bangır bangır seçim mitingi şarkıları sayesinde konu seçime illaki geliverdi.

Kim kazanır ne kadar farkla kazanır, kimin kazanması daha hayırlı olur vs. derken arkadaşım şöyle bir soru sordu?

– Çoğunluğu sağ partilere meyilli olan Elazığ şehrinde, olur da Kılıçdaroğlu kazanırsa bürokrat seçmekte zorlanır mı?

Soru aslında mantıklı. Yani şunu demek istiyor şu anki bürokratlar, yani birçok kurumun genel müdürü, şube müdürü vs. hep iktidardaki siyasi parti tarafından atandı.

Ve de genellikle atanan kişiler ya zaten iktidara yakın isimlerdi yada atandıktan sonra iktidara teşekkür babında yakınlaştı. Şimdi cumhurbaşkanı değişirse mevcut bürokratların çoğu değişecek.

Peki Elazığ gibi daha önce yüzde yetmişi sağa kaymış bir şehirde solcu bürokrat bulmak zor olmayacak mı?

Her ne kadar doğuştan fanatik iflah olmaz bir Elazığ mikro milliyetçisi ve de Elazığ’a laf edenin dilini koparmaya meyilli bir Gakkoş olsam da, dilimden acı gerçeğimiz olan şu kelimeler dökülüverdi.

-Sen üzülme Kılıçdaroğlu başa gelsin Elazığ’ın yüzde yetmişi “aslında ben solcuydum” der.

Hem de öyle bir der ki, sen kendi kendine “acaba ben değil miyim” diye şüpheye düşersin.

Bir bakarsın ki içimizdeki en muhafazakâr adam sen oluvermişsin. 

Ne acı değil mi? 24 yıllık akademik hayatımda oy verdiği rektörün adını saklayarak kazanan kim ise “ben ona oy verdim” diyenini de gördüm. Doçentlik sınavında çıkan jüri üyelerinin isimlerine göre sünnettir diye bıraktığı bıyığı sinek kaydı silenini de gördüm. Jüri üyeleri ODTÜ’den diye başını açarak sınava girenini de gördüm.

Üniversitede ülkücüler çoğunluktayken masasında Ocak dergisini eksiltmeyenlerin, devir değiştiğinde nasıl Zaman gazetesine abone olduklarını da gördüm.

Aynı adamların yıllar sonra en yüksek perdeden Fetö’ye küfredişlerini de gördüm. Ben bir üniversite kampüsünde bu kadarını gördüysem, diğer devlet kurumlarında kim bilir daha neler vardır…

Uzun lafın kısası bürokrat bulmakta kimse zorlanmaz. Olur da seçimi sol kazanırsa “via liberty”, sağ kazanırsa “Yolumuz İslam” pankartını hazırlamış beklemekte olan çokça zevat var.

Yani kimse seçimin sonunda kaybetmez. Omurgasızlık her daim kazandırır. Net…….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nevin Çelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günışığı Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günışığı Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günışığı Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günışığı Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İstikrar Değişim Hizmet Elazığlılar Siz seçime nasıl gideceksiniz?
Tüm anketler